16 Ocak 2013

Sante Hapihanesi'nde


I
Soyunmam gerekti çırılçıplak
Hücreme girmeden önce
Ve hangi ses ötüyor Guillaume
Sana ne oldu diye

Mezardan çıkacağı yerde
İçine giriyor Lazar
Elveda elveda şarkılı türkülü oyun
Ey benim yıllarım ey genç kızlar

II
Hayır hissetmiyorum kendimi artık
 Bu yerde
Hem ben on beş numarayım
 On birincide

Camlardan camların içinden
 Güneş süzülüyor
Işınları benim kafiyelerimde
 Maskaralık ediyor

Ve dans ediyorlar kağıt üzerinde
 Dinliyorum işte
İçlerinden birini tavana vuran
 Ayağı ile

III
Her sabah yürüyüşe çıkıyorum
Kapana düşmüş bir ayı gibi
Dönüyor dönüyor hep dönüyoruz
Gökyüzü bir zincir kadar mavi
Her sabah yürüyüşe çıkıyorum
Kapana düşmüş bir ayı gibi

Çeşmeyi de açmışlar işte
Bitişikteki hücrede
Gardiyan bir gitsin bir gelsin
Şıngırdayan anahtarları ile
Çeşmeyi de açmışlar işte
Bitişikteki hücrede

IV
Nasıl da sıkılıyorum bu çıplak ve rengi atmış
 Duvarların arasında
Kağıt üzerinde küçücük adımlarıyla bir sinek dolaşıyor
 Eğri büğrü satırlarımda

N’olacak benim halim ey acımı bile Tanrı
 O acıyı veren sensin bana
Pınarları kurumuş gözüme şu solgun halime acı
 Yere çakılmış sandalyemin gıcırtısına

Ve hapishanede çarpan bütün zavallı yüreklere
 Bana eşlik eden aşka
Şu kaçıp giden aklıma acı daha çok
 Ve onu saran umutsuzluğa

V
Saatler ağır ağır geçsin
Geçişi gibi bir cenazenin

Özleyeceksin ağladığın saati
Çok çabuk geçtiği için
Geçişi gibi tüm saatlerin

VI
Kentin gürültüsünü dinliyorum
Ve ufku olmayan bir hükümlü gibi
Sadece düşman bir gökyüzü görüyorum
Bir de çıplak duvarları hücremdeki

Gün bitmek üzere işte
Bir lamba yandı hapishanede
Ey sevgili akıl güzelaydınlık
Bak yapayalnızız hücremde

Eylül 1911

Guillaume Apollinaire
Çeviri: Gertrude Durusoy - Ahmet Necdet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder