Ana içeriğe atla

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri
Keşke sizin gibi
Düşebilseydim.

Masaoka Shiki


Kiraz devşirmeye gitmiştin hani
Çilek kokuyorsun vakte yabani
Unutma sana bergüzarım var
İntizarım yoktur, inkisarım var.

Bahaettin Karakoç


Bir yolcunun
Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında,
Dönüp baktım arkama.
*
Ne büyük bir suç,
Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor,
Kyoto’nun bayanları.
*
Bir yaprağı
Eğleniyor uzakta,
Dökülen kiraz çiçeğinin.
*
Dökülen kiraz çiçeklerini,
Durdurmanın bir anlamı
Yok ki.
*
Dağ kirazı,
Anılarım var
Eski bir dosta rastlamış gibi.
*
Kiraz çiçeği işte,
Kolumun üstüne
Telaşla dökülen de.

Takahama Kyoshi


kiraz bahçelerinden geliyordum
yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri
seni sevmekten geliyordum
bir çeşit yalansızından sevda cümleleri
tren yolculuklarında
kiraz bahçelerinin resmi geçitleri

Betül Dünder

büyümek
kiraz bahçelerinden kaçmakmış
ya ben ne anlamıştım

Betül Dünder


İtiyorum onu, itiyorum, itiyorum
Bütün zamanlar bitti diyorum -anlasa ya-
İki tek kiraz ağacı kaldı yalnız
İki tek kiraz ağacı
İlkyazlar ve bütün başlangıçlar bitti
Kiraz ağacı?O da

Edip Cansever


Kiraz ve kamıştan kavalımızın 
Sesleri
Dağılıyor havada
Bir kuyu ağzından geçiyor gibi

Onat Kutlar


Ah sevgilim! Ah merhametsizim benim
İçin el verse. Kirazdır yaban çileğidir
Kızıl ve lâl taşı dudağın.

Tudor Arghezi


Bir mektup geldi ihtiyar anamdan
İçinde kargacık burgacık harfler
Hasattan bahsediyordu, yaz hasadından,
Firenk üzümlerinden, kiraz ağaçlarından.

Pär Lagerkvist


Manav yarı anlamlı güldü biz geçerken 
Eriklerden,çileklerden,o canım kirazlardan bile utanmadan
Hani o çocukluk küpesi olan kirazlardan
Hani rengi içimize göre değişen: mor,mavi,pembe ,sarı

Edip Cansever


Bütün uçurtmalarımı göğe salıyorum
Güvercine bulanıyor o yılgın avlular
Bir çığlık, bir mektup, ıslak bir mendil
-Ve aşk; herkesin ana dili, biliyorum-
Yitiyor sonra alevler arasında o şiir
O gemi, kiraz ağaçları, o tutkulu şarkılar

İçimde bir kenti yaktılar sanıyorum.

Ali Emre


şu kiraz çiçekleri 
bırakıp beni hayran
gittiler bu dünyadan

Issa


Benim küçük kızım
biraz ot,biraz beyaz kiraz yaprağı ve iki üç
karahindibadan oluşan
minicik bir bahar toprağı parçasının üzerinde
dans etmektedir.

Ekaterina Yosifova


Kiraz dalına asılmış bir mendil gibi kaldım
bekliyorum tarihin kaçınılmaz fırsatlarını
Yok. Sevgilim. Duasız bir din arıyorum. Yok.

Ahmet Erhan


O küçücük odada soluğun
Mavi resimler çizer havaya
Avludaki kiraz içini çeker
Elma, armut, akasya

Ahmet Erhan


Yaklaş, yüzünü örse de acılar
Ve nasıl yakalarsa toprağı kök
Suları renk, dalları kiraz
Sen de öyle yakala hayatı

Abdülkadir Bulut


Bir sancıydım boğuk akşamlar gibi
Büyüdükçe büyüdü isli ve yalnız olmak
Kirazını soldurdu ağaçların
Nasıl devrildi taşlar üstümüze

Afşar Timuçin


Sokak başlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu.

Sait Faik


Öyle birşey yok elbet hatırlamam 
Laz kirazının da kırmızı balıkların da çabası boşuna

Turgut Uyar


Bir kuş ötecek şimdi… Havada bir durgunluk,
Mermeriyle konuşan açık kalmış bir musluk,
Beyaz çiçeklerini tektük düşüren kiraz.

Ziya Osman Saba


Gençliğime sunulan kefaret gibi sevdim
Şehre tepeden bakmak gibiydi onu sevmek
Uykulu sesinde bahçelerle tanış olmak gibiydi
Kirazlar kadar

Süleyman Unutmaz


Kirazın derisinin altında kiraz
Narın içinde nar
Benim yüreğimde boylu boyunca
Memleketim var
Canıma ciğerime dek işlemiş

Bedri Rahmi Eyüboğlu


seyrediyorum, olgun kiraz gibi önüme düşüyor 
acılar,
yalnızlık bukadar kötü dolanmamıştı dilime,
onu bile okşayıp sırtımda taşıyorum.

Mehmet Sadık Kırımlı


çiçeğini özleyen kirazın yapraksız dalına 
bir kuşu salıyor rüzgarı uçacağı yön belirsiz
iki göz/ çarpan bir yürek/ camlardan akan bakışlar

Ahmet Özer


Sığırcıklar ve her şey kalbimden havalanır 
Sığırcıklar, kiraz ağaçları, faytonlar
Sonuçsuz yazdan konuşurum

Ahmet Ada


İlkbaharın kiraz ağaçlarıyla yaptığını
yapacağım seni.

Pablo Neruda


Şımarık kiraz ayı, yanında ipek bulundurur
sesin uzun olsun. Yoksa duygular kırışır
bir pusu gibi kurarlar seni.

Veysel Çolak


Yosma bir İstanbul akşamı gibiyim.
Dudaklarımda kiraz tadı yaşamanın

Ruhan Odabaş


ne zaman ayıracaksın kirazla yaprağını?
boş bir kulübe olduğumda ben
dalları kesilip budanmayan
ne zaman ayıracaksın ağaçları caddelerden?

Hüseyin Peker


İsyankar zambakların çılgın nilüferlerin
Dört nala açan kiraz çiçeklerinin
Dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım

Ömer Çelik


Ki biraz kirazdır ki biraz silâhtır 
çocukların
gözleri
parmakları

Nuri Pakdil


yengenin başı ağrıyor, tek sebebi büyümek
masalar, tabaklar, hani şu kirazlar koyduğumuz
kalmadı adım atacak yer bu yüzden

Edip Cansever


Yasaklara kenetlenmiş sevişmelerle geçiştirilen hayatlar
masumiyeti zedeleyen o kiraz tatlısı, o siyah renkteki buruk şarap

Küçük İskender


Kiraz dudaklarınla kekeleyişin
Kulağına fısıldanan sözcükleri,
Sevindiremeyecek artık bizleri.

André Chénier


Fazlası kederin renginde eksiği esrar
Avlularda kırılmış kiraz dalları kadar

Betül Dünder


Soruyoruz kiraz dudaklı kızlar durdurup kır hayvanlarını 
Hangisi sahte bu geçen dakikalardan
Hangisi hak

Cahit Zarifoğlu


Küpeler takacağım kulaklarıma 
ikiz iki kirazdan
ve tırnaklarımı papatya çiçeği yapraklarıyla süsleyeceğim.

Sohrab Sopehri


kiraz ayı, orak ayı, aylandız
bırak kim kazanacaksa kazansın sürümden
kaldı mı bir tonu grinin… bilmediğimiz!

Perihan Baykal


Kiraz ve kamıştan kavalımızın
Sesleri
Dağılıyor havada

Onat Kutlar


halbuki benim yaz ırmağına değen
kiraz dalından farkım yoktu

Ahmet Uysal


Bu yaz bol bol kiraz ye
Heveslerini diri tut.
Dinsin yüzünün gürültüsü

Engin Turgut


Sizin meleğinizi hiç üzmedim bahar hanım, kelimelerin
gurbetinden geçiyoruz, şiir hep genç ve yetim bir şey
değil midir bahar hanım, çilek sizi mırıldanıyor, herkes
kendisini kiraz sanıyor, sanıyorum sizin adresiniz de
kendisini bir mektup sanıyor, dili tutuluyor yazların
siz yazları terkedeli kaç yaz geçti allahaşkına!

Şükrü Erbaş


kardeşler ben çalayım siz görün
nasıl geçilir kiraz rengi sokaklar
soluk soluğa yeni aşklarla
yorulmaz yaşlı bir yürek bile
gülüşler ona akar da

Haydar Ergülen


Yüreğim parmağımın ucunda 
Ve dokunuyorum onunla senin
Kiraz dudaklarına!

Cahit Koytak


Uykusunda üzerine kirazlar dökülen
kristal bir bahçenin gülümsemesi olmalı
bakışlarındaki…

Engin Turgut


yoğunlaşır akıl, düşlem ve ufukla.
kiraz çiçeklerini severim : gençleşirim.

Hayati Baki


Saçlarımda kiraz bahçeleri
Salıncak kuruyor dallarına çocuklar
Hep ben düşüyorum, hep ben,

Didem Madak


bana getiremediğin yazların var: 
kırmızı haziranında dal dal kiraz!..
temmuzunda namluya yatan ekin!…

Tayyibe Atay


Sesin nerde kaldı? Sen sustukça gün,
Konuştukça kış uzuyor, ince yüzün
Minelerini açıyor bir bir yaza.
Başucumuzda dinlenen ak kiraza…

Hüseyin Cahit Kerse


sen elimi tutunca çinli bir şairin yamağı
dizeleri mutfakta bırakıp orman yoluna çıkıyor
kirazlar açmışlar çiçekleri, ilkyazmış
sonunda sen varmışsın yaralı ülkemizin

Hakan Savlı


“ya da bir gün,” dedim
“uzaklarda ufacık bir kulüben olurdu da
incecik parmaklarıyla kirazlar yedirirdi bir kız sana..
öylesine bir yer övgüden yergiden uzak”

Andrey Voznezenski

git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım

Behçet Aysan


Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim
Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü

Gülten Akın

Kiraz ölünün kadehinin yanındaki
Fakirler hastanesinde komodinin üzerindeki
Yemek için değil çekmek için dudaklarla
Ölürken kiraz koymalı ağızlara

Görebileceği bir yere koydurdu kirazları
Kiraza baka baka öldü
Hangi aydınlık içindeydi biliyorum
Hatırlıyordu çocukluğundaki
Kiraz bahçelerini, eski kirazın gereğini

Sezai Karakoç


Ve kiraz ağacı
Akasya ağaçlarının doğum günü hediyesi diye
Çiçeklerle doldurmuş eteğini.

Ferîdûn-i Muşîrî kiraz



                                    


                                       

Bu blogdaki popüler yayınlar

Divan Şiirinde Güneş

Kıyâmet günine benzer o meh-rûda mehâbet var Temâşâ-yı cemâline ne tâkât var ne kudret var Taşlıcalı Yahya Ol kâmet üzre ol hurşîd sûret Kıyâmet güni gibi pür-harâret Mesîhî Ol büt-i sîmîni gördüm sînesi billûr imiş Gün gibi başdan ayaga bir musavver nûr imiş Üsküblü İshak Çelebi Subh-dem yaturken ol meh üstüme geldi didi Üstüne gelmiş güneş sen dahı uyanmaz mısın Karamanlı Nizâmî Göz göre sensüz şeb-i târ oldı rûz-ı rûşenüm Kandasın ey âfitâb-ı âlem-ârâ kandasın Hayretî Açılur senden yana her gün gözüm nergisleri Âfitâbum hânenün câmı güne karşu gerek Taşlıcalı Yahya Ârâm idemez dil göricek sâgarı pür-mey Hurşîdi göricek nola raks eylese zerrât Hayâlî Meger bir subh kim ‘âlem gelini Boyar yüz reng ü âl ile elini Bürür gerçi başına al tuvagı Kılur nûrânî anı yüzi agı Arûs-i çarh pîrûze eyleyüp baht Urınur tâc-ı zer pîrûze-gûn taht Şeyhî Zînet itmiş kendüyi ol bî-vefâ dünyâ gibi Âsumânîler geyer mihr-i cihân-ârâ gibi Üsküpl...

Kuseyyir Azze’nin Tâiyye Kasidesi

Dostlarım, burası Azze’nin meskeni bağlayın develerinizi  ve bir vakit kaldığı konaklara ağlayın Dokunun bir dem teninin değdiği toprağa Konaklayın, geçirdiği yerde gündüzünü ve gecesini Allah günahlarımızı örter mi diye ümitsizliğe düşmeyin Namazınızı onun kıldığı yerde kıldığınızda Ağlamak nedir bilmezdim Azze'den önce Bilmezdim terk edişine dek, kalbin acılarını İnsaf etmedi; hem kadınlardan kalbimizi soğuttu Hem de ihsanında pek cimri davrandı Kureyş'in kurban kesip, namaz kıldıkları (İlaha) Me'zimân sabahında büyük yeminler etti (Şöyle dedi): "Eşlik etmem sana; hacılar haccettiği Yolcular Feyfâ Âl'de tekbir ve telbiye getirdiği sürece Rukbe tepesinde tekbir getirdikleri ve Zû Gazâl'de hac şiarını eda edip tehlil getirdikleri sürece" Aramızdaki bağı koparmaktı niyeti; adak adayan biri gibi Adağını yerine getirince (görüşmemize) izin verdi Dedim: “Ey Azze, yoktur nefsin alışınca boyun eğmediği bir felaket Ve görülmemiştir insanı aşkta kaplayan coşkunun ...

2026-2023 GÜVERCİN GERDANLIĞI'NDA YAYINLANAN PAYLAŞIMLAR ARŞİVİ

MAYIS 2026 HAYDİ GÜL KEDERLİ AŞIK Abdurrahman ed-Dahil'e Gazeli DUİNO AĞITLARI İKİNCİ AĞIT BİR EMEVÎ ŞAİRİ: KUSEYYİR 'AZZE (Azze’nin Kuseyyir’i) ZÜHEYR B. EBÎ SÜLMÂ’NIN MUALLAKASI VE İHTİVA ETTİ... TARAFE ŞİİRLERİ Kuseyyir Azze’nin Tâiyye Kasidesi AŞIKLAR KİTABI'NDAN ALTI ÇİZİLİ SATIRLAR İBNU'L KAYYIM EL CEVZİYYE'NİN AŞIKLAR KİTABI'NDA G... BİR ŞAKA YIKILAN DAĞLAR SEVGİLİM GÜZ ORMANI ZEYTUN, DÖNÜŞ KADER DENİZİ SENİN OMUZUNA YASLANMAK GÜNEŞ YARASI YÜREĞİNİ YEME DENİZLER DÖRT DUVAR DENİZ BALIĞININ ÖYKÜSÜ AŞIRI DÜŞÜNMEK Mahya Papağan Tebessüm MUTLULUĞUN TABİRLE İNŞASI Gördükçe seni dir idi ey cân ölüyorım NİSAN 2026 Şikayet; Her şikayet hadisenin hakiki failinden de... PARILTI KEMAL SAYAR: RUHA CANLILIK VEREN ŞEY AZAR AZAR KAY... ...

Şikayet; Her şikayet hadisenin hakiki failinden de şikayettir.

Merhabalar. Duygularımız üzerinde konuşmaya devam ediyoruz. Bugün üzerinde duracağımız duygumuzun adı şikayet. İnsan bu hastalığa tutulduğu zaman her şeyden şikayet ediyor. Havadan bile şikayet ediyor, güneşten şikayet ediyor, var olmaktan şikayet ediyor, yaşıyor olmaktan şikayet ediyor. En küçük rahatsız edici konuları şikayet etmeden atlatamıyor. Başkalarından şikayet ediyor, kendi kaderinden şikayet ediyor. Cenabı Allah'ın takdir ettiği gelişmelerden şikayet ediyor. Dolayısıyla kaderden şikayet ediyor, kaderin onun hakkında indirdiği rahmetlerin miktarlarından şikayet ediyor. Büyük bir hastalık, isyanla akraba bir hastalık diyebiliriz. Her şikayet isyana akrabadır ve şikayetler birike birike insanı bir gün Allah'a isyana kadar taşıyabilir. Şikayet aslında şükür kavramının tam ters terazisine koyacağımız bir şeydir. Şükür varsa şikayet yoktur, şikayet varsa şükür yoktur. Her şükür bir şikayeti ortadan kaldırmaktadır, her şikayette bir şükre engel olmaktadır. İnsan bu manada a...

BLOGDA GEÇMİŞE YOLCULUK: SON BEŞ YIL SÖYLE(N)DİKLERİM 1 (2026-2021)

MAYIS 2026 Dedim: “Haydi gül, neşelen biraz! Onda tutuklu kalırsan şimdi Bütün bir ömür hüzne gark olacaksın * Bırak, zaman ne dilerse onu yapsın Kaderin hükmüne karşı gönlün rahat olsun * Görüyorum ki aramızdaki bağı koparmaktır niyeti Ondandır veda bakışlarını kınından çekti, ah nasıl da keskindi * Ayrılık acısı bülbüle şakımayı öğretince acıların tuzağına takılmış kalmış Geceleyin gökyüzünde yolunu kaybetmiş Yeryüzü de ona bir hayli dar gelmiş Ağacının ıssız dallarında silkindikçe Aşka gelip ağlamaktan güler Bürünüp abasına yüzü kapalı İhtiyârâne yola koyulur yorgun adımlarla Tüneyince sırtı kamburlaşır * çünkü okşayış kalıcıdır,  çünkü kaybolup gitmez, sizin, ey şefkatliler,  örttüğünüz yer; çünkü altında o saf  daimiliği hissedersiniz. Ve ebediyet beklersiniz âdeta  kucaklayıştan. * Kuseyyir uzağı göremeyen , olayların sonunun nereye varacağını düşünemeyen bir insandır.  Her söylenene inanan, insanların şakalarına bile ciddice cev...

おしまいにするはずだった恋なのにしりきれとんぼにしっぽがはえる

「寒いね」と話しかければ「寒いね」と答える人のいるあたたかさ (『サラダ記念日』) Soğuk, değil mi? Diye  Seslenince,  ‘Soğuk (Ben de üşüdüm.)!’  diye  Cevap veren bir insanın olmasının  Verdiği sıcaklık.  Machi Tawara Çeviri: Ayşe Nur Tekme 

İsa çarmıhta boşuna öldü

Kalmak     -evet!- Ve kendi hüznünü       akşamları Terkedilmiş kuyulara bırakmak, Kendi acının feryadını  Fırtınanın kükreyişine             koyvermek,  Yerinde duramayan ruhunun inleyişini  Yağmurun gürültüsüne     katmak.   Kalmak          evet    kalmak  Seyre koyulmak       evet              seyre koyulmak  Yalanı:  Riyayı kimsenin gizlemediği şehirde  Ömür ne şâhâne geçiyor  Ve hemşehrilerimin sadâkati       yalnızca         bunda Ahmed Şâmlu Artık yer yok Kalbin hüzünle dolu Sıcak mavi rengini yitirdi senin göklerin.

İstanbul Şiirleri Bercestem

      İstanbul'a meftûn olanlara Deniz bazan susup bazan homurdanıyor; Üsküdar ’da birkaç ışık sönüp yanıyor: Eşelenen kıvılcımlı bir mangal gibi... Sabahattin Ali Karaköy'den kalkan vapurlar bilir Yıllardır nasıl yangın Galata Kulesi Kız Kulesi'ne Ali Asker Barut Bugünse artık Görmek için denizi Sağa sola oynatması gerekecek Betonarme binaların arasında Üzgün duran boynunu Ali Asker Barut İstanbul’da bir sevdiğim vardı Keçi yavrusuna benzer, Rüzgar eserdi hafiften gözlerinde Halden anlardı. Cahit Külebi Selimiye'nin arkası Karacaahmet Az gerilesem sırtım selvilere değecek Tüylerim diken diken Ne var bunda ürkecek Halim Şefik Güzelson Vay canına tükürdüğümün İstanbul’u ... Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarı Ne gittim ne gördüm gitmek de istemem Taze ekmek bir parça beyaz peynir Şimdi olsa şuracıkta rakı içer Denize mi bakar kim bilir Oktay Rifat Kayacık'ta mekik atarken Penelope Düşü...

KENDİ İÇİNE DÖNENLERE

Sonra üzerime bir tat geldi, hâlimi kabul geldi, hafriyatla ilgilenmez oldum. Çok da umursamaz oldum. Bu hayatı beğenir oldum, bu hayatın kendisi bana olabilecek hayatların en mânalısı geldi. Şule Gürbüz Kendini, herkesten ve her şeyden nasıl soyutladığını görüyorum. Tüm dost meclislerinden, arkadaş buluşmalarından, hafta sonu gezmelerinden kaçmak istediğinin farkındayım. Birçok ortamda nezaketen bulunuyorsun ya da iş icabı. Zihninde o anlarda dolanan tek şey, bir an önce eve gitme isteği oluyor. O ortamlarda konuşulan şeylerin artık dikkatini çekmediğini fark ettin. Sahi, bu ne zaman başlamıştı? O boş, gereksiz, dedikodudan öteye gitmeyen cümlelerden ne zaman sıkılmıştın ilk? Sanırım yaşadığın o ilk sahici sarsıntıdan sonra. İnsan, başına gelen o sahici yıkımlardan sonra, dünyada neyin gerçek neyin sahte olduğunu anlıyor ve yaşamını buna göre kurguluyor. Kendisine yük olan, zamanını ve hayatını bereketlendirmeyen beyhude insanlardan ve eylemlerden uzaklaşmaya başlayıp kendi hakikatini...

Şiirlerden yağan yağmurlar

Bir yağmur damlasına çizdim o küçük gölün kıyısında bana verdiğin ilk öpücüğü… Şemsiyenin ucu yırtıyordu bulutları Özkan Mert Her yağmur tanesini bir melek indirirken yeryüzüne Mevlana İdris Zengin Üzünçlerle dolu yağmur gözyaşları gibi düşüyor acıklı dünyanın üzerine Jorge Luis Borges sana yaz yağmurlarından selâm getireceğim Bünyamin Durali iyi şeyler de vardır hayatta iyi şeyler de… karın yağması, yağmurun ıskalamaması gibi iyi şeyler… Beşir Sevim Size kendimden bahsediyorum doktor Biraz yağmur kimseyi incitmez. Kemal Sayar Ustaların bir kaçı atladıktan sonra, tüm korkularını bir kenara bırakıyor acemi yağmur damlaları.. Sen hala düşmekten korkuyorsun.. Düşsel yine de bir çiçeğe bunca yağmur yağarsa kökleri toprağı saramaz olur üstüne titrediğim her şeyi yitirmeyi öğrendim çoktan Ahmet Erhan yitirdim cebimdeki bütün adresleri yağmurlar, yağmurlar ortasında kaldım aklımı boğacak o selleri ben kendi damarlarımda yarattım Ahmet...