18 Kasım 2017

Nefesin

                                       Karıma

uyurken dinlediğim nefesin
birini hatırlatıyor
ilk defa aşık olmuş bir adam

gözümün önüne geliyor
anlatmaktan utanmayan
omuzunda ağlayıp sızlayan adam

uyuduğun en kısa uykuda
uyurken seni izleyen ve
yüzünün her dönümünde dolanan adam

dünyanın en saf sorusunu;
"ona bir sevgilim var diyeyim mi?"
soran adam

şiir denizinde
kendi çırpınışlarıyla oluşturduğu
fırtınalarla boğuşan adam

gel konuşuruz dediğinde
dudağının sahiline
çıkan adam

şu vapurda gitsin kalkarız diyen
aşk sarhoşluğunu gizlemek için
rakı içen ayık adam

dudaklarının kıyısında dolanan
parmak uçlarına dokunmakla
sarhoş olan adam



uyurken kulağımı dayayıp dinlediğim nefesin

babamın tebessümle karşıladığı ilk kiraz dermeme
kocaman parmağından tutup yürüdüğüm çocukluğuma
bahçede teninin kokusu sinmiş ıslak paltosunu örttüğü zamana
benimle gurur duyduğunu ilk fark ettiğim ana götürüyor

nefesin gezintiye çıkarıyor derdiğim ilk menekşe demetine
buğdayların üzerinden esen rüzgarı dinleyişimize
beşi bir yerde olarak verdiğim gelincik çiçeğine
nişan yüzüğü olarak kabul ettiğin denizyıldızına

nefesin okuduğum en güzel kitaplara götürüyor
gördüğüm en güzel manzaraları hatırlatıyor
gitmek istediğim yerlerde dolaştırıyor

nefesin kulağımda yine bir seher vakti
annemin bacaklarının arasında uyutuyor

nefesin çocuğumu kucağıma aldığım en mutlu günümden
babamın ölüm haberini aldığım en matemli günüme götürüyor

son duyduğum nefesin olsun.

18 kasım 2017


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder