05 Haziran 2021

Kayık

ben suratı asık 
ben kayığı karaya oturmuş 

karaya oturmuş kayığımla 
feryat ediyorum: 
"saplandı bedenime azap 
bu harap sahilin zorluklarla dolu yolunda 
uzak düştüm sudan 
yardım edin bana ey dostlar" 

oysa al al oluyor yüzleri onların 
halime gülmekten: 
bu alelade kayığıma, 
kuralsız kitapsız laflarıma 
haddinden fazla derdime 

haddinden fazla derdim yüzünden 
bir feryat yükseliyor içimden: 
“ölüm vakti geldiğinde 
-sade yok olma korkusu ve tehlikesi değildir ki ölüm– 
eşek şakaları, sululuklar, iğrenç dedikodular 
yanlıştır tabii, ama neylersin!" 
yanlışları onların 
yanlışa sürüklüyor beni de. 
onur kırıcı sözleri acı veriyor bana 
kan sızıyor acımın derinlerinden! 
nasıl kurutayım bu suyu? 
feryat ediyorum. 
ben suratı asık 
ben kayığı karaya oturmuş 
anlarsınız meselemi sözlerimden: 
bir elin nesi var derler ya 
ihtiyacım var elinize.

feryadım düğümlenirse eğer boğazımda ve eğer 
duyarsanız yine de 
bilin ki bu feryat hem sizin derdinizedir hem kendiminkine. 
feryat ediyorum! feryat ediyorum!

Nima Yusiç




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder