29 Ocak 2026

DERTLİ YILLAR

I
Demiryolu kenarı, o ahşap evde 
Oturduk bir süre ve bundan böyle 
Hayat uzayıp gidecek gibiydi 
Demiryolu misali önümüzde. 
Neydi o garın adı, sen girdin... 
Kapısına dayanmıştım yağmurda 
Sen içeride, terk edilmiş, boş 
Korkunç ve ürpertici vitraylı 
Paslanmış raylı garda kaldın.

Musiki sevkiyle bu gölgelikteyim 
Burda biraz vakfe mümkün mü beyim?
Güzel de olsa güz hüzünlüdür; 
Haydi bu sararmış tomarı sar da, 
Beni en dertli yırlarla çağır. 
Çünkü çirkâb ve çamur çoğalmıştır.

II
İnceldi keder, inceldi inceldi... 
Geçti iğnesine günlerin 
Ve oyasını işledi kalbimize. 
Tez silindi tezhibi, laciverdi, 
Sevincin, neşenin, bahtın 
Bilmem saadeti resmetti mi Abidin Bey,
Hayyam! Sen elemin takvimini yapar mısın?

III
Uzaklaş ama yavaş, bu ne telaş? 
Bana bir yaklaşan var sen giderken... 
Bana dönük olmalı gözlerin, 
Uzaklaş ama yine bana dönük... 
En sönük ışık bile fazla artık.
Ardımda adımları, ensemde soluğu 
Bir yaklaşan var bana, giderken sen.

Uzaklaş ama yavaş, ne bu telâş 
Ayrılık kalbimde bir elmastıraş.
Sonu geldi... 
Sonu geldi günlerin ve güzeldi.
Güzeldi eski Bostancı ve çivit mavisi sular,
Deniz kestaneleri, kara tren, mavi diken Artık her şey uzaklaşıyor benden.
Tanrım, bu görüntüler kaybolmamalı 
Ne eski Viyana, ne Londra, Vahşi Batı 
Ne Üsküdar kaybolmalı ne Edirnekapı.

Umarım kalkış gününden sonra 
Malik veya Rıdvan salonlarında, 
Tekrar seyrederiz oralarda.
Uzaklaş, gülümse uzaktan bir kere, 
Yüzün öte bahçelerin de gülüyse, 
İçim aydınlanacaktır gülümse.
Beni en dertli yırlarla çağır 
Çünkü çirkâb ve çamur çoğalmıştır.

IV
Ey Ezel Lodosçusu! 
Al eline tırmığını 
Ömrümün sahil yoluna vurmuş yığını,
Karıştır, belki bulurum 
Altmışlı yılları bu arada 
Epiktetos ve Câvidnameli günler 
Bir de erken gidenleri yaşıtlardan. 
Şimdi türbe duvarlarına da yapışmış
"Overlokçu aranıyor" ilanları.

Yoksa aranan ben miyim ey Lodosçu?
Yoksa sence gençlik yalnız 
Kadıköy vapurlarına mı vâbestedir?
Kulağım hep aynı sestedir 
Ey Ezel Lodosçusu! Sen de 
Çatlak, berbat ve sevdasız sesinle 
Beni en dertli yırlarla çağır. 
Çünkü çirkâb ve çamur çoğalmıştır.

V
Sefil bir sefinede gider sevincim, 
Kalbimse kıyıda kaybolur, yiter. 
Onu Nakkaştepe'ye nakşeylemeyin 
Defnedilsin, belki yeniden biter 
Beni ey damıtılmış güzellik!

Beni ey "hüsn"ün çehreleşmişi 
Beni en dertli yırlarla çağır, 
Çünkü çirkab ve çamur çoğalmıştır.

Hüsrev Hatemi 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder