28 Ağustos 2013

Yoruluyorum

Nerde boş kağıt bulursam
Şiir yazıyorum
Resim yapıyorum
Karalıyorum....

Nerde boş ağaç bulursam
Üzerine çıkıyorum
Meyvesini yiyorum
Salınıyorum....

Nerde boş kedi görsem
Teneke bağlıyorum
Korkuyla sıçratıyorum
Miyavlatıyorum....

Kimin boş vakti varsa
Beni kovalıyor
Yoruluyorum..

Mevlana İdris Zengin

Bana Ayrılıktan Bahset!

Bana bir sevginin nasıl bittiğini anlatma
Ardı sıra nasıl acı çektiğini de…
Bana 'acı seni inceltti mi kalınlaştırdı mı' onu anlat?

Giden odur ve kırılan senin dizlerindir bilirim ama
Bana kırık dizlerinle ekmeğinin peşine nasıl düştüğünü anlat…

Nereye baksan onu görüyorsundur sen şimdi
Ama varlıkta onsuz ne görüyorsun, onu anlat…

Bana kalbinin nasıl kırıldığını değil
Kırık bir kalple neye dayanıyorsun, onu anlat…

Nasıl tanıştığınızı nerede başladığınızı değil
Ayrıldıktan sonra ilk kime gittin, onu anlat…

Özel günlerinizi, sevgi sözlerinizi değil
Gelecek günlerden ne ç/aldınız ve geleceğe ne k/attınız, onu anlat…

Ayrılınca dağılmak, kaybedince ağlamak kolaydır
Gülüyorsun ya bazen herkes gibi bir şeylere, işte o şeyler ne, onu anlat…

Anlat çünkü aslolan ayrılmak değildir
Anlat çünkü ayrılmak kavuşmanın besmelesidir.

Bilmez misin, hayat ayrılışlarla örer duvağını bir ömrün

Öyleyse durma haydi

Bir yaradan bir yârla nasıl geçilir,
Bir yârdan bin yarayla nasıl, işte onu anlat….

Kadir Bal
Kıztaşı- İstanbul

İçimde ne var biliyor musun?

İçimde saklı acılar var,
Yoksul haneler var
Üzüm bağlarında yiten
Amele kadınların düşleri var...
İçimde yatılı okullar var,
Tren garları, otobüs terminalleri var,
İçimde elimden kayan
Yitirdiğim sevdiklerim var...
İçimde ihanetler, hayınlıklar var
İçimde dost ihanetleriyle örselenen bir yürek var
İçimde kaç kez uçurumun kenarından,
Hayatın dallarına tutunmuş bir yürek var...
İçimde karanfil yanıkları var,
Cam bilyelerim,topaçlarım var...
İçimde sarışın,mavi gözlü bir oğlanın
Zulme teslim olmayışı var...
İçimde çelik bir irade var
Sahte hayatların silicisyim ben
İçimde beni arkamdan vuran brütüs'leri
Bağışlayan bir merhamet var...
İçimde "Enel Hak" diyen bir mazlum var
İşkenceyle katledilen, Hallac-ı mansur,
İçimde bunlardan başka sen varsın,
Beni eyleyen böyle Mecnun !...

İbrahim Ormancı

27 Ağustos 2013

Seher vakti burda kimler ağlamış Çimenler üstünde göz yaşları var

Şu yüce dağları duman kaplamış
Yine mi gurbetten kara haber var
Seher vakti burda kimler ağlamış
Çimenler üstünde göz yaşları var

Ufukta iz gördüm kızıl bayraktan
Bulutlar nem almış yeşil yapraktan
Bir kız ağlar sesi gelir uzaktan
Yine mi gurbetten kara haber var

Gönlümüz gam alır böyle günlerde
Önüme çektiler bir siyah perde
Yar senin aşkınla tutuldum derde
Yine mi gurbetten kara haber var

25 Ağustos 2013

sana da yağdı mı kar

sana da yağdı mı kar
gözlerine usul usul
ince bileklerine kirpiklerine
son yapraklarına
kalbindeki umutsuz dalların
usul usul
sallandı mı senin

sana da yağdı mı kar

Mehmet Can Doğan

Günlük İşlerdenmiş Gibi Ölüm

Dönüp duruyor yol. Sonunda orda durduk.
Açık kapıdan gördük,
oturmuş yün eğiriyordu
Elinde kirmeni.
Kocaman bir yumak kapının orda yuvarlanıp kalmıştı.
Eşikten başımızı uzatıp:
“Nasılsın?” dedik. Sanki
bir sandalyenin yerini değiştiriyormuş gibi
“Ölüp gidiyoruz işte!” dedi,
kaldırmadan başını.
Günlük işlerdenmiş gibi ölüm.

Bir rüzgâr dövüp duruyordu önündeki denizi
Arada bir başını kaldırıp baktığı.

İlhan Berk

Sone XX

İki türlü acı var, biri güncelden doğar
Acıdır günbegün kararan gazete haberleri;
İnsanı çözümsüzlüğün acziyle boğar.
İçine kanatır sessizce umurlu yürekleri.
Bu acı her zaman umut taşır yedeğinde.
Tutunur var gücüyle zamanın akışına.
İkincisi nakıştır duygunun gergefinde,
Kök salmış özümüzün karmaşık kumaşına.
İnsanın önüne geçilmez o kavrama isteği,
Acıya dönüşür doğanın dipsiz giziyle.
Hem odur hem de değil bir kuşun teleği,
İşleviyle çakışan kusursuz biçimiyle.

Hiçbir şeyi tam anlayamaz bilinç dediğin;
Acıyla tümlenir ancak türsel eksikliğin.

Metin Altıok