Ölüm için duramadığımdan -
O benim için durdu kibarca -
Faytonda ikimiz vardok -
Ve ölümsüzlük yalnızca
Yavaşça ilerledik - yoktu acelesi
Bırakmıştım bir kenara ben de
İşlerimi ve boş vaktimi,
Nezaketini görünce -
Okul bahçesinde teneffüste güreş tutan
Çocukların - yanından geçtik -
Bakıp duran tahıl tarlalarından -
Batan güneşin önünden geçtik -
Veya aslında - oydu geçip giden -
Düşen çiy damlaları soğuk ve titrekti -
Elbisem incecikti -
Atkım - sadece tüldendi -
Bir evin önünde durakladık
Tümsek gibiydi toprakta -
Çatı zor seçiliyordu -
Saçak silmeleri - yer altında -
Aradan - geçen - yüzyıllar
Atların başlarının sonsuzluğa
Dönük olduğundan ilk şüphelendiğim
Günden sanki daha kısa -
Emily Dickinson
Çeviri: Dost Körpe
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
Emily DICKINSON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emily DICKINSON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
06 Temmuz 2017
744
Pişmanlık uyanık hafızadır -
Eşlikçileri ayakta -
Bitmiş eylemlerin varlığıdır -
Pencerede - ve kapıda -
Geçmişi - ruhun önüne serilir
Ve yakılır bir kibritle -
İnancın - esnetilmesi kolaylaşsın -
Hızlansın diye -
Pişmanlık şifasızdır - iyileştiremez
O hastalığı - Tanrı bile -
Çünkü O'nun eseridir - ve
Cehennem gibidir -
Emily Dickinson
Çeviri: Dost Körpe
Eşlikçileri ayakta -
Bitmiş eylemlerin varlığıdır -
Pencerede - ve kapıda -
Geçmişi - ruhun önüne serilir
Ve yakılır bir kibritle -
İnancın - esnetilmesi kolaylaşsın -
Hızlansın diye -
Pişmanlık şifasızdır - iyileştiremez
O hastalığı - Tanrı bile -
Çünkü O'nun eseridir - ve
Cehennem gibidir -
Emily Dickinson
Çeviri: Dost Körpe
Bir kitap kadar elverişli değildir hiçbir gemi
Bir kitap kadar elverişli değildir hiçbir gemi
Uzak ülkelere götürmek için bizi.
Ve hiçbir atın şaha kalkmış
Bir sayfa şiire ulaşamaz hızı.
En yoksullar bile katılabilir bu tura
Kaçak yolculuk etmelere son,
Ne kadar hesaplı şu
İnsan ruhunu taşıyan fayton..
Emily Dickinson
Uzak ülkelere götürmek için bizi.
Ve hiçbir atın şaha kalkmış
Bir sayfa şiire ulaşamaz hızı.
En yoksullar bile katılabilir bu tura
Kaçak yolculuk etmelere son,
Ne kadar hesaplı şu
İnsan ruhunu taşıyan fayton..
Emily Dickinson
28 Şubat 2016
Yalnızlık
Yalnızlık Kişinin inmeye cüret edemediği -
Ve Mezarında anlamak için çevresini
Yoklaması gibi ancak
Tahmin yürütebildiği -
En kötü korkusu onun Yalnızlık
Kendini görmesin diye Ve
yok etmesin kendi önünde
Sadece bir inceleme için -
Gözlenemez bu Dehşet - sadece
Kenarından geçilir Karanlıkta -
Askıda kalmış Bilinçle -
Ve Kilit altındayken -
Korkarım ki bu - Yalnızlıktır -
Ruhun Yaratıcısı
Onun Mağaraları ve Dehlizleri
Aydınlat - ya da mühürle -
Emily Dickinson
Çeviri: Selahattin Özpalabıyıklar
Ve Mezarında anlamak için çevresini
Yoklaması gibi ancak
Tahmin yürütebildiği -
En kötü korkusu onun Yalnızlık
Kendini görmesin diye Ve
yok etmesin kendi önünde
Sadece bir inceleme için -
Gözlenemez bu Dehşet - sadece
Kenarından geçilir Karanlıkta -
Askıda kalmış Bilinçle -
Ve Kilit altındayken -
Korkarım ki bu - Yalnızlıktır -
Ruhun Yaratıcısı
Onun Mağaraları ve Dehlizleri
Aydınlat - ya da mühürle -
Emily Dickinson
Çeviri: Selahattin Özpalabıyıklar
16 Kasım 2015
Geri gelmeyecek Şeyler vardır, çeşitlidir-
Geri gelmeyecek Şeyler vardır, çeşitlidir-
Çocukluk - bazı Umut şekilleri - Ölmüş olanlar -
Ama Sevinçler - İnsanlar gibi - bazen Yolculuk yaparlar ya -
Yine de kalırlar -
Arkasından ağlamayız Yolcunun - ya da Denizcinin -
Hoştur rotaları -
Bize uzun uzun anlatacaklarını düşünürüz
Buraya döndüklerinde -
"Burası!" Tipik "Buralar" vardır -
Belirlenmiş Mevkiler -
Yerinde durmaz ki Ruh -
Dormaz O - kaç Kulaçta da olsa
Kendi Öz Yurdu -
Emily Dickinson
Çeviri: Selahattin Özpalabıyıklar
Çocukluk - bazı Umut şekilleri - Ölmüş olanlar -
Ama Sevinçler - İnsanlar gibi - bazen Yolculuk yaparlar ya -
Yine de kalırlar -
Arkasından ağlamayız Yolcunun - ya da Denizcinin -
Hoştur rotaları -
Bize uzun uzun anlatacaklarını düşünürüz
Buraya döndüklerinde -
"Burası!" Tipik "Buralar" vardır -
Belirlenmiş Mevkiler -
Yerinde durmaz ki Ruh -
Dormaz O - kaç Kulaçta da olsa
Kendi Öz Yurdu -
Emily Dickinson
Çeviri: Selahattin Özpalabıyıklar
16 Eylül 2013
Eğer bir kalbi korursam kırılmaktan
VI
Eğer bir kalbi korursam kırılmaktan
Ve el verdiğimde diğer kederi kovarsam
Beyhude demle geçti demem ömre
Ya da keskin acıyı serinlettiğimde
Ya da bitkin nar bülbülüne
Nefes verirsem yuvaya dönüşünde
Beyhude demle geçti demem ömre
Eğer bir kalbi korursam kırılmaktan
Ve el verdiğimde diğer kederi kovarsam
Beyhude demle geçti demem ömre
Ya da keskin acıyı serinlettiğimde
Ya da bitkin nar bülbülüne
Nefes verirsem yuvaya dönüşünde
Beyhude demle geçti demem ömre
tuhaf bir yaratıktır geçmiş
tuhaf bir yaratıktır geçmiş,
yüzleşmek onunla
bir esrimeyle ödüllendirilir,
ya da bir utançla
silahsız çıkan varsa karşısına
emrederim ona, kaç!
küflü cephanesi hâlâ
karşılık verebilir!
yüzleşmek onunla
bir esrimeyle ödüllendirilir,
ya da bir utançla
silahsız çıkan varsa karşısına
emrederim ona, kaç!
küflü cephanesi hâlâ
karşılık verebilir!
03 Eylül 2013
Anlatmaktan Vazgeçenler Susarlar
Anlatmayı beceremeyenler s u s a r l a r.
Anlatmaktan vazgeçenler s u s a r l a r....
Anlaşılmayacağına karar vermiş olanlar s u s a r l a r.
Diğerlerinden ümidi kesmiş olanlar s u s a r l a r.
Hata yapmaktan korkanlar s u s a r l a r.
Kendilerini açığa çıkarmaktan korkanlar s u s a r l a r.
Zannettikleri kişi olmadıkları,
zannettikleri dünyada yaşamadıkları gerçeğini
hazmedemeyecek kadar güçsüz olanlar s u s a r l a r.
Olaylar ve olgular dünyasıyla
baş edemeyenler s u s a r l a r.
Herşeyi gördüğünü,
tüm olasılıkları yaşadığını düşünenler s u s a r l a r.
Güçlü olarak görülmeye
ölesiye ihtiyaç duyacak kadar
güçsüz olanlar s u s a r l a r.
ŞŞŞşşşş! ... Sessizlik!
Sonsuza dek konuşabilecek olanlar
en çabuk susanlardır genelde.
Sonra kadınlar gelir ki
onlarda bu kategoridedirler çoğunlukla.
Sonra şairler...
En son ölüler susar!
Emily Dickinson
Anlatmaktan vazgeçenler s u s a r l a r....
Anlaşılmayacağına karar vermiş olanlar s u s a r l a r.
Diğerlerinden ümidi kesmiş olanlar s u s a r l a r.
Hata yapmaktan korkanlar s u s a r l a r.
Kendilerini açığa çıkarmaktan korkanlar s u s a r l a r.
Zannettikleri kişi olmadıkları,
zannettikleri dünyada yaşamadıkları gerçeğini
hazmedemeyecek kadar güçsüz olanlar s u s a r l a r.
Olaylar ve olgular dünyasıyla
baş edemeyenler s u s a r l a r.
Herşeyi gördüğünü,
tüm olasılıkları yaşadığını düşünenler s u s a r l a r.
Güçlü olarak görülmeye
ölesiye ihtiyaç duyacak kadar
güçsüz olanlar s u s a r l a r.
ŞŞŞşşşş! ... Sessizlik!
Sonsuza dek konuşabilecek olanlar
en çabuk susanlardır genelde.
Sonra kadınlar gelir ki
onlarda bu kategoridedirler çoğunlukla.
Sonra şairler...
En son ölüler susar!
Emily Dickinson
16 Mart 2013
Huzur
Bir çok kereler huzurun geldiğini sandım,
Huzur çok uzaktayken;
Karayı görüşü gibi gemisi batmış adamların
Denizin ortasındayken,
Ve çırpındım daha tembelce, yine de kanıtlamak için,
Ne kadar umutsuz olsamda ben,
Varlığını kaç tane sahilin
Yatan limana gelmeden.
Emily Dickinson
Huzur çok uzaktayken;
Karayı görüşü gibi gemisi batmış adamların
Denizin ortasındayken,
Ve çırpındım daha tembelce, yine de kanıtlamak için,
Ne kadar umutsuz olsamda ben,
Varlığını kaç tane sahilin
Yatan limana gelmeden.
Emily Dickinson
21 Ocak 2013
Büyük bir acıdan sonra...
Büyük bir acıdan sonra, vakur bir sessizlik gelir
Sinirler mezar taşları gibi törensel bir hal alır,
Katı yüreğin sorar, acı çeken o mu diye,
Dünden beri mi yüzyıllardan beri mi yoksa?
Ayaklar, kendiliğinden gezinmeye başlar
Yerde, havada, her yerde
Tahta bir yolda
Farkında olmadan büyümüş,
Kuvarstan bir mutluluk, taştan.
Şimdi kurşun saati
Yaşadıkça anımsanan
Soğuktan donanların karı anımsaması gibi-
Ürperti-derken uyuşma- sonra koyvermek kendini.
Emily Dickinson
Sinirler mezar taşları gibi törensel bir hal alır,
Katı yüreğin sorar, acı çeken o mu diye,
Dünden beri mi yüzyıllardan beri mi yoksa?
Ayaklar, kendiliğinden gezinmeye başlar
Yerde, havada, her yerde
Tahta bir yolda
Farkında olmadan büyümüş,
Kuvarstan bir mutluluk, taştan.
Şimdi kurşun saati
Yaşadıkça anımsanan
Soğuktan donanların karı anımsaması gibi-
Ürperti-derken uyuşma- sonra koyvermek kendini.
07 Kasım 2012
1764
En hüzünlü ses en tatlı ses
En çılgın ses büyüyen,-
Kuşların sesidir baharda,
Gece hoş bir tat bırakıp giderken.
Mart'la Nisan arasındaki çizgi-
O büyük sihirli sınır
Ötesinde Yaz, nefes alsa duyulur
Yakınlıkta, kararsızlıklar yaşamaktadır.
Bir zamanlar bizimle eyleşen
Dostları hatırlatır bir bir,
Ki ayrılığın kara büyüsüyle büyüyen
Hasretleri artık insafsızca derindir.
Yasını tuttuğumuz ne varsa
Hatıra gelir yeniden,
Ötmesin isteriz kuşlar
Sussun isteriz bu siren.
Bir kulak deşebilir bir kalbi
Bir mızrak kadar kıvrak,
Keşke kalbe bu kadar tehlikeli
Bir şekilde yakın olmasaydı kulak.
Emily Dickinson
En çılgın ses büyüyen,-
Kuşların sesidir baharda,
Gece hoş bir tat bırakıp giderken.
Mart'la Nisan arasındaki çizgi-
O büyük sihirli sınır
Ötesinde Yaz, nefes alsa duyulur
Yakınlıkta, kararsızlıklar yaşamaktadır.
Bir zamanlar bizimle eyleşen
Dostları hatırlatır bir bir,
Ki ayrılığın kara büyüsüyle büyüyen
Hasretleri artık insafsızca derindir.
Yasını tuttuğumuz ne varsa
Hatıra gelir yeniden,
Ötmesin isteriz kuşlar
Sussun isteriz bu siren.
Bir kulak deşebilir bir kalbi
Bir mızrak kadar kıvrak,
Keşke kalbe bu kadar tehlikeli
Bir şekilde yakın olmasaydı kulak.
Emily Dickinson
Bir Saat beklemek Çok Uzun İş
Bir saat beklemek çok uzun is,
Aşk biraz ötede duruyorsa;
Kısadır sonsuzluğu bekleyiş,
Sonunda aşk armağanı varsa..
Emily Dickinson
Çeviren: Talat Sait Halman
Aşk biraz ötede duruyorsa;
Kısadır sonsuzluğu bekleyiş,
Sonunda aşk armağanı varsa..
Emily Dickinson
Çeviren: Talat Sait Halman
20 Ağustos 2012
Bir Anda
Bir anda olur biter -Ölmek
Hiç canın yanmaz diyorlar
Solmaktır aşama aşama
Sonra gözden tamamen yitmek
Kara bir Şerit –günün üzerinde
Şapkanın üzerinde bir tül
Derken günün hoş ışıkları gelir
Yardımcı olur unutmamıza
Yoktur O –gizemli varlık
İçi bizim zekamızla dolu
Çekildi derin bir uykuya
Artık kalmadı yorgunluğu.
EMILY DICKINSON
Çeviri:Tozan Alkan
Hiç canın yanmaz diyorlar
Solmaktır aşama aşama
Sonra gözden tamamen yitmek
Kara bir Şerit –günün üzerinde
Şapkanın üzerinde bir tül
Derken günün hoş ışıkları gelir
Yardımcı olur unutmamıza
Yoktur O –gizemli varlık
İçi bizim zekamızla dolu
Çekildi derin bir uykuya
Artık kalmadı yorgunluğu.
EMILY DICKINSON
Çeviri:Tozan Alkan
27 Nisan 2012
Çiçeğimde Gizliyorum Kendimi
Göğsünde taşıdığın, habersizce,
Beni de taşıdığından kuşku duymadan-
Ve melekler biliyor ötesini.
Çiçeğimde gizliyorum kendimi.
Vazonda soldukça,
Benim yerime hissediyorsun, kuşku duymadan
Neredeyse bir kimsesizliği.
Emily Dickinson
Kalbim Unutacağız Onu
Kalbim, unutacağız onu,
Bu gece, sen ve ben.
Ben ışığı unutayım,
Onun sıcaklığını sen.
Unuttuğun vakit, söyle bana,
Ola ki düşüncem donar.
Acele et, oyalanırken sen,
Hatırlayabilirim onu tekrar.
Emily Dickinson
Bu gece, sen ve ben.
Ben ışığı unutayım,
Onun sıcaklığını sen.
Unuttuğun vakit, söyle bana,
Ola ki düşüncem donar.
Acele et, oyalanırken sen,
Hatırlayabilirim onu tekrar.
Emily Dickinson
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














