Ben böyle sabah-akşam
her an
seni düşünüyorum ya,
solgun bir yapraktan say beni.
Savrulmuşum nicedir rüzgarlarla.
Oysa ben çok severim rüzgarı,
yağmurla.
Toprağa düşmüşüm.
Karışmışım onun doğurganlığına.
Nice kışlar,
nice baharlar,
gelip geçmiş.
Bir sabah güneş
hiç olmadığı kadar
ışımış toprağa.
Usulca çatlamış tohum.
Bir-iki gerinmiş,
ve baş vermiş
ölü yaprakların arasından.
Şimdi o tohum yapraklandı.
Ezilmezse,
yenmezse,
bir suyun kenarında
ağaç olacak...
Erdinç Durukan
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
Erdinç Durukan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erdinç Durukan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Kasım 2021
13 Kasım 2014
Erdinç Durukan - (Uzaklarda bir sevgili var...)
Uzaklarda bir sevgili var
Belli belirsiz ayrımsıyorum onu
bulutların arasından
Ama ne yalan söyleyeyim
Onu düşünürken bile
örümcek ağına takılmış
küçük bir yaprak gibiyim
titriyorum boşlukta
Erdinç Durukan
Belli belirsiz ayrımsıyorum onu
bulutların arasından
Ama ne yalan söyleyeyim
Onu düşünürken bile
örümcek ağına takılmış
küçük bir yaprak gibiyim
titriyorum boşlukta
Erdinç Durukan
Portre
Gelirken gördüm
içkievinden çıkmıştı yine
Hep güze asılı boynuyla
ne de güzel yürüyordu
Camlarda
aynalarda
bir göle bakıyordu küçük gözleri
Kimsenin bilmediği
ıpıssız bir göle
Gece gündüz
Erdinç Durukan
Kaynak: http://erdincdurukan.blogspot.com.tr/
içkievinden çıkmıştı yine
Hep güze asılı boynuyla
ne de güzel yürüyordu
Camlarda
aynalarda
bir göle bakıyordu küçük gözleri
Kimsenin bilmediği
ıpıssız bir göle
Gece gündüz
Erdinç Durukan
Kaynak: http://erdincdurukan.blogspot.com.tr/
Pars
Sen ki sulardan geçtin sulardan
Yanıbaşında akıyordu çağlayanlar
Gümbür gümbür taşlar vadilerde
Ağaçlar yalnız nehirle boyunca
Bir avuç otla kurulmuş kuş yuvaları
Uğultuyla yürüyor orman
Tırmanıyor sonra pençelerin
Yarıklarından akıyor taş ve kum
Kıran kırana bir çığ deliriyor
Bir kartal göğü okşuyor
Kanatlarında ışıldıyor güneş
Bıçak sırtı kayalar
Korkunç bir bakış gibi uzuyor
Sonunda işte bulutların arasından
Dimdik gövdenle yükselen
Saçlarında sonsuz yıldız
Yüzünde dönen ay
Ve geceye asılı gözlerinle
Bir krater gölünü ısıtan
Sen
Erdinç Durukan
Yanıbaşında akıyordu çağlayanlar
Gümbür gümbür taşlar vadilerde
Ağaçlar yalnız nehirle boyunca
Bir avuç otla kurulmuş kuş yuvaları
Uğultuyla yürüyor orman
Tırmanıyor sonra pençelerin
Yarıklarından akıyor taş ve kum
Kıran kırana bir çığ deliriyor
Bir kartal göğü okşuyor
Kanatlarında ışıldıyor güneş
Bıçak sırtı kayalar
Korkunç bir bakış gibi uzuyor
Sonunda işte bulutların arasından
Dimdik gövdenle yükselen
Saçlarında sonsuz yıldız
Yüzünde dönen ay
Ve geceye asılı gözlerinle
Bir krater gölünü ısıtan
Sen
Erdinç Durukan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


.jpg)

