Anladım bir yeryüzü sürgünü olduğumu yeniden
Neresinden tutacağımı bilemediğim bu hayat
hoyrat insanların tornasında eğilen, bükülen
Acıyla, elemle herkesin birbirini ve beni
yemesini seyreden, yeniden ve yeniden...
Anladım iflah olmaz biri olduğumu, yeniden
Beynime çevrilmiş silah, göğsüme dayanmış hançer,
kalbime sokulmuş dinamit; binbir söz, binbir yüz
Anladım, ağaçta kızaran elma, tarlada büyüyen buğday,
saksıda yeşil fesleğen, rüzgarla savrulan yaprak,
tepelerde dönen kartal, anladım anladım
Anladım görür görmez 'işte bencileyin bir adam' der, Celal Usta
Saçma bir dünyada hayatın anlamını arayan
‘Herşeyin ama herşeyin bir anlamı' olduğunu
bilen, bildiren ruh marangozu
Alnımın ortasındaki o derin çizgiden kendi çizgisine anlam taşıyan
Anladım, hayatın kıyısında, yalnız, kendince, bilge
Alnının ortasında derin çizgiyle...
Anladım, insanlar insanları öldürebilir, ciğerlerini sökebilir,
çarmıha gerebilir, kazığa oturtabilir, çiğ çiğ yiyebilir
Ben kusarım. Bütün ölenler için öldürenlere
Irmaklarca, denizlerce... tiksintiyle, elemle
Adımı insan hanesinden siliyorum
Siliyorum, siliyorum, tiksiniyorum
Anladım, yeniden anladım; insan hanesinden adımı siliyorum
Yusuf Alper
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
Yusuf Alper etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yusuf Alper etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ekim 2014
22 Şubat 2013
gizemli bir sofrada
Hiç olamadım bir çerçeve içinde
Ama sonradan çerçevelendim
Soyut ve soylu bir resim gibi
İnsanın soysuzluğunu bildim
Bile bile kendimi kandırdım
Uzak düşler edindim
Tarihin uyumsuz belleğine
Kurşun sıkan bir eşkiya
Uçveren kardelen şimdi
Yalnız, kimsesiz, çukurunda
Yedi vadiler aşmış, yedi deryalar geçmiş
Yeniyetme yetimler düşleriyle yatmada
Uzak iklimlerin kara kışında
Kendini sorgular başkaları adına
Kendini yemek işi
Gizemli bir sofrada
Yanlışlar kimi zaman bir doğruyu başlatır
Kimi zaman doğrular biter yanlışla
Tarih mezarlığı yanlış ölenle dolu
Yanlış yaşayanla, yaşamayanlar
Yusuf Alper
Ama sonradan çerçevelendim
Soyut ve soylu bir resim gibi
İnsanın soysuzluğunu bildim
Bile bile kendimi kandırdım
Uzak düşler edindim
Tarihin uyumsuz belleğine
Kurşun sıkan bir eşkiya
Uçveren kardelen şimdi
Yalnız, kimsesiz, çukurunda
Yedi vadiler aşmış, yedi deryalar geçmiş
Yeniyetme yetimler düşleriyle yatmada
Uzak iklimlerin kara kışında
Kendini sorgular başkaları adına
Kendini yemek işi
Gizemli bir sofrada
Yanlışlar kimi zaman bir doğruyu başlatır
Kimi zaman doğrular biter yanlışla
Tarih mezarlığı yanlış ölenle dolu
Yanlış yaşayanla, yaşamayanlar
Yusuf Alper
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

