Uykusuz sabahlar
gözlerimde hayalin
yalnızlıkla haberini bekledim
içmişliğim yok, ama sarhoşum,
acımaktan buğulanan kan çeşme gözüm
hayalini yıkayamadı
Ay yüzlüm seni arıyorum,
yok da, yoksun
bitir bu hayali, diyorum
başka başka yollardan giriyorsun
Vuslattan vazgeçtik,
rüyada görseydim diyordum
bir an yoldaşımız, hayalin,
kokunsa canımızda rüzgarlar estiriyor.
Karadır başımdaki sevda
anınca, aklım dağılmakta.
mescitte hatırıma hayalin gelmişti
iki kaşını gördüm mihrabta
uzun uzun secdeler ettim
kime ne söyleyeyim,
bana zahit diyorlardı.
dün gece bir rüya gördüm başımda dönüp duruyor!
hayallerim vardı, çıktı
ancak tahammül kalmadı
şikâyet etmiyorum
bunu isyanda sayma,
yokluğundandır
günahsızlık davası zaten bize yakışmıyor
çok merhametlidir,
uykusuz kalsam da hayalimden uyandırmasınlar beni
İsmail Hakkı Altuntaş
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
İsmail Hakkı Altuntaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsmail Hakkı Altuntaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Ocak 2017
Hadi, Beraber Gidelim
Güneşim, gidiyor musun?
dilsizlik âlemine,
bildiğin yerler mi?
Yapayalnız,
acıyla, neşeyle
bunca yıllık arkadaşlığımız vardı
çok kolay, çabuk gidiyorsun.
sarhoş ettin beni, yıkık bir haldeyim,
Gitme,
gidişin aleladeye benzemiyor
ömrüm acı, gönlüm hor,
dedim kaç kere, kanatlarım kırık benim,
lûtuflarını anarım inkâr etmem,
can bağışlamıştın
düştüğüm bir zaman
Neden gidiyorsun gereksiz,
tükensin, derdi çok diye mi?
baykuşlar başımda
böyle kesilirken ben canlı
gözün arkada kalmayacak mı?
-Kendine gel!
-Biçare, çirkin
Tanrı beni çirkin yaratmışsa
Değil önceden, şimdi mi görüyorsun?
ben senim, sen de bensin…
başkalarına bakıp, sürme
Dinimde, gidecek elimden
Gidersen bensiz.
-Aşkımdan fayda mı gördün?
Dostların var, deme,
hepsi mürai, kara yüzlü!
Vefasız da değildin,
elini dahi vermesen,
yüzüme bir kez bakıverseydin,
içini dinleme, beni de sür,
Hadi, beraber gidelim!
İsmail Hakkı Altuntaş
dilsizlik âlemine,
bildiğin yerler mi?
Yapayalnız,
acıyla, neşeyle
bunca yıllık arkadaşlığımız vardı
çok kolay, çabuk gidiyorsun.
sarhoş ettin beni, yıkık bir haldeyim,
Gitme,
gidişin aleladeye benzemiyor
ömrüm acı, gönlüm hor,
dedim kaç kere, kanatlarım kırık benim,
lûtuflarını anarım inkâr etmem,
can bağışlamıştın
düştüğüm bir zaman
Neden gidiyorsun gereksiz,
tükensin, derdi çok diye mi?
baykuşlar başımda
böyle kesilirken ben canlı
gözün arkada kalmayacak mı?
-Kendine gel!
-Biçare, çirkin
Tanrı beni çirkin yaratmışsa
Değil önceden, şimdi mi görüyorsun?
ben senim, sen de bensin…
başkalarına bakıp, sürme
Dinimde, gidecek elimden
Gidersen bensiz.
-Aşkımdan fayda mı gördün?
Dostların var, deme,
hepsi mürai, kara yüzlü!
Vefasız da değildin,
elini dahi vermesen,
yüzüme bir kez bakıverseydin,
içini dinleme, beni de sür,
Hadi, beraber gidelim!
İsmail Hakkı Altuntaş
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

