Eskiden de sevgiler düşlerdim ben şimdi de
Oysa aşk değil artık bir tutam gül ve leylak
Ağır kokularıyla ormanı kaplayarak
Yangınlar var dönüşsüz yolların bitiminde
Eskiden de sevgiler düşlerdim ben şimdi de
Oysa aşk değil artık kulede ateş yakan
O yitik fırtına, bozguncu, ışık tutan
Kuytu ayrılıkların avlusunu, şimşekle
Taşların sıcaklığı vurur bileklerime
Bildik hiçbir sözlükte bulunmayan kelime
Denizlerde köpüktür, gökte buluttur dedim
Yaşlanınca sertleşir her şey, ışıklar dolar
İpler düğümsüzleşir, adsızlaşır bulvarlar
Ben de onlarla birlik, yavaşça taş kesildim
Robert Desnos
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
Robert DESNOS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Robert DESNOS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
01 Kasım 2014
09 Eylül 2012
Seni Öylesine Düşledim ki
Seni öylesine düşledim ki yitirdin gerçekliğini.
Bu canlı bedene sahip olmanın ve benim taptığım sesin çıktığı bu ağzı öpmenin daha zamanı değil midir?
Seni öylesine düşledim ki senin gölgeni kucaklaya kucaklaya,göğsümün üstünde kavuşmaya alışmış olan kollarım belki de senin belini saramayacak.
Beni günler boyu ve yıllar boyu yöneten ve kendine çeken gerçek görüntün karşısında bir gölge gibi kalacağım kuşkusuz.
Ey duygusal dengeler.
Seni öylesine düşledim ki zaman yok artık uyanmama hiç kuşkusuz.
Ayakta uyuyorum, yaşamın ve aşkın bütün görünümlerine sunulmuş beden ve sana, benim için bugün tek önemli şey olan sana, senin alnına ve dudaklarına belik de hiç dokunamam, ilk gördüğüm birinin dudaklarına ve alnına dokunduğum kadar.
Seni öylesine düşledim, görüntünle öylesine yürüdüm, konuştum, yattım ki görüntün bile silindi gözlerimin önünden ve yine de yaşamının güneş saati üstünde ağır ağır gezinen ve gezinecek olan gölgeden bir kat daha koyudur gölgen, görüntüler arasında görüntün eksiksizdir.
Robert Desnos
Eray Canberk
Bu canlı bedene sahip olmanın ve benim taptığım sesin çıktığı bu ağzı öpmenin daha zamanı değil midir?
Seni öylesine düşledim ki senin gölgeni kucaklaya kucaklaya,göğsümün üstünde kavuşmaya alışmış olan kollarım belki de senin belini saramayacak.
Beni günler boyu ve yıllar boyu yöneten ve kendine çeken gerçek görüntün karşısında bir gölge gibi kalacağım kuşkusuz.
Ey duygusal dengeler.
Seni öylesine düşledim ki zaman yok artık uyanmama hiç kuşkusuz.
Ayakta uyuyorum, yaşamın ve aşkın bütün görünümlerine sunulmuş beden ve sana, benim için bugün tek önemli şey olan sana, senin alnına ve dudaklarına belik de hiç dokunamam, ilk gördüğüm birinin dudaklarına ve alnına dokunduğum kadar.
Seni öylesine düşledim, görüntünle öylesine yürüdüm, konuştum, yattım ki görüntün bile silindi gözlerimin önünden ve yine de yaşamının güneş saati üstünde ağır ağır gezinen ve gezinecek olan gölgeden bir kat daha koyudur gölgen, görüntüler arasında görüntün eksiksizdir.
Robert Desnos
Eray Canberk
Hayır Aşk Ölmez
Hayır, aşk ölmedi bu yürekte ve bu gözlerde ve cenaze töreninin başladığını ilân eden bu ağızda.
Dinleyin, canıma yetti göz alıcı özgünlük de, renkler de, çekicilik de.
Aşkı seviyorum, sevecenliğini ve acımasızlığını
Aşkımın ancak bir tek adı, bir tek biçimi var.
Her şey geçer. Ağızlar yapışır bu ağıza.
Aşkımın ancak bir adı, bir biçimi var.
Ve eğer günün birinde anımsarsan
Ey sen, aşkımın biçimi ve adı,
Bir gün Amerika ile Avrupa arasındaki denizin üzerinde,
Dalgaların inişli çıkışlı yüzeyinde güneşin son ışığının yansıdığı saatte ya da kırda bir ağacın altında bir fırtına gecesinde ya da hızlı giden bir arabada
Malesherbes Bulvarı’nda bir bahar sabahında,
Yağmurlu bir günde,
Yatmadan önce sabaha karşı,
De ki kendi kendine, senin bildik hayaline buyuruyorum bunu, seni uzun süre seven tek bendim ve sen bunu bilmedin işin kötüsü. De ki kendi kendine, olup bitene hayıflanmamak gerekir: Benden önce Ronsard ve Baudelaire en katışıksız aşkı hor gören yaşlı kadınların ve ölmüş kadınların hayıflanmalarını dile getirdiler.
Sen, sen de ölüp gidince,
Güzel ve hep arzulanır olarak kalacaksın.
Ben de ölmüş olacağım çoktan, her yanı duvarlarla çevrili ölümsü bedeninde, yaşamın ve sonsuzluğun ardı arkası kesilmeyen güzellikleri arasında sonsuza kadar varlığını sürdürecek olan senin şaşırtıcı görünümünde, ama eğer yaşıyorsam.
Senin ve sesinin vurgusu, bakışların ve bakışlarının ışıltıları
Senin kokun ve saçlarının kokusu ve daha birçok şey yine de yaşayacaktır bende,
Bende ki ben ne Ronsard’ım ne Baudelaire,
Ben ki Robert Desnos’um, seni sevmek için
Ve şu aşağılık yeryüzünde yaşamışlığıma başka bir ün eklemek istemeyen ben.
Robert Desnos
(Türkçesi: Eray Canberk)
Dinleyin, canıma yetti göz alıcı özgünlük de, renkler de, çekicilik de.
Aşkı seviyorum, sevecenliğini ve acımasızlığını
Aşkımın ancak bir tek adı, bir tek biçimi var.
Her şey geçer. Ağızlar yapışır bu ağıza.
Aşkımın ancak bir adı, bir biçimi var.
Ve eğer günün birinde anımsarsan
Ey sen, aşkımın biçimi ve adı,
Bir gün Amerika ile Avrupa arasındaki denizin üzerinde,
Dalgaların inişli çıkışlı yüzeyinde güneşin son ışığının yansıdığı saatte ya da kırda bir ağacın altında bir fırtına gecesinde ya da hızlı giden bir arabada
Malesherbes Bulvarı’nda bir bahar sabahında,
Yağmurlu bir günde,
Yatmadan önce sabaha karşı,
De ki kendi kendine, senin bildik hayaline buyuruyorum bunu, seni uzun süre seven tek bendim ve sen bunu bilmedin işin kötüsü. De ki kendi kendine, olup bitene hayıflanmamak gerekir: Benden önce Ronsard ve Baudelaire en katışıksız aşkı hor gören yaşlı kadınların ve ölmüş kadınların hayıflanmalarını dile getirdiler.
Sen, sen de ölüp gidince,
Güzel ve hep arzulanır olarak kalacaksın.
Ben de ölmüş olacağım çoktan, her yanı duvarlarla çevrili ölümsü bedeninde, yaşamın ve sonsuzluğun ardı arkası kesilmeyen güzellikleri arasında sonsuza kadar varlığını sürdürecek olan senin şaşırtıcı görünümünde, ama eğer yaşıyorsam.
Senin ve sesinin vurgusu, bakışların ve bakışlarının ışıltıları
Senin kokun ve saçlarının kokusu ve daha birçok şey yine de yaşayacaktır bende,
Bende ki ben ne Ronsard’ım ne Baudelaire,
Ben ki Robert Desnos’um, seni sevmek için
Ve şu aşağılık yeryüzünde yaşamışlığıma başka bir ün eklemek istemeyen ben.
Robert Desnos
(Türkçesi: Eray Canberk)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


