Niçin duralım kalbim
Mademki durmuyor savaş
Hayat bir ırmaktır akıyor işte
Yollar bile taşımıyor yükü
Korka korka uçuyor kuşlar
Vınlayan mermiler arasında
…
Yine namlularla çevrildin kalbim
Ne önleyebildin ne karşı durdun
Çevirdin şiiri aşk yönlerine
Gel kucakla kalbim kuşat gülleri
Bir bahardır yine yağmur yağıyor
Öpüyorlar damlalar yüzlerini gözlerini
Bir ibadet gibi beklerim burada
Yine hiç bakmadan geçer sevgili…
Osman Sarı
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
osman sarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
osman sarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ekim 2014
24 Ağustos 2014
Hüzün Şiiri
Çöl çöl olmuş kalbimiz bir hal olmuş bize
Şam nerede bu akşam bir hal olmuş bize
Yağmalanmış kalbimin ülkesi Kudüs
Filistin ve Endülüs bir hal olmuş bize
Buhara nerede ey baharı unutmuş kalbim
Şam nerede bu akşam bir hal olmuş bize
Sürülmüş sahipleri canım İstanbul’un
Tükenmiş gurbetlerde bir hal olmuş bize
Kurumuş ta içerden İstanbul çeşmeleri
Kalmamış bir damla su bir hal olmuş bize
Bizlere sunulmuş gerçi şarabı kevser
Nerdedir içenleri bir hal olmuş bize
Sen niçin susmaktasın ey şiiri şairin
Bu zulüm boğmuş bizi bir hal olmuş bize
Önümüzde uçuşan sayfaları tarihin
Savrulmuş dört bir yana bir hal olmuş bize
Geride paramparça bir şiir coğrafyası
yıkılmış viran olmuş bir hal olmuş bize
Çıkmaz olmuş nerdedir kahraman dergilerin
Kahraman sayfaları bir hal olmuş bize
Öpsek yeridir hüzünlü gözlerinden
Narin minarelerin bir hal olmuş bize
Kan gölleri içinde şimdi Filistin gülleri
Kapanmış Kudüs yolları bir hal olmuş bize
Derin uykular tutmuş bizi ey
Dağlar gürleyin bir hal olmuş bize
Ey bizi bekleyip bekleyip hüzünlenen çağ
Bir hal olmuş bize bir hal olmuş bize
.
Osman Sarı
Şam nerede bu akşam bir hal olmuş bize
Yağmalanmış kalbimin ülkesi Kudüs
Filistin ve Endülüs bir hal olmuş bize
Buhara nerede ey baharı unutmuş kalbim
Şam nerede bu akşam bir hal olmuş bize
Sürülmüş sahipleri canım İstanbul’un
Tükenmiş gurbetlerde bir hal olmuş bize
Kurumuş ta içerden İstanbul çeşmeleri
Kalmamış bir damla su bir hal olmuş bize
Bizlere sunulmuş gerçi şarabı kevser
Nerdedir içenleri bir hal olmuş bize
Sen niçin susmaktasın ey şiiri şairin
Bu zulüm boğmuş bizi bir hal olmuş bize
Önümüzde uçuşan sayfaları tarihin
Savrulmuş dört bir yana bir hal olmuş bize
Geride paramparça bir şiir coğrafyası
yıkılmış viran olmuş bir hal olmuş bize
Çıkmaz olmuş nerdedir kahraman dergilerin
Kahraman sayfaları bir hal olmuş bize
Öpsek yeridir hüzünlü gözlerinden
Narin minarelerin bir hal olmuş bize
Kan gölleri içinde şimdi Filistin gülleri
Kapanmış Kudüs yolları bir hal olmuş bize
Derin uykular tutmuş bizi ey
Dağlar gürleyin bir hal olmuş bize
Ey bizi bekleyip bekleyip hüzünlenen çağ
Bir hal olmuş bize bir hal olmuş bize
.
Osman Sarı
24 Ağustos 2013
Kurşun Gazeli
Savaşa girdin kalbim bin yara aldı beni
Ne denli acı varsa aradı buldu beni
Seni bir bomba gibi taşımak bu göğüste
Bir Ebubekir kıldı bir Ömer kıldı beni
Kurmak bize düştü bu kalbi sökülmüş çağı
Buyruk en ağır yükün altına saldı beni
Atıldık kurşun gibi kentin alanlarına
Bir kaç put ve taş gördü birden irkildi beni
Parça parça bir yürek delik deşik bir bağır
Bir beş değil sevgili bin kurşun deldi beni
Bir de bakışlarındır kurşun gözlerin senin
Kılı kıpırdamadı el gördü geldi beni
Yine seni özlemek birikti bir dağ gibi
Ve yürüdü üstüme altına aldı beni
Bir katılık döşenmiş upuzun bulvarlara
Adım atar atmaz bir donma aldı beni
Böyle çıktım alana ve yürüdüm yürüdüm
Ne görebildi kimse ne anlayabildi beni
Ve put alanlarından geçtim İbrahim gibi
Bir savaş bildi beni bir eylem bildi beni
.
Osman Sarı
Ne denli acı varsa aradı buldu beni
Seni bir bomba gibi taşımak bu göğüste
Bir Ebubekir kıldı bir Ömer kıldı beni
Kurmak bize düştü bu kalbi sökülmüş çağı
Buyruk en ağır yükün altına saldı beni
Atıldık kurşun gibi kentin alanlarına
Bir kaç put ve taş gördü birden irkildi beni
Parça parça bir yürek delik deşik bir bağır
Bir beş değil sevgili bin kurşun deldi beni
Bir de bakışlarındır kurşun gözlerin senin
Kılı kıpırdamadı el gördü geldi beni
Yine seni özlemek birikti bir dağ gibi
Ve yürüdü üstüme altına aldı beni
Bir katılık döşenmiş upuzun bulvarlara
Adım atar atmaz bir donma aldı beni
Böyle çıktım alana ve yürüdüm yürüdüm
Ne görebildi kimse ne anlayabildi beni
Ve put alanlarından geçtim İbrahim gibi
Bir savaş bildi beni bir eylem bildi beni
.
Osman Sarı
01 Nisan 2012
Taş Gazeli
Taş taş değil bağrındır taş senin
Nereni nasıl yaksın söyle bu ateş senin
Bir katılıktır dinamit söker mi yürekleri
Başın bir kez bu kalbe çarpmasın ey taş senin
Kazmayı kayalara değil kalplere vur ey
Ferhat niçindir kırdığın bunca taş senin
Anne seninle bağrın döğer gider mi acı
Hanidir Ferhad'dan aldığın ders taş senin
Sen de mi taşla bir oldun ey sevgili
İşitmez oldun beni kalbin taşdan taş senin
Ölüm sendendir bana nedir taşlamak beni
Bana güldür çiçektir attığın her taş senin
Gözünü dikme taşa işte parça parçadır
Şimşektir bir bakışın dayanır mı taş senin
Deprem değildir dağı ve beni sarsan
Bir bakışın komaz taş üstünde taş senin
Niçin çıktın dağlara evren çöl oldu leyla
Topuğun öpmek için toz oldu dağ taş senin
II.
Taş taş değil bağrındır taş senin
Nereni nasıl yaksın söyle bu ateş senin
Ülkendir taş ve beton bu yanlışkent
Her gün bir yanın biraz daha taş senin
Taş alanlarıdır taş insanları taşır bir
Nereye gelsen ey aşk karşında bu taş senin
Uygarlık taşla taşımak çağlar üzre
Kolların bu denli güçlü müdür senin
Bir taş devridir ama bağışla beni
Niçin bunca geldim üstüne ey taş senin
Bir İbrahim bıçağı ikiye biçer taşı
Sevgili nasıl kırdı kutlu dişin taş senin
Ölüm bir kasırgadır çevirir seni beni
Nedir kucağında kocaman taş senin
III.
Bir bir yürürlükten kaldırılıp çürümüş devrimleri
En gürbüz bir devrimi dikmek yerine taş senin
Nereye koysam seni söyle ey yüreğim
Bir gün beni ele verir bu güçlü atış senin
Osman Sarı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



