Terk-i diyar ettim elveda seni
Sevdiğim sağlıkla kal şimden-geri
Aşkın ile yaktın bu can ü teni
Her zaman ağlattın bil şimden-gerü
Nar-ı aşkın ile kül oldum bittim
Ben seni kendime sadık yar sandım
Çok kahrını çektim gayrı usandım
Kafadarın olsun il şimden-gerü
Namerdi dilersen vasfına girmez
Ağlarım gözüme uykular girmez
Hakikatli yar dostsuza el vermez
Var başında sultan ol şimden-gerü
Kal benim sevdiğim huri isen de
Kişi-zade değil peri isen de
Yusuf-i Ken’an ın biri isen de
Yar senden el çektim bil şimden-gerü
Gel yeter cevrettin bari vur öldür
Gözlerimin yaşı bulanık seldir
Dertli gideceği düşman elidir
Düşmandan intikam al şimden-gerü
Aşık Dertli
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
Âşık Dertli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Âşık Dertli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Ağustos 2019
Kul Başına Âlemde Gelen Hükm-i Kaderdir
Kul başına âlemde gelen hükm-i kaderdir
Ol hükm-i kader bizlere mîrâs-ı pederdir
Ben hırsızı hırsız beni görmek ne mümkin
Görmez göze duymaz kulağa sor ne haberdir
Ben kapımı [kitler] yatarım el neme lazım
Çok il şugûlü zevkime gayet leke vardır
Lâ havle velâ kuvvete illâ hüve billâh
Aliyyi’il-azîm mümine her yerde siperdir
Mevtimde müneccim diye mensûbum olur
Taşları cavâhir[dir] anın toprağı zerdir
Yoldan geçen ervâhıma bir Fâtiha versin
Kim görse diye tek şu mezar Dertli mezardır
Âşık Dertli
Ol hükm-i kader bizlere mîrâs-ı pederdir
Ben hırsızı hırsız beni görmek ne mümkin
Görmez göze duymaz kulağa sor ne haberdir
Ben kapımı [kitler] yatarım el neme lazım
Çok il şugûlü zevkime gayet leke vardır
Lâ havle velâ kuvvete illâ hüve billâh
Aliyyi’il-azîm mümine her yerde siperdir
Mevtimde müneccim diye mensûbum olur
Taşları cavâhir[dir] anın toprağı zerdir
Yoldan geçen ervâhıma bir Fâtiha versin
Kim görse diye tek şu mezar Dertli mezardır
Âşık Dertli
12 Ekim 2016
Viran kalası hanede evlâd-ü ‘iyâl var
Gazeller
1
Yâri bil, ağyarı bil, aklın başında yâr iken
Fevt-i fırsat eyleme, fırsat yedinde vâr iken
Evvelâ Hak bâdehû devlet rizâsın hoş gözet
İltifât-ı hazreti Sultan Mecid derkâr iken
Âleme cûd-ü sehânı kimdir inkâr eyleyen
Gül gibi pertev salan hüsnünde şems izhâr iken
Gayre göstermek ne hacet de£ter-i a’mâlimi
Sen mürüvvet mâdeni sancakta defterdâr iken
Böyle dermân etmemek lâyık değildir şanına
Dergehinde Dertli-i bîçâreniz bîmâr iken
2
İkbâle zevâl erse ne var, sende kemâl var
Mağrûr-ı kemâl olma ki ardınca zevâl var
Heribir kişinin tâli’i devlette bir olmaz
Bir lokması yoktur ki yesin bunca ricâl var
Ahvâl-i perişanımı sormazsın efendim
Vallahi beyim boynuna bu işde vebal var
Bir başıma kalsam şehe, sultâna kul olmam
Viran kalası hanede evlâd-ü ‘iyâl var
Dûr olmayı ister mi kişi öz vatanından
Ey Dertli-i bîçâre bu esrarda ne hâl var
3
Getir sâkî mey-i engûru el tutmaz, ayak tutmaz
Anı zâhid yasak ettiyse aşk ehli yasak tutmaz
Çıkup kürsîye vâ’iz tahtalar dövme, guluv etme
Harâbât ehli zira pendine asla kulak tutmaz
Ne denlû ettim ıtlak der isen kâzibsin ey sofi
Bu nefs-i pîrezen’den hiç gönül geçmez, talak tutmaz
İlişmen Dertli-i bîçâreye derdiyle haşrolsun
Anı dünyâ-vü uıhrâ uğrular çalmaz, ulak tutmaz
4
Ok gibi hûblar beni yaydan yabana attılar
Bilmediler kadrimi ehven bahâya sattılar
ld-i vuslatta güzeller bûse ıkrâr ettiler
Vermediler hâsılı bu gönlümü aldattılar
Biri Şîrîn, biri Leylâ bu iki pâkızeler
Kâhkrn’le Mecnım’u dağdan, dağa atlattılar
Ol kara gözlü güzeli bulmağa iz kestiler
Kelb rakib ol şûhu da tavşan gibi kanlattılar
Gördüler Ferhâd-ü Kays efsâne-i aşkım benim
Ben gelince adları zîr-i zemine battılar
Hâniyâ vasf ettiğin dilber senin Salih deyu
Dün gece ol dilberi bir badeye oynattılar
Gördüm ol hûrı-sıfat ülfet eder ağyar ile
Hasedinden Dertli’yi toplar gibi patlattılar
5
Kande görsem nâzenîn gec gec nigâh eyler bana
Taht-ı zülfe gizleyip vechin siyâh eyler bana
Bûseler ikrar eder, durmaz sözünde, tiz döner
Mevlivî’dir sevdiğim hergün külah eyler bana
Zülfü leylimdir, Cemâl-i pâki yârin güdüzüm
Bir yüzün şems eyleyip bîrin de mâh eyler bana
Halk-ı âlem âşkla rüsvâlığım seyretseler
Kâfi olsa hâlimi gördükte âh eyler bana
Mülk-i dilde hükmeder sultânıdır ben Dertli’nin
Her ne cevretse vefâdır, pâdişâh eyler bana
Âşık Dertli
Kaynak: ismailhakkialtuntas
1
Yâri bil, ağyarı bil, aklın başında yâr iken
Fevt-i fırsat eyleme, fırsat yedinde vâr iken
Evvelâ Hak bâdehû devlet rizâsın hoş gözet
İltifât-ı hazreti Sultan Mecid derkâr iken
Âleme cûd-ü sehânı kimdir inkâr eyleyen
Gül gibi pertev salan hüsnünde şems izhâr iken
Gayre göstermek ne hacet de£ter-i a’mâlimi
Sen mürüvvet mâdeni sancakta defterdâr iken
Böyle dermân etmemek lâyık değildir şanına
Dergehinde Dertli-i bîçâreniz bîmâr iken
2
İkbâle zevâl erse ne var, sende kemâl var
Mağrûr-ı kemâl olma ki ardınca zevâl var
Heribir kişinin tâli’i devlette bir olmaz
Bir lokması yoktur ki yesin bunca ricâl var
Ahvâl-i perişanımı sormazsın efendim
Vallahi beyim boynuna bu işde vebal var
Bir başıma kalsam şehe, sultâna kul olmam
Viran kalası hanede evlâd-ü ‘iyâl var
Dûr olmayı ister mi kişi öz vatanından
Ey Dertli-i bîçâre bu esrarda ne hâl var
3
Getir sâkî mey-i engûru el tutmaz, ayak tutmaz
Anı zâhid yasak ettiyse aşk ehli yasak tutmaz
Çıkup kürsîye vâ’iz tahtalar dövme, guluv etme
Harâbât ehli zira pendine asla kulak tutmaz
Ne denlû ettim ıtlak der isen kâzibsin ey sofi
Bu nefs-i pîrezen’den hiç gönül geçmez, talak tutmaz
İlişmen Dertli-i bîçâreye derdiyle haşrolsun
Anı dünyâ-vü uıhrâ uğrular çalmaz, ulak tutmaz
4
Ok gibi hûblar beni yaydan yabana attılar
Bilmediler kadrimi ehven bahâya sattılar
ld-i vuslatta güzeller bûse ıkrâr ettiler
Vermediler hâsılı bu gönlümü aldattılar
Biri Şîrîn, biri Leylâ bu iki pâkızeler
Kâhkrn’le Mecnım’u dağdan, dağa atlattılar
Ol kara gözlü güzeli bulmağa iz kestiler
Kelb rakib ol şûhu da tavşan gibi kanlattılar
Gördüler Ferhâd-ü Kays efsâne-i aşkım benim
Ben gelince adları zîr-i zemine battılar
Hâniyâ vasf ettiğin dilber senin Salih deyu
Dün gece ol dilberi bir badeye oynattılar
Gördüm ol hûrı-sıfat ülfet eder ağyar ile
Hasedinden Dertli’yi toplar gibi patlattılar
5
Kande görsem nâzenîn gec gec nigâh eyler bana
Taht-ı zülfe gizleyip vechin siyâh eyler bana
Bûseler ikrar eder, durmaz sözünde, tiz döner
Mevlivî’dir sevdiğim hergün külah eyler bana
Zülfü leylimdir, Cemâl-i pâki yârin güdüzüm
Bir yüzün şems eyleyip bîrin de mâh eyler bana
Halk-ı âlem âşkla rüsvâlığım seyretseler
Kâfi olsa hâlimi gördükte âh eyler bana
Mülk-i dilde hükmeder sultânıdır ben Dertli’nin
Her ne cevretse vefâdır, pâdişâh eyler bana
Âşık Dertli
Kaynak: ismailhakkialtuntas
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


