Mehmet Şahin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mehmet Şahin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

08 Nisan 2012

Yoksun Ya

Sen yoksun ya, denize düşüyor martılar.
Sıcak bir kurşun gibi çıldırasıya gideceğim;
Kim ölür diye düşünmeden,
Ölümüm, kimin son nefesinde yaşam bulur,
ve ben daha kaç kez geberirim gitmeden?..

Güller karanlık ağlar!
Sabahlar uyanmadı sensizliğe,
Küflenmiş bekleme salonları gibi yerli yersiz ihtiyar;
ömürlerce beklemiş bir çift göz gibi...
ve bir bank yalnızlığı var şehrimin göğüs cebinde;
Kollarını sıvamış bir yakamoz,
Akşamdan kalma birkaç yıldız var gökyüzünde...

Bu ne ıssız tesadüf böyle!
Sen bir an aklımdan çıkınca, özlemiyoruz birbirimizi, ikimiz de;
ikimizin de aklına gelmiyor hiçbirimiz...
Söyle;
Bu ne vicdansız gidiş,
Bu ne haince bekleyiş böyle.

Papatyaları da sen mi kopardın?
Gülleri sen mi yoldun gözlerinden?
Gidişlerin sende kalsın;
Gülüşlerin nerde?
Sen yoksun ya, kalbimin üzerine ceketimi koyacağım;
Gelen yerleşmesin
Hani sen yoksun ya, şehrim dağınık, duvarlar yok...
Soğuk sararıyor biraz,
perdeler tutuşuyor, pencereler biraz kırık,
sesimin geri kalanını cebime koyuyorum,
özlediğim yeter; Dön artık!..

Mehmet Şahin