Mustafa Akar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mustafa Akar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2013

Trenler De Gecikir

İnsan sessizlikte ve asansörlerde yaşlanmıyor
Bizim için cennetten yer ayırtacak diye uğurluyorsun ölüleri
İnsan haksızlığı ve atların titreyişini sevmiyor
Çünkü tatlı tatlı yaşlanmanın da keyfi yok
Kimsenin kimseye aşkı
Ortadoğu’da planları altüst etmiyor

Mermisini evde unutmuş avcının şaşkınlığı
Namlunun ucundaki kuşun hakikatine kader
Üzülme sen en güzel yarının bir öncesisin
Sen en kötü günün ta kendisisin
En güzel gün gelmeden
Asla şiir sevmemelisin

Sen şiir seversen uçaklar hakikate düşer
Sen hepimizin yağmuru olsan seni sevmezdik
Kimsenin yağmuru kimsenin sevgisine göre değil zaten

Annen çaya tek şeker atardı
Çayın bile çığlığını öpsün diye
Yüzü yere bakan dağları gösterirdi sana
İncinmiş iki çirkin haydut olurduk
Misafire çam kokulu ve süslü yorganlar çıkartan
Taşra kadınlarını anlatmak istemek, şiirdir

Sus ve en kırgın ismini sakla herkeslerden
Daha büyümeye niyetlenmemişsin
Tali yolları kullanıyorsun, iyi
Sana suyu hıfzetmek
Bana apansız, bana gücenik belalar kaldı

Yer yatağındaki tarağı erkeğin akrep sanılır
Sen ki kayıp kafiyeyi arama
Hasan’la Hüseyin’e devam et
Vefadır adı bunun
Trenler gecikirse, görüşürüz

Mustafa Akar

                                              

07 Eylül 2013

Planör

sana uçak alamıyorsam türkiye ekonomisi kötü gidiyor demektir
ama düşün ve unut hemen şimdi, bisiklet ölüme inandırmaz insanı
sana uçak almak da istemem, motorların sesindeki aldatır bizi

kekeleyen acil iniş çağrısı kesinkes devrimdir
yanlış durakta inmiş iki eski dost olabiliriz, buysa çok güzel
odalara sığamazsak kardeşlik ne güne duruyor
ürpermek ebediyettir, kaç buradan
şizofreni hırkaları dikiyor mühendisler son hızla
giyince unutuyorsun, ben de kendimde bir şey var sanırdım
bir şey, kaset kapaklarını şenlendiren sezen resmi gibi ayıp
depresyon fırkası buna inanıyor
sonbaharla gelen melankoli üzülmeni istemiyor
sana saçlarını tara dersem rüzgarda atlılar geliyordur
ay karanlıkta incecik ve çok acayip, deli olursun
benim suskunluğuma katılırsan bunun da bir anlamı olur
ey çocukluğumdan kalma altıpatlarlar
ey atasözü söyleyen kadınlar birden yaşlanırlar
çık da gel, kibirli ve çok kabahatli
yalnız yürürken yakışıklı, geberesiye hora tepmek isteyen ben
sen benle çıkart şu güzelliğini, çok fazla
çok fazla kaldır at saçlarını sevinmek için, çıldırasıya kitap okumak için
alabildiğine yeryüzünün kardeşi avuçlarımdaki ter, bakışlarımdaki bozgun
sana sevgimi grafikle anlatacağım artık
unutulmak için bile üşeniyorum şimdilerde
dünya resmen normal değil, bana inanma
ama şuna inan
aşağıdaki grafiğe bakan olayı anlayacaktır, diyorsa birileri
tamam, hepimiz delirmişiz
hepimiz başlığı yanlış okumuşuz demek ki
pe sayısı, pi sayısı
lan bana ne deme
ör sen saçlarını
uçakları yüksele yüksele
batan bir dünyaya uzat yine de saçlarını
eski karizmam yerine gelirse bir bilet alırız, tek gidiş
dönemezsek, türkiye tarihi acıları ansiklopedisinde bir madde verirler bize
biri esmerdi, şair
birinin saçları uzamış da uzamış

karma ekonominin baş belası iki anarşist yaşamış
Mustafa Akar


23 Ekim 2012

Sabahın Bir Yerinde

Ölen bir kişinin son bakışıyla bakmak dünyaya
Yaşamanın büyük bir şaka olduğunu anlamak
Allah büyüktür der ve susarım, buraya kadardır cümlem
Elmanın tadında bile az sonra öleceğini anlamak

Elleriyle yüzüme başıma çizen o başlangıç hissi
Şakaklarımda ne ıssızlık vardır artık ne de o günaydınlar
Bak, dünya serçe şarkıları ezberliyor, bir bak
Yetim bir çocuğun babasız geçirdiği ilk günden başlıyor sanki

Ben hep dünyaya teğet geçtim, dünya daha gençti
Ömer’in huzurunda okuyacak adaletli bir şiirim olsun istedim
Yüzümle ellerimi yıkadım ve duydum ki evren çok küçüktür
Bir parmak bile tespihte üç tane eder değil mi İbrahim abi

Daha ölmeyen kişi bir fazlalık mıdır dünyada
Bunu bir yerlerden duymuştum sonra unuttum sandım
Yaşamak, sürekli bir köprüden geçme hissi aslında
Karşıya geçince, geçtiğim karşılarda ben yokmuşum hissi

Sabahın bir yerinde ya da
Bir LamElif gibi yalnızız kitabın ortasında

Mustafa Akar