| İnsan sessizlikte ve asansörlerde yaşlanmıyor Bizim için cennetten yer ayırtacak diye uğurluyorsun ölüleri İnsan haksızlığı ve atların titreyişini sevmiyor Çünkü tatlı tatlı yaşlanmanın da keyfi yok Kimsenin kimseye aşkı Ortadoğu’da planları altüst etmiyor Mermisini evde unutmuş avcının şaşkınlığı Namlunun ucundaki kuşun hakikatine kader Üzülme sen en güzel yarının bir öncesisin Sen en kötü günün ta kendisisin En güzel gün gelmeden Asla şiir sevmemelisin Sen şiir seversen uçaklar hakikate düşer Sen hepimizin yağmuru olsan seni sevmezdik Kimsenin yağmuru kimsenin sevgisine göre değil zaten Annen çaya tek şeker atardı Çayın bile çığlığını öpsün diye Yüzü yere bakan dağları gösterirdi sana İncinmiş iki çirkin haydut olurduk Misafire çam kokulu ve süslü yorganlar çıkartan Taşra kadınlarını anlatmak istemek, şiirdir Sus ve en kırgın ismini sakla herkeslerden Daha büyümeye niyetlenmemişsin Tali yolları kullanıyorsun, iyi Sana suyu hıfzetmek Bana apansız, bana gücenik belalar kaldı Yer yatağındaki tarağı erkeğin akrep sanılır Sen ki kayıp kafiyeyi arama Hasan’la Hüseyin’e devam et Vefadır adı bunun Trenler gecikirse, görüşürüz |
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
Mustafa Akar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mustafa Akar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Ekim 2013
Trenler De Gecikir
07 Eylül 2013
Planör
sana uçak alamıyorsam türkiye ekonomisi kötü gidiyor demektir
ama düşün ve unut hemen şimdi, bisiklet ölüme inandırmaz insanı
sana uçak almak da istemem, motorların sesindeki aldatır bizi
ama düşün ve unut hemen şimdi, bisiklet ölüme inandırmaz insanı
sana uçak almak da istemem, motorların sesindeki aldatır bizi
kekeleyen acil iniş çağrısı kesinkes devrimdir
yanlış durakta inmiş iki eski dost olabiliriz, buysa çok güzel
odalara sığamazsak kardeşlik ne güne duruyor
ürpermek ebediyettir, kaç buradan
şizofreni hırkaları dikiyor mühendisler son hızla
giyince unutuyorsun, ben de kendimde bir şey var sanırdım
bir şey, kaset kapaklarını şenlendiren sezen resmi gibi ayıp
depresyon fırkası buna inanıyor
sonbaharla gelen melankoli üzülmeni istemiyor
sana saçlarını tara dersem rüzgarda atlılar geliyordur
ay karanlıkta incecik ve çok acayip, deli olursun
benim suskunluğuma katılırsan bunun da bir anlamı olur
ey çocukluğumdan kalma altıpatlarlar
ey atasözü söyleyen kadınlar birden yaşlanırlar
çık da gel, kibirli ve çok kabahatli
yalnız yürürken yakışıklı, geberesiye hora tepmek isteyen ben
sen benle çıkart şu güzelliğini, çok fazla
çok fazla kaldır at saçlarını sevinmek için, çıldırasıya kitap okumak için
alabildiğine yeryüzünün kardeşi avuçlarımdaki ter, bakışlarımdaki bozgun
sana sevgimi grafikle anlatacağım artık
unutulmak için bile üşeniyorum şimdilerde
dünya resmen normal değil, bana inanma
ama şuna inan
aşağıdaki grafiğe bakan olayı anlayacaktır, diyorsa birileri
tamam, hepimiz delirmişiz
hepimiz başlığı yanlış okumuşuz demek ki
pe sayısı, pi sayısı
lan bana ne deme
ör sen saçlarını
uçakları yüksele yüksele
batan bir dünyaya uzat yine de saçlarını
eski karizmam yerine gelirse bir bilet alırız, tek gidiş
dönemezsek, türkiye tarihi acıları ansiklopedisinde bir madde verirler bize
biri esmerdi, şair
birinin saçları uzamış da uzamış
23 Ekim 2012
Sabahın Bir Yerinde
Ölen bir kişinin son bakışıyla bakmak dünyaya
Yaşamanın büyük bir şaka olduğunu anlamak
Allah büyüktür der ve susarım, buraya kadardır cümlem
Elmanın tadında bile az sonra öleceğini anlamak
Elleriyle yüzüme başıma çizen o başlangıç hissi
Şakaklarımda ne ıssızlık vardır artık ne de o günaydınlar
Bak, dünya serçe şarkıları ezberliyor, bir bak
Yetim bir çocuğun babasız geçirdiği ilk günden başlıyor sanki
Ben hep dünyaya teğet geçtim, dünya daha gençti
Ömer’in huzurunda okuyacak adaletli bir şiirim olsun istedim
Yüzümle ellerimi yıkadım ve duydum ki evren çok küçüktür
Bir parmak bile tespihte üç tane eder değil mi İbrahim abi
Daha ölmeyen kişi bir fazlalık mıdır dünyada
Bunu bir yerlerden duymuştum sonra unuttum sandım
Yaşamak, sürekli bir köprüden geçme hissi aslında
Karşıya geçince, geçtiğim karşılarda ben yokmuşum hissi
Sabahın bir yerinde ya da
Bir LamElif gibi yalnızız kitabın ortasında
Mustafa Akar
Yaşamanın büyük bir şaka olduğunu anlamak
Allah büyüktür der ve susarım, buraya kadardır cümlem
Elmanın tadında bile az sonra öleceğini anlamak
Elleriyle yüzüme başıma çizen o başlangıç hissi
Şakaklarımda ne ıssızlık vardır artık ne de o günaydınlar
Bak, dünya serçe şarkıları ezberliyor, bir bak
Yetim bir çocuğun babasız geçirdiği ilk günden başlıyor sanki
Ben hep dünyaya teğet geçtim, dünya daha gençti
Ömer’in huzurunda okuyacak adaletli bir şiirim olsun istedim
Yüzümle ellerimi yıkadım ve duydum ki evren çok küçüktür
Bir parmak bile tespihte üç tane eder değil mi İbrahim abi
Daha ölmeyen kişi bir fazlalık mıdır dünyada
Bunu bir yerlerden duymuştum sonra unuttum sandım
Yaşamak, sürekli bir köprüden geçme hissi aslında
Karşıya geçince, geçtiğim karşılarda ben yokmuşum hissi
Sabahın bir yerinde ya da
Bir LamElif gibi yalnızız kitabın ortasında
Mustafa Akar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


