e-kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
e-kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2016

Güvercin Gerdanlığı Blog Arşivi 14000 Sayfalık e-kitap

Güvercin Gerdanlığı blog arşivini (125 MB) lık e-kitaba dönüştürdüm. İlgilenenler Pdf olarak aşağıdaki linkten bilgisayarlarına indirebilirler. Yaklaşık 15.000 sayfada 7.000 metin paylaşılmıştır. İçerisinde Türk ve Dünya edebiyatından 1.600 şaire ait 6.000 şiir bulunmaktadır. Diğer 1.000 paylaşımda çoğunlukla edebi eserlerden seçilmiş metinlerden oluşmaktadır. İndeks bölümü 188 sayfa olup, verilen linklerden istenen paylaşıma ulaşabilirsiniz.


https://drive.google.com/file/d/0B7qBZYNqtrrrZ0FmVklyeE5xQWs/view?usp=sharing


01 Mart 2015

E-kitap pazarı hareketleniyor

Türkiye dijital yayıncılık sektörüne mesafeli duran ülkelerden olsa da bu alanda son dönemlerde ‘yerli’ gelişmeler yaşanıyor. Bağımsız yazarların kendi kitaplarını doğrudan yayınlayabilecekleri bir platform olan Publitory, Can Yayınları’nın e-kitapları basılı kitabın yarısına satışa sunduğunu duyurması ve Calibro adlı ‘yerli’ e-kitap okuma cihazı, sektörü hareketlendirdi.

Türkiye, yayın dünyası dijital yayıncılık ile arasındaki bağı kuvvetlendirmeye başladı. Yeni teknolojiler ve e-kitap platformları sektörü hareketlendirirken, yeni bir okur ve yazar tipi de yükseliyor. Yayın dünyası yerli bir bireysel yayıncılık platformu ile tanıştı: Publitory (www.publitory.com). Kendini “bağımsız yazarların kendi kitaplarını doğrudan yayınlayabilecekleri bir özyayıncılık platformu ve topluluğu” olarak tanımlayan bu yeni mecrada yazar, yayıncılık gömleğini de giyiniyor. Kitabını doğrudan site üzerinde yazıp yayına hazır hale getirebilen bu yeni yazar tipi özellikle Avrupa ve Amerika’da yükselen ve en çok kazanan yazarlar arasında iken yerli malı bir mecra olan Publitory ülkemizdeki bu boşluğu doldurmayı hedefliyor.

Dijital yayıncılık sektöründe e-kitapların satış fiyatı uzun süredir, okuru mutlu edecek bir seyirde ilerlemiyordu. Maliyetinin düşük olmasına rağmen, yayıncıların bu kitapları neden yüksek fiyata sattığı eleştirileri sürekli gündeme gelirken, geçtiğimiz günlerde dijital yayıncılık pazarında önemli bir gelişme yaşanmıştı. “Aynısının Yarısı!” sloganıyla yola çıkan Can Yayınları e-kitapları, basılı kitabın yarı fiyatına satışa sunulmaya başlandı. Yayıncılık dünyasında senelerdir büyük bir tartışma konusu olan ve birçok okurun e-kitaba karşı mesafeli durmasındaki ana etmenlerden biri haline dönüşen bu fiyat süreci Can Yayınları’nın bu yeni kampanyasıyla pazarı daha da hareketlendirecek. Türkiye’deki öteki büyük yayıncıları da tetiklemesi beklenen bu karar, okurun dijital yayıncılığa karşı olan ilgisini artıracak gibi görünüyor.

YAYINCILARIN MAZERETLERİ AZALIYOR

Yayınevlerinin e-kitaba uygulayacakları fiyat politikası tamamen kendilerine has bir yaklaşım. Bu konuda belirlenmiş ortak bir anlayıştan söz etmek mümkün değil. Okurun beklentisini karşılamayan bu yüksek rakamlara karşı yayıncıların da kendilerine göre gerekçeleri var. Uzun süre, ülkedeki pek çok yayıncının dile getirdiği yüksek vergilendirmeler, dijital alanda üretime bir engel olarak sunuluyordu. Fakat, 2013’ün Aralık ayında Bakanlar Kurulu kararına göre, elektronik kitap ve benzeri yayınların elektronik ortamda satışında uygulanacak KDV oranı, 1 Aralık’ta yüzde 18’den 8’e düşürüldü. İndirimle birlikte basılı kitap ile e-kitabın vergi oranı eşitlenmiş oldu. Bu adımla yayıncıların vergi bahanesi bir nebze de olsa ortadan kalktı. Fakat, bu indirimi diğer Avrupa ülkeleriyle kıyasladığımızda çok da büyük bir gelişme olmadığını dile getirmek lazım.

Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Murat Gülsoy, yayıncıların yüksek rakamlarını şifreleme şirketlerine ödenen paraya bağlıyordu, zira e-kitabın kopyalanmasını ve paylaşılmasını engellemek için çok ciddi bir para ödenmekte. Sel Yayıncılık Genel Yayın Yönetmeni İrfan Sancı ise bu anlayışı yayıncının elektronik kitabı basılı kitaba rakip olarak görmesinin neden olduğuna dikkat çekiyordu.

Küresel e-kitap pazarı hızla büyüyerek gelecek vaat ederken, dijital okuma eylemini okurlara sunan ‘yerli’ e-kitap okuyucuları da bu sektörün yeni aktörlerinden. Geçtiğimiz ekim ayında online kitap satış sitesi www.babil.com ile birlikte kurulan ve Libronet bünyesinde faaliyet gösteren Calibro, e-kitap cihazları arasında kendine yer edinmeye çalışıyor. Calibro, Türkiye’de 10 civarında olan e-kitabı,  bu yıl sonunda 50 bine çıkartmayı hedefliyor. Özyayıncılık platformu, Calibro ve Can Yayınları’nın bu indirim atağından sonra dijital yayıncılık pazarının daha da farklı bir döneme girdiğini söyleyebiliriz, zira e-kitabın tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kendine bir yer edinmesi için e-kitaba mesafeli durmayan yayıncılara büyük sorumluluk düşüyor.

Musa İğrek / Zaman Gazetesi

20 Eylül 2014

Baba Bu Kitap Sana (Baba Şiirleri Antolojisi)

Baba Bu Kitap Sana
(Babalar İçin Şiirler) İnceleme Antoloji
Cevat Akkanat
Odunpazarı Belediyesi / 2004

Eseri aşağıdaki linki kullanarak indirebilirsiniz.

https://drive.google.com/file/d/0B7qBZYNqtrrrdm5CdEI0VlhieFU/edit?usp=sharing


08 Mart 2014

Anaflaksi: Allerjik Şok

ANAFLAKSİ: ALLERJİK ŞOK

TANIM:
Alerjinin en korkulan, en ağır ve tehlikeli şekli olan anaflaksi, vücudun tümünü ilgilendiren yaygın alerjik reaksiyonlara bağlı olarak gelişir. Anaflaksi, alerjik şok ismiyle de bilinir; erken tanınıp acil olarak tedavi edilmediğinde kişiyi şok ya da ölüme kadar götürebilir. Gazetelerde okuduğumuz Penisilin iğnesi yapıldı, yaşamını yitirdi veya Arı sokmasından öldü... gibi olayların nedeni hep anaflaksidir. Ülkemizde her yıl ortalama olarak 100 kişinin anaflaksiden dolayı yaşamlarını yitirdikleri söylenebilir.

ANAFLAKSİNİN SEBEPLERİ:
Anaflaksiye sebep olabilen pek çok madde vardır:

İlaçlar (penisilin, sefalosporin ve diğer antibiyotikler; aspirin, ağrı kesici ve romatizma ilaçları, lokal anestezikler, röntgen çekilirken kullanılan kontrast maddeler...)

Serumlar ve aşılar

Kan ve kan ürünleri

Yiyecekler (Yumurta, süt, domates, fıstık, deniz ürünleri...)

Yiyeceklere konan katkı maddeleri

Bozulmayı önleyici maddeler (Sülfitler)

Renklendiriciler (Tartrazin)

Tat vericiler (Glutamat)

Fiziksel etkenler: Egzersiz, soğuk

Çeşitli maddeler: Lateks, sperm

ANAFLAKSİNİN BELİRTİLERİ:
Anaflaksi, kişinin duyarlılığına ve alınan alerjenin miktarına göre değişik tablolara neden olur. Başta deri, alt ve üst solunum yolları, dolaşım ve sindirim sistemi olmak üzere pek çok organ sistemine ait belirtiler ortaya çıkar.
Anaflaksi, çok ani olarak ortaya çıkan bir durum olduğu için sadece doktorlar tarafından değil, herkesçe bilinmesi, tanınması ve ilk acil müdahalenin hemen yapılması, hastanın yaşamının kurtarılması bakımından çok önemlidir. Alerjenin alım yolu ve vücuda giriş hızı da anaflaksinin ağırlığını belirleyen önemli faktörlerdir. Mesela, penisilin iğnesi penisilin hapına göre çok daha ağır bir anaflaksiye yol açar!
Anaflaksi belirtileri, alerjenle karşılaşıldıktan hemen birkaç dakika sonra başlar, 15-20 dakikada zirveye çıkar ve 1 saat içinde de azalmaya yüz tutar. Anaflaksi, bazı kişilerde belirtiler tamamen kaybolduktan 8-24 saat sonra tekrarlayabilir. Bu nedenle, anaflaksi saptanan bir kişinin en azından 24 saat süreyle doktor gözetimi altında kalması gerekir.

ANAFAKSİNİN GELİŞİMİ VE TEHLİKE SİNYALLERİ:
Anaflakside, solunum ve dolaşım sistemini ilgilendiren belirtiler ciddi bir krizin işaretleridir.
Solunum sistemi belirtileri: Burunla ilgili olarak kaşıntı, su gibi akıntı, hapşırma, burun tıkanıklığı... gibi belirtiler vardır. Ses tellerinin şişmesi (gırtlak ödemi), ses kısıklığı ve konuşma güçlüğü yaratabileceği gibi, bu darlığın çok fazla olması nefes alıp vermeyi güçleştirir, hatta tamamen imkansız kılar ve ölüme neden olur.
Bazı hastalarda ise astımlılarda olduğu gibi inatçı öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığı gelişir.Dolaşım sistemi belirtileri: Çarpıntı, düzensiz ve hızlı kalp atışları, göğüs ağrısı, baş dönmesi.. vardır. Kan basıncının düşmeye başlaması ciddi bir anaflaksinin habercisidir. Yaşlı hastalar kalp krizi de geçirebilirler.
Sindirim sistemi belirtileri: Karında kramp tarzında ağrılar, bulantı, kusma, karında şişkinlik ve gerginlik, ishal ortaya çıkar.
Diğer belirtiler: Bu sistemlere ait belirtilerden başka birçok hastada, terleme, idrar kaçırma, baş ağrısı, şuur bozukluğu, halüsinasyon.. görülür.
Anaflakside ölüm: Anaflakside ölüm nedeni gırtlak ödemi veya inatçı tansiyon düşüklüğü veya kalp krizidir.

ANAFLAKSİ TEDAVİSİ:
Anaflaksi çok acil bir durumdur. Kişiye hemen girişimde bulunulmadığı zaman kısa zamanda ölüme sebep olabilir. Bu sebeple, anaflaksi belirtileri saptanır saptanmaz bir taraftan en yakın doktor veya hastaneye ulaşılmaya çalışılırken, diğer taraftan yapılması gereken bazı işlemler vardır.

Alerjenin vücuda girdiği yer belli ise (Arı sokmasında olduğu gibi!), o bölgeye hemen turnike yapılarak zehirin kana karışması engellenir. Varsa, arının iğnesi çıkartılır.

Kişi sırtüstü yatırılır ve bacakları yukarı kaldırılır. Bu sayede beyin ve kalp gibi önemli organlara daha fazla kan gitmesi sağlanır.

Hasta sıcak tutulur.

Mümkünse oksijen verilir.

Anaflakside yaşam kurtarıcı ilaç ADRENALİNdir. 1:1000lik adrenalin, 0,3-0,5 ml dozunda 20 dakika arayla cilt altına zerk edilir.

Anaflaksi tedavisinde yararlanılan diğer ilaçlar kortizon ve antihistaminiklerdir. Astım krizi belirtileri olan hastalara bronş spazmını azaltan nefes açıcı ilaçlar da verilmelidir.

Kan basıncı düşük olan hastalara hem kan basıncını yükselten ilaçlar (vazopressörler) hem de damar yoluyla sıvı uygulanır.

Gırtlak ödemi nedeniyle asfiksi (boğulma) belirtileri gösteren hastalara nefes alabilmeleri için acil trakeostomi (ana nefes borusuna dışarıdan delik açılması) gerekir.

ANAFLAKSİDEN KORUNMA:
Daha önce anaflaksi geçirmiş olanlar, durumlarını bildiren bir kart veya künye taşımalıdırlar.

Anaflaksi nedeniyle ölüm tehlikesi atlatanların yanlarında sürekli olarak adrenalin bulundurmaları gerekir. Bu kişilere adrenalini hangi durumda, nasıl uygulayacakları da öğretilmelidir.

Anaflaksiye neden olan etkenlerden (ilaç, yiyecek...) uzak kalınmalıdır.

Anaflaksi tanımlayan hastalara iğne şeklindeki ilaçlardan çok hap veya şurup verilmelidir.

Anaflaksi tanımlayan hastalara ß-bloker sınıfı ilaçlar verilmemelidir.

En azından 24 saat süreyle doktor gözetimi altında kalması gerekir.


Prof.Dr. Ahmet Rasim Küçükusta


Her yaşta olabilir
Ani başlangıçlı ve hızlı seyirlidir.
Tüm sistemleri etkileyebilir. Şiddeti : hafif ve kendini sınırlayıcı olabildiği gibi hızla ölüme yol açabilir


Çoğu hastalık için hekimin düşünme, tahlil isteme, sonuçlarını görme ve karar verme şansı bulunurken; anafilaksi söz konusu ise bunlar önemini yitirir.


Genellikle tetikleyici etkenle karşılaştıktan sonra 5-30 dk içinde gelişir.
Ağız yolu ile alınan bir etken ise bu süre 2 saate kadar uzayabilir.


Alerjik Aciller-Reçete Günleri
Olgularla

Prof. Dr. Aytül Z. Sin
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
İç Hastalıkları Anabilim Dalı
Alerji ve İmmünoloji BD

https://docs.google.com/presentation/d/1wTmyWbaEMMbAQDXOtnZY6sXJ2VAx8lnenzcrbMQnNBQ/edit?usp=sharing