Bir gözyaşı gözüktü gözlerinde düşmek üzere
Ve benim dudaklarımda bir özür dileme.
Gururla konuştu o ve gözyaşını sildi
Ve söz benim dudaklarımdan gitti.
Ben kendi yoluma giderim şimdi ve o kendi yoluna
Fakat düşündüğümüz zaman aşkımız konusunda,
Ben,“o gün ne diye çenemi kapattım?” derim bugün bile
Ve o der “Ben ağlamadım ne diye?”
Bir kadın zehirledi benim ruhumu, başka bir kadın zehirledi vücudumu; hiçbiri gelmedi aramaya beni, suçlamam onların hiçbirini.
Dünya yuvarlak olduğundan, dünya bir eksen etrafında döner. Yarın bu zehir dönerek eğer, zehirlerse nöbetleşe, kim suçlayabilir beni? Verebilirmiyim bana verilenden daha iyisini?
o kara kırlangıçlar dönecek balkonuna yuvalarını asmaya, ve oynaşırlarken, kanatları yeniden çarpacak camlarına; ama senin güzelliğinle benim mutluluğumu seyretmek için uçuşlarına ara verenler, hani adlarımızı da bilenler... işte onlar... dönmeyecekler!
bahçendeki o gür hanımelleri dönecek duvarlara tırmanmak için, ve daha güzel kokularla yeniden açacaklar akşamleyin;
ama kırağı çalıp da donanlar, günün gözyaşları gibi, üzerinden titreyen çiğ tanecikleri dökülenler... işte onlar... dönmeyecekler!
o yakan sevda sözleri dönecek kulaklarında çınlayarak; ve kalbin uyanacak yeniden o derin uykusundan;
ama tanrının huzurunda diz çökmüş, sessizce yakaran insanlar gibi, tıpkı benim seni sevdiğim gibi... hiç kimse seni bir daha öyle sevmeyecek!