07 Mayıs 2022

Kadersiz

O gidiyor gevşek ve titrek adımlarla 
O gidiyor, elinde eski bir bavul 
Kar başladı ve derin bir gece yeni başlıyor 
O işin sonunu böyle bir başlangıca bağladı

O gidiyor, ama nereye? Bir dostun semtine mi? 
Bir misafirhaneye mi? Ya da akrabalarının yanına mı? 
Acaba kim hiçbir şey söylemeden kabul edecek 
Onun böylesi karışıklığını, şaşkınlığını, perişanlığını? 

Onun her adımındaki uzunluk bir cadde kadar 
Tereddütler içinde yüz hikâye bırakıyor yere 
Uyurgezer gibi istemeden yürüyen beden 
Bir dükkânın tezgâhına geçiyor 

Camlarda perişan görüntüsü beliriyor 
Gece renkli saçlarına çöken karla birlikte 
O tatlı düğün gününü akla getiriyor 
Siyah saçlarında tül gibi duran kar 

O gün, o çiçek, o tüy ve danteller arasında 
Beyaz teni, şirin dudağı büyüleyiciydi 
Coşku ve mutluluk içinde göz açıp kapayıncaya kadar 
Adı deftere yazıldı eşinin adının yanına

Ertesi gün küçük aşk yuvasında 
Yüksek arzularıyla bir kadın oldu 
Çabaladı, koşturdu, emek verdi 
Ve o yuva, aydınlık ve yüksek bir saray oldu 

Onun dünkü eşi, bugün başka bir adamdır 
Sermaye ve kar sayesinde yüzlerce gümüş tenlinin taptığıdır 
Ama şunu kim bilir ki bu kadın 
Onun yanı başında çalışmaktan bir an bile geri durmamıştır 

O adam ve o yüksek (köşk) ev, o sıcak kalp 
Bugün kapılarını onun yüzüne kapalı tutar 
Yarın başka bir kadın dantelli elbiseyle 
Onun dünkü evine adım atacak 

Zengin adamın bu dul karısı 
Kanunun kör gözünün önünde durmuş (beklemekte) 
Servetinden, malından, nikâh ve nikâh akçesi olarak 
Kanun onun eline birkaç metelik koymuş 

Ey sıcak yuvalar ve sevgi dolu gönüller 
Köşelerimizin birinde bile ona yer yok 
Gözyaşlarıyla yıkanmış bu gözlerin temizliğinde 
Yarının kirinden başka bir şey yok

Sîmîn Bihbehânî

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder