Ana içeriğe atla

Gidiyor muyum Kaçıyor muyum?

İnsanlara hayal kırıklığı payı 
bırakmam gerektiğini öğreten
Mehmet Başkak'a


Ve ey saçı ak gönlü ak
Anneciğim pencerede ağlayan .
Ah biliyorum güç gelecek sizlere
Ama artık gitmek geliyor içimden
Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden
Dönüşü olmayan yerlere…

Ataol Behramoğlu


Ne vakit babamın yokluğuna gitsem
Babam bana bir şey diyor.

Birhan Keskin


Benim bunda kararım yok, ben burdan gitmeğe geldim
Bezirganem metaım çok, alana satmağa geldim

Yunus Emre


Gitme aşkım benim, bana sormadan
Bütün gece direndim uykuya
ama şimdi ağırlaştı göz kapaklarım
Uyurken seni kaybetmekten korkuyorum
Gitme…

Tagore


"Babamın yanına gitmek istiyorum."

Mehmet (yaş 8)


Gitmekle kalmak arasında kıpırdamayan gün,
katı bir saydamlık kalıbı.

Octavio Paz


Baba, bu film başlamadan bitmiştir, bunu unutma..
Baba…Ne olur gitme!….
Baba…Beni unutma…….

Ali Kınık


Şimdi şiirin burasında durup düşündüm de,
Hani sevmediniz , onu anladık da
Keşke diyorum;
Gitmeseydiniz..

Dilek Kartal


Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara…

Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey…
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Pakize Suda


kurtarmazmış öğrendim insanı şiir
bunu sindirerek gitmeliyim aşk’a ve kavgaya

Bünyamin Durali


Gitmek..Kendi suçunun bekçiliğini yapmaktır
mezar taşlarında.

Ali İhsan Atiş


belki de gitmektir aşk, sadece gitmek
avare bir kederi sarıp yaralarına
rüzgarın devirdiği bir ağaç gibi
köklerini sessizce bırakarak toprağa

Ayten Mutlu


Gitme yani
Bak, hobi lazımsa ben olurum hobi
Gitme
Bir daha söylemiycem

Bahadır Cüneyt Yalçın


Geçmedik belki, gitmedim belki ben
Sen orada uzaktan el sallarken
Rüzgâr sustu, dalgalar durdu
Ne çok gidiş, ne az ayrılış

Oruç Aruoba


Eyvah! senden ayrılıyorum dönmemek üzere bir daha.
Parçalanıyor kalbim söylerken bunları.
Göremeyeceğim bir daha bu gözleri,
duyamayacağım sesini N’olur Elvira, söyle
Gitmeden önce bir öpücük verecek misin bana.
Tek bir öpücük tüm yaşamım boyunca?

Giacomo Leopardi


Gönlüm ister gitmeyi cânâ bu mâtemhâneden
Korkarım ki gittiğim yer de olur ammâ garîb

Abdülbâki Gölpınarlı


Usandım boş yere hep gitmeler, gelmelerden;
Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden!

Necip Fazıl Kısakürek


Bazen gürültülü bir coşku anında
Bir şölende, geniş bir salonda
Aniden susup, gitmek zorunda olduğunu
Bilir misin?

Hermann Hesse


çünkü gitmek yeniden başlamaktır kendine
ve eksik kalan ne varsa…

Altay Öktem


kadının gitmesi gerekiyordu.
oturdu
şarap içti
sustu bir hayli

uzun baktı adama
anladı
acıdı içinde bir yer
usul usul ağladı

Ayten Mutlu


idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar
ölüme koşullanmış bütün davranışları
yorgun öksürükleri oturup kalkışları
yaşayıp durmaktan gizlice utanırlar
her gece artık gitmek vaktidir sanırlar

Attila İlhan


Gitmesün aşkın ki bir genc-i nihân elden gider
Bil ki sen gitsen yanımdan tende cân elden gider

Hatâyî (Şah İsmail Safevî)


giderim gitmesine lakin
oyuncaklarım kimin olacak
beş vakit tuttuğu anneciğimin
kollarım kimin, parmaklarım kimin olacak

Gülten Akın


Ana babası hayatta olan kişi onları bırakıp uzaklara gitmesin. Eğer gitmeye mecbursa, güzergâhı belli olsun ve dönüp geleceğinden şüphe ettirmesin.

Konfüçyüs


Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.

Özdemir Asaf


kalmakla gitmek arasındaki farkı bilse ne
bilmese ne
şen hayat yok
varsa sadece ölüm

Kenan Çağan


Ahmedin tâkati yok k’ede kapından seferi
Ayağı balı durur gidemez ey yâr dahi

Ahmet Paşa


Ama gerçek yolcular gitmek için giderler;
Yürekleri balonlar gibidir, hafifçecik,
Ve, niçin olduğunu bilmeden, derler,
Yazgıları önünde boyunları hep eğik.

Charles Baudelaire


Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru

Sunay Akın


Hiç değilse giderken içimden geçeceksin.

Veysel Çolak


Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken

Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

Ahmet Telli


inanmak istesem de
senin gidişin yalandır bende.

Birhan Keskin


“Ah, o gidiyor işte” dedi;
“Sessizce sevdiğim genç adam.”

Bense, kalıyorum güller ve
Sarı menekşelerle burada.
Nasıl da isterdim, bunları vermeyi oysa;
Artık, çok uzaklarda olan o delikanlıya.

Johann Ludwig Uhland


Biraz önce senin dağdan aşağı gittiğini gördüm 
Batan güneşin altında küçük kapıyı kapattım 
Gelecek ilkyazda elbet çayırlar yeşerecek yeniden
Ama bir daha dönecek mi uzaklara giden?

Wang Wei


Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
Saçlarını, gözlerini, ellerini
Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
Termometrede yükselen çizgi çizgi
Kim bilir nerelerde soğuyorsun

Melih Cevdet Anday


bu nasıl bir gidiş böyle..? 
hastalık bulaşmış bir köyü terk eder gibi 
suya sabuna karışmadan akıp gider gibi 
suç işlemişcesine vatanından kaçar gibi 
bu nasıl bir gidiş böyle..? 

Pelin Onay


En iyisi hatrım kalmadan gidiyim ben,
Hadi, kalbine emanet.

Bervaj Şerif


Gidiyor gönül elden yardım edin ey gönül sahipleri Allah aşkına!
Yazık, yazık aman çıkacak gizli dert açığa!

Hâfız-ı Şirâzî


Gidiyorum..
Beni affetme..

Günyeli


Gidiyoruz, tozlanmış, onca yitirişten
nicedir katılaşmış yüreklerimizle.
Yalnız bizi dinlememeleri değil mesele,
sağırlaşmışlar da üstelik, tozlanmış
inlemeleri duyup yakınamayacak kadar.

Ingeborg Bachmann


Git. En fazla hırçın kayalarda parçalanır teknen,
kalbimdeki fener söner. Ah şairdir bütün fenerciler.
Kaza süsü verilmiş bir intiharla içini çeker
fitilin ucundaki alevi, tedavülden kalkmış

İbrahim Baştuğ


Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Cemal Safi


Bazen tüm bağları koparıp gitme cesaretini buluyorum kendimde.
İşte o an, keşke nereye gideceğimi bilsem ! 
Giderim herhalde. 

P. Auster


"GİTME KAL" var yok dinlemez bir çocuk isteğidir
Gitme aklına getir

Arif Damar


Umutla bekleyiş de gitti, sabır da gitti, çünkü onlar gittiler
Gittiler, oysaki onlar kalbimin en gizli yerine yerleşmiştiler
...
Üzüntülü ve kederli bir adamdan onlara selâm söyle
Kavminden ayrıldığı için kalbinde onun kederler var de

İbn Arabî,


Dizginleyemedim kendimi.
Aldım başımı gittim,
Gittim ışıltılı geceye;
O yarı gerçek ve kafamda
Yarı belirlenmiş zevklere.
Ve baş döndürücü şaraplar içtim
Şehvetle kucaklaşmaktan
Korkmayanların içtiği

Konstantinos Kavafis


Gittin, boşandı içimde sevincin yayı 
Kim öğretecek bana ah, sensiz yaşamayı 

Sedat Umran


Gittin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile
İstemem sensiz olan sohbet-i yârân-ı bile

Neşâtî


“Hekimhan” ilçesinde demir yolu geçerdi.
Gitmek isteyen herkes trenleri seçerdi.

Celal Yalvaç


Tek gidiş bir de tren bileti vardı
Gitmeyi düşündüğünden değil, ama kaçmak zorunda kalabilirdi
Bunların dışında normal biriydi
Her sabah işine gider, akşam evine dönerdi
Hiç anahtar taşımamıştı yanında

Leon Felipe


“Sen biraz dur,” demiş babası ona,
“bir yere gitme, bekle beni, geleceğim.
Bu sakallı iyi amcalar bakacak sana.”
Sessiz sakin bir çocukmuş, usluymuş,
“Tamam,” demiş, “gitmem, beklerim.”

Roni Margulies


Anımsa beni ben gidince,
Tâ uzaklara, sessiz ülkeye gidince,
Artık benim elimi tutamayınca

Christina Rossetti


Gece tek başına acile giden hastayla
Kendisine hiç el sallanmayan yolcu, aynı insandır aslında.
Şarkıların temizleyemediği bir lekedir yol,
baktıkça artar.

Zeynep Tuğçe Karadağ


Güneşim, gidiyor musun?
dilsizlik âlemine,
bildiğin yerler mi?
Yapayalnız,
acıyla, neşeyle
bunca yıllık arkadaşlığımız vardı
çok kolay, çabuk gidiyorsun.
sarhoş ettin beni, yıkık bir haldeyim,

İsmail Hakkı Altuntaş


Usûlî’den gönül aldın dönüben yerlere çaldın
Çü bizi firkate saldın gidelim bâri şehrinden

Usûlî


İşte gidiyorum;
Birşey demeden
Arkamı dönmeden
Şikayet etmeden
Hiçbirşey almadan
Birşey vermeden
Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum

Kazım Koyuncu


Birden aklına çarpıcı bir fikir geldi: “Her şeyi bırakır, başımı alıp giderim!” diye düşündü. Ama hemen anladı hiçbir yere gidemeyeceğini. Hiçbir yerde hiç kimsenin ihtiyacı yoktu ona. Hayal ettiği hayatı da hiçbir yerde bulamayacağını anlamıştı.

Cengiz Aytmatov / Beyaz Gemi


bakarsın göneniriz gidip dönelim
ben yılmam taş çekerim çamur kararım ben
senin de gürül gürül saçların var nasıl olsa.

Turgut Uyar


Üryan geldim gene üryan giderim

Karacaoğlan


Artık gidiyorum,
Beni uğurlayan kardeşlerim,
Hepinize eğilerek ayrılıyorum.
Yalnız sizin son ve nazik sözlerinizi bekliyorum,
Uzun zaman komşuluk ettik ama
verebildiğimden çok aldım.
Şimdi gün ağardı,
karanlık köşemi aydınlatan lamba söndü,
Bir davet geldi ve ben yol için hazırım.
Bu ayrılık gününde bana bol şans dileyin
arkadaşlarım,
Beraberimde ne götüreceğimi sormayın.
Seyahatime boş eller
ve ümid eden bir kalple çıkıyorum…

Rabindranath Tagore


Gidelim kelimelerin anayurduna
Susmayı deneriz belki şiirlerin
koynunda
Yorgun adımlarla geçip gidelim
bizi içlerine almayan şehirlerden
Geçip gidelim sevdiklerimizin
Düşlerinden

Şehmus Ay


Havadır iç çekişler ve havaya gider.
Sudur gözyaşları ve denize gider.
Kadın: anlat bana, sen biliyorsan eğer,
Aşk unutulduğunda, o nereye gider?

Gustavo Adolfo Becquer


Senin bu şehirden gidişini izlemek,
Bir babanın; sırtını sıvazlayarak oğlunu askere göndermesi gibi.

Yağız Gönüler


Sâkiyâ mey sun ki bir gün lâlezâr elden gider
İrüşür fasl-ı hazan bâg ü bahâr elden gider

Avnî (Fatih Sultan Mehmed)


ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle

Cahit Zarifoğlu


Ama bir sevda sözkonusu olunca insan hiçbir yere yalnız gidemiyor, hüsranları ve ayrılıkları hep beraberinde götürüyor.

Mario Levi (Bir Şehre Gidememek)


kırtiplim bomboğum esiriklinin biriyim
dünya yıkıldı altında kaldım sanki
anlaşılan bu birisinden kazık yedi diyorlar
sen gitmeseydin de keşke

Metin Eloğlu


Soluk soluğa bağırdım: “Şaka,
Tüm bu olanlar. Gidersen beni öldürürsün.”
Güldü tüyler ürperten bir rahatlıkla
Ve dedi: “Rüzgârda durma üşürsün.”

Anna Ahmatova


Nereye gidersek gidelim, hep geç kalırız
bulmak için yola çıktığımız mutluluklara.
Ve hangi kentlerde kalırsak kalalım,
geri dönmede geç kaldığımız o evler,
ayışığında bir gece geçiremeyeceğimiz bahçeler
ve sevmede geç kaldığımız o kadınlardır hep
elle tutulamayan yakınlığıyla bizi kahreden.

Henrik Nordbrandt


Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

Cemal Süreyya

Gerçekten gitmezsen huzur bulamazsın, tekrar geri dönersin. Yani az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş olursun amma bir arpa boyu yol gitmemiş olursun. Kendi çukurunu derinleştirmiş olursun. Bütün yolculuklar burada, buradan başlamayan bir gitmek seni gerisin geri bulunduğun çukura gömer. Gerçekten git dostum, koşullarını zorlayıp değiştirerek, daha cesur ol. İçerisinde kaçma olmayan bir gitmek. Sana layık olan da bu, sana huzuru verecek olan da bu. Bir başka yerde yabancı olmak gitmek değildir. Hayırlı yolculuklar. Yolun açık olsun.

Mehmet Başkak


Çekip götürüyor seni yazgı
yaşamın tozlu yollarına, taşına toprağına;
sen de bırakıp gidiyorsun baba evinin sessizliğini,
mutlu düşler ve alışık olduğun yanılsamaları.

Giacomo Leopardi


Bıraksalar uyurdum diyor ahmet
bıraksalar uzaklara giderdim
...
ah… o heryerde olmanın
bir yerlere gitmenin o derin, derin hazzı.

Kemal Sayar


Oturup soğumuş -ama acıyla yanan- alnım ile
Yitip giden günlerimi ekliyorum birbirine.
Ah! Bir ömrü telef ettim bu yolda boşu boşuna
Çektiğim özlemler kaldı tek avucumda!

Nîmâ Yûşic


kuşlar vardır
yuvalarını terk eden
başka yere giden
ve yuvalarının rüyasını gören

Ziyâ Muvahhid


Bakarak yüzüme üzgün, suskun
Sallıyor başını, gidiyor yavaşça.

Heinrich Heine


boşadır ayrılığı anlatmaya çalışmak
anlarsa ancak yüreği anlar bir çocuğun
annesinden ayrılmışsa)

çıkıp gidiyor şiirden, yollarda bir suskunluk

Akgün Akova


Ama beni yalnız bırakıp giderken,
Bakışlarınla yıkılmış,
Gidişinle kimsesizim…
Son sahnemiz bu olacaktı demek bizim,
Arada yüksekte bir Kan Kalesi
Ve giderken arkaya bakış atan
İki suskun.

Hüsrev Hatemi


Rüyalarına geleceğim bazen
Beklenmedik bir konuk gibi uzaktan.
Sokakta bırakma beni
Kapıyı sürgüleme üstümden
Usulca geleceğim 
Oturacağım ses çıkarmadan
Gözlerimi dikeceğim seni görmek için karanlıkta
… Bir öpücük konduracak ve çıkıp gideceğim

Nikola Vaptsarov


Sevgilim, ömrü derdim gibi bitmeyesi,
Bu sabah bütün cömertliği üstündeydi.
Bir göz atıverdi bana geçip giderken:
İyilik et denize at mı demek istedi?

Ömer Hayyam


Soğuk
Ve yorgunum
Gitmeliyim
Ama yorgunum
Susmalıyım artık
-ki dinleyen de kalmadı!-
Çok yorgunum

Ali Lidar


Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarı
Ne gittim ne gördüm gitmek de istemem
Taze ekmek bir parça beyaz peynir
Şimdi olsa şuracıkta rakı içer
Denize mi bakar kim bilir

Oktay Rifat


Gittin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile
İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile.

Neşati


Diriğâ k’ez miyâan ey yâr reftî
Be derd ü hasret ü bisyâr reftî.
(Yazık ki ortalıktan kayboldun ve gittin ey yâr
Hem ne gidiş birçok dert ve özlem bırakarak gittin.)

Mevlâna


Anı hoş tut garibindir Efendim, işte biz gittik
Gönül derler ser-i kûyunda bir dîvânemiz kaldı.

Hayali


Yâr ile ağyârı hemdem görmeğe olsaydı sabr
Terk-i gurbet eyleyip azm-i diyar etmez m’idim.

(Eğer ülkeme dönünce sevdiğim ile, başkalarını birlikte görmeye tahammülüm olsaydı
Gurbette yaşamayı terk ederek ülkeme dönmez miydim?)

Fuzuli


Ey ruhumda olan, sonunda nereye gittin
Evimizden kayboldun, havaya mı gittin
Sen benim yürekten verdiğim sözü bilirdin ama ahdimizi bozdun sen
Kuş gibi birden uçtun ey dost nereye gittin ki?
Sen benim ruhum içinde bir bakış attın sonra ruh içinde bir sefere çıktın
Halka bir baktın sonra halktan uzaklara gittin
Sen saba rüzgârı mıydın, onun kadar çabuk esip gittin
Gül kokusu benzeriydin, gül kokusu gibi saba yeliyle gittin
Ne saba rüzgârıydın sen, ne de havada uçan kuştun
Tanrı ışığıydın sen
Yine Tanrı ışığına döndün
Ey bu evin beyi, ey bu evin mumu
Yanan mumun isi gibi, tavana yükseldin, semaya gittin
Ey yâr sen yanlış iş yaptın, başka bir yar ile gittin
Kendi işini gücünü bıraktın başka bir iş peşinde gittin
Yüz defa hoşgördüm, bunu sana belirttim
Sen, kendini beğenmiş, bir defa daha gittin
Yüzlerce defa uğraştım, seni dikenlerden uzak tuttum
Sen gül bahçesini  tanımadın, başka bir dikenle gittin

Mevlâna


O gidinceye kadar Ada dopdolu idi…
Gider gitmez benim için boşalıverirdi…

Yahya Kemal


ve nedense bir vapur bizi alıp götürecekmiş gibi bakarız bir-birimize
unuturuz sonra alıp başını gitmeyi de
yeter ki iki dudak arasına konsun gelincikler

Edip Cansever


Kişi ardına bakmadan gitmelidir
Orfe’den beri malumdur ki,
Geriye bakmak tehlikelidir.

Hüsrev Hatemi


Giden sendin, gelenlerden bana ne?
Eski gelmelerin çekildi gerilere,
Bundan böyle, bürünmüş grilere,
Kalacak gözümde gidiş ânın.
Ah çocuk, gri giymeyi de nerden buldun,
Gitmek mi sis rengi giydirdi sana?
Yamaçları sıyırıp göğe ağar gibi,
Akşam karanlığında savrulan kar gibi,
Bu ellerde geç kalmağa korkar gibi,
Gittin çocuk, sislere büründün de.

Hüsrev Hatemi


Yavuz’du ilk giden, unutmamak gerek, zaten kalmaya
niyeti olmayan biri, ne o bize ısınabilmişti ne de biz
onu benimseyebilmiştik, evet ama diye atılıyor Nilgün,
ilk o gitmiş olsa bile, hatırlarsan aynı dönemde Mete’de
karar vermişti New York’a gitmeye, demek ki çözülme
bir tek Yavuz’la başlamadı,  hem kalanlar da gitmeyi
akıllarından geçirmeyenler değildi, çoğumuz adını
koyamadığımız bir tarihe erteliyorduk içimizde saklanan
yolculuğu,

Enis Batur


Gitme ey yolcu, berâber oturup ağlaşalım:
Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım:

Mehmet Akif Ersoy


işte, ayaklarım bir iklimden diğerine duruyor
hiçbir yere, ah! bunlar hiçbir yere gitmiyor

Orhan Alkaya


Annem yok artık. Bu kesin. Gelinecek bir yere gitmedi.

Ataol Behramoğlu


Gitmek, şairin kendine dönmesidir

Osman Hakan A.


Ve hazırım yeniden
En uzak yollara gitmeye;
İçimde bir sevinç
Dudaklarımda bir gülüşle;

Jose Marti


bir trene binmek ve rastgele defolup gitmek istiyorum

Attila İlhan


Herkes bir yere gitme telaşındaydı –
nereye? Ne yapmaya? Kendilerine ayıracak zamanları
yoktu, soyunup yatacak,
kendi bedenleri içinde düş görecek, aynada kendilerine,
ya da birbirlerine bakacak zamanları,
Yalnız başkalarının gözlerinde görüyorlardı kendilerini –
orada ne görebilirlerdi ki?

Yannis Ritsos


Sonra kelimeler geldi
Ve oturdu karşısına kalbin
Gitmedi.

Bejan Matur


Derim ki sana :
Nehirler boyu git ve gör nehirlerin nasıl yol aldıklarını
sen de bir nehirsin ey yolcu
Senin de varmak istediğin bir yer var
Gerçekten varmak istiyorsan oraya, nehirlere iyi bak
Engeller
nasıl aşılır, öğren nehirlerden
Yarı yolda yokolup gitmek değildir
amaç, nehirler gibi akıp, nehirler gibi ulaşmaktır oraya
Varmaktır oraya, ey yolcu

Hasan Hüseyin


Bir kez bir taş sözcüğü görmüştüm
Hedefine varmadıysa kıvrana kıvrana
Tanıdık bildik sözcüklerin
Dur gitme diyen anlamlarına
Yan yana ölüydün sen kendinle yatağında

Cesedi nereye gömelim

Cevdet Karal


Gitmeyelim artık. Denize eğilmiş bir çam biliyorum... Bu ağacın altında sabahlamıştım bir zamanlar. taşocağından yeni yonyulmuşcasına yepyeniydim şafakta.

Yorgo Seferis


gitmeliyim buralardan
bana özgülenmiş soylu bir ata binerek
ardımda bir virgül dahi bırakmaksızın
karışa karışa gitmeliyim toza-dumana
varsınlar kuşatsınlar yollarımı

Bünyamin Durali


Kiraz devşirmeye gitmiştin hani
Çilek kokuyorsun vakte yabani
Unutma sana bergüzarım var
İntizarım yoktur, inkisarım var.

Bahaettin Karakoç


Uyan yârim evimize gidelim;
Dağ Amanos, ova Amik ovası
Yaramadı bize suyu-havası
Gurbet Eller bize hep dar geliyor…

Bahaettin Karakoç


sonsuz bir derbederlikten söz edilebilirdi, hazırdı sanki
gitmeye: Aslında çoktandır geciktiği uzak bir yere.

Enis Batur


Alıp gitmek vardı seni o an
‘Bana bir şiir oku’ dediğinde

Alıp gitmeliydim seni…

Refik Durbaş


beni çağıranlar çoktan gitmişler.

Rafael Alberti


insan sevdi mi gitmeli
ayrıl karından ayrıl çocuğundan
ayrıl dostlarından kadın erkek
sevdiğinden ayrıl sevgilinden ayrıl
insan sevdi mi gitmeli

Blaise Cendrars


Kendime ait bir hayat istediğimi anladım..
Sadece bana ait bir hayat..
Acıların, düş kırıklarının, korkuların,
Olması gerekenlerin, adanmışlıkların,
Başkalarının kurallarının yönetmediği bir hayat..
Pişmanlık gibi değil..
Gitme zamanının geldiğini nasıl anlayabilir insan..
Nasıl anlatabilir..

Oruç Aruoba


Gitmek fethetmektir
Yahut yenilmektir kan kusarcasına

Kemal Sayar


Vaktiyle İzmir’e gitmiştim
Ömrümde ilk defa
Aşıklık yüzünden.
Şehre girerken ışıklar uçuşuyor
Rüzgar okşuyordu saçımı tren penceresinde,
Kalbim bir bayrak gibi çırpınıyordu.

Cahit Külebi


Ne gitmeleri biliyorum ne kalmaları
Gecede şiirin izini sürüyorum
Artık hüznü ustaca yaşamanın zamanı

Yasin Erol


Belki de alıp başımı gideceğim
Biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin
Nereye, ama nereye olursa gitmenin
Hüzünle karışık bir ağrısı

Edip Cansever


Yolculuk, her zaman düşündüm onu;
İçimde bu azgın davet ne demek?
Oraya, neredeyse güneşin sonu,
Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.

Necip Fazıl Kısakürek


Her kim dostı severise dostdan yana gitmek gerek
İşi güci dost olıcak cümle işden olur âzât

Yunus Emre


İşte buradayız şimdi, dostum, gitme benden,
hemen gitme, hayır hiç gitme …

Erik Stinus


Hani büyük korkular başlayınca insanda,
Sıkılır yüreği, ölecek gibi olur;
 Ne dost sevgisi, ne yar sevgisi,
 Ne varsa hepsini bırakıp gitmek ister
 Nereye, kime, niçin?
Demeden.

Mehmed Kemal


Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim.
Ama gitme Lavinia.
Adını gizleyeceğim,
Sen de bilme Lavinia

Özdemir Asaf


Bırakıp gitmek istiyorum, fakat yollar kapalı
Omuzlarımda da bir çift kanat yok
Saçlarım zaten beyazlarla kaplı
Öyle durup düşen yaprakları seyrediyorum,

Po Chu-I


Duran bir şey var bende,
ağaç gibi.
Onu ayaklandırıp, oradan oraya
gitmem zor.

Birhan Keskin


Gelmek irâdet gitmek icâzet

Lâ-edrî


Sefer sen eyledin ammâ beni garîb ettin

Lâ-edrî


Yâ seferdir yâ tahammül anla aşkın çâresi

Nedîm


Cihânı hiçe satmakdur adı aşk
Döküp varlığı gitmekdür adı aşk

Eşrefoğlu Rûmî


Buz üstüne yazmak isterdim
Bütün bu şiirleri
Ve sonra çekip gitmek
Dalgın bir cırcır böceği gibi.

Ahmet Erhan


Aşk
Bir ayrılma anında kaldırımda
Karşıya geçip hızla döndüğünde
Gitmemiş olandır

Hayriye Ünal


hiç gitmedim kendimden uzağa, diye düşünürken
sıla oldum ona.

Kemal Varol


Gelip caydırabilirdin beni gitmekten
Oturup sigara içer anlaşabilirdik…

Edgar Allan Poe


Anlayacaksınız;
hiçbir şey eskisi gibi olmayacak bir daha…
Çekip gitmek en güzeliymiş gibi gelecek
ama çekip gidemeyeceksiniz…
İşiniz,
alışkanlıklarınız,
derme çatma düzeniniz,
çocuklarınız,

Hasan Ali Toptaş


Elimden gelen bu ben iki kişiyim
Birisi kapadığın kapılardan gitmiyor
Yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o
Bir yerin üşüse onun sıcaklığı
Öbürü en içten çağrını işitmiyor
Alıp tutmaksa o basıp gitmekse o
Bakışları kıyısız deniz uzaklığı

Attila İlhan


Kıstırılan insanın sıkıntısını almalıyım yanıma,
İçbükey yalnızlığımı, kapıdan sızan ışığı,
Öyle apansız olmalı gitmem
Öyle çok yaraladı ki beni dünya
Bütün rezillikleri bırakıp gitmeliyim

Ahmet Ada


zaten herkes teğet geçti yüreğime 
kimse demir atmadı 
küçük bir yol kenarı lokantasıyım 
hep gitmeye yazgılı konuklarım 
bari sen gitme 

S.Engin


kederliyim; bir bulut gibi.
gitmeliyim bu gece.
sadece yalnızlık gömleğimin sığacağı valizi
alıp gitmeliyim, bu gece.

Sohrab Sepehri


söz ver bana,
aniden,
sessizce gitmeye…

Bertolt Brecht


çekip gitmeye çalışan biridir şair
ve bir türlü gidemeyen biri

Tadeuz Rozewicz


Ben gitmem ya bilesin
Bırakıp gidersen beni 
Kayalıklar orada 
Omurgam paramparça

Vüs’at O. Bener


-Ah..Gukuk kuşu—
Ne kadar gitmeliyim, birine
rastlayana kadar.

Usuda Arō


Şu sıralar çiğnenmiş bir vasiyet gibi üzgünüm.
Anladım ki, adına dünya denilen şey, bana göre değil. 
Bütün ışıkları yanıyor üzüntümün 
Gitmek istemezken gittiğim o yer 
Güneşin yok saydığı çelimsiz günler, 
Bir anlık öfkeye verdiler beni; 
Dünya zemin kat, yüksek kader…

İbrahim Tenekeci


Esirinin başından kaçamazsın.
Sen onun başında esir kalırsın.
Kaçacak diye nöbet tutarsın,
Uyku bile uyuyamazsın.
Gitmesin istersin, gitsin istersin.
Ne yapacağını bilemezsin,
Esir olursun beklemeye, seni salsın istersin.

Sahir Üzümcü


Ne yormak istedim seni,
Ne de yormak kendimi
Çok çalıştım
Gitmeye de kalmaya da…
İkisi de aynı acı.
Kolay değil!

Çisel Ona


Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
Yollar, ya da anılar boyunca.
Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Behçet Necatigil


Ne zaman nereye gitmedimse,
Hiç kimseyi incitmedimse,
Konular birikti kendiliğinden;
Ben ne kadar biriktirmedimse.

Özdemir Asaf


Elveda, elveda aşkım;
Gitmeliyim bugün!
Bir öpücük, tek bir öpücük ver bana;
Çünkü, sonsuza dek ayrılıyorum senden.
Elveda, elveda aşkım sana!

Johann Ludwig Uhland


şiirler yazan, uçurumun kıyısında
uyuyan ve uyanan
gider mi gider gitme desen de

Tuğrul Asi Balkar


yolum sana varmayacaksa
gitmenin ne anlamı var

Adige Batur


Bazen gürültülü bir coşku anında 
Bir şölende, geniş bir salonda 
Aniden susup, gitmek zorunda olduğunu 
Bilir misin?

Hermann Hesse


bana kalsa buna gitmek demezdim / gitmek
istememek de demezdim / biz buna kabulleniş
diyemezdik/ biz bunda direniş de aramamalıydık
/ bu belki bir bağdı / koparılamayan / müşterek /
oluşumuzun içinde.

Erdem Beyazıt


Yaşamın, gitmek isteyebileceğin yerdir —zaten,
bu yaşamı yaşadığına göre, oraya gitmek istemişsin, 
istiyorsun demektir : yaşam, gittiğin —ve gitmek 
istediğin; zaten de gideceğin— yerdir. 
— Zaten, işte, oradasın…

Oruç Aruoba


Hiçbir şey tutamaz beni artık
Bu bahar, bu ağaçlar, bu rüzgâr
Hoşça kalsın en eskisi en yenisii aşklarımın
Gitmek mi, gitmek ne demek kaçacağım.

Turgut Uyar


Gitmek. Gitmek.
Taştan ağır gül.
Gurbete düşen ay.

Şimdi adından esen üşüme…

Şükrü Erbaş


Bilmek istemiyorum sevip sevmediğini beni,
Onunla gitmek istiyorum, sevdiğimle.

Bertolt Brecht


Gün güne taşındı, yıl yıla
Gitmedim, gidemedim

Edip Cansever


Gitmek hangi acıyı onarır ki

Şükrü Erbaş


Sanmıştım ki: Gidersem dönebilirim.
Bilirsiniz, hem de nasıl basmakalıptır
zaman tüneli imgesi. Girdim oysa ben,
çıkamadım: Uzun, hızlı, girdaplı bir
tek yöndü - vardığımda ne kendimdim
artık, ne başkası: Ne canlı, ne cansız,
eskimiş nota kâğıtları üzerinde bir avuç
kanlı ses, mürekkep lekesi, iç çekiş;
ne olmuşum, ne olmamış.

Enis Batur











Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yabani Unutma sana bergüzarım var İntizarım yoktur, inkisarım var. Bahaettin Karakoç Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp baktım arkama. * Ne büyük bir suç, Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor, Kyoto’nun bayanları. * Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. * Dökülen kiraz çiçeklerini, Durdurmanın bir anlamı Yok ki. * Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. * Kiraz çiçeği işte, Kolumun üstüne Telaşla dökülen de. Takahama Kyoshi kiraz bahçelerinden geliyordum yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri seni sevmekten geliyordum bir çeşit yalansızından sevda cümleleri tren yolculuklarında kiraz bahçelerinin resmi geçitleri Betül Dünder büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder İtiyorum onu, iti...

Francesco Petrarca AŞK HÜKMEDİYOR BURADA

124 Amor, Fortuna, et la mia mente, schiva Aşk, Talih ve zihnim, uzak duran gördüğü şeyden ve geçmişe dönen, öyle üzüyorlar ki beni, bazen kıskanıyorum öteki kıyıdakileri. Aşk parçalar yüreğimi, Talih yoksun bırakır her avuntudan, bu yüzden budala zihnim dertlenip ağlar; ve böyle sayısız dertle yaşamam gerek mücadele ederek. Umudum yok tatlı günlerin geri geleceğinden, beklediğim, kötüden betere gitmesi kalan ömrün, ve çoktan yarısını geçmişim gittiğim yolun. Ah, görüyorum kayıp düştüğünü elimden elmastan değil, camdan her umudun ve bütün düşüncelerimin kırıldığını orta yerinden. 125 Se 'I pensier che mi strugge Bu düşünce, bana elem veren, keskin ve yoğun olduğunca bürünseydi uygun bir renge,       belki de beni yakıp kaçan payını alırdı sıcaktan ve uyanırdı Aşk şimdi uyuduğu yerde;      daha az yalnız olurdu izleri bitkin ayaklarımın kırlar ve tepeler boyunca, daha az yaş olurdu gözlerimde, ...

A'dan Z'ye Şiir

436 1918 1949 1.Oca ... 1.mektup; sen büyüye dokunmak gibisin 128 Dikişli Şiir 3. Cemre 30 Şubat 4000 Şiirin yer aldığı 7500 sayfalık PDF formatında şiir arşivim... 5. Şarkı 5555. Paylaşım 6000. Paylaşım 6666. Paylaşım 7 Tane Erik Ağacı 80'lerde İstanbul'da 99. Sone Âb-ı hayât-ı lâ'lüne ser-çeşme-i cân teşnedür ablanın yokluğunu en çok sen hissedeceksin Acı Acı Acı Bahriyeli acı bir şarkı Acı desem Acılara Tutunmak Acılarınıza Dönün Şiir Oradadır Acılı Bahar Acılı bir yürek Acılı Gecenin Bitiminde Acınmıyorum, Seslenmiyorum, Ağlamıyorum, Aç Kollarını açık açık çağırır aşkını Açık Deniz Açıkla beni kardeşim Açıklama Açıklamalar Açılup bir dem bu bâğ-ı dil bahâr olmaz mı hìç Ada Ada Adad...

Tırpanladığım Ölüm Şiirleri

İşte iki adım daha atıyorum Artık söylenecek hiçbir sözüm kalmadı dilimde İçimde kar yüklü geçit vermez anılar Ve her şiir biraz ölüm Bir bir çekilip gidince dostlar. Tuğrul Tanyol Yedi adam biri bir gün bir aşk bir gün gereğini belledi ölüm girse koynuna Ayırmaz aşkı yanından Cahit Zarifoğlu Açar solar türlü çiçek Kimler gülmüş, kim gülecek Murat yalan, ölüm gerçek, Dostlar beni hatırlasın. Aşık Veysel Yaşam yok, ölümse bir türlü gelmiyor. Anlaşılmaz değin uzun Uzun, katlanılmazcasına kişinin alınyazısı. Ivo Andrich dört ayrı ölümle ölmeyi öğren demişlerdi bana dört bucakmış anlattıklarına bakılırsa dünya omzun güneş kokuyor demişti kısa eteklikli kız o da omzuma bir şey konduracak mutlaka. İsmet Özel işte o gün ve ondan sonra çok önemli bir sözü unutmanın şaşkınlığıyla oturup bir şiir yazarsın ve ışık ölümü bekleyen bir ruh gibi titrer başucunda Tuğrul Tanyol kimi görsem dilim buruk, kelimeler ölümlü, sesim anadan üryan. Ali Ayçil bir...

Edalı Zihin

             “Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir”                Bir haydar vardır heveste döner döner söylenir Zihin kekre meyvedir kurtlar da yer onu insanlar da kuyumcular nakış işler bakmazlar kimin bileğine dar gelir kimin kalbi dar gelir ona Antikadır zihin kimi zaman açık artırmalara çıkar düşer kimi zaman ihtiyar-kadınlar bileğinden bit pazarlarına Zihin gönülsüzdür otuz dört yıl odun hamalı eğri arar doğru arar söze bulaşır on yıl dağda gezer geyikler ile sonra geyikleri köye taşır şehre taşır Uzaklaştırır zihin mesafeyi sever ölçüler alır denge bulur ağırlık hesap eder urganda derisini yüzer içlenmelerin köpürdüğünü söyler insanın bir damla kanda Zihin konuşmak ister inci takar boynuna ayağına halhal dolaşır çarşı pazar ev içlerinde perde bilmek ister deva nedir eski derde yeni derde Şaşıdır zihin iki testisi vardır hep su isteyene soru sorar cevabı saklar Tatlısından mı vereyim ekşisinden mi? “B...

Ölmeden Önce Bir Kez Olsun

Ömründe bir kez olsun, sokaklarda çığlıklar atarak koşabilmeli insan kaydıraktan kayarken, yuvarlanıp düşebilmeli Tahteravallinin tepesinde asılı kalıp, arkadaşına yalvarabilmeli Bir kez olsun, avuçlarının içine sığmayan bir papatya demetini uzatabilmeli annesine Arkadaşları için kavga edip ,dayak yiyebilmeli bir kez olsun, mahallenin oğlanlarından, sonra bir kez daha bu kez annesinden ama; kavga ettiği için.. İnsan , ömründe bir kez olsun, okulu kırıp, Heybeliada’ya gidebilmeli Vapurun güvertesinde, yüzünü rüzgara serebilmeli Hiç bir zaman itiraf edilmemiş aşkın muhatabıyla, göz göze gelebilmeli Sonra kaçırabilmeli gözlerini güneşi bahane edip.. Kopya çekmeli ya da kopya vermeli arka sıradaki arkadaşına, Sözlüye kalkıp, tek söz söylemeden oturabilmeli yerine İddiadan bir kola kazanabilmek için sadece.. Aşık oldum sanabilmeli bir kez olsun.. Öyle gecenin bir vakti, herşeye dönüp sırtını Bütün herşeye, herşeyi sandığı herşeye dönüp sırtını Peşine düşüp gidebilmeli, ...

DÜNYA MİKHAİL'İN ADINI BİLMELİ

                   Mikail Mirdoraghi Eğer İran İsrail’de bir okulu vurup çoğu çocuk 170 kişiyi öldürseydi, bu haber aylarca manşet olurdu. Çocukların isimlerini öğrenirdik. Ama Mikail için bu olmadı . O fotoğrafı biliyorsunuz. Herkes biliyor. Yolda koşan çıplak bir kız çocuğu… Kollarını iki yana açmış, sanki kirlenmiş gibi, sanki kendi bedenine dokunmaktan korkuyormuş gibi. Onu unutulmaz yapan sadece çıplaklığı değil yüzü. Acı içinde olduğu çok açık. Çığlık atıyor ve doğrudan kameraya bakıyor. İzleyiciye, bize, sanki yardım etmemizi istiyormuş gibi. Sanki bir şey yapmamızı talep ediyormuş gibi. Elbette bugün adının Phan Thị Kim Phúc olduğunu bildiğimiz o kız aslında bunların hiçbirini istemiyordu. O sadece korkmuş bir çocuktu. Ama böyle fotoğraflara bizim yüklediğimiz anlamlar, bize hissettirdikleri ve bizi harekete geçirip geçirmedikleri önemli. Çünkü gazetecilik ne içindir ki, insanları öfkelendirmekten başka? 1972’de Vietn...

Gidiyorum. Beni Affetme

Biliyorum sen kalbime düşen en güzel ateşsin.. Ben senin kalbinde aşka düştüm.. Günahını sevabını kabul ettim, sevdim.. Seni üzmeyi göze alamam. Sensiz ben iyi olmayacağımı bilirim. Ama zaten ben çok az zamanlar iyi olurum. Sensiz biraz daha az olacak..o kadar.. Ama seni değişemem. Seni, iyiliğime değişmem.. ve sen benimle iyi değilsin Bensiz sen de belki iyi olmayacaksın ama bu az sürecek. Sende güzel kalmak istiyorum. Seni tüketmek değil. Beni güzel hatırla dedim, sende tükettiklerimle değil.. Şimdi burda ayrılıyor ya yollarımız. Senden sonsuz kere özür dilerim. Bundan sonra tutamayacağım ellerinden özür diliyorum. Göğsümde uyutamayacağım başından özür diliyorum. Her telini aşk'la öpemeyeceğim saçlarının her bir telinden özür diliyorum. Seni Seviyorum.. Gidiyorum.. Beni affetme.. Günyeli

Monogami

Kalın bir sicim bulundururdu yanında Ne zaman asacağını bilemezdi insan kendini, Bir şişe viski de vardı çantasında, her an sarhoş olmak gerekebilirdi İki paket sigara da vardı, her zaman yeniden başlamak mümkün Diye düşünürdü, Tek gidiş bir de tren bileti vardı Gitmeyi düşündüğünden değil, ama kaçmak zorunda kalabilirdi Bunların dışında normal biriydi Her sabah işine gider, akşam evine dönerdi Hiç anahtar taşımamıştı yanında Mevsimler geçti Bir gün öldü karısı ve kapıda kaldı. Otele gitti o gece Sabah işe telefon etti, “ Karım vefat etti. Bugün beni beklemeyin.” Dedi, kapattı işitmeden yanıtı, sonra çilingir açtı kapıyı, karısı soğuk yüzüyle koltukta ölü duruyordu elbette kımıltısız bir sürahi su ve akşam yemeği sofrada hareketsiz parlak bıçaklar, iki çanakta toprak ve tabaklar işlemeli bardaklar coca-coladan, tuzluklar hiltondan aşırılmış ev düzgün ve ölü kadar sessiz... Polis geldi, savcı da ardısıra ve morga kaldırıldı ceset “ Otelde mi kaldınız dün gece?” s...

Bercestelerim

Ağlamak   Anne Aşk Ayrılık Baba Babalar ve Oğullar Bellek Cahit Zarifoğlu Cemal Süreya Çay Çocuk/luk 1 Çocuk/luk 2 Çocuk/luk 3 Çocuk/luk 4 Çocuk/luk 5 Çocuk/luk 6 Dargınlık/Küslük Dost Elif   Ev Fihrist Gam Gitmek Gelincik Gülüş Güneş Güvercin Hande Hatırla/mak Hüsrev Hatemi Hüzün İbrahim Tenekeci İhtiyarlık İmam-ı Şafiî İntihar İskele İstanbul Kader Kar Kalp 1 Kalp 2 Kalp 3 Kalp 4 Kalp 5 Kenan Çağan Kiraz Kulbe-i Ahzân Kuş Leopardi   Mahmud Derviş Mezar Mum ile Pervane Müntehirler Ölüm Pencere 1 Pencere 2 Rakı Sandal Seçtiklerim 1 Seçtiklerim 2 Sigara 1 Sigara 2 Sonbahar ...