Gitti son leylekler. Az kaldı kışa; bir ayin sesiyle indi pancurlar; içimde bir sızı, çöktüm bir taşa, dönüyordu tepemde aç martılar: Ürktüm de kumsaldaki tenhalıktan: medet umdum aşkların anısından, ne yazık, ne yazık! Siyahtı aşklar. Sessiz, önünden geçtiğim bahçeler; poyrazla kımıldıyor bir salıncak; gidiyordum hayallerle beraber; neyin imiydi birden düşen yaprak? Dedeevini özledim içimden, karaduta uzanmak pencereden; çalarken komşuda eski taş plak. Sırrın dibine bak! Igvadan ürkme, diri ve ölü gör Eurydike'yi; Gömülecek kendi efsanesinde her insan, olgunlaştıkça ezgisi. Ayna açıldı artık. su damıtık. birikirken bellekte kalabalık; anladım, kederdir her kalbin içi. Gördüm kırık bir ayna parçasında solgun yüzümü. Karaduygulu bir suret: Zamanın kadranında mıhlı, uyuyor eski bir uykuyu. Baktım kalıntısına yanık köşkün, küller parçası dantel bir örtünün: sezdim varoluşa sinmiş korkuyu. Lüksler yanan köy kahvelerinde demiryolcularla rakılar içtim; kendimi dinlerken kederlerinde, yan...
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"