Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Recâizâde Mahmut Ekrem etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Zavallı Baba

On on iki senedenberi pek yakın vakte kadar görürdüm: Yazın — Boğaziçi'nde ise — ekseriya Tarabye’de, Kalender’de, Yeniköy caddesinde — Büyükada’da ise — ekseriya büyük tur yolunda, Hristos çamlığında, Maden ve Ayanikola civa­rındaki kumluk sahillerde, hemen daima tenha mevkilerde, kışın Beyoğlu’nda, ekseriya Nişan­ taşı, Şişli cihetlerinde, bazen Taksim bahçesinde, Taşkışla önünden Gazhaneye giden o tenha yolda, ara sıra da köprü üzerinde daima beraber görürdüm. Son zamanlarda bunlar -biri artık ihtiyarlık çağına varmış, diğeri ise sahavet mevsimini geçirerek ahdi şebabın devrei ulâsına henüz girmiş- iki vücut idi ki biri birinin gölgesi gibi biri birinden ayrılmazdı. Üç beş sene mukaddem bir tesadüf bunların baba ile oğul olduklarını bana bildirmişti. Ondan sonra her tesadüf ettikçe hâlü hareket­lerine, muamelelerine bir hiss-i takdirü tes’it ile dikkat eder oldum. Baba senelerden beri it'ab olunmuş bir beynin endîşe-i muhâkemât-ı rûzmerresini tercümeden artık tamamıyla âciz...

Recâizâde Mahmut Ekrem'in “mes’ûd” olma şartı bile âdeta Nijad ile eşitlenmişti.

Endişesiz Bir Yaşam Arayışı                               Bu bölümde Recâizâde Mahmut Ekrem’in Yâdigâr-ı Şebâb, Zemzemeler, Tefekkür ve Pejmürde adlı eserlerindeki şiirler üzerinde durulacaktır. Ekrem, Yâdigâr- Şebâb adlı eserini aslında Nağme-i Seher’den önce yazmıştır. Ancak endişesiz, kaygısız hatta korkusuz bir hayat arayışının ilk örneği olduğu için bu bölümde değerlendirmek daha uygun görülmüştür. Ekrem bu bölümdeki şiirlerinde, endişesiz bir hayat arayışı içerisinde olan, bunu başaramayacağını anladığı zamanlarda bu defa endişeden kaçmak için kaygıda kalmaya razı olan bir şair olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun sebebi bu dünyada mutlu bir hayat geçirme arzusudur. Bunu bir şiirinde “Yaşamak isterim fakat mes’ûd!” (Ekrem, 1997: 245) mısraıyla kendisi de ifade etmektedir. Bu ifade aslında Ekrem’in bu bölümdeki şiirlerinin de ana düşüncesidir. Yâdigâr-ı Şebâb bu düşünce üzerine kaleme alınmıştır. Nijad Ekrem...