Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

پس سخن كوتاه بايد و السلام

20 Nisan: Ömr-i Muhayyel (Hayal Edilmiş Ömür) *  Ve içimde bir nefes      Olarak kalacaksın... * kenan çağan şiirleri bercestem 18 Nisan: hiçbir tedbir hayatın haşarı sürprizlerini karşılayamaz ben de diretmeyeceğim * geçtim artık anlatacak değilim * ölü diller arşivi 14 Nisan: Biliyorum, yıpranıp aşındığını aşk yüzünden yorgun düşmüş beni taşıya taşıya. 13 Nisan: aşktan sonra da yaşayacağım, kaçınılmaz * şiir * Kalplerimizi birbirine bağlayan cansız iplik koptu, ellerimizi birbirine çeken sıcaklık soğudu, 12 Nisan: "Onda 'sükun bulup durulmanız' için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması  9 Nisan: Veda Yazısı Bugün ölecek olsam, “olabilir!” denecek. “Üstü kalsın!” diyebileceğim kadar yaşadım.  4 Nisan: Ayrılık Şiirleri Antolojisi 29 Mart: Büyütülmüş Kar Tanesi * günahının hesabı, Mezara girmeden sorulmuş olsun. * gidelim bâri şehrinden * Ahmed Paşa Divanı’nda Sevgili...

Ömr-i Muhayyel (Hayal Edilmiş Ömür)

Bir ömr-i muhayyel… Hani gülbünler içinde Bir kuşcağızın ömr-i bahârîsî kadar hoş; Bir ömr-i muhayyel…Hani göllerde, yeşil, boş Göllerde, o sâfiyet-i vecd-âver içinde Bir dalgacığın ömrü kadar zaîl ü muğfel Bir ömr-i muhayyel! Yalnız ikimiz, bir de o: Ma’bûde-i şi’rim; Yalnız ikimiz, bir de onun zıll-ı cenâhı; Hâkîlere bahşeyleyerek hâk-ı siyâhı Dûşunda beyaz bir bulutun göklere âzim. Her sahn-ı hakîkatten uzak, herkese mechûl; Bir safvet-i masûmenin âgûş-ı terinde, Bir leyle-i aşkın müteennî seherinde Yalnız ikimiz sayd-ı hayâlât ile meşgul. Savtındaki eş’ar-ı pür-âhenk ile mâlî, Şi’rimdeki elhan-ı muhabbetle nagam-saz, Ah istiyorum, göklere âmâde-i pervâz Bir lâne-i âvârede bir ömr-i hayâlî… Bir ömr-i hayâlî… Hani gülbünler içinde Bir kuşcağızın ömr-i bahârîsî kadar hoş; Bir ömr-i hayâlî… Hani göllerde,yeşil,boş Göllerde, o sâfiyet-i vecd-âver içinde Bir dalgacığın ömrü kadar zaîl ü hâlî Bir ömr-i hayâlî! Tevfik Fikret (Servet-i Fünun, No:401, 1314/1898) ...

Hatıra

Geçsin günler, haftalar,      Aylar, mevsimler, yıllar...      Zaman sanki bir rüzgâr      Ve bir su gibi aksın... Sen gözlerimde bir renk      Kulaklarımda bir ses     Ve içimde bir nefes      Olarak kalacaksın... Enis Behiç Koryürek

karşılaşalım derim yeni baştan: kimseyi almadan araya

inandık ve aldandık! aldanmaktaki kekre tat hayatın tadıydı a n l a d ı k .... *** tedbirsizdik ve iyi ki tedbirsizdik yağmuru ve geceyi sokakta karşılar bu serencam bir ömre sığacak sanırdık *** en azından kaybımızı bilsek tekrardan yönümüzü belirlesek yola düşsek *** denklerimizi toplayalım eşlerimizi sürülerimizi fırtına kopmadan sur üflenmeden bu belalı vadiden geçelim *** zamansız ölüm yoktur amenna ama bir başka babda her erkek zamansız ölür illa *** 3. ve tanrım söze sonradan girmeyeceğim ilk konuşup son sözü söyleyeceğim gencölüm yeğdir yaşam sarasına tutulmaktan *** mendilimde gizli o ağır yarayla yürüyeceğim ardıma bakarsam yenilgim olsun gözlerine inemezsem yenilgim *** istedik mi sahiden *** insan yalnızdır. insan ne çok yalnızdır *** tanrı elimden tutunca kaybım azalıyor *** sebep olsa da olur olmasa da yeniden yazıldığımda aşka yenileceksem işte her dilden yazıyla yeniden yazıldım aşktı...

Leşker

mezar toprağını çizmekte bir otomobil galoşları giyinip bir evhamın hijyenli saatleri ziyaret edilmekte bir de hatırlatmak gerekmekte soytarıdan devlet olmaz hiçbir devlet ebed müddet olmaz misal evladı fatihan bir leşkerin istilasında korkular içinde leş serkeşlerin kıyamında hemcinsine eş isteyince hep daha fazlasını; cennetin krallığını ve kendi karanlığına kıvrılan bilgeliğini toprağın huyunu gecenin geçkinliğini ya da itiraf edince bir savaştan döner gibi kazanmanın ya da kaybetmenin hali değil bitirmiş olmanın iki dirhem bir çekirdek olmanın kalbiyle yaralarına daha sonra dönüp bakmanın burada ilmi siyaset gterekmiyor burada hesaplar tükeniyor demenin demem o ki hayat asla taviz vermiyor , bak bu sana dair olsun ama önce seninle kimliğinle kişiliğinle itirazın olmaz umarım öyle başlayalım bence bir kadının eğrisi olmaz mesela varsa hatları ya da bir adamın eskisi illa gerekiyorsa eksiği bir adamın eksiği mesela hep karanlıkta açması kendini ve ...

Kısa Anlar İçin Uzak Şarkılar

... onları bakır bakraçlıları kıyısına küsmüş denizleri hadi söyleyelim onları hiçbiri değil sözümüzün muhatabı seken taşın kara bahtlıları esasında yoktular konu değildiler hatırlanacak ya da özlenecek değildiler onları diyorum o koyu sofuları o efkarlı bahtiyarları geçtim artık anlatacak değilim çünkü kimselere gözükmeden kaybolmanın sırrını çekemez kendi gölgesindeki hiçbir ince dal Kenan Çağan

Ölü Diller Arşivi

... yaşlanmak hatıra denizinde boğulmaktır üzerine alma sen zaten ne zaman senin için konuşsam senden kendime doğru bir kuruma nöbeti ikimiz de geciktik kalktı bütün vapurlar ülker yıldızı kayboldu iyisi mi kendimizden vazgeçelim çok sofistike değilse kahpelikten o uzun cemselerden şiddetten bahsedelim vatandaşın ekmeksiz gözlerinden kabul etmesen de olur öneri deyip geç zaten toplamda insan bir ömür körlüktür önerileri önermeleri görmemektir algısına yandığım dünya körün küllüğünde tüten ince bir dumandır o da varsa Kenan Çağan Ölü Diller Arşivi / Hece
Benimle mezara gelir dediğim ilk fotoğraf. Kimi kime emanet edeceğini bilememenin karmaşası. Kızım

Omurga Flütü

                                            Lili Yuryevna Brik'e  Giriş Hepiniz için, sevinç bulmuş olduğum ya da bulduğum ve koruduğum ikon resimleri gibi ruhun şiir dolu kafamı yükseltiyorum bir şarap bardağı gibi masadan. Düşündüm arasıra iyi olacağını sona erdirmeyi bir kurşunla. Nasıl olursa olsun, bugün sunuyorum en son konseri içten çekilme selamımı. Hafıza! Burda sokulacak onlar beynin salonuna dolu gözleriyle ışıldayan kahkahaların sonsuz kuyrukları hepsinin, sevdiğim. Düğün giysilerine bürüneceğiz bu gece. Işıyacak sevinç bedenden bedene. Bu gece, bu gece hiç unutulmayacak. Çalacağım, ayağa kalkıp kendi omurgamı flüt gibi. 1. Çiğniyorum kilometrelerini yolların şaklayan adımlarla. Nereye gidebilirim içimin cehennemi tutuşunca? ... Ben, Bütün eğlencelerin tansık ustası, yok biri eğlenceye gidecek benimle. Daha iyi olurdu sokağ...

Köpeğini insanlardan daha çok seven Filozof: Schopenhauer

Schopenhauer ’a üç ay misafir oldum. Frankfurt’taki münzevi hayat yaşadığı otel odasına beni kabul etti. (Tabii Malatya'dan boş gitmedim, elimde de iki paket kayısı vardı-biri kendisi ötekisi köpeği içindi-, günkurusu kayısıya bayıldı. Netekim en önemli eserini “İstenç ve Tasarım Olarak Dünya” (Die Welt als Wille und Vorstellung) kayısıları yedikten sonra yazdı!) İnişli çıkışlı bir dostluğumuz, acı tatlı hatıralarımız oldu. Gerçekte çok huysuz ve geçimsizdir ama Allah'ı var, bana karşı en küçük bir saygısızlıkta bulunmadı! Herkes onu kibirli ve gururlu zanneder ama inanın bildiğiniz gibi değil, hayatımda Arthur kadar mütevazı bir adam görmedim. Köpeğini de insanlardan daha çok sevdiği iddiası kocaman bir yalandır. Bir keresinde köpeğiyle beraber aynı masada oturup yemek yediğimiz doğrudur. Kızdığı zaman “Seni gidi insan seni!” diye köpeğine hakaret ettiği de doğrudur. Ama insanlardan daha çok sevdiği… Orası biraz karanlık. *** İyi geçinmekle beraber anlaşamadığımız derin ...