Ana içeriğe atla

پس سخن كوتاه بايد و السلام

20 Nisan:

Ömr-i Muhayyel (Hayal Edilmiş Ömür)

*

 Ve içimde bir nefes
     Olarak kalacaksın...

*

kenan çağan şiirleri bercestem


18 Nisan:

hiçbir tedbir
hayatın haşarı sürprizlerini karşılayamaz
ben de diretmeyeceğim

*

geçtim artık anlatacak değilim

*

ölü diller arşivi


14 Nisan:

Biliyorum,
yıpranıp aşındığını aşk yüzünden
yorgun düşmüş beni taşıya taşıya.


13 Nisan:

aşktan sonra da yaşayacağım, kaçınılmaz

*

şiir

*

Kalplerimizi birbirine bağlayan cansız iplik koptu,
ellerimizi birbirine çeken sıcaklık soğudu,


12 Nisan:

"Onda 'sükun bulup durulmanız' için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması 


9 Nisan:

Veda Yazısı Bugün ölecek olsam, “olabilir!” denecek. “Üstü kalsın!” diyebileceğim kadar yaşadım. 


4 Nisan:

Ayrılık Şiirleri Antolojisi


29 Mart:

Büyütülmüş Kar Tanesi

*

günahının hesabı,
Mezara girmeden sorulmuş olsun.

*

gidelim bâri şehrinden

*

Ahmed Paşa Divanı’nda Sevgilinin Mekanıyla İlgili Kavramlar


27 Mart:

Aşkın Kitabı Nizar Kabbani

*

fakat bir erkeği severse bir kadın
elli taşla taşlanır
memleketimde

*

Sen nasıl teselli edebilirsin beni
sen, tesellim olan?


26 Mart:

Jübile Şiiri Selim Temo

*

Yıldızların arası, ne kadar uzak; ama ondan çok daha uzak,
bu dünyadaki öğrenme süreci.

*

Orpheus'a Soneler inanmak bu görünüme. Bu yeterli yine de.


24 Mart:

Hep korku çiçekleri
Oldu saksılarımızı süsleyen.

*

Yürü bire yalan dünya!
Sana konan göçer bir gün.

*

Bağrım doludur gamzen oku yârelerinden


23 Mart:

Kâfir ağlar bizim ahvâl-i perîşânımıza

*

Derdim çoktur hangisine yanayım

*

Feryâd ki feryadıma imdâd edecek yok
Efsus ki gamdan beni azad edecek yok

*

Ve gözlerinde binlerce resim
Ben o ikisi arasında göçebeyim

*

Anlatılır ki senin bacakların
Çıplakken..iki yasemin tarlası

*

Hüzünler Nehri (Nehru'l Ahzân)

*

Aşk... büyük bir yüzleşmedir
Akıntıya karşı denize açılmadır...


21 Mart:

Kadınların gözlerinde uyumak, dikenli tellerin arasında uyumaktan daha huzurlu ve daha güvenlidir.

*

Saklayıp kalb-i mükedderde seni
Anarım âh ile her yerde seni!

*

Elhân-ı Hazân şiiri Cenap Şahabettin

*

Bir kadından geçince dîgerine
Zannederdim ki aşkı bulmuştum;

*

Uyuyor haste-yi sitem kalbim,
Rahm et ey yâdigâr uyandırma;

*

Sen uyurken yanımda ben ağlar,
Gizlerim saçlarında gözyaşımı.

*

Tâ uzaklarda işte bir piyano,
Tâze parmakların temâsıyle
Ağlıyor bir hazân havâsıyle…

*

Temâşâ-yı Leyâl Sen bile başladın görülmemeğe…


17 Mart:

-Fethi Gemuhluoğlu'na
'Kalbim uçurumlarda açan çiçek.

*

Sen, gecelerin ortasında bir ada gibi
En son gücümle kıyılarına yaklaştığım

*

Yetim İstanbul şiiri Nurettin Özdemir

*

Asıl çekilmez olan hayatın yükü değil,
İnsanın bir amansız koşuda yorulmasıdır.


16 Mart:

bense hâla seni seviyorum

*

İşte böyledir gülüm bazı şeylerin
Hiç hissedilmez varlıkları ama,
Yoklukları bir uçurum kadar derin

*

Bir tapu sicil muhafızıdır ki,
Eski günler ve anıların
Tapularını saklar.


15 Mart:

Ez pişteke birîndar im
Li ber qamçiyê xwe rabûme

*

Bizi birbirimizi öldürmeye alıştırırlar


14 Mart: 

Yürekten düşkünsen karına, ruhunu bir tek kadına vermişsen,
başını eğ ve boyunduruğa hazırla boynunu.

*

Sevgidir en uzun süren
ve tanımaz bizi bir daha.

*

Yağmur Yağmasaydı şiiri Nevzat Çelik
ben kederimi ellerinden tuttum

*

Ferit Edgü Dönüş Hikayesi

*

yüreğimde binlerce yüze dağılmanın kederi


9 Mart:

hepimiz güzeldik bir
zamanlar


8 Mart:

Aşkı müşkül gizlemek, halka ayan etmek de güç

*

Aşkım ebedidir erecek sanma zevale

*


*



7 Mart:



26 Şubat:



25 Şubat:



24 Şubat:


*



23 Şubat:



21 Şubat:


*


*


*



18 Şubat:


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*



14 Şubat:


*


*



7 Şubat:


*


*


*



5 Şubat:


*



1 Şubat:



31 Ocak:

Uzun süredir kendimden, Allah'tan ve insanlardan uzağım

*

İslâm Düşüncesinde Hüzün Kavramı Kur'an'da Hüzün


28 Ocak:

mescitte hatırıma hayalin gelmişti

*

Güneşim, gidiyor musun?
dilsizlik âlemine, 


27 ocak:

Sızlıyor içimde sevgili yâdın


25 Ocak:

Rıhtımda uyuyan gemi şiiri Ahmet Hamdi Tanpınar

*

Her şeye, herkese sadece katlanıyordum

*

Sonuna geliyoruz dostum
Eksiliyor soframızda
Bir bir iskemleler

*

birlikte yaşlanmayacağımızı bilmenin yaş farkı

*

Her aşkın öldüğünde gittiği yer aynı değil.

*

Öldürdüğümüz Aşklar İçin Fransızca bir sözün yanlış çevirisi

*

öldüğünden haberi yok fotoğraflarının

*

el yazımı istiyorsunuz benden
ne yapacaksınız el yazımı, diyorum, ben bile bir şey yapmıyorum artık onu

*

Özenle sürdürüyorum seni
Kendimde
Başkalarını severken bile
öylece duruyorsun


19 Ocak:

Ruh halimin güvercin tedirginliği 


16 Ocak:

O gün, bütün çabalarına rağmen bir tek kişiyi bile tevhidle buluşturamamış bir peygamber evine nasıl bir hüzünle dönerdi?


12 Ocak:

Anne, Neden Beni Bıraktın?

*

Karımın İstanbul'dan Yazdığı Mektup Nazım Hikmet


10 Ocak:

aşk nedir gece sisini delen bir ışıktır aşk

*

Hayat bize mutlu olma şansı vermedi Yılmaz Güney

*

Uzun bacaklarını
Bacak bacak üstüne atıp
Gülümsedikten sonra

*

Neyi değiştiriyor üzüntümüz?
Neyi değiştirir ki üzüntümüz?


8 Ocak:

Kar her seferinde İstanbulluları hazırlıksız yakalar

*

Hayalin ben yaşadıkça.
Gözlerime uğrayıp duracak,


6 Ocak:

"Mü'min kul (ölünce) dünyanın yorgunluk ve ağrılarından kurtulur."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yabani Unutma sana bergüzarım var İntizarım yoktur, inkisarım var. Bahaettin Karakoç Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp baktım arkama. * Ne büyük bir suç, Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor, Kyoto’nun bayanları. * Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. * Dökülen kiraz çiçeklerini, Durdurmanın bir anlamı Yok ki. * Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. * Kiraz çiçeği işte, Kolumun üstüne Telaşla dökülen de. Takahama Kyoshi kiraz bahçelerinden geliyordum yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri seni sevmekten geliyordum bir çeşit yalansızından sevda cümleleri tren yolculuklarında kiraz bahçelerinin resmi geçitleri Betül Dünder büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder İtiyorum onu, iti...

Kuseyyir Azze’nin Tâiyye Kasidesi

Dostlarım, burası Azze’nin meskeni bağlayın develerinizi  ve bir vakit kaldığı konaklara ağlayın Dokunun bir dem teninin değdiği toprağa Konaklayın, geçirdiği yerde gündüzünü ve gecesini Allah günahlarımızı örter mi diye ümitsizliğe düşmeyin Namazınızı onun kıldığı yerde kıldığınızda Ağlamak nedir bilmezdim Azze'den önce Bilmezdim terk edişine dek, kalbin acılarını İnsaf etmedi; hem kadınlardan kalbimizi soğuttu Hem de ihsanında pek cimri davrandı Kureyş'in kurban kesip, namaz kıldıkları (İlaha) Me'zimân sabahında büyük yeminler etti (Şöyle dedi): "Eşlik etmem sana; hacılar haccettiği Yolcular Feyfâ Âl'de tekbir ve telbiye getirdiği sürece Rukbe tepesinde tekbir getirdikleri ve Zû Gazâl'de hac şiarını eda edip tehlil getirdikleri sürece" Aramızdaki bağı koparmaktı niyeti; adak adayan biri gibi Adağını yerine getirince (görüşmemize) izin verdi Dedim: “Ey Azze, yoktur nefsin alışınca boyun eğmediği bir felaket Ve görülmemiştir insanı aşkta kaplayan coşkunun ...

Bir sürgün yeridir şiir…

Yok senin kendi hayatın. Benim ölümümdür sadece senin hayatın. Ne yaşarsın ne de ölürsün bu yüzden… Hiçbir kadın tutmaz seni göğsüne. Hiçbir kadın paylaşmaz seninle gecenin tutkusunu… Yok hiçbir çocuğun yanına gelip: Seni seviyorum diyecek… * İyi bir dost ol, Ey ölüm!… * Teşekkür ederim sana, ey hayat. İnanma bana eğer dönersem ya da dönmezsem. Ne yaşıyordum ne de ölüydüm. * Yoruldun mu benden, dost? Neden terk ettin beni? * Hiçbir şey kalıcı değildir sonsuza dek. Doğmanın zamanı var Ölmenin zamanı, Konuşmanın zamanı var Susmanın zamanı… * “Ben ve Kadınım, sonsuza dek” Böyle başlar aşk. Fakat bitirir kendini sıkıntılı bir elveda ile “Ben ve O kadın” * Gel dostça ve içten olalım: Benim hayatım senin, tümüyle yaşandığında. Karşılığında, bırak seyredeyim yıldızları. * Söyle ne söylemek istiyorsan: “Bir anlamdan diğerine yükselirim. Akışkandır hayat, damıtırım onu…” * Kuşatmada birer aralıktır hayat… * Gördüm ölülerin ne hatırladıklarını ve ne unuttuklarını… * Biz ayrılmadık. Ama asla karş...

Ehlen ve sehlen ey gam-ı kalb-i perişân merhabâ

“Şair görmüştür, size de gösterir; gördükleri ona tesir etmiştir, o da intibalarını size nakleder; dinleyicilerin/okuyucuların hepsi de onun gibi şairdir.”   Steal  Pâmâl idüp beni sıdı gam cündi kalbümi Himmet demidür ey Şeh-i Merdân yâ Alî (Gam askerleri beni ayaklar altına alarak kalbimi kırdı;  Ey yiğitlerin şahı Ali, vakit yardım etme vaktidir.) Hayretî ** Gam leşkerinden ister isen olasın emîn Var Abdî Beğ kapusın idin âhenîn hisâr  (Eğer gam askerlerinden kurtulayım dersen,  Abdi Bey’in demirden hisar gibi olan kapısına sığın.) ** Mülk-i gam sultânıyam şâhâ ayağun toprağı Kelle-i bî-devletümde tâc-ı devletdür bana  (Ey şahlara benzeyen sevgili, ben de gam ülkesinin sultanıyım;  senin ayağının toprağı benim talihsiz başıma bir devlet tacıdır.) ** Devletinde şâh-ı aşkun ben de gam sultânıyam Ey gözüm sakkâlığ it ey âh ferrâş ol bana  (Aşk şahının devletinde ben de gam sultanıyım artık.  Ey gözyaşlarım sen gam ülkesinin su dağıtıcısı ol, ...

BENİMSE GÖZLERİM AKAN SULARDA

ben ve ellerim uzaklarda senden kelimeler gözyaşlarında asılı  bilirim yollanımı gözetleyedururda  otururken köşesinde yalnızlığın iğreti  yüreğin ezik ezik olmasın anne. sensiz sanadır içimde akşamlar  suskunluğun süren sorgusunda  az biraz morcadır ellerim anne. ak bir yazmadır gece /örter başını  düşmüştür yollara yana yakıla  yürekleri itrek karanlıklara sarkıtılır parmaklar  seherlere düşen ayrılıktır  kuşluklar kıyılardan avuçlanır anne benimse gözlerim akan sulardan. Ahmet Veske Ahmet Veske her yerli şair gibi, beslendiği memelerin hakkını yemeyen biri. Bizim medeniyetimizin temellerinden olan hüzün, burada adı ikide bir ulu orta anılmadan uç veriyor şiirinde: “ben ve ellerim uzaklarda senden kelimeler gözyaşlarında asılı bilirim yollarımı gözetleye durur da otururken köşesinde yalnızlığın iğreti yüreğin ezik ezik olmasın anne” Anneden uzaklık öyle el değmemiş bir hasret ifadesi değildir. Anne her dokunuşta canımızın beslendiği toprağa...

Hâtim Duası

Rahman ve rahîm Allah'ın adıyla. "Bütün hamdler, övgüler âlemlerin Rabbi Allah'adır. O Rahmandır, Rahîmdir. Din gününün, hesap gününün tek hakimidir. (Haydi, öyleyse deyiniz): 'Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Senden medet umarız.' Bizi doğru yola, Sana doğru varan yola ilet. Nimet ve lütfuna mazhar ettiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapkınlarınkine değil." "Elif, Lâm, Mîm. İşte Kitap! Şüphe yoktur onda. Rehberdir müttakîlere! O müttakîler ki görünmeyen âleme inanırlar. Namazlarını tam dikkatle îfâ ederler. Kendilerine ihsan ettiğimiz nimetlerden de infakta bulunurlar. Hem Sana indirilen kitabı, hem de Senden önce indirilen kitapları tasdik ederler. Âhirete de kesin olarak onlar inanırlar.” "Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti; mü'minler de. Onlardan her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resûllerine iman etti. 'O’nun resûllerinden hiç birini diğerinden ayırt etmeyiz.' dediler (ve e...

Babalar ve Yazarlar

Jale Parla, Tanzimat romanından yola çıkarak yazdığı “Babalar ve Oğullar “adlı kitabında, Türk romanının kaynağındaki önemli bir boşluğa vurgu yapar. Tanzimat romanlarındaki kahramanların çoğunun yetimliğine dikkat çeken Parla, bu romanlardaki kahramanların çoğunun yetim olması kadar belirleyici bir unsura değinir. Bu romanların kendisini de birer yetim metin olarak tanımlar Parla. Tanzimat romancıları bir yandan Batı’dan alınan bu yeni edebi türde ürün verirken, bir yandan da Osmanlı’dan kalan eski ahlak ve değerler manzumesini de sürdürmeye çalışırlar. Daha da ilginci, Türk romanının, bir baba-oğul çatışmasından çok, babadan yoksun kalmanın telaşı içinde, bir baba arayışının içine doğduğunu vurgulayacaktır Parla. Nasıl ki, Tanzimat romanındaki “baba arayışı” belirlemesini Jale Parla’ya borçluysak, modern Türk romanındaki “çocuk kalmışlık” imgesini de şüphesiz Nurdan Gürbilek’e borçluyuz. Gürbilek’in “Kötü Çocuk Türk” kitabında yer alan “ ”Azgelişmiş Babalar” başlıklı incelemesi mode...

Çekilme

Çocuğum benim, dalsızım, kanatsız hayal rüzgârım İnce içlenmelerle kıvrıla kıvrıla Tenimde düğümlenen duygu çıkmazım. Öpmesi gibi büyük suların engin kıyıları titreyerek Tutkular köpükler içinde İncitmeden tek bir kum taneni sürüklemeden Çekileyim ömrünün ak örtüsü üzerinden Usulcacık, saygılı Derin kuyularına büyük yalnızlığın İzler bırakarak geride yürek çarpıntılarından İyimser, kederli Bir özge zaman arması gibi Andıkça sevgiyle Yalnızca sevgiyle ışıklanan… Yanlış kıyılarda çırpınıyor bu yaşlı deniz Bu ağır suyu bu ince kum kaldıramıyor… Şükrü Erbaş

şano

Kuyruğumda arkadaş ölülerinden bir mahya Alkolik bir babadan ıslaklık Polis korkusundan bir çelenk Askerlik şubelerinden bir son yoklama Boynumda işsizlikten bir kement Oğlumun sorularından bir yanıtsızlık Karımın sabahlarından bir suçlama Annemin hafta sonlarından bir hayırsızlık kaldı... - Bu oyun burada bitti mi amca? - Hayır, yönetmen yeniden başa aldı. Yenilgimin oyuncularını ıslıklıyorum Hücrelerimi haykırıyor: Bir yerde yanıldın sen! Belki de her yerde yanıldım ben Şunun şurasında kaç yıl yaşadım Bağışlayın beni Çünkü bağışlanabilecek pek çok şey yaptım... 1990 Ahmet Erhan

AŞIRI DÜŞÜNMEK

Aşırı düşünme (overthinking) günümüzde çoğumuzun muzdarip olduğu, bizi adeta bir bataklık gibi içine çeken, enerjimizi tüketen ve içsel huzurumuzu bozan, işlevsel olmayan bir eylemdir. Araştırmalarında özellikle kadınların aşırı düşünmeye erkeklerden daha yatkın olduğunu bulan Susan Nolen-Hoeksema “Aşırı Düşünen Kadınlar” adlı kitabında, yıllarca yaptığı bu araştırmalara dayanarak kadınlar özelinde bu eylemi derinlemesine incelemekte ve çözüm yolları sunmaktadır.  1.BÖLÜM: BİR SALGINA DÖNÜŞEN AŞIRI DÜŞÜNME EYLEMİ Aşırı düşünme çoğu zaman bize bir fayda sağlamayan, aksine olumsuz duygu ve düşüncelerin altında ezildiğimiz bir haldir. Bu düşünüp durma hali, problem çözme becerimizi ve motivasyonumuzu olumsuz etkilediği gibi ilişkilerimizin ve ruhsal sağlığımızın bozulmasında da rol oynar. Nitekim kadınların depresyon ve kaygı gibi problemleri yaşama olasılığı erkeklere göre iki kat fazladır ve aşırı düşünme eğiliminin bu durumun nedenlerinden biri olarak gösterilmesi mümkündür. Yaza...