Yorgunuz artık Göremeseniz de Yapraklarımız ağır Dallarımız bezgin Boyuna sallanmaktan Bıkkınız-ya siz Ne yapıyorsunuz bu Hiç dinmeyen rüzgarda? Bu hiç bitmeyen yağmur Evlerinize kapatır sizi Denemezsiniz bizim gibi Onun altında durmayı Öyle-bırakarak yağsın Hiç durmadan öyle: Çisi çisi,çağıl çağıl Yılkayıp arındırarak ... Yakınmamalıyız - biliyorum, yakışmaz Ama nasıl da körsünüz - - dayanamıyorum -- anlayamıyorum da Ne için ki aceleniz, niye Fırtına bile dingince Getirirken karı, tipiyi Neden, beklememeniz Uzaktan bir düdük sesi Ya da bir iççekiş gibi Yetinememeniz-niye? -İki el tabanca sesi Karanlığı delen-nasıl Da anlamsız halbuki Yağıp duran kar altında Oruç Aruoba Doğançay'in Çınarlarını ilk kez 19 Haziran 1996'da gördüm. Istasyondan yavaşlayarak geçen trenin içinden, sağ tarafta, doğu'ya doğru; güneş, solumda, yamaç ardına epey devrilmişken. Hemen kavradım; pek de anlamlandıramadan... Sonra -daha yazmadan- ku...
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"