Sürgün

Bir ölüyüm ben, dolaşıp duran 
artık hiçbir yerde kaydım yok 
bilinmiyorum mülki amirin görev yerinde 
sayı fazlasıyım altın kentlerde 
ve yeşeren taşra yörelerinde. 

Vazgeçilmişim çoktan 
ve hiçbir şeyle anımsanmamışım. 

Yalnızca rüzgârla ve zamanla ve sesle 

ben insanlar arasında yaşayamayan 

Ben Almanca diliyle 
çevremde kendime mesken 
edindiğim bu bulutla 
bütün dillerde sürüklenmekteyim. 

Nasıl da kararıyor bulut 
yağmurun tonları da koyulaşmakta 
çok azı yağıyor 

O zaman bulut ölüyü daha aydınlık bölgelere taşıyor.

Ingeborg Bachmann