1.
yıkılan yerlerimi sonra gösteririm
çağıl çağıl akan ırmakların vardı ya
sessizliğin/albenili düşüveren gözpınarlarına.
salt hüzün iklimiydi yeşil'de yaşanan
alsın götürsündü kırkikindiler dökülen saçlarımızı.
bir vakitler yüreğimize türkülenen yemen'di bilirsin
şimdi dağlar oldu gurbetlik, delik delik delinen dağlar.
bilmek yetmiyor ayrılığı
bir gurbeti bilmek yetmiyor.
2.
gecenin koyu ayazında bozbulanık seni götürür nilüfer
seni ve umutlarımı.
3.
hüznün yapraklarını döktüğü o sonyazda
emirsultan'da gök ağladı, biz ağladık
ağladık incelikle bir tesbihe dizerken yüreklerimizi.
sonra sığındık anılarımızın yazılmamış bölümlerine
yetim gövdelerimize notlar düştük acının haritasından.
bakışlarımızda koyu ümitsizlik ummanı dolanırdı
ay dolanırdı gökyüzünde karanlığı bölerek.
4.
üzünçlerimizin ıssız yerlerinde martılar ölsündü
deniz kabarsındı hep
sussundu rodrigo üsküdar kayalıklarına çarparak
hep sararmış yapraklar üstümüze düşsündü
örümcekler mağaralara değil gözlerimize
örsündü ağlarını.
bursa'da hüzündü bir bardak çayı karıştıran
düşünmek. ovalarda terleyen taylar kadar güzel şeydi
durmaksızın sorgulardım niçin terketmezdi bizi acılar.
5.
acılar bizimle
bizimle ayrılık.
işte yabancı bir mekanı soluyoruz umutlarımızı terkettik
kutlu atların yelelerine / hani o eskil tarihlerdeki
bilgeliğimizden eser yok ortada
gerçek olan biz yetimiz güzelim.
Ahmet Veske
Yorumlar
Yorum Gönder