Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Sen Sen Sen

Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden., Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter. Hiç kimse aramasa sormasa beni Sen gelsen yeter.. Huzur ellerinin güzelliğidir. Gözlerin karşımda mutluluk denizi. Her sabah soframızda ekmeğimizi Sen bölsen yeter.. Yüreğim seninle yaylalar kadar serin Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam Sen dolsan yeter.. Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm. Bende sabır sende naz.. Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter.. Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün, Sende karar kıldığını... Ve içimin şerha şerha yarıldığını, Sen bilsen yeter.. Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi.. Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek.. Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek, Eğilsen yeter........... Yavuz Bülent Bakiler

Biliyor musun

biliyor musun aşk şiiri yazmaktan bıktım bir gün şöyle bir baktım yazdığım bütün şiirler öyle bir sarsılma, nedir bu bir otuz aşk şiiri daha kendimi hiç suçlamadım peki o zaman ben neden dereceler sokayım koltuğumun altına ateşim varsa zaten ey gözleri maden çünkü aşk bir suçlamadır sonuna kadar yaşanmamışsa bir bardak birada yeni bir deniz ve yağmur eski bir denizde yeni bir ada yaşanmamışsa sözgelimi Galata'dan Afrika'ya gidiyordum korsanları kralları ve bazı ülkeleri ve bütün madenleri ve kendi sonumu iyi görmüyordum sonunda her türlü madeni elimde bir sürü kağıtla hazırladım kendimi Turgut Uyar

Senfoni

1. Allegro Gaiplerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepeden birdenbire dam; Göğü bir çatlağın yardığı günde. Pencereye koştüm: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, okuna bağlı bir tülbent. Nişan aldı bana göklerden avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun, Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un, Kustum, öz ağzımdan kafatasımı. Bir bardak su gibi çalkandı dünya; Söndü istikamet, yıkıldı boşluk. Al sana hakikat, al sana rüya! İşte akıllılık, işte sarhoşluk! Ensemin örsünde bir demir balyoz, Kapandım yatağa son çare diye. Bir kanlı şafakta, bana çil horoz, Yepyeni bir dünya etti hediye. Bu nasıl bir dünya hikâyesi zor Mekânı bir satıh, zamanı vehim Bütün bir kâinat muşamba dekor. Bütün bir insanlık yalana teslim. Nesin sen, hakikat olsan da, çekil! Yetiş körlük, yetiş, takma gözde cam! Otursun yerinde bende her şekil; Vatanım, sevgilim, dostum ve hocam! 2. Adagio Aylarc...

Akılla Konuşma

akılla bir konuşmam oldu dün gece sana soracaklarım var dedim sen ki her bilginin temelisin bana yol göstermelisin yaşamaktan bezdim, ne yapsam? birkaç yıl daha katlan dedi nedir dedim bu yaşamak.. bir düş dedi, birkaç görüntü evi barkı olmak nedir dedim biraz keyfetmek için, yıllar yılı dert çekmek dedi bu zorbalar ne biçim adamlar dedim.. kurt, köpek, çakal makal dedi... ne dersin bu adamlara dedim... yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar dedi.. benim bu deli gönlüm dedim ne zaman akıllanacak? biraz daha kulağı burkulunca dedi.. hayyamın bu sözlerine ne dersin dedim.. dizmiş alt alta sözleri, hoş beş etmiş derim, dedi... Ömer Hayyam Çeviren : Sabahattin Eyuboğlu

Hayat üç buçuk ile dört arasındadır

Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama, Biraz duraksa.. Neler olup bittiğine anlam verme ! Mutlaka yanlış bir şey oldu.. Düşüncelerin ile dileklerin aynı orantıda değildi, Ve varlığın ile buluşamadı. Sorun yok, sadece bekle.. Güneş doğacaktır. Rüzgar esecek ve yağmur yağacaktır. Zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur ! İzlemeye devam et.. Şahitlik güzeldir, hem olayın dışındasındır hem de içinde. Zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur.. “Hayat üçbuçukla dört arasındadır. Ya üçbuçuk atarsın, ya da dört dörtlük yaşarsın”. Neyzen Tevfik

doğruluğundan emin olmadığınız konuda fikir yürütmekten kaçınma

Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın. Kiminiz kiminizi gıybet etmesin. Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı? İşte bundan hemen tiksindiniz! Öyleyse Allah’ın azabından korkun da bu çirkin işten kendinizi koruyun. Allah tevvabdır, rahîmdir (tövbeleri kabul eder, merhamet ve ihsanı boldur). Hucurat-12

Ahmet Kaya - Yüregim Kanıyor

Metro'ya veda Sakin göllerin kuğusuyduk, salınarak suyun yanağında Yarılan ekmeğin buğusuyduk Gözüm yaşarıyor yüreğim kanıyor Olmasaydı sonumuz böyle Biri saksımızı çiğneyip gitti, biri duvarları yıktı Camları kırdı, fırtına gelip aramıza serildi Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri, her şeyi kötüledi Bizi yaraladı, biri şarabımızı döktü, soğanımızı çaldı Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu ciğerim yanıyor Yüreğim kanıyor olmasaydı sonumuz böyle Gözüm yaşarıyor yüreğim kanıyor Olmasaydı sonumuz böyle Dağlarda çoban ateşiydik, dolanarak mavzer yatağında Ceylanın pınara inişiydik Göğsüm daralıyor, yüreğim kanıyor Olmasaydı sonumuz böyle Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş Aynı çıtırtıyla ürperen birer serçe. hep aynı yerde Karşılaşırdık tesadüf bu, birer tomurcuktuk hayatın Kollarında, birer çiğ damlasıydık bahar sabahında gül Yaprağında, dedim ya hiç yoktan susturuldu şarkımız Yüreğim kanıyor, yüreğim kanıyor Bitmeseydi bizim öykümüz böyle Gö...

Şiirlere Saklandım / Bul Beni

özneliğimi gizlediğim cümlelerde sakla kendini satır aralarına kimseler görmeden sevişelim kelimelerde... son nefesini veriyor sözlerim / şiirlerle yıka, öyle göm ısmarlama yüreklerle yaşanmaz sevda kuytularına sığınır bir dilenci avuç açar şiir avlularında yaşlanırken bugünler dünleri doğurur durur yeniden yaşama sustum / sen de sus bana gel diyebilmek kadar zor bir gidişi beklemek oyalanır korkular bir çelmeyle hayaller düşünce sus(a)mak kana kana bir tutam nefese ve aşka sesimin gölgesinde kal / orada seni bulamazlar bozulur aşkın tuttuğu lades ve tutunduğu bileklerinden hoyratça kesilebilir sevda buza şiirlere sığınılır üşüyünce duygular anlamsızlıklılardan bozma anlamlar kuşatmasında tek bir ses yankılanır boşlukta; gelmeden gitme bir daha... Dilek Akın

Sızımın Gizi; Ölü Ruhta Yara İzi

                                                      ' Bazen bir şiir sadece bir şiir değildir.                                                        Bir ölüden bir ölüye... ' yirmibeşinci mumum da söndü gözyaşı işgali altında böyle olmaz dedi Tanrı, gülümse biraz pardon bayım; hayatınızda fazla tebessüm var mı? / bende bir neden kalmadı da üzerimdeki emanet şiirleri çıkardım üstelik dar geliyordu çoğu, sığamıyordum ruhuma batan düş kırıkları, bir dolu hüzün, sızım sızım sız(lan)an sızı(ntı)lar, kaos desen diz boyu buna şiir mi dayanır kanatsa yaralasa da yakışanı giymeli gerçek kadar acıtmayınca yalanlar kendinden kaçıyor insan pardon bayım; bu yalan sizin miydi? yanlışlıkla üzerine oturmuşum hay...

Günah Eskizinde Yaşama Davet

' Şiir yolunu bulur üstad... ' Antika sızılarımı açık arttırmaya çıkardım üç kuruşluk gerçekleri paha biçilmez yalanlarla örtbas ettiler bilmediğiniz her şeyi biliyorum suç aletim inancım bayım ve bilin ben en çok kendime inandım bildiklerimi bilseniz şimdi ve ben bilmesem... Bu şiir unutulmak için yazıldı son cümlede kendi intiharını yazmak ve bir daha hatırlanmamak unutmayın her şiir kendi kalemiyle vurulur... Ben unutmak için sevmedim bayım hangi tene uyduysa tenim yoldan çıktı kimle konuştuysa biberler sürüldü vücut dilime sevgiyle açıldı sandığım kollarda gerildim çarmıha ve duvarlar örüldü kalbimin hicret emri aldığı her kalbe ben kalbimle sevmem bayım biz ayrı dünyaların - kuyrukları kesilmiş - yalanlarıyız. Benim de aklım tutuldu zamanında / kalbim lades aklımı kaçırıp aşık oldum düş kırıklarımı kalbimle topladım / kanadım kalp çarptığı kadar yaşar insan ve beyin yaşadığı kadar sever - beyin ölümü gerçekleşen kalp sevemez - ben unutmak için sevmem bayım bundan en ço...