Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dilin Masumiyeti

Kum içine çekiyor beni Deniz diliyle itiyor Ada olayım istiyorum Susmayı öğrenmelisin diyor. Sessizlik nasıl deneyimlenir İsmiyle çağrılır olan şeyler Olağan şeylere dönüşürler Utangaç bir rehavet alır onları. Söylenemezlerin tortusu Hapsolmuş bir gürültü mataramda Serinlik istiyor okunaksız alnım Noksanlığımı susku tamamlasın. Ben vazgeçersem dil de geçer, Paramparça olur. Yazgımı yaralarımla çözeriz. Kadim bilgi Gülün kendisi değil fikri. Kaderini sev, diyor bana. Kim çocukluğuma döndürebilir beni? Yalnız, dilin masumiyeti… Asuman Susam

Şiirleme

Öksüz bir yüreğin çözülüşüdür şiir. Yalnızlığına kapanan anın kör ışığı değil. Çekili perdelerden süzülen gün ışığıdır ki, Yürek tayfından geçmeden vermez alını yeşilini. Seslerin delip geçtiği kulaklara küpedir Sözlerin köpüğünü süzen. Suların çıplak elidir dar gelir de bulvarlar Kendi patikalarında yürür. Dağıtır da düzyazının çarkını zembereğini Yaşamı değil salt izdüşümünü verir. Ali Rıza Çamur

Yarı Yolda!

Deniz de çekildi aramızdan Yaprakları yumuşattı yel Bir tüy gibi düştü önümüze Ayrılık! Göremiyorum dünyayı Kuruyan otlara basıyorum Hiç ses yok Sahile vuran boş kabuklar Aceleyle kaçışan kuş Ah ne gemi ne sağır fenerci Fark ediyor beni Hangi diken Dilinin altında büyüyen? Her gece tanıdık gelen sessizlik Hep susayan gök! Ah kapanan kalp acıyla! Söyle nereye gideceksin ey gölge? Oysa hayat ve yazgıydı şiir Geniş hazırlığım gelen ölüme Tek silahım var: Sözcükler sözcükler sözcükler! Kadir Aydemir

İlk Söz

I Gölgesi uzuyor kırların Biraz daha bulanıyor su, Unutuşun diriliği. II Yola bak, yorgunluğuna Yumuşak bir ayrılık, …Senden duyduğum son şarkı. III Bahçedesin: Sessiz gök gürültüsü Yüzün unutulmaz anı Bir tırtıl gibi eğildiğin, Bahçede. IV Görüyorsun genişleyen hazırlığı Akşamla incelen dalları Ey yabancı! Bozulmuş bir örümcek ağı… Kime ne anlatayım! Kadir Aydemir

Çağdaş Kaside

ÇAĞDAŞ KASİDE Erdemler süslüyor seni sürekli En değerlileri tüm erdemlerin Ve bu yüzden, gökler şahidimdir ki - Sana olan sevgim sonsuz ve derin! Sen boş yere alçaklara çatmazsın, Merhamet edersin caniye bile, Yıkanmış değildir sonsuz varlığın Dul ve yetimlerin gözyaşı ile. Güçlüyle yakınlık kurmazsın elbet Fırsat görüp bu dostluğun sonunda Bir kötülük düşünmezsin nihayet Bulsan da kızını onun koynunda. Dışlamazsın ayaktakımını "Onlar da İsa nın kulları!" dersin Ne de saç sakallı yakınlarını Sille tokat uluorta döversin Nerden geldiğini asla sormadım Sandığında yatan zenginliklerin Hepsi gökten inmişlerdir umarım Ödüllü olarak şanının senin. Erdemler süslüyor seni sürekli En değerlileri tüm erdemlerin Ve bu yüzden, gökler şahidimdir ki- Sana olan sevgim sonsuz ve derin! ÇAĞDAŞ KASİDE (2) Senin istihzandan hoşlanmıyorum Onu yarı ölmüş ruhlara sarf et, Sevişmemiz gerçekten de felaket Gibiyse de, yitirmeden hararet - Tez biteceğine inanıyorum. Hep böyle utangaç nazlarla bana Ka...

Ölmek

Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek Oradan, Oradan düşmek ölmek istiyorum Cevf-i ye's âşinâ-yı hüsrâna... Titrek Parıltılarla yanan mesâ-yı mezbaha-renk Dağılırken suhûr-ı üryâna, Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek Oradan, Oradan düşmek ölmek istiyorum Cevf-i ye's âşinâ-yı hüsrâna... Kanlı bir gömlek Gibi hârâ-yı şemsi arkamdan Alıp sürükleyerek, O dem ki refref-i hestîye samt olur ka'im Ve bir günün dem-i âlâyiş-i zevâlinde Sürüklenir sular âfâka şu'le hâlinde O dem ki kollar açar cism-i nâ-ümide adem Bir derin sesle "haydi" der uçurum, O dem, Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek Oradan, Savt-ı ümmîd-i kalbi dinlemeden Cevf-i hüsrâna düşmek istiyorum. Ahmet Haşim

Riyâh-ı Leyâl

Ey gizli kebuterlerin âheste sürûdu   Ey mirvaha-i lâne-i mürgân     Ey bâd-ı hırâmân Âfâka inince gecenin sütre-i dûdu   Başlarsın ufuktan seyelâna     Bâlîn-i cihâna! Ol dem ki olur, ey tarab-âmûz-ı hayâlât,   Bir nây-ı zümürrüd gibi nâlân     Destinde nihâlân... Ol dem ki olur dest-i bilûrunda semâvât,   Bir çeng-i dil-âvîz-i müzehheb     Bir ûd-ı mükevkeb... Ol dem getir ondan bana ey bâd-ı peyem-res,   Ondan bana sen gizlice bir ses,     Ey bâd-ı peyem-res, Ol dem getir ondan bana sen gizlice bir ses;   Ol dem götür ey bâd-ı şebângâh,     Benden ona bir âh!... Bir ninni ile rûh-ı leyâli uyutursun;   Ervâha eder da'vet o ninni     Bir hâb-ı muganni! Bir hâb-ı muganni ile rûhu avutursun;   Bir hâb-ı mugannide gönüller     Rü'yâları dinler! Ey bâd-ı muganni ki hadâıkda verirsin   Her nağmeye, her saza muâdil     Yapraklara bi...

Sanal Rüya

seccadeler deviniyor tavanda duraksız bir vcd balkıyor hayalimde ingrid bergman şaşırıyor olanlara afrikalı çocuk ağlarken hıçkırarak bir pentium üç olduğumu düşlüyorum pencereleri demir parmaklıkla kaplanmış, kıvamını bekleyen çay gibi demlenirken hakikat. kehribar tespih ceviz sandıkta küfleniyor nöbetçi baloncular kapanıyor birer birer parklarda uçları eprimiş zamansızlıkta tığ oyası örtülü transistörlü bir radyo hissediyorum kendimi unutmuşçasına, güneş kavururken arizonayı gökyüzünü arıyorum çamurlu kaldırımlarda küt saçlı bir umut olamayacağını bile bile. sen benim yıldızımsın diğerlerinden sönük, hep aynı yerde durarak anladım ne sonsuz olduğunu evrenin ve ıslanmış bir bankın hüznünü. ben bir insanım ölecek. Polat Onat

Güz Şarkısı

1 Soğuk karanlıklara geldi karışma günü; O pek kısa yazların ışığı biter yarın! Duyuyorum şimdiden taşlığa düştüğünü Acı gürültülerle çatırdayan dalların. Bütün bir kış boyunca saracak beni: dehşet, Hınç, ürperme, kızgınlık ve bir bitmez uğraşı, Kutup cehenneminde bir güneş gibi elbet Yüreğim andıracak donmuş, kızıl bir taşı. Ürpererek dinlerim düştüğünü her dalın; Dar ağacı kursalar ses vermez bundan kaba. O yıkılan kaleye benzer içim, bir kalın, Bir yorulma bilmez koçbaşı çarpa çarpa. Bu tek düze düşüşü böyle her dinleyişte Sanırım hızlı hızlı tabut çakan biri var. Kimin için? -Dün yazdı: bu gelense güz işte! Bu gizemli gürültü bir bitiş gibi çınlar. 2 Ah o yeşil ışığıyla uzun gözleriniz Tatlı kadın bugünse herşeyde bir acı var, Ve, hiçbir şey, ne oda, ocak yada sevginiz, Sarmaz beni denizde parlayan güneş kadar. Genede sevin beni, candan bir anneye eş, Densizleride sevin, huysuzları da sevin; Bir sevgili, bir kardeş olun, batan bir güneş Görkemli bir ...

Yoksulluğun Sğınağı

Devletlim, buyurmuşsun, Yoksulluk kanun dışı Olmuş bizim ülkede, ama haberin olsun, Buyrukta kanun dışı ettiğin şu Yoksulluk Ortalıkta kalınca bizim eve sığındı. Rajasekhara