Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerin Gördükleri

Bitkilerin Gördükleri Pırıl pırıl çiçeklenmiş, kökleri yerde, yüzü delice sevdiği güneşe çevrili boyuna. Ovidius Bir düşünün : Bitkiler sizi görüyor.

Maksim Gorki'nin Kaleminden Anton Çehov

Bir seferinde beni Küçükköy’deki evine misafirliğe çağırmıştı; küçücük bir arazide iki katlı beyaz bir evi vardı orada. Bana “malikânesini” gezdiriyor, bir yandan da durmadan, heyecanlı heyecanlı anlatıyordu: “Çok param olsa burada hasta öğretmenler için bir sanatoryum kurardım. Aydınlık bir yapı olurdu, hani, kocaman kocaman pencereleri, yüksek tavanları olan çok aydınlık bir yapı. Mükemmel bir kütüphane kurar, bütün müzik aletlerini bulundurur, arı besler, bostan eker, meyve yetiştirirdim. Onlar için tarım üzerine, meteoroloji üzerine, daha pek çok konuda konferanslar düzenlerdim – öğretmen dediğin her şeyi bilmelidir, ihtiyar, her şeyi.” Birdenbire susuverdi, öksürdü ve o tatlı, o zarif, insanı ister istemez bütün dikkatiyle onu dinlemeye zorlayan karşı konulmaz çekicilikteki gülümseyişiyle bana şöyle, yan yan baktı. “Düşlerimi dinlemek seni sıkıyor mu? Bunlardan söz etmek çok hoşuma gidiyor benim. Ülkemizin kırsal kesimlerinde iyi, akıllı, bilgili öğretmenlere ne büyük, ama ne büyü...

Ben aşka inanmıyorum

Vurgulamak istediğim nokta şu ki ben aşka inanmıyorum . Ne söyleyeceğimi ve neden söyleyeceğimi biliyorsunuz. Bir genç kadını ve erkeği birbirine çeken akım çok güçlüdür. Bireyin bir şeye ya da kişiye duyduğu tüm eski bağlarını ansızın koparıverir ve kişi için yalnız tek bir bağ kalır. Tıpkı tüm dallarını budayarak tek bir dal bırakan bir bahçıvan gibi. Bu tek dalı hayatın tüm öz suyunu ve kökünü içinde barındırsın diye bırakmıştır. Âşık da sadece aşk duygusu baki kalsın, baştan ayağa tüm varlığını sarsın, tüm bedenini felç etsin, insanı insan yapan maddi manevî tüm sebepleri kendinde eritsin, yok etsin diye diğer tüm duygularını öldürür, erteler ya da gölgede bırakır. Bu aşk değil, sarmaşıktır. Onu insanın kendisi seçmemiştir. O insanı seçmiştir. Bu doğanın arzu ettiği bir durumdur. Yaşın ve mizacın getirdiği bir şeydir. Doğa iki ayrı insanı bir araya getirmek için bir tuzak kurar. Doğa tuzak kurar derken bunun kötü bir şey olduğunu söylemek istemiyorum, asla. Bu, doğanın işidir. Alla...

Muhammed Akkoyunlu hocanın covid enfeksiyonu tedavi sürecinde hastahane anıları

Ağrılar uyumamı engelliyor. Bacak kaslarımda ve sakroilayak eklemde dayanılmaz ağrılar var. Hiçbir pozisyonda rahat edemiyorum. Diş ağrısında bile kulanmadığım ağrı kesiciyi almak için kalkıyorum yataktan. Yürümem bile zor. Bugün ikindi vakti başladı. Arabayı bile zor kullandı m. İlk başta bel fıtığı gibiydi ama şiddet ve lokalizasyon değişti. Dayanılmaz boyutta. Telefonuma mesajlar geliyor. Çok kızıyorum gecenin 12’si, bu saate geniş gruplara mesaj atanlara. Off ağrı çok fazla dikkatimi dağıtamıyorum. Telefonu istemsiz elime alıyorum asistanım Egemen mesaj atmış. Hayırdır bu saatte genelde atmaz. “ Hocam testiniz pozitif çıkmış” “benimki de pozitif çıkmış” “Mehmedin ki ?” diye soruyorum. “ Mehmet hocanın negatif” Oh diyorum klinikte sağlam bir hoca kaldı şükür. Kendi derdimle ilgilenebilirim . 5 gün önce (corona vakalarının görüldüğü 2. Hafta) corona triajını aşıp astım ve nefes darlığı şikayeti ile göğüs hastalıkları polikliniğine gelen hasta corona tanısı koymuştum ve üzerimde ...

Hareke nokta kabûlünden elif müstagnî

                                                                                                                                Elifimize Yir yir elif ki sînemüŋ üstinde vardur Şehr-i belâda her biri bir reh-güzârdur Bursalı Rahmi Kadd-i yâre kimisi  ar’ar dedi kimi elif Cümlenin maksudu bir amma rivayet muhtelif  Muhibbi Bir ayak teklîf iderse ol elif-kâmet bana Bezm-i devrân içre sâkî el virür devlet bana Bursalı Rahmi Yerin var eyâ kaddi  elif  cânlar içinde Hayfolaki ömrün geçe  dükkanlar içinde Münif Tîg-ı cevr ile çekerse tenüme dâl ü elif Ol kamer-çehre Hilâlî bir ulu ad eyler Hilâlî Bînî –i pâkine elif-i ân...