Ana içeriğe atla

Kayıtlar

DERVİŞİN TESELLİ KOLEKSİYONU 2'DEN BİR TESELLİ

Ne kadar büyük de olsa keder, Zaman kuşunun kanatlarına binip gider. Aynı kuş getirir yeniden, Sevinçli ve mutlu günleri.. Jean de La Fontaine Mecit Ömür Öztürk Dervişin Teselli Koleksiyonu 2 29 Eylül 2022 okumalarımdan altını çizdiğim satırlar. 

ile

Bir tür ‘hesap’ çıkarmağa çalışacağım. Ama bir ‘bilanço’ olmayacak bu; sonuna ‘çizgi’ çekemeyeceğim, biliyorum. Bu ‘hesap’ sonucu bir ‘fatura’ çıkarmağa da niyetim yok -aslında, istesem bütün ‘maliyet’i kendi ‘hane’me yazabilirdim (kendimi suçlu bulmak, benim için olağan bir tutum -suçlamak kadar, en azından); ama, zaten ‘bedel’i ödediğime -ve ödeyeceğime- göre, buna da gerek yok. *** İşin zorluğu burada hep : başka türden bir bilinçlilik gerektiriyor bizim ilişkimiz : hazır kalıplar, alışılmış düşünme ve davranma biçimleri hiç işimize yaramadıkları gibi, ket de vuruyorlar ilişkimize. Her an, hep yeniden kurmamız gereken bir bilinç temeli üzerinde yürüyebilir ilişkimiz ancak. Bu aynı zamanda özgür bir temel : çünkü 'karar'ımız, 'isteğ'imiz, 'inanc'ımız hep bilinçli olarak ayakta tuttuğumuz şeyler olacağından; 'doğal' duygulara ve tutkulara dayanmadıklarından, onları her an kırıp atmak elimizde olacak. Her an, 'artık istememeğe karar veriyorum', ...

Son Tren

Bozkırın orta yerinde diz çöküp toprağa tren geliyor mu diye kulak dayamış gibiyim uzayıp giden raylara… Gelen kapkara bir tren hızla önümden geçerken atlayıp ben de giderim diye düşünürdüm eskiden, her neresiyse gittiği yer. Ses vermiyor şimdiyse raylar. Sallanan son eller sallanmış, uçup dağılmış son duman, ne gelen var, ne giden, kapanmış bütün garlar, kalkıp gitmiş son tren. (28 Ekim 2022) Roni Margulies 

Yolun Sonu

Uzun yol kaptanlarıyla TIR şoförleri eskiden çok garip gelirdi bana. Git git bitmez yollarda aylar yıllar boyunca varamadan insan nasıl yol alır? Şaşardım hep, nasıl sabreder, nasıl dayanır sonsuz yollara? Biliyorum ki şimdi oysa (yaklaşırken yolun sonuna) uzun yol dayanılmaz değilmiş, yanlış düşünmüşüm onca zaman: Hiç bitmemesi değil yolun, bitmesiymiş korkutucu olan. (30 Mart 2023, Perşembe) Roni Margulies 

Kamyonlar

Hafriyat kamyonları geçti dün önümden yine, arka arkaya üç tane, dopdolu, tepeleme, harf taşıyorlar bir yerinden kentin bir yerine. Önde gidene g’ler yüklenmiş, e’ler ikincisine, arkadakinde karışmış harfler birbirine. Kim ısmarlar bunları? Kim ne yapar bu kadar çok harfle? Kamyon dolusu karmakarmaşık olasılık. Teslim alıp birileri bu harfleri bir yerlerde dönüştürebiliyor mu acaba anlamlı bir bütünlüğe? Çok denedim, çok istedim, beceremedim ben.  Hep harf kaldı harfler elimde, ne bir kelime oluşturabildim, ne de bir cümle. (16 Aralık 2022) Roni Margulies  [Alper Görmüş] Yukarıda (25.11 tarihinde) “Kamyonlar” başlıklı ve hafriyat kamyonlarıyla ilgili bir şiir göndermiştim sana. Bu onun küçük oğlu: Ö ve ü Harfler döküldü hızla giden kamyonun kasasından, uçuştular soğuk rüzgârda yerlerini arar gibi bir süre, yol kenarına yığıldılar sonra. Bir ö çarptı gözüme, ardından bir de ü gördüm. Dönüp sırtımı yürüdüm. Bildiğim bir şeyin gerek yoktu altının çizilmesine. Roni Mar...

Birden

Tutunmuş ucuna uzun bir dalın sorunsuz sandığı bir dünyada usul usul salınırken rüzgârda hafifçe sararmış bir yaprağın kopup düşmesi gibi yere birden, evlere yakın uçmayı seven kıvrak, oynak bir güvercinin hızla çarparak şeffaf camına dışa doğru açılan bir pencerenin baygın düşmesi gibi yere birden, bana da bir şey oldu birden. Nasıl oldu? Ne zaman oldu? Anlayamadım. Hiç beklemiyordum. Yaşlandım birden. (27 Ocak 2023) Roni Margulies 

BAŞKASININ YÜZÜ

Bekledim. Tüm kış üzerine basılıp duran, başını topraktan çıkarmak için bir işaret bekleyen, beklemekten başka yapacak hiçbir şeyi olmayan arpa filizleri gibi hissizce beklemeye devam ettim. *** O sorunsuz geçen 8 yıldan sonra birbirimizden saklayacak hiçbir şey olmaması gerekirken, eğer bu sargılardan da kalın bir ifadesizliğin duvarları arasına hapsolmuşsam, artık senden bir şey istemeye de hakkım yoktu. Kimsenin kaybedilmemiş olanı geri istemeye hakkı yok. Yoksa, ilk baştaki asıl yüzümün de sonuçta bir çeşit kamuflaj olduğu fikriyle barışıp, daha fazla çabalamadan, durumu kabullenmek miydi doğru olan? *** İşte bu şekilde, seninle aramızdaki yolu yeniden inşa etme arzusuyla, tam tersine seni yok etmeyi isteyen bir intikam hissi içimde durmaksızın birbirleriyle savaşıyorlardı. Sonunda ikisini birbirinden ayıramayacak duruma gelmiştim. Okumu sürekli sana doğrultuyor olmam benim için günlük bir alışkanlık halini almış ve aniden kalbimde bir avcının yüzü nakşolmuştu. *** Yaralanmadan önc...

ARKADAŞ ZEKAİ ÖZGER'DEN CAVİT KÜRNEK'E MEKTUPLAR

  Arkadaş Zekai Özger''den Mektuplar: "ama insanlardan umutsuzum, bıktım yıpranmaktan, eskimekten, yorgunum, şimdilerde dinlenmeliyim biraz, yeni serüvenlerin olasılığına atılamam. biraz toparlamalıyım kendimi." MEKTUPLAR  İnsanları tanıdığımızda, izler kalır belleğimizde. Zayıf şişman, esmer sarışın, güzel çirkin gibi. Fiziksel özelliklerinden sonra gelir beyinsel veriler. Çünkü, fizik özelliklerin gözle görülür, elle tutulur kolaycılığı vardır. Arkadaş'ı tanıdığım gün, sarı, soluk, kırılgan bir yaprakla tanıştığımı hemen anladım. Benzerler birbirini iter diye bir kanı geliştirilmiştir. Biz birbirimizi itmedik. Tarih önemli mi? Belki yüzyıllar önce, belki dün, Arkadaş ile İzmir'de tanıştık. Birbirimizi sevdik. Hatta birbirimize “muhtaç” olduğumuz, biçim, öz ve gelecek umudu olduk. Aylarca mektuplaştık. O'nu ısrarla İzmir'e çağırıyordum. “Gel, birlikte gidelim, bir deniz kenarı olalım” diyordum. O, yaşamı boyunca hiç denize girmediğini, güneşte gövdesi...

DENİZ KIZI İÇİN ŞİİRLER

sunu bedenini bir dünya haritası gibi dizlerime serip de, yollar aradım yürümek için içime çekmek için hava, koklamak için çiçek ve bir kadın, yaşamı benimle bölüşecek sevdiğim şeyleri sevecek, bir incir ağacından damlayan süt dolarken memelerine çocuklar doğuracak, kara gözleri dünyaya bıkıp usanmadan sorular soran kendiyle yüzleşmekten çekinmeyen, doğayla ve insanla sonuna dek barışkın… yüzünü ak bir kitap gibi ellerimde açıp da, umutlar aradım yaşama ilişkin uçurumların yamacında kök salacak ağaçlar boğulanlara uzanacak bir kol belki bunun için sevgilim, seninle başlattım bu şiiri. şiir 1 sen bir deniz kızısın, saçları düşlerimin erimince uzayan yağmurda kıpırtılı, güneşte gümüşsün bir yakamoz ağı, geceyle atılan sen bir deniz kızısın, doğanın yüzgörümlüğü olsun diye bana sunduğu allayıp pulladığı ayışığının yelin, terkisine atıp kapıma koyduğu sen bir deniz kızısın, yaşamla ölümü iki kaşının arasında öpüşür buldum yaşamı seçtiysem sensin nedeni ölümdeki sonsuzluğa seninle erdim… şi...

おしまいにするはずだった恋なのにしりきれとんぼにしっぽがはえる

「寒いね」と話しかければ「寒いね」と答える人のいるあたたかさ (『サラダ記念日』) Soğuk, değil mi? Diye  Seslenince,  ‘Soğuk (Ben de üşüdüm.)!’  diye  Cevap veren bir insanın olmasının  Verdiği sıcaklık.  Machi Tawara Çeviri: Ayşe Nur Tekme