Ana içeriğe atla

Yol Yolcu ve Yolculuk Şiirleri Bercestesi

Orçun Üçer Beyefendi'ye

Ses mi çiçek mi desem;
Işık mı renk mi desem;
Sanki geçtiğim yolda bir şey unuttum.

Şükûfe Nihal Başar


yola bir düşüldü mü ömür boyunca gidilir

Attila İlhan


Yine zevrak-ı derûnûm kırılıp kenâre düştü
Dayanır mı şîşedir bu reh-î seng-sâre düştü

Şeyh Gâlib


hem birazdan yolcuyum
ben nasıl sevdim

Sıtkı Caney


eksileceğim kadar eksildim
dönüşün yollarında buraya gelirken
geriye pek bir şey kalmamış

Murathan Mungan


Yalan olur sevmedim dersem;
Ama yolcu yolunda gerek.
Ey ömrümün uğuldayan durağı;
Yanlış hesaptan dönerek,
Benli günlerini sil istersen.

Metin Altıok


Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte
Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

Ahmet Telli


Güç olmadığını söyleyemem yolculuğun kırık tekerleklerle filân

Ezra Pound


Ve yolculuk hatıralarını
Çok… ama çok özledim

Nizar Kabbani


sana yolculuğum hiç bitmez

Neşe Yaşın


Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden
İnanırdım saadetli yolculuklara
Adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz
Bütün hızımla koşardım dalgalara
O aman beni görseydiniz

Özdemir Asaf


ve anlıyorum, sorular yolarkadaşlığının başlangıcıdır
sorular, yol arkadaşlığının bitişidir

Zeki Bulduk


Derim ki kar ve hüzün bir aşkın seyir defteridir
Yolculuklar ve ayrılıklarla anlatılabilir ancak

Ahmet Telli


Uğurla kendi kendini dönüşsüz yolculuklara
Bekle kendini uzak yolculuklardan dönersin diye
Senin senden başka kimin var ki beklesin

Aziz Nesin


uzun yolculuklardan sözeden erkeklerden korkacaksın

Küçük İskender


Akşamları son yolcular geçerken kırdan
Nazarların dalıyormuş, yıllardan beri
Bir seyyahın bekleniyor gibi haberi!

Yusuf Ziya Ortaç


Hoşçakal çocuk, ellerimizden kaydın,
Şimdi dönüşü olmayan bir yoldasın.

André Chénier


Artık varmak istiyorum ben yolumun sonuna.

Georg Trakl


Gönlü üzgündü. Yüzü uzun yolculuk yapan bir yolcunun yüzüne benziyordu.

Gılgamış Destanı


Genç adam ben kalayım
Dedi kendi kendine
Ben burada kalayım
Ama sonra kalktı
Diğer yolcuların ardından
Otobüse bindi

Nirvana – Bukowski – Tom Waits


Faydasız olsun, yine de
bir ağaç gibi olsun bu yazdıklarım:
Kökü toprakta;
başı gökyüzüne dönük.
Belki kimse bahçesine dikmez,
şehrin bulvarlarına da sokmazlar onu.
Ama
uzak, kıraç bir ıssızlıkta
bunalmış bir yolcu
dibinde oturacağı,
sırtını dayayacağı bir ağaç buldu diye
ferahlarsa
bu yeter.

Chuang Tzu


kıssalarla büyüyen bir yol eriydi babam
yanlış bir hayatın doğrusunda ısrar.

Kemal Varol


Hereke’den çıktım yola,
Selâm verdim sağa sola,
Haydi, benim bu dünyaya garip gelmiş şairim,
Yolun açık ola.

Orhan Veli


Bu defa farkına vardım ki ihtiyarlamışım.
Hayatı bir camın ardında gösteren tılsım
Bozulmuş anlıyorum, çıktığım seyahatte.
Cihan ve ben aynı değiliz artık eski hâlette.

Yahya Kemal


Yaylımız tüketirken yolları aynı hızla
Savrulmaya başladı karlar etrafımızda.
Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü,
Kar değil, gökyüzünden yağan beyaz ölümdü

Faruk Nafız Çamlıbel


-Bir kere görse gözüm köyün aydınlığını
Kül bağlar içerimde bu kızıl kor yığını.
-Senin de yolun biter, diner gözünde yaşlar,
Benim uğursuz yolum bittiği yerden başlar!

Faruk Nafız Çamlıbel


Mademki henüz gelmedi son yolcum ufuktan?
Ömrümce neden yılları zincir gibi çektim,
Mademki bir aşk uğruna can vermeyecektim?
Bir müjde taşır her gün uzaktan bana rüzgâr;
Elbet gelecek, gelmedi, bir beklediğim var!

Faruk Nafız Çamlıbel


Ol şeb-rev-i mi‘râc-ı hayâlim ki cihâna
Sıdk-ı nefesim bâd-ı seher gibi ayândır

Nef'î


Düşdi seferüm diyâr-ı derde
Kimdür mana yâr bu seferde

Fuzulî


Yollar
Ki gider kimsesiz, tehî, ebedî,
Yollar
Hep birer hatt-ı pür-sükût oldu
Akşamın sîne-î gubârında.

Ahmet Haşim


ben hep yollar düşledim
derin yollarda yürürken

yollar gül sesleridir
beni yazın ta içine çağıran
gitsem mi? yoksa daha
erken
mi akşamın kovanında
anılar oğul verirken

Hilmi Yavuz


Geçersiz bir yolculuk seninki
dönüp arkana bakıyorsun.

Veysel Çolak


Sen elimden tutunca
Yolculuk basardı içimi
Külrengi bulutlara takılıp günlerce…

Tuğrul Tanyol


o hınzır çocuklar yok şimdi
seni o denli sevmek yok
tren yolculukları yok

Betül Dünder


hiçbir tren yolculuğu dindirmeyecek yüzümdeki yaralı hayvanın sesini
seninle hiçbir yere varamadığımızda fark ettim
dünyayı unutmak için yanlış aşkı seçmişim

Jan Ender Can


Hakikat şehrine yolcu değilsen
Ne yolcuyu eğle ne yolu incit

Aşık Hüdai


en çok da bir yolculuğa çıkarken
dönüp dönüp sarılışını

Ahmet Telli


Oysa vakit çok erken
Öpünce seni gözlerinden
Yolculuk başlayacak..

Sen de yoksun başucumda
Gözlerimi kim kapayacak?

Şinasi Özden


o bir çay istemişti, trenin içinde
biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
ben yalnız kalmıştım, senin içinde
oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni!

Haydar Ergülen


yollar sellere gider. açılır parklar artık kuşlar dağılır
bir aşkı gözyaşlarıyla bulvara çağırmak hiç keseye mi kalır

Cahit Zarifoğlu


Özgürlüğünden uzakta kanıyorsan
çiçeklerin en incitenidir
umut yolcusuna sunulan karanfil

Babür Pınar


Yolculuğum uzun sürmüş oldukça
Gece demir köprülerden geçmiştir tren.
Dağ başında beş on haneli köyler,
Telgraf direkleri yollar boyunca
Koşuşup durmuş bizle beraber

Turgut Uyar


Deniz nerede pırıl pırıl,
Nerede yolculuklar, yollar..
Orada adımlarım var.

Özdemir Asaf


Yolculuktur aşk.

Esra Güzelipek


Her yolcu gibi, nereye gitse,
sılasını yüreğinde taşıyan bir yolcu.

Cevat Çapan


Çıkarsın uzun sürecek yolculuğa
Başka limanlara başka kıyılara doğru

Ahmet Ada


Yarın gece gideceğim bu kentten
Bir ırmağa yolcuyum sular çekiyor beni
Yüreğimden başka taşıyacak yüküm yok
Sayılmazsa göğsümden düşen kuş ölüleri

Haydar Ergülen


İçimde acıyla yürüyorum yolları
Çoktandır yolumu ayırdığım bu kentten
Yorulsam da bir daha binmem o trenlere
Kimse karşılamasın istasyonlarda beni

Haydar Ergülen


Yürümeden bilinmez yolun hilesi;
vaad edilmiş her şey yalan.
Yürüdükçe yakınlaşan dağ, kalbim;
ama o sevişirken hep gözlerini kapar.
Tenimi titretir rüzgar
kendime yürürüm!

Asuman Susam


Uzun bir yola benziyor aşkımız, kıyısında
biri durgun biri çalkantılı iki deniz
uzun bir yola benziyor aşkımız, esasında
yol alsak da yolcu falan değiliz

Adnan Satıcı


Övgü sözleri kalsın
Yol bittikçe yenik
Yolcuyum ben
Sana dönmüştü yüzüm
Sayım sayıldı, günüm doldu
Bir bilet, sallanır durur
Elimin ucunda
Teşekkür sana, ömrümün bir yanını
Okşadın, canımı yaktın
Yolcu ettin

Barış Pirhasan


İkimizin sığınağı aşkın evinde
doyamamak birbirine
Denizler ortasında bir salda
yolculuk ışıklı bilinmezlere

Neşe Yaşın


yaşamım uzun bir deniz yolculuğuna
dönüşmüştü

git git varılmayan
kıyısız bir deniz.

Behçet Aysan


yolculuğun sonuna yaklaşmıştık.
bir akşam vakti,
tekneye gene yaklaşıp sorduklarında,
isteyecek hiçbir şeyim yoktu.
bir denizkızı istedim.
gittiler ve bir daha görünmediler.

Akgün Akova


Sanki rastlantının yedeğinde ilerleyen bir geçitteydik seninle
Kendi yolumuza gidecektik çıktığımızda
bir daha hiç görüşmeyecektik
Çaktırmadan ikimizde yolu uzatıyorduk aslında

Murathan Mungan


Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Yahya Kemal Beyatlı


demesi kolay ama
öylesine yanıyor ki içim
bir garip çöl yolcusu gibiyim.
doymak için susuzluğuna
seni yudum yudum değil
damla damla içeçeğim

Gülten Akın


Artık yolumun sonuna varmak, tek istediğim.
Bırak gireyim senin tapınağına.
Bir zamanlar ki gibi, çılgınca ve dindarca
Ve sessiz bir duayla önünde eğileyim.

Georg Trakl


Yalnız
Hem kaptanı
Hem de tek yolcusudur
Batmakta olan gemisinin.
Onun için
Ne sonuncu ayrılabilir
Gemisinden,
Ne de ilkin.

Özdemir Asaf


Karanlığında yolunu yitirmek istediğim
bir ormandın sen,
bense nereden geldiği bilinmeyen
bir yolcu.

Cevat Çapan


Sonuna geldiğim bir yolculuk gibiydi her şey
Film kopmuştu ve hayatımdan çıkıp gidiyordum
Hiçbir felaketten öğüt almayan aşk zamanlarım

Mevlana İdris


Bu yolun hoş bir yerinde durabilseydik;
Ya da bu yolun ucunu görebilseydik:
O umut da yok bu umut da; hiç değilse
Otlar gibi kesilip yeniden sürebilseydik.

Ömer Hayyam


Ümitsizlik şehrinin yolu benden geçer,
Hiç bitmeyen kederin yolu benden geçer

Dante Alighieri


Geriye bakmaya zorlama beni hiçbir zaman,
Biliyorum, yol aldıkça ardımda kalıyor hayat

Otar Çiladze


Ne zaman
geriye giden
bir yol bulsam,
içimde bile
olsa o yolu,
yakıyorum o yolu
hemen

Lübomir Levçev


Ne güzeldir yol almak umut içinde

Vicente Aleixandre


Gözlerimi yollara dikip ,
Bekleyip duracak mıyım;
Bitmeyen hüzne ve kedere,
Ben mi eş olacağım?

Aleksey Vasilyevich Koltsov


Gözlerin yollarda
bir mektup bekliyorsun

Furuğ Ferruhzad


Gönülden gönüle yol var demişler

Levni


Yolcu, yolcu!
neysen, ben de oydum;
neysem, sen de o olacaksın

Carmina Epigraphica


Uzun ince bir yoldayım

Aşık veysel


Bineceğin gemi yok, çıkacağın yol yok

Kavafis


Öyle bir yere gittin ki bu sefer,
İzinin tozu bile belli değil.
Ne kadar da kanlıymış gittiğin yol!

Mevlana Celaleddin-i Rumi


kaçan otobüse son anda
koşarak yetişmek gibi bir şey
sana aşık olmak
nefes nefese
durduğu için şoföre minnettar
büyük bir zafer kazanmışçasına mağrur
yolcularla göz göze gelince mahcup
ve tam zamanında binmekle
olamayacak kadar mesut

Ebru Cündübeyoğlu


Ne gittim buradan ne sizlerle kaldım

Önümde, gecenin ucuna yolculuk eden sabah yıldızı
Arkamda dünya, hane halkı….

Murathan Mungan


Bir eşi olmalı insanın!

Sabah yolcularken işine, içi acımalı, daha yollarken özlemeye
başlamalı. Seni şimdiden özledim!

Eylül Gökdemir


Bu, bir mecburi yolculuk hikâyesidir.
Yolda anlatılacak bir şey olursa eğer, kim bilir…
Belki şeyler, kendini deyiverir.

Ece Temelkuran


Seni hatırlamak için yolumu uzattım

Birhan Keskin


Uzun bir yolculuk yaratacaksın kendine,
Her şeyin, hiçbir şeyin yolculuğu.

Ülkü Tamer


kalbim, anla, bitti mevsim
bir başka yolcu yok sana.

Birhan Keskin


Neden yolcusun bu kadar
Gideceksen
Al götür umudumu
Al götür sonuna kadar

Afşar Timuçin


bir fincan kahve, bir kadeh konyak,
ölüm yolcusunun son arzusuydu bu,

Ümit Yaşar


Yola çıkan kişi, yerle bir olmazsa, bir yere varır sonunda.

Yol, iki yer arası değildir – yer, iki yol arasıdır.

Oruç Aruoba


Sahici yürüme, yol açmadır.

Yürünmemiş yol, yol değildir.

Oruç Aruoba


Kendi yönünü bulamayan kişi için “yol” yoktur. – bir sürüklenmedir bütün “yürüme”si

Yola bir kez çıkmış kişi, dursa bile artık, hep, yolda kalacaktır.

Oruç Aruoba



Ruhum bazen yol ağzında duran bir taş gibi gerçektir.

Sohrab Sepehri


kendi hüznünden bile bile
bir yolcu bulamadın;
-olsun!
dünyayı kalbinin kâğıdına geçirdin
birileri ona ‘şiir’ dediler,
-olsun!

Hilmi Yavuz


Günler hazinleşir, geceler uhrevileşir;
Teşrinlerin bu hüznü geçer ta iliklere.
Anlar ki yolcu yol görünür selviliklere.

Yahya Kemal Beyatlı


bir yolcu hüznüyle geçip gidiyor ömrümüz

Ahmet Telli


her şey bir yolculuğun hüznünü taşıyor
gidip de gelmemek üzere bütün yüzler

Ahmet Telli


Yolculuklara çıkacaktık seninle
yanımıza kendimizden de bir şeyler alıp;
üç beş şiir kitabı, üç beş uzun yol hüznü.

Tozan Alkan


Ayak izlerimi silmek için sana gelen bütün yolları tersinden yürüyeceğim önce.
Şiir yazmayacağım bir süre,
Fotoğraflarını güneşe koyacağım, bir an önce sararsınlar diye.

Şükrü Erbaş


Güneş giriyor koluma
Ömrüm çağırdı beni
Bu yolda yürürüm ben

Ahmet Erhan


Çıkacağız yola
Hesap günü gelince
Yağmur yüzümüze değince
Güneş bir mızrak boyu yükselince.

Erdem Beyazıt


Ve bu yorgun, bu üzünçlü yüreği
Benim değilmiş gibi, benim değilmiş gibi
Kimse görmeden şöyle bir yol kenarına bıraksam.

Edip Cansever


Hakk’a giden bir yol vardır gönlünde,
Görmez onu, yabancıdır elinde.

Yunus Emre


Ve tüm yolculukların sonunda
Oteller kolayca terkedilir de
peki ya evler…

Gonca Özmen


Tanabay, “Böyle olacağını bilsem hiç bugün yola çıkar mıydım?” diye hayıflandı. “Şimdi ne ileri gidebilirim ne de geri. Yolun ortasında kalakaldım. Atı iyice yorup bu hallere düşmesine sebep oldum.”

Cengiz Aytmatov


Artık yüzün
Yaşlı bir adamın yaşlanmaya başlamış yüzü,
Uzun süredir yolcuların inmediği
Bir hanı andırıyor gözlerin

Ülkü Tamer


Elli yıldır şu ömür kervanının yolcusuyum.
Öyle her yoldaşı sevmezse de âzâde huyum,

Âşinâ, çehre azaldıkça duraktan durağa,
Acı bir hâtıra enkazı çöker ortalığa.

İbrahim Alâettin Gövsa


kurtalan treni’nde unutulan bir kız çocuğu
yıllardan kimbilir dokuz yüz kırk üç müdür
sürdürür ömrü boyunca başladığı yolculuğu

Attila İlhan


‘yol verin sevdaya’
gördük ve yol verdik
acıdan kalkıp acıya
varan bir yol gibi
kendini göstere göstere
bir cihannuma ile geçtik

Hilmi Yavuz


Artık ne gelen, ne beklenen var;
Tenha yolun ortasında rüzgâr
Teşrin yapraklarıyle oynar.

Yahya Kemal Beyatlı


Gelip geçenler, yağmur altında
Bu adam tek başına ne geziyor, diyecek.
Yapraklar yollara dökülecek.

Cahit Külebi


Herkes gitti, kimse dönmedi
Yaprakla örtülü asfalt yolda,
Uzun zaman kimseyi beklemeyeceksin

Anna Ahmatova


Yolun kıyısında duran
yapraksız, tozlu ağaç
işte bir şiire girdin.
Artık yalnızca
bir ağaç
değilsin.

Ahmet Erhan


hangi tuzak kurulsa bilirdi düşmeyi
uzun yol sürücülerinin yalnızlığını anlar
avuçlarında biriktirirdi bütün sessizlikleri
kalbinde karışık görüntüler saklardı

Baki Ayhan T


Ömür boş yere çıkılan bir yolculuğu anlatır
Yanlış bir yere uğramaktır sonbahar
Hışırdayan rüzgârdır
Yaprak hışırdamaz

Birhan Keskin


Kirazlı yoldan bir daha geçsen de unutmazsın,
bir keredir ayrılık ve kulağında küpe artık.

Birhan Keskin


Ben sana çok dualar yolladım
Gücümce hamd ve senalar yolladım
Sen bana akıl-fikir vermiştin
Suç benim Rabb’im, Ben çuvalladım.

Hüsrev Hatemi


Göğsümden geçerdi göç yolları kuşların.
Yaşadım mı, düş mü,hayal mi ne kadar uzak.
Bir başka kalpteki yerin kadardı hayat.

Oya Uysal


Neden olmasın, yeni yakılan bir sigarayla da anlatılabilir şiir
Apansız bir yolculukla da

Edip Cansever


Garda sigara paketini çıkarttı, yaktı
Garda viskiyi çıkarttı, içti
Ve oradan çıktı yola.

Leon Felipe


Yolcu vapurunda
Denize karşı
Çayla sigara da içeceğim.

Gülcihan Atalay


Yolculuk nasıl geçti?.. Ne oldu? Ne de çabuk?
Teneşirde ayaklar, mosmor, taş gibi soğuk.

Ziya Osman Saba


Hiçbir yolculuk eskisi gibi değil ama, belki bu sefer sahiden
gidebiliriz bir yerlere,

Murathan Mungan


Hedefi olmayan yolcularız bizler,
Bulutlarız, rüzgârlarda dağılan,
Ya da ölümün soluğunda üşüyen çiçekler,
Yerimizden kopartılmayı beklemekteyiz.

Georg Trakl


Kim bizi tersine çevirmiş böylesine,
her ne yapsak, yola çıkan
birine benziyoruz? Nasıl o, son tepede,
vadisini görünce sonuncu bir kez döner, duraklar ,ve oyalanırsa -,
biz de öyle yaşıyoruz, “hoşça kal” diyoruz hep.

Rainer Maria Rilke


Yolların son güzelliklerini topluyorum….
Bir melek bana ölüm giysisi dikiyor-
Kendimde farklı dünyalar taşıyorum.

Else Lasker-Schüler


Ağlatmayacaktın, yola baktırmayacaktın
Ol va’de-i tekrar be tekrarı unutma
Hicrânın ile çektiğimi sen de bilirsin
Her vechile dîdâra sezâvarı unutma
Yok takati hicrânına, lûtfeyle efendim
Dilhaste-i aşkın olan Esrar’ı unutma

Esrâr Dede


Selam olsun, hurmalıkta vedalaştığım Resüle,
Bizleri dualar ile yolcu edicilerin en şereflisine.
Dostlar içinde hayırda kimse yetişemez Kendisine;
Salât ve selâm olsun Allah’ın Sevgili Habibine.

Abdullâh Bin Revaha (r.a.)


Yaşlandıkça eylülün geçtiğini anlarsın
Yaprakların rengini dağıta dağıta
Hüznü buysa yaşlılığın Kevser
Uzun bir yolun sonundasındır. Öyle
Kısa kalır gecen de gündüzün de

Ahmet Ada


Ve aşk, aniden yola fırlayan bir çocuktu.

Furkan Çalışkan


İçimden bir ses yanlış yolda olmadığımı söylüyor.
Seni ilk gördüğüm gün duyduğum o ses şimdi de git, onu bir daha gör diyor.

Devrim Sevimay


Bir karayel bu şimdi kasıp kavuran,
Son yolculuğunda yürek kadırgası.
Suç onun, sevgiye ne gerek vardı…

Hüsrev Hatemi


bu yolculuk benim mülküm
öteki bütün yolculuklar gibi
üzerimde acıların çiyleri
hâlâ duruyor

Hilmi Yavuz


*nedir dil?
bir trendir ki
aynı zamanda
yol, yolculuk ve varıştır.

Adonis


yalnızların ülkesine yapılan yolculuk
sınırsız bir ülkede kalacak han olmayan bir yolculuktur
kıyısız bir deniz boyunca
aşktan başka fenerleri olmayan

Breyten Breytenbach


Bir kuyuya düşer gibi düşüyorum şiirlere
Evim büyük istasyona benziyor sanki
Ama yolcu binemiyor bir kez daha trene

Abdülkadir Budak


Ayrılacaktık herbirimiz
Bir yolağzında.
Ama önce kim
Kim korkacaktı
Yoldan
Geceden
Ve yaşlı atlıdan.
Sıramız yoktu
Bu yüzden ürperiyorduk her ayrımda.

Ben kalmıştım sona
Önümde uzanan dar yolla
Acılarından güç alan
Bir yolcuydum artık hayatta

Birhan Keskin


Yolculuklara çıkacaktık seninle
yanımıza kendimizden de bir şeyler alıp;
üç beş şiir kitabı, üç beş uzun yol hüznü.

Tozan Alkan


Şimdi ben, düşlerimde balığa çıkıyorum her gece
her gece bir sardunya sararıp düşüyor, her yolcu
yüreğimi ağrıtıyor biraz. Bir kırlangıç sesimi tırmalıyor durmadan
yaz bitti, diyor, kalbim seninle çarparken bitti yaz…

Zerrin Taşpınar


Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım,
Elemim bir yüreğin karı değil paylaşalım

Mehmet Akif


Kaderin hükmü varsa, açar yolları.

İmam Şâfiî


bir daha ne zaman böyle bir yolculuk olacak,
bir daha ne zaman ve hangi yolculukta
böyle bir yol, böyle yol arkadaşları,
böyle bir yol hikâyesi,
böyle bir mola,
molada böyle dolu dolu bir gece olacak?

Cahit Koytak


Yok yok biliyorum artık
Çaresi yok çırpınışların
Yol yolcunun yolu
Han hancının artık
Değişmez yazgımsa
Benim kaderim artık…

İlhami Çiçek


Güç bela bir bilet aldım gişeden,
Yolculuk başladı Haydarpaşa ‘dan…
Hancı, ne olur, elindeki şişeden
Bir kaç yudum daha ver yavaş yavaş…

Bekir Sıtkı Erdoğan


Kapıma kadar dayanan yolculuklar düştü şimdi peşime.
Bırakıp da gidilesi hayatlar var hayatımın içinde…
Bense bir limana ait tekne gibiyim; her yanımdan bağlıyım, gemici düğümleriyle.

Elif Gizem


bir gölün suyu
öylece kalırsa pis pis kokar,
akarsa duru kalır,
yolculuk eden insanda böyledir.

Michel Tournier


görsün diye
önünden geçtim babamın
yolu sordum, bahane işte
çok eski bir resmine bakar gibi baktı bana
dudağında ağlamayı andıran bir gülümseme

Nuri Demirci


Yola heves et önce kaderini sal yola
ve gittiğin yeri unutmadan yolculuğu
sakın anlatma, hâl böyle: çok yol alan
menzili unutmalı! Adını da alma yanına
gözlerini de, ama geride de bırakma onları,
unut, yalnızca yürektir göze alan her şeyi,
sen kalabalıksın de onlara seni götüremem,
ve yolu asla onu bilen birine sorma
yitirirsin yanlışını, kaderini yitirir gibi,
kaderini gölgeye bırakanı yol duyar,
yola heves edeni ayrılıklar uğurlar!

Haydar Ergülen


Bir yolcunun
Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında,
Dönüp baktım arkama.

Takahama Kyoshi


Kıvrılıp giden dalgın bir yol, yolda eski bir taş,
Limanda bağlı bir tekne, yosunlu bir halat gibi durdum.

Birhan Keskin


ha geldi
ha gelecek beklediğim gemi:
ya bir yolcum var
ya binip ben gideceğim.

Bilgin Adalı


Uysallaşmışsın sen de.
Geriye dönen yol unutulmuş,
Kaybolmuş gözden.

Boş bir kayığa dönüyorum,
Senin gibi, sularda sürüklenen.

Tu Fu


vardın, oldun, kayboldun
şimdi ortasındasın
ne kayık göle dahildir artık
ne kuş gökyüzünde seferi
yangının içi şehir
yol senin içindedir

Haydar Ergülen


Ben ve acılarım
Yolcuyuz
Uzaklaşıyoruz
Ve hüzün denizinde
Yüzüyoruz

Jana Seyda


Evden kaçıp gecenin bir vakti,
Sokağın sonundaki denize sığındım;
Uzun yolculuklardan yorgun, eski bir gemiyle söyleştim

Ali Asker Barut


Bütün bunlara karşı,
dümdüz, apaydınlık kalır
seni bana getiren yol.

A. Kadir


Kalp de yaradır, diyor ayazda türküm,
kanıyor her yola koyuluşumda.

Adnan Özer


Kalpten ağır ne taşınır
Yolların ruhu olan bu varlığımda?

Adnan Özer


Bir kitap gibi sonuna geldik
Yürüdüğümüz yolların.
Bir noktada ki, üzgün, yorgun
sığınmışız avuntusuna hatıraların.

Ahmet Altümsek


Bir yolculuktu bu ve yolun sonunda
Ulaşmak istediğinı kendimdi
Yalnızlığımın parmak izlerini
Bırakarak geçtiğim yollara
İçimde gitmek mi kalmak mı duygusu
Tenin seslenirken tenime
Ve çekerken beni derinliklerine
Gözlerinin yeşil uçurumu

Ataol Behramoğlu


yolunun özge varımındasın
dönüş yok geriye artık

Azer Yaran


Şimdi hangi yollardan
Siliniyor izleri
Çağ dışı bir çağrıyı
Sigara içer gibi
İçine çekerek.
Dünya böyle gidiyorsa
Elbet bir nedeni var
Ben sana küstüm küserek.

Behçet Necatigil


İnan yarim ,inan dost
yolcusuyum yolunun
bu mevsim hiç bitmese

Bülent Güldal


yolculuk öncesiydi, bize, 'Dar
Kapıdan geçiniz... ' mi dediler?
geçtik de ne oldu? ah, birer birer
suçlar, aşklar... acı limonlar...

Hilmi Yavuz


Gönlümde daima yeni bir yol hazırlığı,
Munis Faik Ozansoy
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Necmettin Halil Onan


ey zamanın ayıklandığı yabanıl orman
selamsız bir gitmeyim şimdi
her an kendine yolcu
dolanırken saçlarımda fısıltılı yağmurlar
yanar uzaklarda bir deniz feneri.

Neriman Calap


söz saydam
aşk sanal
yolculuk yanılsama
can kuşum mahzun bakar.

Yaşar Bedri


Dünyada iki kapılı bir han gibi durmanın,
buraya böyle gelmiş olmanın,
geçene yol açmanın, ki içinden rüzgar geçirmenin
ne büyük güç istediğini anladım. Durmanın en büyük sabır…

Birhan Keskin


yolcu! öteki’m benim! eğer bulursan,
hemen o sözcüğü at bu şiirden…

Hilmi Yavuz


Yavaş geç biraz nolur, ey gece yolcusu bu mahalleden
Merhemi çünkü nağmelerin bir ciğer yarasının

Pervin-i Bamdad


Ümid-i pây-bûsiyle yolunda hâksâr oldum
Müyesser olmadı pâ-mâl-i ağyar olduğum kaldı

Şeyhül İslâm Yahya


Aynayız ama, sevenler olarak perdeyiz, engeliz de sevgiliye giden yolda.
Âşıkla mâşuk arasında hiçbir hail yoktur. Sen perdesin…Hâfız oradan kalk!

Hâfız


Unutmak kolaydır suçlamak kolaydır
Aslolan beslenip bir gül fidanı gibi
Yaşamın yapraklarıyla geçmişin toprağından
Bir gün bile yitirmeden bulutlar içinde
Güneşin yolunu
Geleceğe güller sunmaktır

Şükrü Erbaş


Uzaklık serseri bir ezgidir
Dolanır beklenmedik uzun yolları
Giden gider ve bütün kalanlar
Bir tortu gibi yaşar kısacık sokakları

Afşar Timuçin


Bir cıgara içemeyecek kadar hızlı araba sürmekten
vazgeçtim.
Yolcuyu düşünüyorum artık.

Bertolt Brecht


Yolculuk, her zaman düşündüm onu ;
İçimde bu azgın davet ne demek ?
Oraya, neredeyse güneşin sonu,
Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.

Necip Fazıl Kısakürek


Yolda, adımlarımı çağıracak geriye
Aralık duran kapım, belki dönerim diye
Penceremde buğudan bir damla yaş donacak

Sabri Esat Siyavuşgil


Eşyalara bakmaktan birbirimize
Bakamaz olmuşuz fark etmedin mi?
Ev önce sığınak, bir tuzak sonra
Yolculuk birbirimizi görmek için bir fırsat
Ayna da eşyadır, valize koma!

Abdülkadir Budak


Şimdi hangi yollardan
Siliniyor izleri
Çağ dışı bir çağrıyı
Sigara içer gibi
İçine çekerek.

Behçet Necatigil


Allahım kalbimin etrafında
Dönüşü az ya da çok tamamladım sayılır
Allahım kalbimin etrafında
Nereye dönüyorsam
Yolculuğun sonunda
Kendime geliyorum
Geldiğim yerden döndüğüm yere
Allahım yine sana
İltica ediyorum

İbrahim Kiras


Derim ki sana :
Nehirler boyu git ve gör nehirlerin nasıl yol aldıklarını
sen de bir nehirsin ey yolcu
Senin de varmak istediğin bir yer var
Gerçekten varmak istiyorsan oraya, nehirlere iyi bak
Engeller
nasıl aşılır, öğren nehirlerden
Yarı yolda yokolup gitmek değildir
amaç, nehirler gibi akıp, nehirler gibi ulaşmaktır oraya
Varmaktır oraya, ey yolcu

Hasan Hüseyin


Ah, şimdi sen yoksun ve günbatımı
Yayıyor yolun göğsüne gölgesini
Yavaş yavaş üzüntünün karanlık tanrısı
Bakışımın mabedine ayak koyuyor
Her duvarın üzerine yazıyor
Bütün kara kara ayetlerini

Furuğ Ferruhzad


Ölüm gelir. Bakılan o yollardan
Bir tek insan geçmez olur.
Ölüm gelir. Önce silah sesleri…
Ve bir el, hayatın sesini boğan
O çanlara, birdenbire dokunur.

Ahmet Erhan


bakarken görünmesin göğüslerin pencereden
yollar bir çift gül görmeye alışık değil…

Yılmaz Odabaşı


Anlatacağım derin bir âh ile bu durumu
Yıllar yılı her yerde her zaman:
Yol ikiye ayrılmıştı ormanda ve ben--
Daha az katedilmiş olanı seçtim,
Ve bütün ayrımı yaratan da buydu.

Robert Frost


bir şair kendinden başka
nereye gidebilir ki

Arif Damar


Aşkdan değil şikâyetim kendi tâli’imden durur
Kendi yolun aramayan câhildir ol er olmadı

Yûnus Emre


İki durak,
tanıdığın iki durak:
doğum ve ölüm;
iki yokluk arasında kısa bir varlık
Adı ömür ki o da, rüya gibi geçer gider.
Pencerenin kenarında, diğer yolcular gibi
bakış sürem içerisinde seyrediyorum:

Ferîdûn-i Muşîrî


sıkıntı basıyor yolcuları
yanaşamıyor gemi
kıyı az ötede
yanaşamıyor
azapların en elimi
kıyı yanındayken yanaşamamak

A. Ali Ural


Bir vurgun olmayacak artık yüreğimdeki
ve yatağını değiştiren bir nehir gibi sanki
geri gelmemek üzere giden bir şeyin
kanat sesleri kalacak yalnız kulaklarında

Lale Müldür


yolu sordum, bahane işte
çok eski bir resmine bakar gibi baktı bana
dudağında ağlamayı andıran bir gülümseme

Nuri Demirci


Ben kendi yoluma giderim şimdi ve o kendi yoluna
Fakat düşündüğümüz zaman aşkımız konusunda,
Ben,“o gün ne diye çenemi kapattım?” derim bugün bile
Ve o der “Ben ağlamadım ne diye?”

Gustavo Adolfo Becquer


testisi kırık yorgun bir yolcuyum
hiç bir şey avutmuyor artık
kirpiklerimde yağmurlar duman duman
uçsuz bucaksız bir uçurum kıyısında kaldım

Nuri Can


yürürken bir ayağı aksıyor
hep kıyısından gidiyor yolun
belli yakıştıramıyor kendini kente
uzun uzun bakıyorum ardından bir dostu uğurlar gibi
ağlamak geliyor içimden
nasıl da uzağız birbirimize

Murathan Mungan


Güneş solumda ve dikenlerin yolunu aydınlatıyor.
Çocukluğumla aramda ölüm var.
Ölümle hayat arasına sıkışmış, uykulu, kadim bir tepedeyim.
Annem yoldan gelmiş yol olmuş kardeşime,
Ölümleri gösteriyor. Birlikte ağlıyorlar.
Ben güneşe ağlayacağım. Issızlığına bu tepelerin.

Bejan Matur


Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım,
Elemim bir yüreğin karı değil paylaşalım

Mehmet Akif


meğer ne çok şeyi severmişim de altmışında farkına vardım bunun
Prag-Berlin treninde yanında pencerenin yeryüzünü dönülmez bir
yolculuğa çıkmışım gibi seyrederek

Nazım Hikmet


“Şiir bir yolculuktur”
Demiştim bir gün anneme.
“Hayatın düşselliği
Ve derin gerçeği aşkın,
Eğer beni çağırırsa,
Kaçınılmaz bir yolculuk olur hem de.”

Melisa Gürpınar


Buruşuk bir deriyi andırır titreyen su,
İner merdivenlerden ilk vapurun yolcusu,
Uyandırır ihtiyar köprüyü bir tramvay..

Sabahattin Ali


sonunda yolculuk bağı bağladı ayağımı
gidiyorum, dudaklarımda gülümseme, bağrımda kan
gidiyorum, gönlümden çek elini
ey, hiçbir şey vermeyen, boş umut

Furuğ Ferruhzad


Gitmek hazırlanmaktır
Mihr ü mah arasında
Çıkacağın son yolculuğa.

Kemal Sayar


Yolcular, o soğuk istasyonlar, bizim her günkü tekrarlarımız

Edip Cansever


Bir yol gösteren değil, bir uğrak
Olabilir misin bana?

Edip Cansever


Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez

Neşet Ertaş


Yolları yorgun düşüren yolcuydum ben eskiden, artık geçmiş
ve kalbim yorgun düşen.

Oya Uysal


Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya
Ruh öyle yollanır uyanılmaz bir uykuya:
Duymaz bu anda taş gibi kalbinde bir sızı;
Fark etmez anne – toprak ölüm maceramızı.

Yahya Kemal Beyatlı


Âh bu iğneyi kalbe geçiren el, umudun içinden de geçir yolları.
Gelmeyecek olanın ayakları yola mecbur olsun.

Nergihan Yeşilyurt


Kalbim
demir masanın küfü, örtünün yırtığı
camın kırığı, patlayan freni hayatımın
kalbim, anla, bitti mevsim
bir başka yolcu yok sana.

Birhan Keskin


Sen yetersin bana, sende kalbe kifayet var
Zannımca -ki doğruysa zannım- sen kâfisin bana
Sevgin vaktin hangi diliminde ulaşır bana aldırmam
Yeter ki zaman kesmesin yolunu belâlarıyla

İmam Şafîi


Kalbim bir telgraf çek kendi kendine
Seni bekliyor son yolculuğun
Tenha bir istasyonda

Ergin Günçe


Bir akşam-üstü pencerenden bakıyordun
Ağır ağır, yollara inen karanlığa.
Bana benzeyen biri geçti evinin önünden.
Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya..
O geçen ben değildim.

Özdemir Asaf


ömrümün geçtiği yolda bana sorsalar,
gidiyorum bir kadın bacağının peşinden.

Necip Fazıl


Allahım
Yol boyunca
Bırakma elimi
Düşerim sonra

Cahit Zarifoğlu


Ölürsün… Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
Varılmaz hayâle işaret diye
Toprağında bir taş olur, beklerim…

Necip Fazıl


Gece karanlık, dalga korkusu ve dehşetli bir girdap var.
Nerden bilir halimizi hafif yükleriyle sahil yolcuları?!

Hâfız


ahh o gece yolculukları
bir başka kentte, bir başka insan olmanın umutları
kaç yol arkadaşı kaldı şimdi geriye
gençliğin ilk acılarını birlikte keşfettiğimiz

Murathan Mungan


yolculuk gibi sürdürdük ömrü: günden geceye
bir sarmaşığa sarılıp kaldık sonunda: tutkun

Baki Ayhan T


Geceleyin hiçbir kadın tek başına gidemez yolda.
Ama güneş, bir gardiyan gibi tıpkı, açar uzayı sana tan vakti.
Blaga Dimitrova


sözcükler zehirli birer başlangıçmış kendime
onlarla kurulmuş yoldan geldim

Sinan Oruçoğlu



çerçi olup dolaşacağım sokakları
ve sesleneceğim:
çiyci geldi, çiyci geldi, çiyci!
yoldan geçen diyecek:
sahiden de karanlıktır gece.
Sohrab Sepehri
Nasıl istersen öyle dinle, bakın:
Dalların zirvesindeyiz ancak,
Yarı yoldan ziyâde yerden uzak,
Yarı yoldan ziyâde mâha yakın.

Ahmet Haşim


Yolumuz dar, çarpışma kaçınılmaz...

Gustavo Adolfo Becquer



İnsan yürüdüğü yola benziyor.
Eğer yüreğiniz aşk tınılıysa,
aşk kokuyor üstünüz başınız.

Metin Cengiz


Bir karayel bu şimdi kasıp kavuran,
Son yolculuğunda yürek kadırgası.
Suç onun, sevgiye ne gerek vardı...

Hüsrev Hatemi


hüzün derindeki izidir aşkın
birlikte susarlar yol ayrımında

Ayten Mutlu


İçeri alıyor birahaneler sıkıntı yolcularını
Camiler dünya kaçkını cennet düşçülerini... 

Şükrü Erbaş



Uzaklık serseri bir ezgidir
Dolanır beklenmedik uzun yolları
Giden gider ve bütün kalanlar
Bir tortu gibi yaşar kısacık sokakları

Afşar Timuçin

"Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş.

Nilgün Marmara



Söyle gönlünü kaptırmış gece yolcusu neden yok huzurun?
Kimin yolunda böyle siperlerdesin gece yarısı?

Pervin-i Bamdad


İstediğim tek şey,
ne kadar yürüyeceğimi bilmesem de
"hayat" denen "yolun sonu"na geldiğimde
geride bırakacağım yaşantıma
mütebessim bir ifadeyle veda etmek.

Güneş Bor


saklanan Zaman mı, yoksa yol mudur
aranır bahçelerde ve şiirlerde

Hilmi Yavuz


ne kadar gitsem o kadar uzak;
yaşlanınca inceliyor yalnızlık;
kurur insan hüznü akşama doğru;
kendim için edinilmiş yolculuk...

Hilmi Yavuz



ateşten gözleriyle bakıyorlar
yolun üstündeki
bir semender gibi

Ahmet Oktay


Azm-i sefer ettin, dil-i nâçârı unutma
Gittin güzel ammâ, bu dil-efgârı unutma

Esrâr Dede


Ey yol eri olma öyle sen bîçāre
Gönlünden uzaklaşma olup āvāre
Erler gibi sen bātınına eyle sefer.
Kendinden ara kendine kıl bir çāre

Ömer Hayyam


Ey yolunda giden yolcu
Gel anlatayım sana bulduğumu

İnsanlar çözedursun bir durumu
Benimki hepsinin üstünde bir tutku

Bana yeter rızası ve mutluluğu
Uğraşırım kazanmak için tutkusunu

Zeynep el-Meriyye


Yol, kendine bir yer bulamamış
kişinin özlemidir.

Kendi yerini yerleşiklikte
bulamayan kişi,
onu yolculukta arar.

Nasıl, bir yer, bir yolun başı ya da sonu;
bir yol da, bir yerden önceki ya da sonraki
bir durumsa — kişinin durumu da,
hep, öyle, ya da, böyledir...

Yerini yitiren kişi,
yola çıkmak zorundadır.

Oruç Aruoba 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İntihar Şiirleri Bercestem & Edebiyatta İntihar

İntihar, bilinçli bir tercih sonucu             uygulamaya konulduğunda, insanın              mutlak anlamda "birey" olması,              bireyselliğini mutlaklaştırmasıdır.             Bir tür "tanrı"lıktır... Hüsamettin Arslan “İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan;… …Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; … O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… …Panter merdivende Yukarı çıkıyor.” Sylvia Plath Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker bizim için İsmet Özel İntihar diye bir şey Yok bu dünyada. Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta Ahmet Erhan dün gece bir kadın doğurdu haliç bir kuş havalandı galata kulesi’nden m...

Allah’a sarılıp ağlamak istiyorum bazen

tükendi dad kelimelerim artık dokunmasalar da ağlıyorum Murat Kapkıner Şehrin ve meydanların ve kalabalığın ve herşeyin İçimde yalnız ve yapraksız Bir kavak ağacı büyüyor -Çıplak ve göğe doğru- Ama küskün ama yalnız ama yapraksız ve uzun Bir ağlama duvarı bu. Erdem Bayazıt sesinden tanıdım defterde sesi kalmış göz kırpıyordu bana gözlerimi kapadım buymuş dedim ağladım bir daha ağlamadım İçimdeki bir yerde kaybolmuş bir çocukluk kubbesi tamamlanmış o türbede yatıyor Hüseyin Alacatlı Çocuklar gibi bağıra çağıra ağlamak isterdim… Çekiniyorum işte olmuyor, Çıkmıyor sesim… İbrahim Kiras belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize Turgut Uyar Yüzyılların tortusundan yaratılmış gibiydi. Yüzüyse her çağa uygun bir yüzdü. İç çekişi ilkel bir gülüm- semeyle kucaklaşırdı, ağlaması çok eski bir şarkıyla. Edip Cansever Allah’a sarılıp ağlamak istiyorum bazen Dilek Karta...

Tırpanladığım Ölüm Şiirleri

İşte iki adım daha atıyorum Artık söylenecek hiçbir sözüm kalmadı dilimde İçimde kar yüklü geçit vermez anılar Ve her şiir biraz ölüm Bir bir çekilip gidince dostlar. Tuğrul Tanyol Yedi adam biri bir gün bir aşk bir gün gereğini belledi ölüm girse koynuna Ayırmaz aşkı yanından Cahit Zarifoğlu Açar solar türlü çiçek Kimler gülmüş, kim gülecek Murat yalan, ölüm gerçek, Dostlar beni hatırlasın. Aşık Veysel Yaşam yok, ölümse bir türlü gelmiyor. Anlaşılmaz değin uzun Uzun, katlanılmazcasına kişinin alınyazısı. Ivo Andrich dört ayrı ölümle ölmeyi öğren demişlerdi bana dört bucakmış anlattıklarına bakılırsa dünya omzun güneş kokuyor demişti kısa eteklikli kız o da omzuma bir şey konduracak mutlaka. İsmet Özel işte o gün ve ondan sonra çok önemli bir sözü unutmanın şaşkınlığıyla oturup bir şiir yazarsın ve ışık ölümü bekleyen bir ruh gibi titrer başucunda Tuğrul Tanyol kimi görsem dilim buruk, kelimeler ölümlü, sesim anadan üryan. Ali Ayçil bir...

2012 Şiir Yıllığı

29 1764 25.Haz.81 "ankara iç savaşında üç hainin portresi" "Onu nasıl unutabilirim?" "Vaktimiz bitti. Ben artık gitmeliyim" (1) Number One ..Düş’mek ve “Düşen Kız”.. ..'ya “Aşk mı? Sık sık yaparım ama hiç sözünü etmem.” “Ha yanıp söndü ha yanıp sönmedi bir ateşböceği” “Pişmanlık hikâyenin sonu değil, ortasıdır.” 1.mektup; sen büyüye dokunmak gibisin 15 MART 1985 İÇİN 17 yaşım çıldırmışdı 1994 Eliyle, Samanyolu'na 3. Cemre 5. Şarkı 94. Sone Abartılar -Abdülhamid düşerken- Abelard ve Heloise Mektuplar Acaba Acı Acı acı bir şarkı Acılı Gecenin Bitiminde Acımadı ki! Acındırma Şiiri Acınmıyorum, Seslenmiyorum, Ağlamıyorum, Acıyor Aç Kollarını Açelya Çiçegi açık açık çağırır aşkını Açık Kalp Ameliyatı ...

Uçarken de ölür mü kuşlar

Elif'e Ölen bir kuş uçuşu unutmamayı öğütledi bana Füruğ Ferruhzad Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına? ’Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna’ bir çocuk demiş.” Nilgün Marmara Dünyada ne kadar kuş varsa Bir fazlası senin soluğunda Ülkü Tamer Geçti artık göğsümde kuş barınmaz anladım Metin Altıok Dön bana ve dinle, Kuşlar uçuşuyor içimde Erdem Beyazıt İsterim ki; Yanmasın kanadın, gökyüzünde süzülsün ve her kitabın yanında dağılsın  hüznün Elif'çe Durgunsa kahvelerin masalarında hava Kuşsuz kalmışsa ağzım gözlerim gülmemekten Dostumdan, gökyüzüne sürmeye kuş isterim Gülten Akın Âh beni vursalar bir kuş yerine! Sezai Karakoç Bu çılgın eğlentinin karşıtı bir yürek hangi kuşun sesinde dinlensin?  Nilgün Marmara Bir kıyısız zamana kanat vuruyor,  Üzer...

Sigara Şiirleri Bercestem

İnsan seni sevince iş-güç sahibi oluyor Şair oluyor mesela Meyhaneden cayıyor bir akşamüzeri Caysın be güzel Caysın be iyi Tütünü bırakıyor, tütün neyime zarar Keseme zarar, ciğerime zarar, sevdama zarar Metin Eloğlu ey serseriliğim, ey anılarımın ahşap kraliçesi şarabı sev, tütünü incitme, beni de unut artık. Refik Durbaş Beni bu güzel havalar mahvetti, Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada aşık oldum; Orhan Veli başkalarının yaşadıklarına tütün ve tuz olan kelimeler aşkların telef ettiği kalp susuzluğuna düşen pay kendine kazdığın kar kuyusundan su taşır herkese kısık çeşmeler Murathan Mungan yürek değil çocuklar içimdeki tütün közü yakar yakar ısıtmaz Hamdi Özyurt Eleni’den önce Daha ben çocuktum daha tütüne daha kahveye alışmamıştım Sabahları, akşamları bilmiyordum daha İlhan Berk acı şeyler o evde üzgün günleri çağırıyor ağlıyor bağırıyor sessizce soluk alıyor her soluktan bir demet, amfi...

Şiir her okumada farklı gösterir kendisini

Şiirin, ağırlıklı olarak elitlerin etkinlik alanında bulunduğu Batı dünyasının aksine hayli uzun dizeleri ezberlemiş okuma yazma bilmeyen İranlılar vardır. İran, şairlerin mezarlarının süslendiği, televizyon kanallarında ezbere okunan şiirlerden başka bir şeyin gösterilmediği bir ülkedir. Büyükannem ne zaman bir şeyden şikâyet etmek istese veya bir şeye beslediği sevgiden bahsetse bunu şiir yoluyla yapardı. İran’ın nispeten sıradan insanları beraberlerinde hayat felsefelerini de taşırlar, bu da şiirdir. İş film yapmaya geldiğinde, teknik noksanlarımızı telafi edecek bir hazinedir bu.  Bir defasında, İran sanatının temelinin şiir olup olmadığını sormuşlardı bana. Ben de bütün sanatların temelinin şiir olduğunu söyledim. Sanat, açığa çıkarmadır, yeni bilgilerin yorumlanmasıdır. Gerçek şiir de benzer şekilde, bizi yüceltir. Her şeyi alaşağı eder ve bizim müzmin, alışılmış ve mekanik rutinlerimizden kaçmamıza yardım eder; bu da keşfe ve ilerlemeye giden ilk adımdır. Aksi durumda, insa...

VAN GOGH'DAN THEO'YA DOSTLUKLA BİTEN MEKTUPLAR

Hayatımızı bir yolculuğa benzetebiliriz; doğduğumuz yerden çok uzaktaki bir sığınağa gideriz. Gençlik yıllarımız bir nehirde yelkenli tekneyle gitmeye benzetilebilir; ama çok geçmeden dalgalar kabarır, rüzgâr sertleşir; neredeyse göz açıp kapayıncaya kadar kendimizi denizde buluruz - ve yürekten Tanrı'ya seslenen yakarış kopar: Koru beni ey Tanrım, zira teknem çok küçük, Senin denizin ise çok büyük. İ nsan yüreği denize çok benzer; fırtınalar barındırır, dalgalar barındırır ve diplerinde inciler de barındırır. Tanrı'yı ve Tanrı yolunda bir hayatı arayan yürek diğerlerinden daha fırtınalı olur. Zebur'da denizdeki bir fırtınanın nasıl tasvir edildiğini görelim; yazan kişi bu tasviri yapmak için fırtınayı yüreğinde hissetmiş olmalıdır. *** Bugün birlikte olmak istiyoruz. Acaba hangisi daha iyi olur, yeniden görüşmenin sevinci mi, yoksa ayrılmanın üzüntüsü mü? Şimdiye kadar sıkça ayrılmış olsak da bu sefer, her iki tarafta da eskisinden daha fazla hüzün vardı ama aynı zamanda...

HIRAETH: VAR OLMUŞ VE ARTIK OLMAYACAK BİR ŞEYE DUYULAN ÖZLEM

Hiraeth, tek bir kelimeye sığmayan bir özlemdir. Galler dilinden gelir; ama haritası yoktur. Bir yere, bir zamana ya da bir kişiye duyulan sıradan hasret değildir bu. Hiraeth, artık var olmayan—belki de hiç var olmamış—bir eve duyulan iç sızısıdır. İnsan bazen çocukluğuna, bazen yarım kalmış bir ihtimale, bazen de sadece “orada bir yer olmalıydı” duygusuna özlem duyar. İşte o boşluğun adıdır hiraeth. Bu kelime, geri dönmenin imkânsızlığını de içinde taşır. Özlenen şeyin kapısı kilitli değildir; kapının kendisi yoktur. O yüzden hiraeth acıtır ama bağırmaz, sessizce içte kalır. Bir şarkının son notasından sonra havada asılı kalan titreşim gibidir: Ses bitmiştir ama yankı hâlâ kalptedir. Hiraeth, aidiyetin gecikmiş hâlidir. İnsan kendini dünyada biraz misafir hissettiğinde ortaya çıkar. “Ben aslında nereye aittim?” sorusunun cevapsızlığında büyür. Belki bu yüzden en çok şairlerin, göç edenlerin, kayıp yaşayanların ve içi sözcüklere sığmayanların diline yakışır. Kısacası hiraeth, hatırl...

Bir gün yalnızlıktır bekleyen sizi

Bense bir yalnızlık tarihini örüyorum ustaca. Ve gelecekteki Bir önseziyi kuruyorum şimdiden. Edip Cansever Yalnızlığa alıştım ama sonsuza dek yabancı kalmak nasıl da yabancı bir acı Ursula K. Le Guin Harap olmuş evimize içiyorum. Hayatımın kederine, O bizim beraber yalnızlığımıza. Sana kaldırıyorum kadehimi: O yalan söyleyen dudaklara, Bize ihanet eden, acımasız gözlere. Ve can yakan gerçeğe: Dünyanın zalim ve kalpsiz oluşuna Tanrı’nın bizi kurtarmayışına. Anna Ahmatova Kalbimde sana yer yok! Çek yalnızlık, elini Kederdir yüreğimin değişmez postnişini Hüsrev Hatemi Sonra insan bir gün Yalnızlığını gösterecek kimseyi bulamıyor. Ah ey zaman ölüleri Var mıydınız, yaşadık mı Şimdi herkes nerede… İnsan bir gün yalnızlığın da dışına düşüyor. Şükrü Erbaş Namusum üzerine yemin ederim Bu şehri bu evleri bu sokakları sevmiyorum Tiksiniyorum bu iğrenç kalabalıktan Yalnızlığı özlüyorum Ümit Yaşar Yalnızlığın da ucuna geldim, sırtımda kederin han...