Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Seni Seviyorum

Tanımadığım bütün kadınlar adına seviyorum seni Yaşamadığım bütün çağlar adına seviyorum seni Enginlerin kokusu sıcak ekmeğin kokusu adına İlk çiçekler adına eriyen kar adına İnsanın ürkmediği temiz kalpli hayvanlar adına Sevmek adına seviyorum seni Sevmediğim bütün kadınlar adına seviyorum seni Kim yansıyor bana sen değilsen ben kendimi pek az görüyorum Sensiz uzayıp giden bir çöl görürüm yalnız Geçmiş ile bugün arasında Bütün bu ölüler vardı atlayıp geçtiğim samanın üzerinde Delemedim aynamın duvarını Yaşamı sözcük sözcük öğrenmem gerekti bana Unutur gibi Benimki olmayan bilgeliğin adına seviyorum seni Sağlık adına Yalnız kuruntu olan her şeye karşı seviyorum seni Zorla tutmadığım bu ölümsüz yürek adına Sen kuşku sanıyorsun kendini oysa akılsın Sen başımda yükselen güneşsin Güvendiğim zaman kendime. Paul Eluard

Aşkın Paradoksları

Aşkın en hoş yanıdır fırtınalı oluşu ; En güzel biçimidir , en derin uçurumu. Onda yolunu kaybetmek , ona yaklaşmaktır ; Özlemden ölmek , onu tatmak ve doymaktır. Ümitsizliği inançtır , En derin yarası şifadır ; Uğrunda acı çekmek , huzur bulmaktır. Saklanması , onu her an aramaktır ; yolunda yorgun düşmekse , sağlıktır. Onun bir sır olduğu , hakkında bilebileceğimiz biricik şeydir ; Eli sıkılığı , cömertliğidir. Konuşmaması , en güzel söylemidir. Onun tarafından hapsedilmek , özgürlüğün ta kendisidir ; En acı darbesi , en tatlı tesellisidir. İnsafsızca soyması kazançtır ; Geri çekilmesi , yanaşmasıdır. En derin sessizliği en güzel şarkısıdır , En şiddetli öfkesi en içten selamıdır , En insafsız tehdidi en saf vefasıdır ; Kederi , bütün acıların dinmesidir. Aşk hakkında , çok şey söyleyebiliriz daha : Varlığı , her şeyden yoksun olmaktır. En gerçek bağlılığı , yüzüstü bırakır ve En yükseğe çıkışı , gömer bizi derinlere. Yoksulluktur , en büyük serveti ; İflas...

5. Şarkı

Kederli de olsa mevsim ve kuşlar ; Aşk uğruna acı çeken , Soylu kalp kırılmaz. İyi bilir neler yaşanacağını , Aşka düşünce ; Acısıyla tatlısıyla , Neşesiyle kederiyle. Doyumsuz aşkı arar hep cesur olanlar ; Çünkü , bu bitimsiz macerada , Oraya çıkar bütün yollar. Cesur ve korkusuz , Hazırdırlar herşeye ; Aşkın onlara vereceği , Avuntu da olsa yıkım da. Sözler yetmez , aşkın huylarını anlatmaya. Çünkü , büyülenmiş bile olsa bir aşık ; Mutluluğu geri alırsa aşk kalır yarı yolda. Aşk bir kez dokununca , Dayanamaz hiç kimse ; Geçen o tanımsız , Saatlerin tadına. Vefasızdır aşk illa ki ; Bazen ateşli , bazen soğuk , Bir saygısız , bir utangaç. Aşk sizi , Büyüleyen ve tutsak eden Mutlak gücüne ; Borcunuzu ödemeye çağırır. Bazen kincidir , bazen sevecen , Bir uzaklardadır ,bir yanı başınızda ; Aşkın cilveleridir bunlar. Anlayana ne mutlu ! Sıcacık sarılırken , Aşk serer yerlere ; Bazen , tek bir darbeyle. Bazen yükseklerde , bazen yerle bir , Bir gözden u...

Paranoya Kırlangıcım Paranoya

İnsan güneşle dünyanın arasındadır Senin sağında, benim solumda hep ortasındadır ölümün Durur bir nefesle bir nefes arasında bir yerde, sabahla akşam arasında her şeyi şaşırabilir Yaprağa düşen yağmurdur yapraktan düşen damla Ne yapabilir, rüzgârından merhamet dilemekten başka. İnsan şaşırdıkça delinir şüphe torbası zehirler gözü. Seni var ya, inleyişinden tanırım kiminle öpüşsen duyarım sesini teninin duygusu bulaşır, ateşi, kokusu bacaklarının arasından ürperti dudaklarına dolaşır seğirir damar gibi İnsanla herkes arasında nahoş tecrübe Kırlangıcın zamansız göç nedenidir O yüzden tizdir gagasından fışkıran Bir daha dönmez yurduna. Kalp, inleyişinden tanınır Bir öpünce, bir de kırılınca. Mahmut Temizyürek

Helen'e Yeni Sone

Yaşlandığında (dediği gibi Ronsard'ın) yazdığım bu dizeleri anımsayacaksın. Memelerin hüzün duyacak çocuklarını emzirmekten yaşamının, boşluğunun bu son dip sürgünleri. Öyle uzakta olacağım ki balmumundan iki elin çıplak kalıntılarımla işleyecekler belleğini. Bazen ilkbaharda kar yağdığını anlayacaksın ve ilkbahar karının en acımasız kar olduğunu. Öyle uzakta olacağım ki yaşamına dolu bir testi gibi boşalttığım aşk ve acının ellerimde ölmekten başka yazgısı olmayacak... Bitkin! çok geç, gençlik elden gitmiş olacak, çok geç olacak çünkü çiçekler tek bir koku verir ve çağırdığında çok uzakta olacağım... Pablo Neruda

Gidiyoruz, Tozlanmış Yüreklerimizle

Gidiyoruz, tozlanmış, onca yitirişten nicedir katılaşmış yüreklerimizle. Yalnız bizi dinlememeleri değil mesele, sağırlaşmışlar da üstelik, tozlanmış inlemeleri duyup yakınamayacak kadar. Şarkı söylüyoruz, ezgi yüreğimizde. Oradan çıkabildiği hiç duyulmamış. Yalnız arada bilenlere rastlanırmış: Tutan olmamıştı bizi, kalalım diye. Duyuyoruz. Paydos artık ağırdan yürümeye. İşin sonu da kalmayacak yoksa. Ve çeviriyoruz gözlerimizi Tanrıya: Alın terimizin karşılığıdır ayrılık! Ingeborg Bachmann Çeviri: Ahmet Cemal

Auschwitz'den Sonra

Öfke, kara bir orak gibi, kuşatır beni. Her gün, bir Nazi götürürdü, sabah saat 8'de, bir bebeği ve kahvaltı için hafif ateşte pişirdi tavasında. Ve ölüm bakar ilgisiz bir gözle ve kazır tırnak diplerindeki kiri. İnsan şeytandır, Bağırırım avaz avaz. İnsan bir çiçektir yakılmamalı, Bağırırım avaz avaz. İnsan çamurlara bulanmış bir kuştur, Bağırırım avaz avaz. Ve ölüm bakar ilgisiz bir gözle ve kaşır kıçını. İnsan minik pembe ayakları ile, olağanüstü parmakları ile bir tapınak değildir ama bir keneftir. Bağırırım avaz avaz. İnsan, bir daha asla bardak kaldırmasın. İnsan, bir daha asla kitap yazmasın. İnsan, bir daha asla ayakkabısını giymesin. İnsan, bir daha asla gözlerini açmasın bu tatlı Temmuz gecesinde. Asla.Asla.Asla.Asla.Asla. Bağırırım avaz avaz bütün bunları. Yalvarırım Tanrı işitmesin beni. Anne Sexton Çeviri: T.Asi Balkar

Yanan Yüz

Sıcak bir yüz yanarak düşer mavi yağmura mavi kanatlı günlerden Aklın nötronunu patlatır gece isimsiz bir öykü gibi Ve neyin çıplaklığıysa o yiter kendi kıyısızlığında günler ve geceler boyunca Stein Steinarr Çeviri: T.Asi Balkar

Sevgili Yakınlığı

Seni hatırlarım sulara günün Şavkı vurunca; Seni hatırlarım, dağlara ay Renkler verince. Seni görür gözüm uzak yollarda Tozlar kalkarken; Derin gecelerde, dağ yollarında Yolcu titrerken. Seni işitirim, boğuk seslerle Su yükselince; Kırlarda sükutu dinlerim gece Her şey susunca; Uzakta da olsan, ben yanındayım, Sen yanımdasın. Gün söker, yıldızlar ışır gökte, ah. Burada olsaydın. Geothe

Ruhumun Oğlu

Ey ruhumun oğlu! Her yerde dalgalanıyorsun, Gece fırtınalarının dalgalarını Şafakla yatıştırıyorsun. Fakat acı günlerin köpüğü Bulanık ve ağır Fırlatıyor seni yeniden Gecelerimin diplerine... Sen, ruhumun Ardına kadar açık En gizli yerlerine Sevgiyle bekçilik ediyorsun; Koruyorsun onu Bütün saldırılara karşı. Ne zaman Bir an için gitmen gerekse Sıkıntılar Hızla yöneliyor içime. Fakat sen Karanlık eşikte Açarak beyaz, geniş kanatlarını Onu engelliyorsun. Bir şafak aydınlığıyla İyileştiriyorsun gecenin acılarını, Karşılıyorsun beni Sabahın dalgalarında. Beni ağır uykumdan kaldıran Şafağın parlaklığı değil Senin ellerinin dokunuşudur Yastığıma kadar ulaşan... Varsın herkes Senin burada olmadığını söylesin, Desinler ki Sen uzak bir ülkedesin; Ah, nasıl da aptallar, Haksızlar nasıl da! Ruhun benimledir Sen benimlesin; Onlar içinse Sadece bir gölgesin; Onlar, bir gölgeye sahipler. Uçup geliyor uzaktan Çevik kanatlarında rüzgarın Yakıcı parıltısıyl...