Herhalde şimdiye kadar birkaç yerde okumuşumdur: "İnsan, aynı zamanda toplumsal bir varlıktır." Şu 'aynı zamanda'yı özellikle italik yazdım, çünkü sanırım insan, sürüleşmenin bir noktasından öteye geçtiğinde 'aynı zamanda' bölümünü gittikçe daha çok unutuyor. Günlük yaşamın sıradanlığı içersinde artık erimeye yüz tuttuğunda, bu kez fazlasıyla toplumsallaşıp aynı zamanda bir başka şey, üstelik çok önemli bir şey, yani kendisi olduğunu, olması gerektiğini göz ardı etmeye başlıyor. Böyle bir göz ardı etme eyleminin tek sonucu ise, günü geldiğinde, gereksinim duyduğunda, insanın iç dünyasında sadece uçsuz bucaksız bir boşlukla karşılaşması. Montaigne'in deyişiyle ' kendi iç kalelerini kuramayanlar ', günün birinde o iç dünyada sığınacak bir yer, bir güç kaynağı bulamaz oluyorlar. Bu nedenle, kendi yaşamının da seyircisi olabilmek ve bunun için olabildiğince sık fırsat yaratmak, bana göre yaşamda olup bitenleri bilgece bir tutumla karşılayabilmenin önk...
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"