Çiçek Sapını Kalbine Soktu

ilk gördüğümde yaprakta uyuyordu
düşmekle tutunmak arası
su içecekken şırıl yağmurdan
beklemek kadar sonsuz
dudağımın kenarına oturup beni seyretti
renksiz harfler dökülüyordu renkli kâğıtlara

basit gerçeklerdi inandığı büyük yalanlar
üşüyüp titreyerek
iğne deliğinden hindistan’a bakıyordu
kaçmak ve kovmak istediği
hasta bir peri vardı ağaç kovuğunda
boşluğa tutunup öksüren
kışın onunla geçmesini istiyordu

kimse görmedi belki görmedi kimse
tuhaf bir sızı uyandı
azalırken kalabalık
ağır ağır düşen bulutu tutunca
buharlı kabarcıklar uçuştu dudaklarına
kömürle çalışan trenin hızına yetişmeye çalışıyor
düşünüyordu çatlayan zaman yolu:
dünya tuhaf yer!
batık gemilerden birine,
mektup yazmıştı
eski pul yapıştırmıştı
tedavülden kalkmış para uzatmıştı postacıya

çok eskiden çok çok
hayal bulaştırırdı kaçak tütünlere
kırık bozuk bir saati vardı
ölmek üzere tırtıl hızında
uzaktan baktım oydu
onu yazmaya çalışan kalemin
mürekkebi dağılıyordu
çürüyen dalın sınırındaydı
kızaran şeftalinin sinirinde

ilk gördüğümde nasılsa öyleydi yüz yıl sonra da
kâr-zarar terazisinden uzaktı evi

hangi tuzak kurulsa bilirdi düşmeyi
uzun yol sürücülerinin yalnızlığını anlar
avuçlarında biriktirirdi bütün sessizlikleri
kalbinde karışık görüntüler saklardı
diriler kitabına baktım, yok
ölüler defterinde, yoktu
duyar gibi olurdum soluklarını
yaprağın kenarında üşürken
beni de alacaktı sanki yüzüme baktı

kalp çok genişti ona dünya dar
batık gemiler uzak
son bir öpüşle tam iyileşecekken
tam iyileşecekken hayatla
çiçek sapını kalbine soktu


Baki Ayhan T.