İKİNCİ AĞIT Her melek korkunçtur. Heyhat, yine de şarkılarla seslenirim size, ruhun âdeta ölümcül kuşları, bilerek sizleri. Nerede Toviya'nın günleri, en nurlulardan birinin, basit bir evin kapısında durduğu o günler, yolculuk için azıcık kılık değiştirmişti de korkunç değildi artık; (delikanlıydı, merakla bakınan delikanlının yanında). Şimdi çıksa başmelek, o tehlikeli melek, yıldızların arkasından, tek bir adım atsa aşağıya, bu tarafa: yerinden sıçrar çarparak öldürürdü bizi kendi kalbimiz. Kimsiniz siz? Erkenden talihe kavuşanlar, sizler ki kâinatın baştacısınız, dağ silsileleri, şafak kırmızısı dorukları tüm yaratılışın, - çiçeklenmiş tanrının polenleri, uzuvları ışığın, geçitleri, merdivenleri, tahtları, varlıktan mekânları, hazdan kalkanları, kargaşaları şahlanmış duyguların ve aniden, birer birer, aynalar : dışa yansıttığı güzelliği yine kendi yüzünde toplayan. Oysa bizler, ne zaman hissetsek, buh...
Yorumlar
Yorum Gönder