Ana içeriğe atla

Şiirle Demlenen Çaylar

yoksa
Zor değil, hiç zor değil,
demli çayı bardakta
karıştırıp bir başına
yudumlamak doyasıya….
Ama
‘çaya kaç şeker alırsın? ‘
Diye soran bir ses
olmalı ya ara sıra……

Elif Şebnem Akal


Ey bana kuyular kazan dizginlenemez sözcüklerim
Savrulan beş çaylarına kırık aynalar şenlensin
Ey şair!
Savur kendini sözcüklerine yaraların neşterlensin.

Naim Kandemir


teşekkür ediyorlar, çok yaşıyorlar, işe geç kalmıyorlar
çeyrek altını önemsiyorlar, küresel ısınmayı ve beş çaylarını

Güven Adıgüzel


sahte kimlikle yapılan görüşmeler
esaret tarihimizde bir çayiçimi tadıdır

Bayram Balcı


ince ve daha dünya görmemiş sesiyle anlattı dünyasını,
narin ellerinde tutmakta olduğu çaya birşeyler anlatırcasına.

Gökhan Yalçın


Binlerce şeydir çünkü Ruhi Bey
Nanedir, ada çayıdır, zencefildir

Edip Cansever


İyi demlenmemiş bir çay gibi kaldım
Kırdım dolduğum tüm fincanları

Ahmet Erhan


Kar olur, kış olur, üşürsün, neme lazım
Bir çay koyarım sobaya, radyoda incesaz…

Ali Kınık


Kırmızıyı esirgemeyen çay bardaklarının
ince bellerine dayanamadan,
beni de aldatıyordur belki,
sevinince terleyen parmakların.

Özge Dirik


dedikodumuzla içiyorlar ikindi çaylarını
evde kalmış iktisatçı kızlar

Taha Ayar


Haydar gel çay içelim konuşalım aşklardan
Seni bilmem ama ben çok kötüyüm

Abdulkadir Budak


sanırdım içimdeki vandal kıracak billur kalbimi
tifo çarşılarında yahut çay bardaklarında

İbrahim Halil Baran


Sıcak çaydan adamların
Yüzleri ağarırdı ilk ışıklarla

Didem Madak


Sen dudaklarında buğulanan çaydan
Ben nargilemin dumanıyla
Çekip gülümsesek içimize hüznü.

Ahmet İnam


Ağaç altında çay içelim dedim kendi kendime.
Kulağım çınladı:
Hangi ağaç altında, hangi çayı, kimlerle?

Süreyya Berfe

Ateşte unuttuğum çaydanlığıma sarılıyorum
Ben çaylarımı hep soğutup içiyorum

Kadir Bal


Uzakta çay bahçeleri yerde çerçöp
Gittiğimin farkında olsaydı eğer,
Yeterdi bana, beklemiyordum özlenmeyi

Hüsrev Hatemi


Bir ölümlük hatıralar edindim
Yaz gecelerinde ıssız çay saatlerinde

Süleyman Unutmaz


çay içerler,
çay saatleri durma saatleridir.

Ahmet Güntan


Uğrak kahveler bulamazsın, birkaç aşina yüz
Yalnızlık heryerde yalnızlık
Sıcak bir bardak çay, heryerde çaydır

İlhami Atmaca


anladım ki küllenen sigaradır
soğuyan bir bardak çaydır benim ömrüm

Nevzat Çelik


Altın rengi gözleri yanan bir semaverdi
Ilık bir çay kokusu akardı saçlarından.

Yaşar Nabi Nayır


Sana inat
Yolcu vapurunda
Denize karşı
Çayla sigara da içeceğim.

Gülcihan Atalay


Çayını dolduracağım, usulca karşına oturacağım,
Sen asla benim an be an seni izlediğimi anlayamayacaksın,
Huzur bulacağım sende… Yine!

Çisel Onat


bir evde anne çay, baba ekmektir
ne kadar demlenir ve ne kadar pişersin sana kalmış
bir an evvel görün, kaderin gözü üzerimizdedir

Yağız Gönüler


Ve oturdu mu bir masaya
Hakkını verir çay içmenin

Cahit Zarifoğlu


Bir cigara sar bitlis tütününden
bir çay demle sonra, anısı kalsın

Ahmet Telli


bir avlu taptaze bir çaydanlığı gösteriyordu giderek
oooo! demek bütün insanlar çay içecek
hayır! çok uzakta biri sevindi.

Edip Cansever


Adın üç kere geçti saçma sapan bir filmde
yalnız olsam çok ağlardım ama annem bakıyordu
otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime
anne dedim, hadi çay koy da içelim..

Ali Lidar


Iki çay söylemiştik orda, biri açık,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal Süreya


yeter ki yudumla
bu tek dudak dokunuşlu çay bardağından…
yeter ki anla…

İbrahim Halil Baran


seni çay içerken izlemek
seni çay doldururken
seni demlerken çayı
kimseler inanmasa da düpedüz sevap

Alper Gencer


hoşçakalın ağız tadları
sıcak çorbam çayım sigaram

Ersin Ergün


kitap kapakları , bi kaç fotograf için dönerken
bir bardak çay..iki şeker evden çıkıyordu…

Şükran Belen


ankara garındaki garson
yoruluyor önümdeki çay bardağına
ben ninni söylüyorum
o gülümsüyor

Müştehir Karakaya


Demli bir çay, biraz melâl
Yetmiyor bu hayatı anlamaya

Mustafa Özçelik


Hiçbir bardakta
dudak payı bırakmadınız bana
bir kaşık sesini
bile çok gördünüz
şekersiz içerek
çaylarınızı

Sunay Akın


Sana bakmalarımı
Çocuklarını okula uğurlayan
Bir anne gönenciyle
Mola yerlerinde içtiğim çayların
Buğusuna katıp
Bozuk bir para üstü gibi
Uykusuz garsonların
Soğuyan avuçlarına bıraktım.

Gökhan Akçiçek


doğru anlamak diye buna derim
binadaki çaycıyla aynı partiye oy vermiş patronun bildikleri:

Osman Konuk


Başa dönelim biraz da,
Hep başa döneriz;
Belki bir çay bardağına,
Sıcaklığa, tutuşa, dokunmaya,
Ne güzel anımsarız geçmişi,
Kendi yalanımızla.

Metin Altıok


ey kara çayımın buğulu kiri
kıvrıla kıvrıla nere gidersin
ötelerden eğer sorarsa biri
bırakmadılar da gelmedi dersin
kara çayımın ey buğulu kiri

Mustafa İslamoğlu


birkaç damla yağmur karışıyor içtiğim çaya
sonra bir bulut gemi gibi yanaşıyor masaya
elele çıkıyoruz seninle güvertesine akşamın

Arif Ay


benimle birlikte dolan soğukla
donup kaldı çay bardaklarının neşesi

Selami Karabulut


elim sana ait bir çaya şeker atar gibi tereddütsüz ve işlek olmalıymış

Cafer Turaç


Aşkınla demlenmiş sıcak bir çay içmeliyim.
Küfürler saçıp etrafa, belalara bulaştırmalıyım ağrılı başımı.
Yokluğuna alışmamalıyım.

Tarık Tufan


Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Can Yücel


usulca yerini alan selamlarla başlarsın sabahçı kahvesine,
gevrek simide ve yüz gram peynire. ısıttığın avcunun
çay bardağı kadar olduğuna aldırmaz bir çocuğu büyüten yüzün.

Hilal Karahan


Diyelim ki akşamdan kalmaydınız- misal
Önünüze kızarmış ekmek, bir bardak çay

Ahmet Erhan


Kardeşimle kendimize durmadan,
Olmayan çayları,
Olmayan fincanlardan içerdik.

Didem Madak


Kır kahveleri kuş sürüleri sonra
Konuşmadan oturduğumuz masa iskemle
Demli çay, demli çayın buğusu
O yaz daha mutluydu seninle

Ahmet Ada


Denizin sesi ayaklarına vuruyordu
masada örtü yoktu
iki çay söylediler
biri içilmedi
birinin sıcaklığı vapur dumanına karıştı
akşamın son ışıkları

Refik Durbaş


Yaşlı bir komşum var, ahvâli güzeldir
Yaşlıları severiz;
Gel, bir çayını içmeye gideriz

İbrahimî Feyzullah Yalçın


bir kıyı kahvesinde uyandık
üç aşağı beş yukarı her şey denizdi
sesimiz: iki çay, biri şekersiz

Akgün Akova


- bir çay içimi dostluğuna gelmiştim
“bir vardı/ bir gitmiş” dedi ardımdan-

Neriman Calap


Tiplerimize bakıp çay demlerlerdi. Sitelerin şımarık çocukları ve o gün bugündür tiplerine bakıp çay demlenilen insanları pek severim ne de güzel insanlardır onlar ve ne de mübarektir ocaklarına çay ağacı dikilen insanlar.

Berkan Ürgen


Cami çıkışı aşure dağıtan amcalar, dünyayı yönetse, ne güzel
Ne âlâ olurdu moda dergilerini ateşe verecek güzeller olsa
Bizi o ateşe atmak yerine ateşe çay koysalar ve kestane
Ben sonra ölürüm yine, acelesi mi var, kaçacak değiliz ya!..

Burak Uzun


o bir çay istemişti, trenin içinde
biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
ben yalnız kalmıştım, senin içinde
oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni!

Haydar Ergülen


Ben seninle bir gün Van`daki bir kahvaltı salonunda…
Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği) bir yol üstü lokantasında…
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan Doğubeyazıt`ın herhangi bir toprak damında…
Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim…

Yılmaz Erdoğan


sekiz saat oluyor karbonatlı bir çay bile içemedik,
başımızda prensip sahibi bir başçavuş.

Can Yücel


Garson çay uzatırken ben ‘aklımda’ diyorsam
Sende kalmış demektir ladesim sende kalmış

Cemal Safi


Sobanın üstünde bir ıslık tuturacak porselen çaydanlık.
Ve aşk demlenecek buharıyla.

Zeynep Didem


Bana çay demlemeyi öğret
elimi yüzümü yıkamayı,
ağzıma rakı koydurma.

Ahmet Oktay


Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Can Yücel


Pencerenin önünde örgü ören birinin
- Örgü mü, bir çay bardağını başka başka tutan ellerin becerikliliği mi-
Görülmediği gibi

Edip Cansever


-Haydi iç de çay koyayım.

Ah Muhsin Ünlü


Tazecik bir bahar olsam sabahlarında.
Demlenen çayın kokusu olsam,

Sahir Üzümcü


bir yudum çay içerek kahvelerde oturmak
seni düşünmek için bahane olmuş bana
ve doğranan yudumdan tatlı vakitler kurmak

Sıtkı Caney


söyle ne içersin çay mı kahve mi
çok değişmişsin birden tanıyamadım

Atilla İlhan


şehri yakacak kadar tövbe biriktirmiştim
sonra içecek kadar çay bir de sigara

Alper Gencer


yüreğiniz kocaman bembeyaz bir manolya
limonlu çay kokusuyla serinletir anıları

Nilay Özer


Bütün gün kahvede oturdum yedek kulübesinde
ve bir kardeşim saf dışı kalsın diye
çay söyledim kahveden.

İbrahim Tenekeci


Adım Ruknettin,tanışıyor olmalıyız
Bir çay ocağında ya da bir merdiven başında
Sunmuş olmalıyım kalbimi size

Kemal Sayar


Yarın nemli balkonumda demlenen hasretimle
Bekliyor sizi akşam çayıma karanfillerim.

Hüseyin Cahit Kerse


Bir bardak demli çay
burukluğu gibi kalsın
gecenin ve sabahın tadı
yaşasın anılarımızda

Ahmet Telli


Koydu
Fincanına çayını.
Sütle de karıştırdı.
Kül tablasına,
Koydu sigarayı.
Dudaklarına götürdü,
Sıcak fincanı.

Şafak Temiz


demli bir çay yap kendine geç yaşam güvertesine
ufka dik gözlerini tepende pupa yelken

Memet Sefa Öztürk


derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı

Nurullah Genç


kola değil çay içmektir seni düşünmek,
sen düşünmek erzurum, tebriz, tiflis;
yani aşık garip coğrafyası.

Hüsrev Hatemi


Son paranı bir akşam evvel
Beklerken kahvehanede
İçtiğin çaylara vermişsindir

Neyzen Muharrem Dere


seni içiyordum çay diye,
cennet diye seni düşlüyordum
-ki, sen yeşil çıplak bir yeşildin gözümde
cennetten damıtılmış

Hasan Ali Toptaş


Üşüdükten sonra içilen, sıcak çaydır mutluluk,
Beş dakikada biter.

Sahir Üzümcü


Çekti ayakları kahveye vardı
Açtı tabakasın, sigara sardı
Daldı.. neden sonra garsonu gördü
‘Çay’ dedi, yutkundu, eğdi başını.

Abdurrahim Karakoç


Bir daha gitmesin o sahil kahvesine,
Başka bir yerde içsin ne olur,
Tek şekerli çayını
Söyleyin Leyla’ya beni unutsun

İbrahim Berber


gündelik ayrıntılarda düşünüyorum seni..
çayını karıştırırken mesela,

?


Bizim içtiğimiz çay da çaydır
Çarpık dudaklı ezik gözlü allı mavili çaylar
Vadilerden renkli yağmurlar gibi gelir.
İçtiğimiz çay.

Sezai Karakoç


Çayın rengi ne güzel
Sabah sabah,
Açık havada!
Hava ne kadar güzel!
Oğlan çocuk ne kadar güzel!
Çay ne kadar güzel!

Orhan Veli Kanık


çay içiyoruz
mutlu bir sessizlik içinde

Cevat Çapan


Ama bu kente gelirsen unutma beni ara
Sana bir çay ve temiz yaralar ısmarlarım

Osman Konuk


Çay, sigara, kağıt, kalem:
Kuş sütü eksik.

Süreyya Berfe

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yaşamak / Cahit Zarifoğlu

İSTANBUL 1968 . Neden diye sormayın hemen. -Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz. Kişinin ihtiyaç duyunca aramasının binlerce çeşidi olmalı. Aradığımızın ne olduğunu biliyorsak, arayacağımız yer bellidir. Bakınırız ve onun işaretlerini tanımakta güçlük çekmeyiz. Az sonra karşımızdadır o, merhamet bile olsa. Hemen fiyatını sorar bazılarımız, ama bazılarımızca da hayat pazarlık etmeye değmez . Söylenen ücreti her zaman açık duran cüzdanlarından çıkarır, -bütün dikkatleri ellerindeki YENİ'nin üzerinde olduğu için-dalgınlıkla karşılarındakilere teslim ederler. / Kandırılanlar aldanmamaya çalışanlar olmalı. Bırakın ihtiyacınız olanı fazla kazanarak karşılasınlar - Bir kravat alırken sevinin ve deyin ki "aradığımı biliyorum" Bu ona erişmenizin garantisi değildir ama, sıkıntımızın kaynağını bilmemiz bakımından tahammülümüzü artırır. A ma o bir düşünce belirmemişse kötü şekilde kaynağın açığındayız. "Sıkıntımın nedenini bilmiyorum" demekteyiz....

Yağmura Kaçan Şairler

Yaz yağmuru sıcak: Nasıl ki ağır bir damla düştüğünde sarsılır tüm yaprak. İşte öyle sarsılır yüreğim sen düştüğünde içime Erich Fried Bu yağmur kanımı boğan bir iplik Tenimde acısız yatan bir bıçak Bu yağmur yerde taş ve bende kemik Dayandıkça çisil çisil yağacak. Necip Fazıl Kırık ikindiler üstüne Kuşkulu bir yağmur yağıyordu Bekir Sıtkı Erdoğan yağmur dindi sevgilim bak dinle her şey dindi, acıysa dinmemiş halde. Behçet Aysan yağmur başlıyor fotoğrafta kurak bir ağaç bir giz her yüz Emre Gümüşdoğan (Abdullah Çelik) Yağmur damlalarını kıskanırım Öpücüklere fazla benzediğinden Louis Aragon Yağmurda öleyim, su çeksin bedenim Sokağın ortasında serseri bir ağaç gibi Anlasan, sen anlardın kalbim Göğün toprağa akıttığı o şehveti Ahmet Erhan Yağmurlar yağdı ve hiç dinmedi Her biri saydam çiçeklenen saçında Yağmurlar daha çok pencereler içindi Öksüzdüm gözyaşıydım dudağında Afşar Timuçin çünkü ben bir buluttum öldüğümde yağmur olacak ...

İstanbul Şiirleri Bercestem

      İstanbul'a meftûn olanlara Deniz bazan susup bazan homurdanıyor; Üsküdar ’da birkaç ışık sönüp yanıyor: Eşelenen kıvılcımlı bir mangal gibi... Sabahattin Ali Karaköy'den kalkan vapurlar bilir Yıllardır nasıl yangın Galata Kulesi Kız Kulesi'ne Ali Asker Barut Bugünse artık Görmek için denizi Sağa sola oynatması gerekecek Betonarme binaların arasında Üzgün duran boynunu Ali Asker Barut İstanbul’da bir sevdiğim vardı Keçi yavrusuna benzer, Rüzgar eserdi hafiften gözlerinde Halden anlardı. Cahit Külebi Selimiye'nin arkası Karacaahmet Az gerilesem sırtım selvilere değecek Tüylerim diken diken Ne var bunda ürkecek Halim Şefik Güzelson Vay canına tükürdüğümün İstanbul’u ... Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarı Ne gittim ne gördüm gitmek de istemem Taze ekmek bir parça beyaz peynir Şimdi olsa şuracıkta rakı içer Denize mi bakar kim bilir Oktay Rifat Kayacık'ta mekik atarken Penelope Düşü...

geride kalan kalbinizse, mutlaka geri dönersiniz.

Kalbim: kalbinde misafir kalsın bu gece Refik Durbaş Yerinden oynayan kopan bir fırtına gibi Kalbim sağ yanımda. Alaeddin Özdenören Ey! Dünden bugüne taşınmış eşsiz kederiyle kabul gören geçmiş. Yazdım, harf harf yazdım yeryüzünün kalbine, acıdı kalbim. Oya Uysal Eğer anılacaksam, kalbimle anılmak isterim. Murat Tokay Yanlış daha baştan yanlış Bir şiirdi bu, biliyorum Ye belki ömrümüzün yakın geçmişi Bu kadar doğruydu ancak, kimbilir Kalbim unut bu şiiri Ahmet Telli En son evin önünde, Gözlerini açıyor delikanlı Ve kapıyor sonra hüzünle, Elini koyuyor kalbinin üzerine. Johann Ludwig Uhland bir tren makas değiştiriyor kalbimde bir vapur yan yatarak eğleniyor denizle Altay Öktem Sen kalbime dokunmuş bir dostumsun, bu kalp daima seni anacak. Kalbine iyi bak. Şair görünüşlü adam. Unutulmak korkusuyla tedirgin Tükeniyor kalbimin direnci Aykırı sularda bungun Bir çürük tekne gibi Rüzgarını özlüyorum. Şükrü Erbaş Katılaşır onun kal...

Peygamberimiz Aleyhisselamın Ecelinin Yaklaşması ve Ahiret Yolculuğuna Hazırlanması

Hz. Âişe der ki: "Resûlullah Aleyhisselam son zamanlarında: 'Allah'ı her türlü noksanlardan uzak tutar, O'na Kendi hamdi ile hamd ederim. Allah'tan yarlıganmamı diler ve O'na tevbe ederim' sözünü çoğaltınca: 'Yâ Rasûlallah! Ben ne diye 'Sübhanallah ve bihamdihi' sözünü çoğalttığını görüyorum? Sen bundan önce hiç böyle yapmazdın?' dedim. Resûlullah Aleyhisselam: 'Yüce Rabbim bana ümmetimde bir alâmet göreceğimi haber vermişti ki, o alâmeti gördüğüm zaman, Kendisine çok çok teşbih ve hamdiyle istiğfarda bulunacaktım. İşte o alâmeti gördüm: 'Allah'ın yardımı ve fetih gelince, sen de insanların fevc fevc Allah'ın dinine gireceklerini görünce, hemen Rabbini hamdiyle teşbih et, O'nun yarlıgamasını dile! Şüphe yok ki, O, tevbeleri çok kabul edendir!' [Nasr: 1-3] buyurdu." ... Nasr sûresi Allah tarafından bir davetçi idi, Resûlullahın dünyaya vedası idi." "Bugün size dininizi ikmâl..." (Mâide: 3) mealli ây...

İntihar Şiirleri Bercestem & Edebiyatta İntihar

İntihar, bilinçli bir tercih sonucu             uygulamaya konulduğunda, insanın              mutlak anlamda "birey" olması,              bireyselliğini mutlaklaştırmasıdır.             Bir tür "tanrı"lıktır... Hüsamettin Arslan “İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan;… …Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; … O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… …Panter merdivende Yukarı çıkıyor.” Sylvia Plath Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker bizim için İsmet Özel İntihar diye bir şey Yok bu dünyada. Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta Ahmet Erhan dün gece bir kadın doğurdu haliç bir kuş havalandı galata kulesi’nden m...

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yabani Unutma sana bergüzarım var İntizarım yoktur, inkisarım var. Bahaettin Karakoç Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp baktım arkama. * Ne büyük bir suç, Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor, Kyoto’nun bayanları. * Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. * Dökülen kiraz çiçeklerini, Durdurmanın bir anlamı Yok ki. * Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. * Kiraz çiçeği işte, Kolumun üstüne Telaşla dökülen de. Takahama Kyoshi kiraz bahçelerinden geliyordum yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri seni sevmekten geliyordum bir çeşit yalansızından sevda cümleleri tren yolculuklarında kiraz bahçelerinin resmi geçitleri Betül Dünder büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder İtiyorum onu, iti...

Gülümseyişlerinin, sesinin ve öteki güzelliklerinin anısına tutkun olan kişi

4 Mayıs 1925  Sevgili ve Soylu Aliye,  Bana, geceleri sıkıntıyla ve uykusuzlukla nasıl baş ettiğimi soruyorsun. Bir mum gibi: Öyle ki, sabah olduğunda söndürüyor, ihtiyaç duyduğumda yeniden yakıyorum.  Tersine, dün gece iyi uyudum. Ama ben uykuyu uykusuzluk için seviyorum. Yeniden hazırım. Öyle gözüküyor ki ben, uyumak denen bu rahatı, dışarıdan bir rahatsızlık gibi gözüken o şeye tercih etmeyeceğim. O rahatlık seninle benim ellerimizde ve o rahatlık... bu karanlık gecede, hayaletlerle ve umutsuzlukla uzayıp giden zamanda, ah, şeytan bile telkinini esirgiyor şairden.  Pek çok kez telkin etti; kabul ediyorum. Yıllarca bunu arzuladım ve çok kötü şeyler yaptım: Gerçeklikle bağım koptu, uçtum, ayağım yerden kesildi. Bir kartal gibi dağa kaçtım. Deniz gibi çıplak ve dalgalıydım. Yaradılışın kötü doğası kalbimin kanını eli- me buladı. Kötülüğe iyilikle, iyi davranışla karşılık verdim. Yavaş yavaş bendeki iyi niyeti değiştirdiler. Kolay inanırlığı, rahatlığı, çocuk masumiye...

BLOGDA GEÇMİŞE YOLCULUK ŞUBAT 2022 NİSAN 2021

söyleyebileceğim her şeyi söyledim. O kadar da çok değilmiş. Louis-Ferdinand Céline ŞUBAT 2022 Sizi özleyeceğiz. Kaygılanmayın, başkası çıkar. * Hiç kimse terk etmez ülkesini ta ki ülke yorgun sesiyle Şunları diyene dek sana: Terk et beni. Kaç benden şimdi. Ne hale geldiğimi bilmiyorum şimdi. Fakat biliyorum ki herhangi bir yer benden daha güvenlidir. * "Sayısız günahlarımızı affeden Allâh’ın bir kulu olarak, neden bir suçu bağışlamayayım?" * Kuzugölü vadisinde çiçeklerle sohbet ederken, nerden bilecektim, sessizce derdini kuşlara ve kelebeklere anlattığını… Nerden bilecektim bu ceylan koşulu yiğidin, içinde onulmaz bir yara, tükenmez bir hüznün yer ettiğini… Habis tümörün sincice içine yerleşip sessizce Hasan’ımı kuşattığını…  * Akıllı telefonlarımız ile neredeyse obsesif bir ilişki içinde bulunduğumuzu ifade eden Han, insanların bu cihazlar aracılığıyla gerçek dünyadan bir kopuş yaşadığını ve sanal dünyanın içerisindeki sahte gerçekliğe kitlenip ka...

Babalar ve Oğullar

"...oğullar, dünya hayatının süsüdür..." Keht Suresi ayet 46 Oğlum Muradım'a Odur silen alnımdaki teri Sevecen eliyle. Ayaklarımı çelip de Beni yolun ortasında Deviren yorgunluk Ansızın siliniverir! Ve hazırım yeniden En uzak yollara gitmeye; İçimde bir sevinç Dudaklarımda bir gülüşle; Bu demektir ki Oğlum öptü beni; Omuzumda oturan, Kimsenin görmediği… Jose Marti Ana baba çocuğu doğduğu zaman, âdet, Akıllı olsun ister. Oysa akıllı olduğum için değil mi, Başıma gelen bunca belâ? Ondan işte şimdi bütün dileğim, Budalanın biri olsun çocuğum. Ömrü boyu rahat eder, en azından Müdür olur, nâzır olur. Su Tung Po ‘Oğlumu benden önce almayın’ diyen Yaşlı bir adamın bakışları Karanlıkta Vicdan gibi. Bejan Matur Bir başıma kalsam şehe, sultâna kul olmam Viran kalası hanede evlâd-ü ‘iyâl var Âşık Dertli Bu anda oğlunu tekdire değil, teselli ye muhtaç bulan annesi, gülümseyerek: «Oğlum» dedi, «hastalığının sebebi buysa müsterih ol, sen iyi olunca her şeyi ben yaparım.» Decameron B...