Ana içeriğe atla

Güvercinin kaderi gerdanlık olmuştur boynuna

kader kısa kesse bile iyi insanın sevgisini
o sevginin izleri sürer gider insanlarda
bir canın titreşimleri gibi

Ravigupta


Değişmez yazgımsa
Benim kaderim artık…

İlhami Çiçek


Yeniden dünyaya gelmek varsa eğer
Yaz Orhan Veli’ ye
Güzelinden bir kader !

Olmaz ki
Kader dediğin böyle de yazılmaz ki!

Necati Ünsal


İnsan
Kader
Yayını kurmuş telaşsız şaşmaz avcın

Cahit Zarifoğlu


İşte ben hep böyle bildiğin gibi:
Kaderi öpüp başıma komuşum,

Turgut Uyar


Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum
Herkesin derdinden pay isterken
Uzak kaderlerin suları çağlar şimdi
Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden

Turgut Uyar


Göğsümde gezinen ağır el
Kal dedi.
Beklemek kaderidir incinin
Olmak kaderi
Kal çukurunda.

Bejan Matur


Sevgilinin kaşları eğdi kaderimizi
O günden bugüne dek düşmüş yaratıklarız.

Hafız


Garip. Ya da kader midir?
Tabiat bu şehri, kurşun rengine boyar.

Çelik Gülersoy


Saatlerin denizinde saniyelerin gemisiyle taşınırken
Kaderin sularına gömülüyor kederden düşler

Mehmet Baş


Duayla alay eder, onu küçümser misin
Dua nelere kâdir, nereden bileceksin
Gecenin okları hedefi şaşmaz ama
Zamanı vardır
Ulaşır yerine saati dolduğunda
Rabbim istemezse tutar okları
Kaderin hükmü varsa, açar yolları.

İmam Şâfiî


bir evde anne çay, baba ekmektir
ne kadar demlenir ve ne kadar pişersin sana kalmış
bir an evvel görün, kaderin gözü üzerimizdedir

Yağız Gönüler


sen kader ağacı değilsin – nedeni bu
tutkularına bırak kendini
bir soluk var yaşıyor uzak uzak
bu daha ölmemişsin demektir

Ece Ayhan


Doğuştanmış kadersizliğim
çocukluğumun
sıradan bir şubat ayının
soğuk çarşamba akşamında
annemin ağlamaklı çığlıklarına
kurban gittiğinde anlamalıydım

Lou Salome

Kalkıyor musun? Kalk, ama
Kaderinin sesini unutma, gönül gözünün yanına.

Birhan Keskin


Yola heves et önce kaderini sal yola
ve gittiğin yeri unutmadan yolculuğu
sakın anlatma, hâl böyle: çok yol alan
menzili unutmalı! Adını da alma yanına
gözlerini de, ama geride de bırakma onları,
unut, yalnızca yürektir göze alan her şeyi,
sen kalabalıksın de onlara seni götüremem,
ve yolu asla onu bilen birine sorma
yitirirsin yanlışını, kaderini yitirir gibi,
kaderini gölgeye bırakanı yol duyar,
yola heves edeni ayrılıklar uğurlar!

Haydar Ergülen


Sus artık. İzle son kez
Yıkılışını umutlarının. Vermemiş bize kader
Bir armağan ölümden başka. Küçümseme kendini artık,
Doğayı, her kötülüğün ardında gizli o acımasız gücü,
Ve bir de her şeyin sonsuz bomboşluğunu.

Giacomo Leopardi

Ardıç ağaçları… Bana da bir kuş, kaderinizden
Yoksa yapraklarınızdan bir musalla taşı…

Şükrü Erbaş


Yazılan gelir başa
alınyazısı kader
bir gezinme olacaktır
bir dağa tırmanma olacaktır
kişi sonunda ancak kendini yaşar!

Salih Mirzabeyoğlu


Hüznün, ferahlığın bizim olsun kışın, yazın,
Hiç bir zaman kader bizi senden ayırmasın.

Yahya Kemal Beyatlı


Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;
Lakin vatandan ayrılışın ıztırabı zor.

Yahya Kemal Beyatlı


Korkarım bu şiir planladığın gibi bitmeyecek Memet.
Korkarım kader diye bir şey var rastlantıyla Yazılan
İstemesem de kader diye bir şey var

Mehmet Yaşın


Vakt olup da ahkâm-ı kadrini senden ilelebed
tefrîk ettiği zaman tahattur et!
Bu kalb-i nevmidi kader nefy ve seneler mürûru
mahv eylediği zaman!
Hazin aşkımı düşün, o ulvî vedâ’yı yâda getir!
İnsan sevdiği zaman hicrânın ve zamanın hükmü yoktur.
Kalbim hareket ettiği kadar sana diyeceği işte
budur: tahattur et!

Alfred de Musset

Kaderin elinde boynum kıldan ince
Tüysüz kuşa dönerim ecel gelince
Yine de toprağımdan desti yapın siz
Dirilirim içine şarap dökülünce

Ömer Hayyam


Kader , beyaz kâğıda sütle yazılmış yazı;
Elindeyse beyazdan, gel de sıyır beyazı!….

Necip Fazıl Kısakürek


Öpüşümüz gizli olmalı
Öpebilirsek uzanıp kaderlerimizden öpmeli

Cahit Zarifoğlu


Vermediler bize geçit iyilik mahallesinde
Beğenmiyorsan eğer sen değiştir kaderi

Hâfız


Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;

William Shakespeare


ve kadere küsmüştü o, bir kere
sevgiyi öldürdü diye…

Ahmet Muhip Dıranas


bunların hepsi, ey Kader, gel gör ki, bunların hepsi,
kıyılarımızı döven bu dağ gibi varlık dalgaları,
bir damla ölümün yanında ne ki?

Cahit Koytak


bıçağımı taşıyan elde kader çizgim de gizli!
bitiyor
sancıda safları sıklaştıran o garip haz bitiyor
bir kez olsun samimi bak
bak! gecenin eteklerine eşkiya ayrılıklar siniyor!

Küçük İskender


Hâyır, hâyır yalan bütün bunlar!
Artık ne kadere inanıyorum, ne fala.

Bekir Sıtkı Erdoğan


Faili meçhul cinayetlere adım yazılıydı
Kader ve baht kelam ve kalem,
Bizden yana değildi hiçbir tarih

Dündar Sansur


Herkesin ama herkesin
İnce örülü bir kaderi ve giydiği kazaklara
Bile sinmiş bir kederi var!

Hüseyin Atlansoy


ey göğe sürülmüş alınyazım, karakaderim
mutluluk
çıkıp gelsen sana korkak diyeceğim

Faris Kuseyri


Hayın kaderin fırtınaları altında
Soldu güller açan taç yaprağım da
Yaşıyorum hüzünlü ve yalnız
Ve gelir mi sonum diye bekliyorum.

A .S. Puşkin


Kaderim kaderleri demişim güzelim
Sen olmasan ben böyle değildim
Böyle uysal ve kırılmış değildi şiirlerim
Bir yangın sonu yorgunluğu yakıyor avuçlarımı
Yüreğim sızlıyor bu roman iyi bitmeyecek

Hasan Hüseyin Korkmazgil


kaderde senden ayrı düşmekte varmış
doğrusu bunu hiç düşünmemiştim

Ümit Yaşar Oğuzcan


Büyüklüğündür bitiremeyişin,
Hiç başlayamayışınsa kaderin.

Goethe


almışken seni kaderinden, kıyasıya bağlamışken kendime
asıl sen tutsak etmişsin beni
dünyaya kapalı kapıların ardındaki
içi boş sessizliğine

Murathan Mungan


Gelmez zannederek bu koşmanın sonu
Yaşadı bu oyunu kaderince

Sabahattin Kudret Aksal


Bir an gülümseyen talih, değişen kader
Ömrümde bir tek o sonbahar.
Ömrüm oldukça anacağım,
Bir rüya görür gibi geçtiğimiz sokaklar.

Ziya Osman Saba


O şiiri aradım
Ben aradıkça o düştü ardıma
Kuyruğunun peşinde bir köpek gibi
Ha yakaladım ha yakalayacağım diyerek
Döndüm durmadım
Âr ettim bana has bir kader vehminin musavviri olmaktan

Kitabın Ortası


Eşyaların ve saatlerin güzel ruhu adına
Anlattıkça inandığım bir kader yazdım

Süleyman Unutmaz


Bir top çizer havada, uzunca bir eğri
Ayağına, belki kader, geçmiş gün, bir kadının
Düşer bir karanfil.. (neyse kısa keselim)

Behçet Necatigil


“Değil mi;
Biri
yetmez miydi
kaderimi yazmaya?
Yalnız olan ben
etmedim feryat!

Ahmed Şamlu


Bütün ışıkları yanıyor üzüntümün
Gitmek istemezken gittiğim o yer
Güneşin yok saydığı çelimsiz günler,
Bir anlık öfkeye verdiler beni;
Dünya zemin kat, yüksek kader…

İbrahim Tenekeci


Evden kaçabilirsin artık çocuk,
ama kaderden asla!
Babam
Çıkarılmış bir adam bütün fotoğraflardan
Kader neydi sanki o zaman,
Masada açık unutulmuş
Turuncu kulaklı bir makastan başka.

Didem Madak


köpürttün akıl atını kapaklandın
hükmünde âdil olan yalnız o’dur
çünkü “kadim kabarık bir öyküdür alınyazısı”
ve her şey kaza ve kader mühründe kazılı

Arif Ay


bu benim kaderim değil kabulümdür
kendini bana süren merheme çareyim

Veysi Erdoğan


Biz bize yaşıyorduk kendi kaderimizi
Bütün yaratıklardan habersiz.
Ve yuvada bekleşen sabırsız, küçük
Serçeler gibiydik ikimiz.

Yavuz Bülent Bakiler


Ah! ihtiyattan doğan sakıncalar!
Keşke tedbirim koruyabilse beni

Kaza ve kaderin hükmünden

Muhyittin İbn-i Arabi


Kaderini değiştiren kişi derler,
değil, ta kendisidir kaderin. Onu tanıyabilirsen
tanırsın kendini de. -Ve az daha yürürsen
deniz görünür yukarıdan.-

Mehmet Yaşın


Hatırla, gün gelip beni kader
Sonsuza dek senden ayırınca,
Üzüntü, sürgün ve seneler
Bu çaresiz kalbi soldurunca;
Düşün son elvedayı, hazin aşkımı düşün!

Alfred De Musset


Ninnilerle değil, vedalarla uyut kendini
Dışarıdaki cemre sana düşmez uyma hayata
Bu gece herkesin hafızası silinecek itinayla
Buna kader deme sakın

Küçük İskender

Vurulduk Ceylan gibi…

Herkes kendi kaderiyle baş başa kaldı diye oldu bunlar, vurulduk bir başına.
Vurulduk çaresiz.

Sıtkı Caney


Çorak tepeler arasında kederlenip ,
Acı yaşlar dökerek ,
Kaderlerine yandılar.

Antanas Baranauskas


Kaderin sunduğu ne olursa olsun bir kadına;
Çoğu erkek, bir köleymiş gibi bakar ona.
İzin vermeyin, tatlı dilin sizi aldatmasına;
Yutuvermeyin yalanlarını bir anda! Bırakın, şakısınlar;
Çünkü nazik erkekler benzerler beyaz kuzgunlara!

Anna Bijns


Ah hanginize baksam bir bahçe dağınıklığı
Geçsem içinizden geçsem
Kaderimdeki faytonun ağır aksaklığı

Gonca Özmen


Olmasaydın kaderin sayfalarında
Var ederdim ey sevgilim

Nizar Kabbani


neyleyim ki
kaderime sayıp dilime perçin
ayağıma pranga vurdum

abdurrahman adıyan


Günlerdir karanlık deliklerde
Yanıp sönüyordu gözleri.
Sevinç değil ki paylaşılsın
Kendi kendinindi kaderi.

Cahit Külebi


Bizim köyün meteliksiz Memiş’i
Yoksulluktan yiyemezdi yemişi
Kader ile ters giderdi her işi
Adamcağız çekti çekti ölmedi

Âşık Baba Karakılçık


Diz çök zorlu kader, önümde diz çök!
Heyben hayat dolu, deste ve yumak.
Sen bütün dalların birleştiği kök;
Biricik meselem, ebedî olmak.

Necip Fazıl Kısakürek


kadere inansaydım
sana inanırdım
Düşürmem sigaramın ucundaki külü ben

Arkadaş Z. Özger


Ateşidir arzu, yaşamın
Ve ruhudur zaferin,
Yaşamı arzularsa ruhlar
Kaçınılmazdır cevap vermesi kaderin!

Ebu’l Kâsım Eş-Şâbbî


kaderimiz Stêr’im sadece şu oldu; sessizlik

Mehmed Uzun


Ve batıda yanmaya başlayınca kaderin ateşi
Ve yürek bitkin bir hale düşünce
Ve haykırınca deniz misali
Bütün gece dalgaların benim için yaptığı gibi
Ömür boyu ağlamak beyhude…

Arthur Symons


hiç bir aşk çıraklık dönemini tamamlayamıyor nedense
aşkın kaderi bu olsa gerek.

köksal özyürek


derler ki imlası kırık kaderin
içinden geçermiş ferhatın kahrı
ya ben sana nasıl gelirim şirin

Cafer Turaç


Ben de senin gibiyim, hiç aldatmadım,
ama sonra kaderle başbaşa kaldım,
meşenin altında bir yatak hazırladım,
gel, her şey herkese anlatılmıyor.

Ahmet Güntan


Çok çabuk çekildin hayatımdan
Kaderle el eleydin,
Bense kederle sarhoş…
Yarım kalmıştı hikayemiz
Göçmen kuşları gibi gelip geçtin bu şehirden

Abdulhak Hamit Tarhan


aşktı, ‘kaderim ol’ derdik, olurdu
aşktı, en çok ona dua ederdik
aşktı, yokluğunda kendimize küserdik
aşktı, ‘sebebim ol’du, olmadı
sanki tanrı kabilemizi sınadı
aşktan da kaldık hayatta ölümden de
kaldık ve ‘var’ımız yoğumuz oldu
daha çok ‘var’ olacakmışız meğer
daha çoğumuz ‘yoğ’umuz oluncaya dek

Haydar Ergülen


Ve kaderin yatağında buz tutmuş gibi hissederiz

Léo Ferré


bir elime kaderi alıp
bir elime koysam yüreğimi
ne yazık ortada kalır,
ağmaz bir yana terazi

Akide Ufuk Türkelli


Çok görmüşlüğüm var böylelerini,
Omuzlarına ağır gelir kader;
Kararsız, rüzgârda yaprak misali;
Gözleri kısık lambalara benzer;
Kalpleri işler kapıları gibi.

Guillaume Apollinaire


Dalından düşen bir yaprağın kaderini yaşıyorum

Mustafa Özçelik


Kaderleriniz bir… yürüdüğü yol aynı
Aşk dolu… hançerin keskin ağzında
Gölgesi bir sedef gibi
Gölgesi dizili hüzün gibi
Kaderiniz aynı uykuya dalmış
Denizde aşkınız kopan dalgalarda
Parçalanarak… milyonlarca defa…
Yenilen krallar gibi geri dönerek…

Nizar Kabbani


Aman yavrum der böyle gözleri titreyerek,
Aman yavrum, uzak dur başına bir iş gelir
Kader var be baba derim, ecel var, Allah var;
Gelecek olan varsa kaçsam da gelir.

Dilek Kartal


Kaçmak mı mümkün mü alınyazımdan
Kaderdir yüklendim yıkılmışlığı

Akif İnan


Kader akışı alkışlanıyor her kârım
Nazlı buluş git git kabarıyor dalgalar

Cahit Zarifoğlu


Biz seninle iki mutlak kaderiz artık
Kuş dili bir zamana bütünlemeli

A. Hicri İzgören


sessizce deviriyorlar
bir kader gibi deviriyorlar kadehlerini
gözyaşlarımızın yamacından

Sıtkı Caney


Uzunları yakmış geliyor kader.

İbrahim Tenekeci


Türkçe konuş Ya Rabbi anlamıyorum Sen’i
Yokluğa katık olmuş sevecen varlıkların
Sessiz kaderlerinde diz dize karşımdalar
Bende Sen’den bir şey var, söylesem bakarlar mı?

Süleyman Unutmaz


Yalanlarını omzuma levha yaptıkça yaşamak
Başıboş yürüyüşlerden dokunan kader kumaşı

Süleyman Unutmaz


Kuşlar da kaderle uçar..

Cahit Zarifoğlu


Kaderlerimiz kalındı sevinçlerimiz çabuk
Yaşamadan dağılıyor yarısından çoğu

Attila İlhan


ve dünyanın en güzel adresine taşındım, senin yanına
kader renkli bir matematik gibi gerçekleşiyordu; senin matematiğin

Osman Konuk


Ama şöyle denir:
Kaderden kaçılmaz.

Didem Madak


Hiç şaşırmaz kaderden attığın ok,
Sevdiğini aşka nişân edersin.

Neyzen Tevfik


aşk yalnız bende sadık
yalnız ben kaderle yaşamışım
benim dışımda aşk mutlak yalan

Murat Kapkıner


Ve sevgilimi uzaklarda
Kadere teslim ettim

Mustafa Burak Sezer


Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları…

Ceyhun Atuf Kansu


Erimek üzere varsın, kaderine inanırsın.

Birhan Keskin


- Bugün açız yine evlatlarım, diyordu peder,
Bugün açız yine; lakin yarın, Ümid ederim,
Sular biraz daha sakinleşir… Ne çare, kader!

Tevfik Fikret


Ve kaderimi sessizce kabul ettim.

Hermann Hesse


Beni burdan alın
Birer kılıç darbesi
Kaderin her çizgisi
Alnında bu adamın

Cevdet Karal


tek mülküm kaderimdi, vedalaştım
unutulur emanette zaten, ruhum da

Akif Kurtuluş


o kızı bir daha görememekten
kul vefasızsa kader ne yapsın diyememekten
korkuyorum Allah’ım ve görünürde bir yorgan yok
yani durum son vapuru kaçırmak kadar tehlikeli

İsmail Kılıçarslan


Çevrilir dest-i kaderle bu şu’unun filimi,
Ney susar, mey dökülür, gulgule-i Cem de geçer.

Neyzen Tevfik


Bir gün, nereden, hangi tesadüfle gelirler?
Aşk onları sevk ettiği günlerde, kaderden.

Yahya Kemal Beyatlı


her aşk gibi kaderi
acı olan bir aşkın
ırmağına uğradın

İlhan Berk


Ben, bir ışıktım sancılı bahçelerde,
Kadere boyun eğişin eşliğinde,
Parıltısıyla, yoksulluğun evini nura boğan.

Georg Trakl


Kader ağlarını örer derler, anlamam hiç böyle sözleri.
Saçlarımı örerdim ben gençliğimde; nerede, ne zaman
çözüldüler…

Mehmet Erte


Kaderi yazılmış bir ruha dair duyulan korkuyu yumuşatan
Zalim sükunetini, itaatin sefaletini
Son ver, sessiz aşk! Benim bet bahtım!

James Joyce


Heceleme beni artık Allah’ım
Bırak okunaksız kalayım
Kaderimin hepsi pek iyi olmasın varsın
Bak, ömrüm eriyor işte

Didem Madak


anlasana gece kara dert kara
bembeyaz bir kader ve sessiz günah
kalbimi açtım ben sert rüzgarlara
yenik isyanlara parça parça ah
anlasana gece yara aşk yara

Sıtkı Caney


Ve denir ki;
Kaderinizi sevin
Sevin kaderinizi
Ve hayat için
Tatlı bir tesadüf deyin.

Bejan Matur


Kader cellâdına
Sessiz uzat boynunu;

Ahmet Hamdi Tanpınar


İki elim iki yakasında kaderin,
iki yakam iki elinde sevdalığın
vuslat demidir beklediğim, heyhat!
bir yüreğim, bir şiirim, bir de âhım
âhım ki ben buradaysam gelir diye davetinin

M. Ragıp Karcı


Olanların olacağı belliydi çoktan;
İyiyi kötüyü yazmış kaderi yazan;
Ta baştan gereği düşünülmüş her şeyin:
Neden boşuna uğraşır, dertlenir insan?

Hayyam


Kaderdir bu rüzgârın estirdiği; bırak, gelsin,
gelsin ne varsa tutkulardan, ve ne varsa uğruna
körü körüne yanıp tutuştuğumuz…”

R.M.Rilke


Kader dediğimiz ki, sade mutluluğu değil,
acıyı da ve her şeyi alır geriye…

R.M.Rilke


Kader şimşeklerini çakarken,
Ne tatlıdır, bir dosta sığınmak!..

Thomas Thaarup


Sen ey , ilahi kader!
Tam alevleri parlamıştı ki ,
Yağmur yağdırdın üstüne!…

Jorge Manrique


Kötü kaderimiz şu ki; mutsuz süreceğiz,
Ömrümüzün sayılı günlerini…

Yevgeny A. Baratynsky


Kaderime doğruca gözlerinin içinden bakarım…

Jerry Zondo


Hayın kaderin fırtınaları altında
Soldu güller açan taç yaprağım da…

A.S.Puşkin


Acı ruhuna onun! Ben her şeyi biliyorum, fakat o
bir melek gibi saf, bilmiyor hiçbir şey ve bu onun kaderi…

Alfonsina Storni


Şimdi, fırtınaları kaderin
Geçmişimi ve günümü karartınca,
Bırak ışısın geleceğim
Senin ve senin olanın tatlı ümidiyle…

Edgar Allan Poe


İyi geceler, ey kader! Bir kez daha gülümse…

W Shakespeare


Buradan bir nice acıyla, özlemle gittin,
Sonra yalvardın yakardın amma
Eline düşmüştün bir kere kaderin,
Ne fayda sevgili, ne fayda…

Mevlânâ Celâleddîn


Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır

Sezai Karakoç


kaderi çok az çıkar insanın karşısına

Murathan Mungan


Bugün geniş havasını alıyoruz aşkların
Yarın bizi de kapatacak kader.

Ezra Pound


Dost gibi kapılar kapalı kaderimde.

Şafak Temiz


Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi

Yavuz Bülent Bakiler


değiştirir bazen attığın ufacık bir adım baştan sona kaderi

Akide Ufuk Türkelli


asılı kalıyor boğazımda ayetler: belki tekasür
belki değil tekasür ve çoğalarak nice arzın ırmağından
eğilerek su dökmek için kaderimin ellerine

İsmail Kılıçarslan


Bana yalan söylediler;
Kaderden bahsetmediler.

?


Sendin kaderimdeki yalnızlık

Erdem Beyazit


Allah’ım kaderimi sen yazdın sen bilirsin
kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor?

Murat Menteş


Allah’ım kaderimden şikayetçi değilim

Murat Menteş


kaderin ve insanların gözünden düştüğümde

William Shakespeare


Kader tek sebep,

İbrahim Berber


Çitlerin arkasında yaşayan sesi var kaderin
Yüzüne kapıyı kapatmayalım.

Sohrab Sepehri


Herkes kaderine boyun eğmeli.

Hasan Durak


o senin en ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha seveceksin.

Birhan Keskin


Kader defterimi yeniden yazabilseydim
Kendime gönlümce bir hayat seçerdim;
Bütün dertleri siler atardım dünyamızdan

Sevinçten göklere uçardı düşüncelerim.

Ömer Hayyam


Kul başına âlemde gelen hükm-i kaderdir
Ol hükm-i kader bizlere mîrâs-ı pederdir

Aşık Dertli

Bu blogdaki popüler yayınlar

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yabani Unutma sana bergüzarım var İntizarım yoktur, inkisarım var. Bahaettin Karakoç Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp baktım arkama. * Ne büyük bir suç, Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor, Kyoto’nun bayanları. * Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. * Dökülen kiraz çiçeklerini, Durdurmanın bir anlamı Yok ki. * Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. * Kiraz çiçeği işte, Kolumun üstüne Telaşla dökülen de. Takahama Kyoshi kiraz bahçelerinden geliyordum yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri seni sevmekten geliyordum bir çeşit yalansızından sevda cümleleri tren yolculuklarında kiraz bahçelerinin resmi geçitleri Betül Dünder büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder İtiyorum onu, iti...

Kuseyyir Azze’nin Tâiyye Kasidesi

Dostlarım, burası Azze’nin meskeni bağlayın develerinizi  ve bir vakit kaldığı konaklara ağlayın Dokunun bir dem teninin değdiği toprağa Konaklayın, geçirdiği yerde gündüzünü ve gecesini Allah günahlarımızı örter mi diye ümitsizliğe düşmeyin Namazınızı onun kıldığı yerde kıldığınızda Ağlamak nedir bilmezdim Azze'den önce Bilmezdim terk edişine dek, kalbin acılarını İnsaf etmedi; hem kadınlardan kalbimizi soğuttu Hem de ihsanında pek cimri davrandı Kureyş'in kurban kesip, namaz kıldıkları (İlaha) Me'zimân sabahında büyük yeminler etti (Şöyle dedi): "Eşlik etmem sana; hacılar haccettiği Yolcular Feyfâ Âl'de tekbir ve telbiye getirdiği sürece Rukbe tepesinde tekbir getirdikleri ve Zû Gazâl'de hac şiarını eda edip tehlil getirdikleri sürece" Aramızdaki bağı koparmaktı niyeti; adak adayan biri gibi Adağını yerine getirince (görüşmemize) izin verdi Dedim: “Ey Azze, yoktur nefsin alışınca boyun eğmediği bir felaket Ve görülmemiştir insanı aşkta kaplayan coşkunun ...

Bir sürgün yeridir şiir…

Yok senin kendi hayatın. Benim ölümümdür sadece senin hayatın. Ne yaşarsın ne de ölürsün bu yüzden… Hiçbir kadın tutmaz seni göğsüne. Hiçbir kadın paylaşmaz seninle gecenin tutkusunu… Yok hiçbir çocuğun yanına gelip: Seni seviyorum diyecek… * İyi bir dost ol, Ey ölüm!… * Teşekkür ederim sana, ey hayat. İnanma bana eğer dönersem ya da dönmezsem. Ne yaşıyordum ne de ölüydüm. * Yoruldun mu benden, dost? Neden terk ettin beni? * Hiçbir şey kalıcı değildir sonsuza dek. Doğmanın zamanı var Ölmenin zamanı, Konuşmanın zamanı var Susmanın zamanı… * “Ben ve Kadınım, sonsuza dek” Böyle başlar aşk. Fakat bitirir kendini sıkıntılı bir elveda ile “Ben ve O kadın” * Gel dostça ve içten olalım: Benim hayatım senin, tümüyle yaşandığında. Karşılığında, bırak seyredeyim yıldızları. * Söyle ne söylemek istiyorsan: “Bir anlamdan diğerine yükselirim. Akışkandır hayat, damıtırım onu…” * Kuşatmada birer aralıktır hayat… * Gördüm ölülerin ne hatırladıklarını ve ne unuttuklarını… * Biz ayrılmadık. Ama asla karş...

Ehlen ve sehlen ey gam-ı kalb-i perişân merhabâ

“Şair görmüştür, size de gösterir; gördükleri ona tesir etmiştir, o da intibalarını size nakleder; dinleyicilerin/okuyucuların hepsi de onun gibi şairdir.”   Steal  Pâmâl idüp beni sıdı gam cündi kalbümi Himmet demidür ey Şeh-i Merdân yâ Alî (Gam askerleri beni ayaklar altına alarak kalbimi kırdı;  Ey yiğitlerin şahı Ali, vakit yardım etme vaktidir.) Hayretî ** Gam leşkerinden ister isen olasın emîn Var Abdî Beğ kapusın idin âhenîn hisâr  (Eğer gam askerlerinden kurtulayım dersen,  Abdi Bey’in demirden hisar gibi olan kapısına sığın.) ** Mülk-i gam sultânıyam şâhâ ayağun toprağı Kelle-i bî-devletümde tâc-ı devletdür bana  (Ey şahlara benzeyen sevgili, ben de gam ülkesinin sultanıyım;  senin ayağının toprağı benim talihsiz başıma bir devlet tacıdır.) ** Devletinde şâh-ı aşkun ben de gam sultânıyam Ey gözüm sakkâlığ it ey âh ferrâş ol bana  (Aşk şahının devletinde ben de gam sultanıyım artık.  Ey gözyaşlarım sen gam ülkesinin su dağıtıcısı ol, ...

BENİMSE GÖZLERİM AKAN SULARDA

ben ve ellerim uzaklarda senden kelimeler gözyaşlarında asılı  bilirim yollanımı gözetleyedururda  otururken köşesinde yalnızlığın iğreti  yüreğin ezik ezik olmasın anne. sensiz sanadır içimde akşamlar  suskunluğun süren sorgusunda  az biraz morcadır ellerim anne. ak bir yazmadır gece /örter başını  düşmüştür yollara yana yakıla  yürekleri itrek karanlıklara sarkıtılır parmaklar  seherlere düşen ayrılıktır  kuşluklar kıyılardan avuçlanır anne benimse gözlerim akan sulardan. Ahmet Veske Ahmet Veske her yerli şair gibi, beslendiği memelerin hakkını yemeyen biri. Bizim medeniyetimizin temellerinden olan hüzün, burada adı ikide bir ulu orta anılmadan uç veriyor şiirinde: “ben ve ellerim uzaklarda senden kelimeler gözyaşlarında asılı bilirim yollarımı gözetleye durur da otururken köşesinde yalnızlığın iğreti yüreğin ezik ezik olmasın anne” Anneden uzaklık öyle el değmemiş bir hasret ifadesi değildir. Anne her dokunuşta canımızın beslendiği toprağa...

Hâtim Duası

Rahman ve rahîm Allah'ın adıyla. "Bütün hamdler, övgüler âlemlerin Rabbi Allah'adır. O Rahmandır, Rahîmdir. Din gününün, hesap gününün tek hakimidir. (Haydi, öyleyse deyiniz): 'Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Senden medet umarız.' Bizi doğru yola, Sana doğru varan yola ilet. Nimet ve lütfuna mazhar ettiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapkınlarınkine değil." "Elif, Lâm, Mîm. İşte Kitap! Şüphe yoktur onda. Rehberdir müttakîlere! O müttakîler ki görünmeyen âleme inanırlar. Namazlarını tam dikkatle îfâ ederler. Kendilerine ihsan ettiğimiz nimetlerden de infakta bulunurlar. Hem Sana indirilen kitabı, hem de Senden önce indirilen kitapları tasdik ederler. Âhirete de kesin olarak onlar inanırlar.” "Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti; mü'minler de. Onlardan her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resûllerine iman etti. 'O’nun resûllerinden hiç birini diğerinden ayırt etmeyiz.' dediler (ve e...

Babalar ve Yazarlar

Jale Parla, Tanzimat romanından yola çıkarak yazdığı “Babalar ve Oğullar “adlı kitabında, Türk romanının kaynağındaki önemli bir boşluğa vurgu yapar. Tanzimat romanlarındaki kahramanların çoğunun yetimliğine dikkat çeken Parla, bu romanlardaki kahramanların çoğunun yetim olması kadar belirleyici bir unsura değinir. Bu romanların kendisini de birer yetim metin olarak tanımlar Parla. Tanzimat romancıları bir yandan Batı’dan alınan bu yeni edebi türde ürün verirken, bir yandan da Osmanlı’dan kalan eski ahlak ve değerler manzumesini de sürdürmeye çalışırlar. Daha da ilginci, Türk romanının, bir baba-oğul çatışmasından çok, babadan yoksun kalmanın telaşı içinde, bir baba arayışının içine doğduğunu vurgulayacaktır Parla. Nasıl ki, Tanzimat romanındaki “baba arayışı” belirlemesini Jale Parla’ya borçluysak, modern Türk romanındaki “çocuk kalmışlık” imgesini de şüphesiz Nurdan Gürbilek’e borçluyuz. Gürbilek’in “Kötü Çocuk Türk” kitabında yer alan “ ”Azgelişmiş Babalar” başlıklı incelemesi mode...

Çekilme

Çocuğum benim, dalsızım, kanatsız hayal rüzgârım İnce içlenmelerle kıvrıla kıvrıla Tenimde düğümlenen duygu çıkmazım. Öpmesi gibi büyük suların engin kıyıları titreyerek Tutkular köpükler içinde İncitmeden tek bir kum taneni sürüklemeden Çekileyim ömrünün ak örtüsü üzerinden Usulcacık, saygılı Derin kuyularına büyük yalnızlığın İzler bırakarak geride yürek çarpıntılarından İyimser, kederli Bir özge zaman arması gibi Andıkça sevgiyle Yalnızca sevgiyle ışıklanan… Yanlış kıyılarda çırpınıyor bu yaşlı deniz Bu ağır suyu bu ince kum kaldıramıyor… Şükrü Erbaş

şano

Kuyruğumda arkadaş ölülerinden bir mahya Alkolik bir babadan ıslaklık Polis korkusundan bir çelenk Askerlik şubelerinden bir son yoklama Boynumda işsizlikten bir kement Oğlumun sorularından bir yanıtsızlık Karımın sabahlarından bir suçlama Annemin hafta sonlarından bir hayırsızlık kaldı... - Bu oyun burada bitti mi amca? - Hayır, yönetmen yeniden başa aldı. Yenilgimin oyuncularını ıslıklıyorum Hücrelerimi haykırıyor: Bir yerde yanıldın sen! Belki de her yerde yanıldım ben Şunun şurasında kaç yıl yaşadım Bağışlayın beni Çünkü bağışlanabilecek pek çok şey yaptım... 1990 Ahmet Erhan

AŞIRI DÜŞÜNMEK

Aşırı düşünme (overthinking) günümüzde çoğumuzun muzdarip olduğu, bizi adeta bir bataklık gibi içine çeken, enerjimizi tüketen ve içsel huzurumuzu bozan, işlevsel olmayan bir eylemdir. Araştırmalarında özellikle kadınların aşırı düşünmeye erkeklerden daha yatkın olduğunu bulan Susan Nolen-Hoeksema “Aşırı Düşünen Kadınlar” adlı kitabında, yıllarca yaptığı bu araştırmalara dayanarak kadınlar özelinde bu eylemi derinlemesine incelemekte ve çözüm yolları sunmaktadır.  1.BÖLÜM: BİR SALGINA DÖNÜŞEN AŞIRI DÜŞÜNME EYLEMİ Aşırı düşünme çoğu zaman bize bir fayda sağlamayan, aksine olumsuz duygu ve düşüncelerin altında ezildiğimiz bir haldir. Bu düşünüp durma hali, problem çözme becerimizi ve motivasyonumuzu olumsuz etkilediği gibi ilişkilerimizin ve ruhsal sağlığımızın bozulmasında da rol oynar. Nitekim kadınların depresyon ve kaygı gibi problemleri yaşama olasılığı erkeklere göre iki kat fazladır ve aşırı düşünme eğiliminin bu durumun nedenlerinden biri olarak gösterilmesi mümkündür. Yaza...