Ana içeriğe atla

Ey kalbim, anladın mı?

Sır gibi sonsuza değin kalbinde
Kalmak istiyorum, kalamıyorum.

Nurullah Genç


Sen yetersin bana, sende kalbe kifayet var
Zannımca -ki doğruysa zannım- sen kâfisin bana
Sevgin vaktin hangi diliminde ulaşır bana aldırmam
Yeter ki zaman kesmesin yolunu belâlarıyla

İmam Şafîi


Yaşlanıyorum galiba:
Günlerin uzaması kalbimi sıkıştırıyor.

Süreyya Berfe


yıkık manastırın orda
kalbim ki,
o da
yıkıktı.

Behçet Aysan


şimdi söylüyorum dilimdeki küfrü
büyülü sözü kalbimdeki:
tekrar karşılaşsak
ölür müsün?

Birhan Keskin


kalbim, çatlat aramızdaki donmuş dili,
yokluğunun sebebini anlatamadım kendime,
yokluğun ne vakittir karlı bir tepe gibi
içimde.

Birhan Keskin


Bana kalbinin nasıl kırıldığını değil
Kırık bir kalple neye dayanıyorsun, onu anlat…

Kadir Bal


Eski, yorgun, kırık olsa da kalbiniz,
o şimdi içinizdeki kimsesiz
kalbinizi yanınıza alın şeyhim
gece yalnız geçilmez!”

Haydar Ergülen


sen ey kalbim, titremez misin
uzak bir hatıra gelip dayanınca kapılarına?

Aslı Durak


Kim bakardı kalbi sâfi olmasa âyîneye
Sûrete gelmezdi ger olmasa ma’nîdâr şi’r

Üsküplü İshâk Çelebi


tanrım
kalbime saldığın çıkrık
orda bir şey bulmasın senden başka

Atakan Yavuz


Yıl 2000
Tekke ve zaviyeleri kapatıldı kalbimin
Tombul güvercinler dolaşırdı kiremit çatısında
Bulutlar akardı paçalarından, uğuldarlardı.

Didem Madak


Sığırcıklar ve her şey kalbimden havalanır

Ahmet Ada


Alkolden bir denize bıraktım kalbimi
Kırmızı bir sandal gibi

Didem Madak


bir türlü yüreklenip resmine bakamıyorum
kalbimin rutubetinde
şimdi yüzüne kirli bir esmerlik çöreklenmiştir

Yasin Erol


Çürümüş yapraklar akıyor ağaçlardan, suçsuz bir kalbi parçalamışlar
...
Sessiz rüya kapısıdırlar, kalbinden öperseniz ruhunuzdaki sis dağılır

Engin Turgut


Geniş zamanlı sözler söyledim inanıp güzelliğe
Eyvah ki kalbin minesi akşamla soldu.

Şükrü Erbaş


ben bazen korkuyorum, annem duruyor hemen kalbime

Güven Adıgüzel


kalbimi sevgine öyle bağladım ki bir daha
başka sevdalı bir yürek istemiyorum

Furuğ Ferruhzad


Kalbim hareket ettiği kadar sana diyeceği işte
budur: tahattur et!

Alfred de Musset


Sen kalbimdeki düş, cesedimdeki ruh
Virane etti gönlümün mülkünü, gam ordusundan bir güruh

Ehmedê Xanî


Kimse yok
Hiçbir ses yok
Kalbimin sesinden
Başka

Jana Seyda


Aşk rüzgârı
Kalbimin tellerine
Vurunca
Istıraplar yağdı
Tıpkı son demlerini yaşayan sonbahar gibi

Jana Seyda


Kalbimin sahibi
Ne zaman girecek…
Rüya ve düşlerime?

Ebdulrehman Mizûrî


dinle
feryat ediyor kalbimde biri

duyuyor musun?

Ketayun Amuzegar


oradan oraya taşınmaktan yorgun kalbim
dinleniyor
kendinde

Ketayun Amuzegar


İkiye bölünmüş kalbim,
Tutuşmuş ateşiyle aşkın.
Alev alev yanıyor, nereye sığınsın?
Zincirlere vurulmuş kalbim, nereye kaçsın?

Jacopone de Todi


Aşk, aşk; aşk ile dağlanıyor kalbim!

Jacopone de Todi


bir uzun Trabzon ölüsü şimdi kâlb sevgilim
alt dudağımın kıyısında -gözleri Rum evleri

Hüseyin Alemdar


oyalandığım bütün istasyonlarda kalbim oyulur
savurdum kendimi gecenin havzasına
aklımdan kaç kuş havalandı kaç kuş döndü yuvaya
kime ne taşıyorsam kalbimi avuçlarımda

Bayram Balcı


Dinle!.. Dinle Selim! ölürsem; -gülme-
Kalbi deniz gören bir kadına gömsünler beni!

Ali Asker Barut


Kalbe isabet ediyor, oktur
Ölümden kaçmak boşa, dönmede
ruh bin parçaya, ne aguludur;

Güç kazanıyor zehir, soğuktur
kan, ve nihayet kalbe gitmede
kederli ömrüm, böyle son bulur.

Juan Melendez Valdes


Seçilmiş bir yalnızlığın içinden
Seslenirim mahcup ve özgür;
Sevdiği herkesi bir kedere
Dönüştüren kalbimle.

Şükrü Erbaş


VEHİM
Her şey kesik ve kopuk, zaman tutamaz lehim;
Mazi albümde hayal, istikbal kalbde vehim……

Necip Fazıl


KORKU
Bir kalbim varki benim, sevdiğinden burkulur:
Kahredenden ziyade, sevilenden korkulur…..

Necip Fazıl


DEVRİM
Devrim odur ki, kalbten fâniliği devirsin;
Yaşamaktan murad ne, hesabını bildirsin !..

Necip Fazıl


Yara izlerime bakmanın, bir bedeli var.
Kalbimi dinlemenin —-
Hakikaten çalışıyor.

Sylvia Plath


ve bir tren

ne bir düdük çalar
ne el eder

kar yüklü yağmur yüklü

kalbim gibi
keder yüklü
bir tren

durmaksızın geçer

o böyle bir akşam böyle bir trene
bineceğini düşler

ben
böyle bir akşam böyle bir trenden
ineceğimi
avunuruz.

Behçet Aysan


Tanrının kalbine tırman, çok çalışsın ellerindeki ışık, şiirin ışığına tutun

Engin Turgut


kalbim artık
ağzın kadar narin
ve ince dudaklarından
babamı vuranı bile affettim

Hamdi Özyurt


Sen de bilirsin hüznün incelmişliğini,
Fırınında değil, mezecilerinde bulunur kalbimizin,
Oysa keder, kara ekmek gibi zorunlu nerdeyse…

Hüsrev Hatemi


anlaşıldı, zaman yok nesneleri sevmeye
güneşin kalbine girmeye zaman yok

buymuş yeni mevsimlerin öğreteceği

Baki Ayhan T.


Irmak değildir kalbin senin
z a m a n çeşmesinden
s u içmeye konan kuş,
bir kanadında güneş
bir kanadında gölge
k ü s e c e k s i n
bir mevsim sonra gökyüzüne,
ayrılırken yarı susamış
senin yüzünü bulacağız
ı r m a ğ ı n sularında

A. Ertan Mısırlı


Şimdi kim bağışlayacak beni…
Unuttum senle helak olmuş tüm kavimleri
kişisel tarihimi
pompeinde taşa dönen kalbimi..
Şimdi kim bağışlayacak seni
bir dokunuşla yumuşacık olan.
kalbimdir seni bağışlayacak olan
ya beni
kim bağışlayacak beni

Bejan Matur


aniden bir endişe
kalbimin yollarından tüm vücuduma yayılan
bir endişe

Bejan Matur


kır kalbimi, alışığım ben!

Perihan Mağden


Anlasan, sen anlardın kalbim

Ahmet Erhan


kayan bir yıldız gibi ölürken kalbim

Ayten Mutlu


Bu gece,bu yıldızlar,bu ay ışığı…
Hatırlıyorum sizi…
Siz ona vurulduğum ilk gece de yine böyle tepemdeydiniz.
Oysa tebessüm sanmıştım şu sırıtkanlığınızı;
Çocuk kalbimde ne çok sevilmiştiniz…

Devrim Sevimay


Hâlâ kalbimin içinde derin yankılı
beyaz bir türküdür
durmadan kar yağdığı günler,
ürpermelerinde soluduğum,
pamuklarına büründüğüm
beyaz bir türkü.
Ne günlerdi o günler, ey tanrım,
bembeyaz karların yağdığı o günler!

Fatva Tukan


Tanrım kalplerdeki sevgiyi daima o kalplerde bırak,
Benim kalbimde bıraktığın gibi

Mohsen Namjoo


Ama uykusuzum beni bir annenin kalbine bırakacaklar

Engin Turgut


Sevinç de olgunlaştırır kalbi
acı ve ayrılık gibi;
süzülüp dibe çökeldikçe anılar
anlarız ki
çürüme ve tohum süreçtirler.

Ahmet Oktay


Elini kalbine koyar koymaz gelsin uyku sığınağı

Cihan Oğuz


kalbim hangi bağlaçla bağlandı
ve hangi bağlaçla çözüldü:
‘ve’yle mi, ‘veya’yla mı
ve ‘ile’?

Hilmi Yavuz


Kalbimde Allah’ın elleri durur

Sezai Karakoç


Kalbimde dolaşan rüzgâr…
rüzgâr dışarı taşacak
durdurarak kalbimi.
İçimdeki sesi duymuyorlar, şaşıyorum!

Hasan Öztoprak


emrindeyim komutanım iç savaş bitti
kalbin bütün burçlarına siyah bayrak çekildi

Çiğdem Sezer


Kafam yorgun.
Kalbim dinleniyor.

Süreyya Berfe


Kalbimin peşinde o kadar avara olup açılmışım ki, evime döndüğümde kalpleri solmuş buldum. Lemanımın ki ise müşahede altına alınacak halde. 15 mart 2013


Kapkara bir kelebeğe acilen kiralıkmış kalbim
Sonra sessizce alnından indim
Bıçak çektim dünyaya

Seyyidhan Kömürcü


Allahım kalbimin etrafında
Dönüşü az ya da çok tamamladım sayılır
Şimdi kalple ilgili ikinci bir noktayı
Bir yere bağlamam gerekiyor

İ.Kiras


kalbime cemre düştü

nuri pakdil


Acil servisdeki 6 saatlik yoğun bakımın ardından doktorumun cümlesi; "Sağlam bir kalbiniz varmış, kalbiniz sizi seviyor."
..


Kalbim ey uzlaşma bilmeyen,
Kolayca baştan çıkan kalbim,

Kenneth Rexroth


Kalbim bir telgraf çek kendi kendine
Seni bekliyor son yolculuğun
Tenha bir istasyonda

Ergin Günçe


Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından,

Fethullah Gülen


Kalbinizi ve sesinizi yumuşatın.

Cahit Zarifoğlu


Henüz bir tokat gibi inmedi yüzüne aşk
Kalbine çivilerle gömülmedi ayrılık

Nurullah Genç


Ve sonra kalbim olaysız bir şekilde dağıldı.

Furkan Çalışkan


Secdelerimize ayda yılda bir, bir farklı ürperiş eşlik etmiyors, yüreğimiz nerede diye bakmak,bir kalb tabibine baktırmak lazım.

A.Taşgetiren


Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım!

Mehmet Akif


Münakaşa edemeyecek kadar kırılmıştı kalbim.

Erken Kaybedenler/Emrah Serbes


Eller bakar geçer kayıtsız
Benim kalbim çarpar görünce

Trivalluvar


5 evlilik yapan adamın oğluna nasihati: evlenmen için karşındakinin diliyle kalbi aynı şeyi söyleyecek, bunu da gözlerinde göreceksin.

...


usulca sokulurum kalbime, unutulurum: unutulmak da güzel!

Ahmet Edip Başaran


Vakt olup da ahkâm-ı kadrini senden ilelebed
tefrîk ettiği zaman tahattur et!
Bu kalb-i nevmidi kader nefy ve seneler mürûru
mahv eylediği zaman!
Hazin aşkımı düşün, o ulvî vedâ’yı yâda getir!
İnsan sevdiği zaman hicrânın ve zamanın hükmü yoktur.
Kalbim hareket ettiği kadar sana diyeceği işte
budur: tahattur et!

Alfred de Musset


Hatırla, gün gelip beni kader
Sonsuza dek senden ayırınca,
Üzüntü, sürgün ve seneler
Bu çaresiz kalbi soldurunca;
Düşün son elvedayı, hazin aşkımı düşün!

Alfred De Musset


Rahatımız kaçmıştı çünkü kalbin kalbe pusu atmasından

Engin Özmen


Dün gece senin kayıp hatıran kalbime uğradı

Faiz Ahmed Faiz


Bir derin sesle “haydi” der uçurum,
O dem,
Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek
Oradan,
Savt-ı ümmîd-i kalbi dinlemeden
Cevf-i hüsrâna düşmek istiyorum.

Ahmet Haşim


İşte Kalbim
nasıl da bencil ve cimri
nasıl da kalbimle birlikte
tatlandırıyor kursağındaki zehri

Hüseyin Ferhad


Ey kalbim, anladın mı?

İbrahim Tenekeci


Kalbim, uzun siyah giysili adamların
Bakışlarıyla dondu o taş köprünün ortasında.

Bejan Matur


Bir harf bile etmeyecek kalbimden geçenler
Beni sevmeyeceksiniz bileceğim

Şükrü Erbaş


Ben seni düşünüyorum seni
Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
Kalbim diyorum kalbim
Daha dün tezgahtan çıkmış bir su sayacı gibi
Aşkı anılar besliyor düşler kadar
Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır
Sevgi eskidikçe sevgi

Cemal Süreya


Bir gül bas oraya, tekrarla kalbini.

Edip Cansever


kutsal acı besleyen acı sütünü emiyoruz
yatıyoruz seninle terli döşeklerde
saati seninle kuruyoruz bir çalar saati
sen donatıyorsun kalbimizi
kalbimiz çoğu zaman yeterli ve ürkek
kendi çoğunluğunu kendi üreterek

Turgut Uyar


bir daha ne zaman insanın kalbi,
böyle muhabbet tadında,
böyle, meleklerin, musaların katında,
böyle dut gibi sarhoş olana kadar
yarenlik edecek insanın aklıyla!

Cahit Koytak


Bir çift göz gezinse gözlerinin karanlığında
çalınmış buluyordun yoklandığında kalbini
Kalbin! ayaklanan bir sığırcık sürüsü kadar gürdü kalbin
Kalbin! onu yeniden tanımla, unuttuklarınla
süt kutusunun yaldızından sızdırdığın ışıkla okuduğun mülkiyetin kökeni
onu koru diyordu sana gerekecek paylaşım savaşlarında
kalbinden başka verecek mülkün yok yoksullara

Mahmut Temizyürek


Kalbimiz, ölçüsüz haritası yeryüzünün

Mahmut Temizyürek


Bir sen varsın kalbimi koruyan.

Turgay Fişekçi


kalbim bir taş ustasının elinden çıkmış
küçük bir köy evi olacaktı.

Necmettin Topçu


kalbim düşer ellerine sonra.
avucunda kürt kürt atar.
özleyen bir aşk geçer önümden.
iliklenir ceket.
ayağına kalkılır.

Necmettin Topçu


unutmadım elimdeyken
kalbiniz olan elinizi.

Ahmet Uysal


durmadan büyüyor kalbimdeki nar
şimdi orta yaşlı bir dünya kadar
kalbi narlı bir sevgilim olsaydı
açılır karışırdık
narkardeş olurduk onunla

Zeynep Uzunbay


Reddettim bütün kesinlikleri, kalbim
bu hayale bir daha inansın diye
siyah… değişmiyor
siyah hala bir nehir içimde
ve kalbim anlamıyor
adalet yok, niye?

Birhan Keskin


Sukut zehirden bir ok gibi deler geçer çığlıkların kalbini
...
Kalbimin surları bu muhasarada bir bir aşınırken
...
Gece bir ısırgan otu gibi değer kalbime
...
Günah defterim kadar ağır bir sıkıntı var kalbimde

Mehmet Baş


Keman sesinde üzgün bir kalbin titreyişi var,

Charles Baudelaire


Yıllardır kaybettim o tatlı sesi,
Bir türlü içimde ötmez o bülbül,
Bir ömre bedeldi bir tek nağmesi,
Hem ötmez, hem içten gitmez o bülbül
Kalbim sükûtuna kâşane oldu.

Halide Nusret Zorlutuna


Kalbinden kalbime akan bir sesti
Akşam gölgesinde çağlayan o su…
Sesini en tatlı yerinde kesti
Bizi sonsuzluğa bağlayan o su.

Şükûfe Nihal


kendini unutturmak için mi susuyorsun?
arada bir uğra, sitem et, kalbimi kır, şiir yolla

Fulya Codal


Anlıyorum, Allah’ım kalbim niçin çarpıyor?

Ziya Osman Saba


Damarlarımda böcekler dolaşıyor.
Gül tozları taşıyorlar kalbime.
Bütün güller, kalbimde büyüyor.
Bir aşk yanıyor. (Su yok.)
Yangının ta kendisiyim ben.
Çalılar büyütüyorum içimde,
güller çoğaltıyorum.
(Çalılar suyla büyüyor.)

Seyhan Erözçelik


Vaktiyle İzmir’e gitmiştim
Ömrümde ilk defa
Aşıklık yüzünden.
Şehre girerken ışıklar uçuşuyor
Rüzgar okşuyordu saçımı tren penceresinde,
Kalbim bir bayrak gibi çırpınıyordu.

Cahit Külebi


şiirdir seni saran sur 
kalbim, usul bir düden 
ve sanki bir büyüden 
artakalandı ve aktıydı 
yazları söylete söylete 

Hilmi Yavuz


Elimde bir çanta, şurda burda dolaşıyorum
Hep bir yerlere gideceğim sanki
Güvercinler konuyor saçlarıma bileklerime
Uçuşuyorlar
Bir çınar yaprağı düşüyor ayaklarımın dibine
Kupkuru
Elime alıyorum, çiziyorum üstüne kalbimi
Kalbim, diyorum
Yorgunsa da, yaralıysa da, hepimizin aşkına sevgili.

Edip Cansever


Her gece yorgun kalbime trenlerin
Biri geldi, biri gitti
Başımda zonkladı vapur düdükleri
Huzurum kalmadı , umudum bitti.

Ümit Yaşar Oğuzcan


Körelen belki de biziz.. kalbimiz…

Ahmet Muhip Dıranas


yol sensin ulak sen kalbindeki zarf
ölümüne
koynundaki ferman
alınmaz kanın akıtılmadan

ulaştır bunu yerine ömrünü tamamlamadan

Murathan Mungan


kalbim
beyanımdır

Murathan Mungan


gök haritası ile kalbin kapısı eştir
...
aynıdır çöl ile kalbin kapısı

Murathan Mungan


Heceleme beni artık Allah’ım
Bırak okunaksız kalayım
Kaderimin hepsi pek iyi olmasın varsın
Bak, ömrüm eriyor işte
Çocukluk fotoğrafımdaki kardan adam gibi yanı başımda
Bak, ilkokul talebesi kalbimden
Yine karne parası istiyorlar

Bir gecekonduda oturuyor kalbim oysa
Yağmur yağdıkça
Bir gecekondunun damı gibi içine doğru ağlıyor

Saçlarımda dolunay taneleri eriyor
Saçlarımda bir kızılderili reisi
Oturmuş barış çubuğu tüttürüyor
İsmi: Mehtapta öpüşen iki sevgili
Kalbim küs oysa, kalbim yalnız bir kovboy
Nedense şimdi evinden çok uzakta

Didem Madak


savunmasızım, sus ey kalbim intizarın sende kalsın
gizle, vuslatı arzulayan bir kor ol yan kalbim, kimse bilmesin
bütün çığlıklarını kuşansın gelsin ölüm…

Nuri Can


Aynaya baksam kalbim görünür
Aklımda gitgide büyüyen yara
Bir ağacın en uzak dalı gibi sessizce çürür
Ölüm, evet ölüm bile geç kaldıktan sonra

Ahmet Erhan


aldatılmış bir kumsaldır zaman
kalbimi çevirip okuduğum.
herkes boğulacak yaştadır orda
herkesin koynunda ıslak bir dal
ve aşk:
parlak dalgaların gelip vurduğu
kendi hâlinde bir sandal

Şeref Bilsel


Ardına bakmaların olmasaydı mahzun,
Bu kadar ağrımazdı belki kalbim…
Ama beni yalnız bırakıp giderken,
Bakışlarınla yıkılmış,
Gidişinle kimsesizim…
Son sahnemiz bu olacaktı demek bizim,
Arada yüksekte bir Kan Kalesi
Ve giderken arkaya bakış atan
İki suskun.

Hüsrev Hatemi


Ah! Ne mutlu kalbi yumuşayanlara
Ve sonunda bağışlananlara!
İnsan başka türlü nasıl yolunu bulabilir.
Ve ruhunu Günah'tan arındırabilir?
Efendimiz nasıl girebilir ruha.
Kırık kalplerin çatlaklarından başka?

Oscar Wilde


Bana sevdiğim yeter de artar
Ayrılınca kalbim peşinden koşar

Ummu’l-kirâm bint el-Muʻtasım 


bilmiyor,
o geride kalan
benim kalbimdir.
oraya tüneyip uzaklara bakan
geçmişle gelecek arasında çizilmiş bir hat olan o telde
durup evi hisseden.

Bejan Matur


elbette gül bahçeleri gömülü kalbimizde.
paslanmış beşiklere yaslanıp açan
inatçı güllerden bir neşe.

Bejan Matur


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yabani Unutma sana bergüzarım var İntizarım yoktur, inkisarım var. Bahaettin Karakoç Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp baktım arkama. * Ne büyük bir suç, Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor, Kyoto’nun bayanları. * Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. * Dökülen kiraz çiçeklerini, Durdurmanın bir anlamı Yok ki. * Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. * Kiraz çiçeği işte, Kolumun üstüne Telaşla dökülen de. Takahama Kyoshi kiraz bahçelerinden geliyordum yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri seni sevmekten geliyordum bir çeşit yalansızından sevda cümleleri tren yolculuklarında kiraz bahçelerinin resmi geçitleri Betül Dünder büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder İtiyorum onu, iti...

Kuseyyir Azze’nin Tâiyye Kasidesi

Dostlarım, burası Azze’nin meskeni bağlayın develerinizi  ve bir vakit kaldığı konaklara ağlayın Dokunun bir dem teninin değdiği toprağa Konaklayın, geçirdiği yerde gündüzünü ve gecesini Allah günahlarımızı örter mi diye ümitsizliğe düşmeyin Namazınızı onun kıldığı yerde kıldığınızda Ağlamak nedir bilmezdim Azze'den önce Bilmezdim terk edişine dek, kalbin acılarını İnsaf etmedi; hem kadınlardan kalbimizi soğuttu Hem de ihsanında pek cimri davrandı Kureyş'in kurban kesip, namaz kıldıkları (İlaha) Me'zimân sabahında büyük yeminler etti (Şöyle dedi): "Eşlik etmem sana; hacılar haccettiği Yolcular Feyfâ Âl'de tekbir ve telbiye getirdiği sürece Rukbe tepesinde tekbir getirdikleri ve Zû Gazâl'de hac şiarını eda edip tehlil getirdikleri sürece" Aramızdaki bağı koparmaktı niyeti; adak adayan biri gibi Adağını yerine getirince (görüşmemize) izin verdi Dedim: “Ey Azze, yoktur nefsin alışınca boyun eğmediği bir felaket Ve görülmemiştir insanı aşkta kaplayan coşkunun ...

Bir sürgün yeridir şiir…

Yok senin kendi hayatın. Benim ölümümdür sadece senin hayatın. Ne yaşarsın ne de ölürsün bu yüzden… Hiçbir kadın tutmaz seni göğsüne. Hiçbir kadın paylaşmaz seninle gecenin tutkusunu… Yok hiçbir çocuğun yanına gelip: Seni seviyorum diyecek… * İyi bir dost ol, Ey ölüm!… * Teşekkür ederim sana, ey hayat. İnanma bana eğer dönersem ya da dönmezsem. Ne yaşıyordum ne de ölüydüm. * Yoruldun mu benden, dost? Neden terk ettin beni? * Hiçbir şey kalıcı değildir sonsuza dek. Doğmanın zamanı var Ölmenin zamanı, Konuşmanın zamanı var Susmanın zamanı… * “Ben ve Kadınım, sonsuza dek” Böyle başlar aşk. Fakat bitirir kendini sıkıntılı bir elveda ile “Ben ve O kadın” * Gel dostça ve içten olalım: Benim hayatım senin, tümüyle yaşandığında. Karşılığında, bırak seyredeyim yıldızları. * Söyle ne söylemek istiyorsan: “Bir anlamdan diğerine yükselirim. Akışkandır hayat, damıtırım onu…” * Kuşatmada birer aralıktır hayat… * Gördüm ölülerin ne hatırladıklarını ve ne unuttuklarını… * Biz ayrılmadık. Ama asla karş...

Ehlen ve sehlen ey gam-ı kalb-i perişân merhabâ

“Şair görmüştür, size de gösterir; gördükleri ona tesir etmiştir, o da intibalarını size nakleder; dinleyicilerin/okuyucuların hepsi de onun gibi şairdir.”   Steal  Pâmâl idüp beni sıdı gam cündi kalbümi Himmet demidür ey Şeh-i Merdân yâ Alî (Gam askerleri beni ayaklar altına alarak kalbimi kırdı;  Ey yiğitlerin şahı Ali, vakit yardım etme vaktidir.) Hayretî ** Gam leşkerinden ister isen olasın emîn Var Abdî Beğ kapusın idin âhenîn hisâr  (Eğer gam askerlerinden kurtulayım dersen,  Abdi Bey’in demirden hisar gibi olan kapısına sığın.) ** Mülk-i gam sultânıyam şâhâ ayağun toprağı Kelle-i bî-devletümde tâc-ı devletdür bana  (Ey şahlara benzeyen sevgili, ben de gam ülkesinin sultanıyım;  senin ayağının toprağı benim talihsiz başıma bir devlet tacıdır.) ** Devletinde şâh-ı aşkun ben de gam sultânıyam Ey gözüm sakkâlığ it ey âh ferrâş ol bana  (Aşk şahının devletinde ben de gam sultanıyım artık.  Ey gözyaşlarım sen gam ülkesinin su dağıtıcısı ol, ...

BENİMSE GÖZLERİM AKAN SULARDA

ben ve ellerim uzaklarda senden kelimeler gözyaşlarında asılı  bilirim yollanımı gözetleyedururda  otururken köşesinde yalnızlığın iğreti  yüreğin ezik ezik olmasın anne. sensiz sanadır içimde akşamlar  suskunluğun süren sorgusunda  az biraz morcadır ellerim anne. ak bir yazmadır gece /örter başını  düşmüştür yollara yana yakıla  yürekleri itrek karanlıklara sarkıtılır parmaklar  seherlere düşen ayrılıktır  kuşluklar kıyılardan avuçlanır anne benimse gözlerim akan sulardan. Ahmet Veske Ahmet Veske her yerli şair gibi, beslendiği memelerin hakkını yemeyen biri. Bizim medeniyetimizin temellerinden olan hüzün, burada adı ikide bir ulu orta anılmadan uç veriyor şiirinde: “ben ve ellerim uzaklarda senden kelimeler gözyaşlarında asılı bilirim yollarımı gözetleye durur da otururken köşesinde yalnızlığın iğreti yüreğin ezik ezik olmasın anne” Anneden uzaklık öyle el değmemiş bir hasret ifadesi değildir. Anne her dokunuşta canımızın beslendiği toprağa...

Hâtim Duası

Rahman ve rahîm Allah'ın adıyla. "Bütün hamdler, övgüler âlemlerin Rabbi Allah'adır. O Rahmandır, Rahîmdir. Din gününün, hesap gününün tek hakimidir. (Haydi, öyleyse deyiniz): 'Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Senden medet umarız.' Bizi doğru yola, Sana doğru varan yola ilet. Nimet ve lütfuna mazhar ettiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapkınlarınkine değil." "Elif, Lâm, Mîm. İşte Kitap! Şüphe yoktur onda. Rehberdir müttakîlere! O müttakîler ki görünmeyen âleme inanırlar. Namazlarını tam dikkatle îfâ ederler. Kendilerine ihsan ettiğimiz nimetlerden de infakta bulunurlar. Hem Sana indirilen kitabı, hem de Senden önce indirilen kitapları tasdik ederler. Âhirete de kesin olarak onlar inanırlar.” "Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti; mü'minler de. Onlardan her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resûllerine iman etti. 'O’nun resûllerinden hiç birini diğerinden ayırt etmeyiz.' dediler (ve e...

Babalar ve Yazarlar

Jale Parla, Tanzimat romanından yola çıkarak yazdığı “Babalar ve Oğullar “adlı kitabında, Türk romanının kaynağındaki önemli bir boşluğa vurgu yapar. Tanzimat romanlarındaki kahramanların çoğunun yetimliğine dikkat çeken Parla, bu romanlardaki kahramanların çoğunun yetim olması kadar belirleyici bir unsura değinir. Bu romanların kendisini de birer yetim metin olarak tanımlar Parla. Tanzimat romancıları bir yandan Batı’dan alınan bu yeni edebi türde ürün verirken, bir yandan da Osmanlı’dan kalan eski ahlak ve değerler manzumesini de sürdürmeye çalışırlar. Daha da ilginci, Türk romanının, bir baba-oğul çatışmasından çok, babadan yoksun kalmanın telaşı içinde, bir baba arayışının içine doğduğunu vurgulayacaktır Parla. Nasıl ki, Tanzimat romanındaki “baba arayışı” belirlemesini Jale Parla’ya borçluysak, modern Türk romanındaki “çocuk kalmışlık” imgesini de şüphesiz Nurdan Gürbilek’e borçluyuz. Gürbilek’in “Kötü Çocuk Türk” kitabında yer alan “ ”Azgelişmiş Babalar” başlıklı incelemesi mode...

Çekilme

Çocuğum benim, dalsızım, kanatsız hayal rüzgârım İnce içlenmelerle kıvrıla kıvrıla Tenimde düğümlenen duygu çıkmazım. Öpmesi gibi büyük suların engin kıyıları titreyerek Tutkular köpükler içinde İncitmeden tek bir kum taneni sürüklemeden Çekileyim ömrünün ak örtüsü üzerinden Usulcacık, saygılı Derin kuyularına büyük yalnızlığın İzler bırakarak geride yürek çarpıntılarından İyimser, kederli Bir özge zaman arması gibi Andıkça sevgiyle Yalnızca sevgiyle ışıklanan… Yanlış kıyılarda çırpınıyor bu yaşlı deniz Bu ağır suyu bu ince kum kaldıramıyor… Şükrü Erbaş

şano

Kuyruğumda arkadaş ölülerinden bir mahya Alkolik bir babadan ıslaklık Polis korkusundan bir çelenk Askerlik şubelerinden bir son yoklama Boynumda işsizlikten bir kement Oğlumun sorularından bir yanıtsızlık Karımın sabahlarından bir suçlama Annemin hafta sonlarından bir hayırsızlık kaldı... - Bu oyun burada bitti mi amca? - Hayır, yönetmen yeniden başa aldı. Yenilgimin oyuncularını ıslıklıyorum Hücrelerimi haykırıyor: Bir yerde yanıldın sen! Belki de her yerde yanıldım ben Şunun şurasında kaç yıl yaşadım Bağışlayın beni Çünkü bağışlanabilecek pek çok şey yaptım... 1990 Ahmet Erhan

AŞIRI DÜŞÜNMEK

Aşırı düşünme (overthinking) günümüzde çoğumuzun muzdarip olduğu, bizi adeta bir bataklık gibi içine çeken, enerjimizi tüketen ve içsel huzurumuzu bozan, işlevsel olmayan bir eylemdir. Araştırmalarında özellikle kadınların aşırı düşünmeye erkeklerden daha yatkın olduğunu bulan Susan Nolen-Hoeksema “Aşırı Düşünen Kadınlar” adlı kitabında, yıllarca yaptığı bu araştırmalara dayanarak kadınlar özelinde bu eylemi derinlemesine incelemekte ve çözüm yolları sunmaktadır.  1.BÖLÜM: BİR SALGINA DÖNÜŞEN AŞIRI DÜŞÜNME EYLEMİ Aşırı düşünme çoğu zaman bize bir fayda sağlamayan, aksine olumsuz duygu ve düşüncelerin altında ezildiğimiz bir haldir. Bu düşünüp durma hali, problem çözme becerimizi ve motivasyonumuzu olumsuz etkilediği gibi ilişkilerimizin ve ruhsal sağlığımızın bozulmasında da rol oynar. Nitekim kadınların depresyon ve kaygı gibi problemleri yaşama olasılığı erkeklere göre iki kat fazladır ve aşırı düşünme eğiliminin bu durumun nedenlerinden biri olarak gösterilmesi mümkündür. Yaza...