Ana içeriğe atla

Ey kalbim, anladın mı?

Sır gibi sonsuza değin kalbinde
Kalmak istiyorum, kalamıyorum.

Nurullah Genç


Sen yetersin bana, sende kalbe kifayet var
Zannımca -ki doğruysa zannım- sen kâfisin bana
Sevgin vaktin hangi diliminde ulaşır bana aldırmam
Yeter ki zaman kesmesin yolunu belâlarıyla

İmam Şafîi


Yaşlanıyorum galiba:
Günlerin uzaması kalbimi sıkıştırıyor.

Süreyya Berfe


yıkık manastırın orda
kalbim ki,
o da
yıkıktı.

Behçet Aysan


şimdi söylüyorum dilimdeki küfrü
büyülü sözü kalbimdeki:
tekrar karşılaşsak
ölür müsün?

Birhan Keskin


kalbim, çatlat aramızdaki donmuş dili,
yokluğunun sebebini anlatamadım kendime,
yokluğun ne vakittir karlı bir tepe gibi
içimde.

Birhan Keskin


Bana kalbinin nasıl kırıldığını değil
Kırık bir kalple neye dayanıyorsun, onu anlat…

Kadir Bal


Eski, yorgun, kırık olsa da kalbiniz,
o şimdi içinizdeki kimsesiz
kalbinizi yanınıza alın şeyhim
gece yalnız geçilmez!”

Haydar Ergülen


sen ey kalbim, titremez misin
uzak bir hatıra gelip dayanınca kapılarına?

Aslı Durak


Kim bakardı kalbi sâfi olmasa âyîneye
Sûrete gelmezdi ger olmasa ma’nîdâr şi’r

Üsküplü İshâk Çelebi


tanrım
kalbime saldığın çıkrık
orda bir şey bulmasın senden başka

Atakan Yavuz


Yıl 2000
Tekke ve zaviyeleri kapatıldı kalbimin
Tombul güvercinler dolaşırdı kiremit çatısında
Bulutlar akardı paçalarından, uğuldarlardı.

Didem Madak


Sığırcıklar ve her şey kalbimden havalanır

Ahmet Ada


Alkolden bir denize bıraktım kalbimi
Kırmızı bir sandal gibi

Didem Madak


bir türlü yüreklenip resmine bakamıyorum
kalbimin rutubetinde
şimdi yüzüne kirli bir esmerlik çöreklenmiştir

Yasin Erol


Çürümüş yapraklar akıyor ağaçlardan, suçsuz bir kalbi parçalamışlar
...
Sessiz rüya kapısıdırlar, kalbinden öperseniz ruhunuzdaki sis dağılır

Engin Turgut


Geniş zamanlı sözler söyledim inanıp güzelliğe
Eyvah ki kalbin minesi akşamla soldu.

Şükrü Erbaş


ben bazen korkuyorum, annem duruyor hemen kalbime

Güven Adıgüzel


kalbimi sevgine öyle bağladım ki bir daha
başka sevdalı bir yürek istemiyorum

Furuğ Ferruhzad


Kalbim hareket ettiği kadar sana diyeceği işte
budur: tahattur et!

Alfred de Musset


Sen kalbimdeki düş, cesedimdeki ruh
Virane etti gönlümün mülkünü, gam ordusundan bir güruh

Ehmedê Xanî


Kimse yok
Hiçbir ses yok
Kalbimin sesinden
Başka

Jana Seyda


Aşk rüzgârı
Kalbimin tellerine
Vurunca
Istıraplar yağdı
Tıpkı son demlerini yaşayan sonbahar gibi

Jana Seyda


Kalbimin sahibi
Ne zaman girecek…
Rüya ve düşlerime?

Ebdulrehman Mizûrî


dinle
feryat ediyor kalbimde biri

duyuyor musun?

Ketayun Amuzegar


oradan oraya taşınmaktan yorgun kalbim
dinleniyor
kendinde

Ketayun Amuzegar


İkiye bölünmüş kalbim,
Tutuşmuş ateşiyle aşkın.
Alev alev yanıyor, nereye sığınsın?
Zincirlere vurulmuş kalbim, nereye kaçsın?

Jacopone de Todi


Aşk, aşk; aşk ile dağlanıyor kalbim!

Jacopone de Todi


bir uzun Trabzon ölüsü şimdi kâlb sevgilim
alt dudağımın kıyısında -gözleri Rum evleri

Hüseyin Alemdar


oyalandığım bütün istasyonlarda kalbim oyulur
savurdum kendimi gecenin havzasına
aklımdan kaç kuş havalandı kaç kuş döndü yuvaya
kime ne taşıyorsam kalbimi avuçlarımda

Bayram Balcı


Dinle!.. Dinle Selim! ölürsem; -gülme-
Kalbi deniz gören bir kadına gömsünler beni!

Ali Asker Barut


Kalbe isabet ediyor, oktur
Ölümden kaçmak boşa, dönmede
ruh bin parçaya, ne aguludur;

Güç kazanıyor zehir, soğuktur
kan, ve nihayet kalbe gitmede
kederli ömrüm, böyle son bulur.

Juan Melendez Valdes


Seçilmiş bir yalnızlığın içinden
Seslenirim mahcup ve özgür;
Sevdiği herkesi bir kedere
Dönüştüren kalbimle.

Şükrü Erbaş


VEHİM
Her şey kesik ve kopuk, zaman tutamaz lehim;
Mazi albümde hayal, istikbal kalbde vehim……

Necip Fazıl


KORKU
Bir kalbim varki benim, sevdiğinden burkulur:
Kahredenden ziyade, sevilenden korkulur…..

Necip Fazıl


DEVRİM
Devrim odur ki, kalbten fâniliği devirsin;
Yaşamaktan murad ne, hesabını bildirsin !..

Necip Fazıl


Yara izlerime bakmanın, bir bedeli var.
Kalbimi dinlemenin —-
Hakikaten çalışıyor.

Sylvia Plath


ve bir tren

ne bir düdük çalar
ne el eder

kar yüklü yağmur yüklü

kalbim gibi
keder yüklü
bir tren

durmaksızın geçer

o böyle bir akşam böyle bir trene
bineceğini düşler

ben
böyle bir akşam böyle bir trenden
ineceğimi
avunuruz.

Behçet Aysan


Tanrının kalbine tırman, çok çalışsın ellerindeki ışık, şiirin ışığına tutun

Engin Turgut


kalbim artık
ağzın kadar narin
ve ince dudaklarından
babamı vuranı bile affettim

Hamdi Özyurt


Sen de bilirsin hüznün incelmişliğini,
Fırınında değil, mezecilerinde bulunur kalbimizin,
Oysa keder, kara ekmek gibi zorunlu nerdeyse…

Hüsrev Hatemi


anlaşıldı, zaman yok nesneleri sevmeye
güneşin kalbine girmeye zaman yok

buymuş yeni mevsimlerin öğreteceği

Baki Ayhan T.


Irmak değildir kalbin senin
z a m a n çeşmesinden
s u içmeye konan kuş,
bir kanadında güneş
bir kanadında gölge
k ü s e c e k s i n
bir mevsim sonra gökyüzüne,
ayrılırken yarı susamış
senin yüzünü bulacağız
ı r m a ğ ı n sularında

A. Ertan Mısırlı


Şimdi kim bağışlayacak beni…
Unuttum senle helak olmuş tüm kavimleri
kişisel tarihimi
pompeinde taşa dönen kalbimi..
Şimdi kim bağışlayacak seni
bir dokunuşla yumuşacık olan.
kalbimdir seni bağışlayacak olan
ya beni
kim bağışlayacak beni

Bejan Matur


aniden bir endişe
kalbimin yollarından tüm vücuduma yayılan
bir endişe

Bejan Matur


kır kalbimi, alışığım ben!

Perihan Mağden


Anlasan, sen anlardın kalbim

Ahmet Erhan


kayan bir yıldız gibi ölürken kalbim

Ayten Mutlu


Bu gece,bu yıldızlar,bu ay ışığı…
Hatırlıyorum sizi…
Siz ona vurulduğum ilk gece de yine böyle tepemdeydiniz.
Oysa tebessüm sanmıştım şu sırıtkanlığınızı;
Çocuk kalbimde ne çok sevilmiştiniz…

Devrim Sevimay


Hâlâ kalbimin içinde derin yankılı
beyaz bir türküdür
durmadan kar yağdığı günler,
ürpermelerinde soluduğum,
pamuklarına büründüğüm
beyaz bir türkü.
Ne günlerdi o günler, ey tanrım,
bembeyaz karların yağdığı o günler!

Fatva Tukan


Tanrım kalplerdeki sevgiyi daima o kalplerde bırak,
Benim kalbimde bıraktığın gibi

Mohsen Namjoo


Ama uykusuzum beni bir annenin kalbine bırakacaklar

Engin Turgut


Sevinç de olgunlaştırır kalbi
acı ve ayrılık gibi;
süzülüp dibe çökeldikçe anılar
anlarız ki
çürüme ve tohum süreçtirler.

Ahmet Oktay


Elini kalbine koyar koymaz gelsin uyku sığınağı

Cihan Oğuz


kalbim hangi bağlaçla bağlandı
ve hangi bağlaçla çözüldü:
‘ve’yle mi, ‘veya’yla mı
ve ‘ile’?

Hilmi Yavuz


Kalbimde Allah’ın elleri durur

Sezai Karakoç


Kalbimde dolaşan rüzgâr…
rüzgâr dışarı taşacak
durdurarak kalbimi.
İçimdeki sesi duymuyorlar, şaşıyorum!

Hasan Öztoprak


emrindeyim komutanım iç savaş bitti
kalbin bütün burçlarına siyah bayrak çekildi

Çiğdem Sezer


Kafam yorgun.
Kalbim dinleniyor.

Süreyya Berfe


Kalbimin peşinde o kadar avara olup açılmışım ki, evime döndüğümde kalpleri solmuş buldum. Lemanımın ki ise müşahede altına alınacak halde. 15 mart 2013


Kapkara bir kelebeğe acilen kiralıkmış kalbim
Sonra sessizce alnından indim
Bıçak çektim dünyaya

Seyyidhan Kömürcü


Allahım kalbimin etrafında
Dönüşü az ya da çok tamamladım sayılır
Şimdi kalple ilgili ikinci bir noktayı
Bir yere bağlamam gerekiyor

İ.Kiras


kalbime cemre düştü

nuri pakdil


Acil servisdeki 6 saatlik yoğun bakımın ardından doktorumun cümlesi; "Sağlam bir kalbiniz varmış, kalbiniz sizi seviyor."
..


Kalbim ey uzlaşma bilmeyen,
Kolayca baştan çıkan kalbim,

Kenneth Rexroth


Kalbim bir telgraf çek kendi kendine
Seni bekliyor son yolculuğun
Tenha bir istasyonda

Ergin Günçe


Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından,

Fethullah Gülen


Kalbinizi ve sesinizi yumuşatın.

Cahit Zarifoğlu


Henüz bir tokat gibi inmedi yüzüne aşk
Kalbine çivilerle gömülmedi ayrılık

Nurullah Genç


Ve sonra kalbim olaysız bir şekilde dağıldı.

Furkan Çalışkan


Secdelerimize ayda yılda bir, bir farklı ürperiş eşlik etmiyors, yüreğimiz nerede diye bakmak,bir kalb tabibine baktırmak lazım.

A.Taşgetiren


Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım!

Mehmet Akif


Münakaşa edemeyecek kadar kırılmıştı kalbim.

Erken Kaybedenler/Emrah Serbes


Eller bakar geçer kayıtsız
Benim kalbim çarpar görünce

Trivalluvar


5 evlilik yapan adamın oğluna nasihati: evlenmen için karşındakinin diliyle kalbi aynı şeyi söyleyecek, bunu da gözlerinde göreceksin.

...


usulca sokulurum kalbime, unutulurum: unutulmak da güzel!

Ahmet Edip Başaran


Vakt olup da ahkâm-ı kadrini senden ilelebed
tefrîk ettiği zaman tahattur et!
Bu kalb-i nevmidi kader nefy ve seneler mürûru
mahv eylediği zaman!
Hazin aşkımı düşün, o ulvî vedâ’yı yâda getir!
İnsan sevdiği zaman hicrânın ve zamanın hükmü yoktur.
Kalbim hareket ettiği kadar sana diyeceği işte
budur: tahattur et!

Alfred de Musset


Hatırla, gün gelip beni kader
Sonsuza dek senden ayırınca,
Üzüntü, sürgün ve seneler
Bu çaresiz kalbi soldurunca;
Düşün son elvedayı, hazin aşkımı düşün!

Alfred De Musset


Rahatımız kaçmıştı çünkü kalbin kalbe pusu atmasından

Engin Özmen


Dün gece senin kayıp hatıran kalbime uğradı

Faiz Ahmed Faiz


Bir derin sesle “haydi” der uçurum,
O dem,
Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek
Oradan,
Savt-ı ümmîd-i kalbi dinlemeden
Cevf-i hüsrâna düşmek istiyorum.

Ahmet Haşim


İşte Kalbim
nasıl da bencil ve cimri
nasıl da kalbimle birlikte
tatlandırıyor kursağındaki zehri

Hüseyin Ferhad


Ey kalbim, anladın mı?

İbrahim Tenekeci


Kalbim, uzun siyah giysili adamların
Bakışlarıyla dondu o taş köprünün ortasında.

Bejan Matur


Bir harf bile etmeyecek kalbimden geçenler
Beni sevmeyeceksiniz bileceğim

Şükrü Erbaş


Ben seni düşünüyorum seni
Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
Kalbim diyorum kalbim
Daha dün tezgahtan çıkmış bir su sayacı gibi
Aşkı anılar besliyor düşler kadar
Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır
Sevgi eskidikçe sevgi

Cemal Süreya


Bir gül bas oraya, tekrarla kalbini.

Edip Cansever


kutsal acı besleyen acı sütünü emiyoruz
yatıyoruz seninle terli döşeklerde
saati seninle kuruyoruz bir çalar saati
sen donatıyorsun kalbimizi
kalbimiz çoğu zaman yeterli ve ürkek
kendi çoğunluğunu kendi üreterek

Turgut Uyar


bir daha ne zaman insanın kalbi,
böyle muhabbet tadında,
böyle, meleklerin, musaların katında,
böyle dut gibi sarhoş olana kadar
yarenlik edecek insanın aklıyla!

Cahit Koytak


Bir çift göz gezinse gözlerinin karanlığında
çalınmış buluyordun yoklandığında kalbini
Kalbin! ayaklanan bir sığırcık sürüsü kadar gürdü kalbin
Kalbin! onu yeniden tanımla, unuttuklarınla
süt kutusunun yaldızından sızdırdığın ışıkla okuduğun mülkiyetin kökeni
onu koru diyordu sana gerekecek paylaşım savaşlarında
kalbinden başka verecek mülkün yok yoksullara

Mahmut Temizyürek


Kalbimiz, ölçüsüz haritası yeryüzünün

Mahmut Temizyürek


Bir sen varsın kalbimi koruyan.

Turgay Fişekçi


kalbim bir taş ustasının elinden çıkmış
küçük bir köy evi olacaktı.

Necmettin Topçu


kalbim düşer ellerine sonra.
avucunda kürt kürt atar.
özleyen bir aşk geçer önümden.
iliklenir ceket.
ayağına kalkılır.

Necmettin Topçu


unutmadım elimdeyken
kalbiniz olan elinizi.

Ahmet Uysal


durmadan büyüyor kalbimdeki nar
şimdi orta yaşlı bir dünya kadar
kalbi narlı bir sevgilim olsaydı
açılır karışırdık
narkardeş olurduk onunla

Zeynep Uzunbay


Reddettim bütün kesinlikleri, kalbim
bu hayale bir daha inansın diye
siyah… değişmiyor
siyah hala bir nehir içimde
ve kalbim anlamıyor
adalet yok, niye?

Birhan Keskin


Sukut zehirden bir ok gibi deler geçer çığlıkların kalbini
...
Kalbimin surları bu muhasarada bir bir aşınırken
...
Gece bir ısırgan otu gibi değer kalbime
...
Günah defterim kadar ağır bir sıkıntı var kalbimde

Mehmet Baş


Keman sesinde üzgün bir kalbin titreyişi var,

Charles Baudelaire


Yıllardır kaybettim o tatlı sesi,
Bir türlü içimde ötmez o bülbül,
Bir ömre bedeldi bir tek nağmesi,
Hem ötmez, hem içten gitmez o bülbül
Kalbim sükûtuna kâşane oldu.

Halide Nusret Zorlutuna


Kalbinden kalbime akan bir sesti
Akşam gölgesinde çağlayan o su…
Sesini en tatlı yerinde kesti
Bizi sonsuzluğa bağlayan o su.

Şükûfe Nihal


kendini unutturmak için mi susuyorsun?
arada bir uğra, sitem et, kalbimi kır, şiir yolla

Fulya Codal


Anlıyorum, Allah’ım kalbim niçin çarpıyor?

Ziya Osman Saba


Damarlarımda böcekler dolaşıyor.
Gül tozları taşıyorlar kalbime.
Bütün güller, kalbimde büyüyor.
Bir aşk yanıyor. (Su yok.)
Yangının ta kendisiyim ben.
Çalılar büyütüyorum içimde,
güller çoğaltıyorum.
(Çalılar suyla büyüyor.)

Seyhan Erözçelik


Vaktiyle İzmir’e gitmiştim
Ömrümde ilk defa
Aşıklık yüzünden.
Şehre girerken ışıklar uçuşuyor
Rüzgar okşuyordu saçımı tren penceresinde,
Kalbim bir bayrak gibi çırpınıyordu.

Cahit Külebi


şiirdir seni saran sur 
kalbim, usul bir düden 
ve sanki bir büyüden 
artakalandı ve aktıydı 
yazları söylete söylete 

Hilmi Yavuz


Elimde bir çanta, şurda burda dolaşıyorum
Hep bir yerlere gideceğim sanki
Güvercinler konuyor saçlarıma bileklerime
Uçuşuyorlar
Bir çınar yaprağı düşüyor ayaklarımın dibine
Kupkuru
Elime alıyorum, çiziyorum üstüne kalbimi
Kalbim, diyorum
Yorgunsa da, yaralıysa da, hepimizin aşkına sevgili.

Edip Cansever


Her gece yorgun kalbime trenlerin
Biri geldi, biri gitti
Başımda zonkladı vapur düdükleri
Huzurum kalmadı , umudum bitti.

Ümit Yaşar Oğuzcan


Körelen belki de biziz.. kalbimiz…

Ahmet Muhip Dıranas


yol sensin ulak sen kalbindeki zarf
ölümüne
koynundaki ferman
alınmaz kanın akıtılmadan

ulaştır bunu yerine ömrünü tamamlamadan

Murathan Mungan


kalbim
beyanımdır

Murathan Mungan


gök haritası ile kalbin kapısı eştir
...
aynıdır çöl ile kalbin kapısı

Murathan Mungan


Heceleme beni artık Allah’ım
Bırak okunaksız kalayım
Kaderimin hepsi pek iyi olmasın varsın
Bak, ömrüm eriyor işte
Çocukluk fotoğrafımdaki kardan adam gibi yanı başımda
Bak, ilkokul talebesi kalbimden
Yine karne parası istiyorlar

Bir gecekonduda oturuyor kalbim oysa
Yağmur yağdıkça
Bir gecekondunun damı gibi içine doğru ağlıyor

Saçlarımda dolunay taneleri eriyor
Saçlarımda bir kızılderili reisi
Oturmuş barış çubuğu tüttürüyor
İsmi: Mehtapta öpüşen iki sevgili
Kalbim küs oysa, kalbim yalnız bir kovboy
Nedense şimdi evinden çok uzakta

Didem Madak


savunmasızım, sus ey kalbim intizarın sende kalsın
gizle, vuslatı arzulayan bir kor ol yan kalbim, kimse bilmesin
bütün çığlıklarını kuşansın gelsin ölüm…

Nuri Can


Aynaya baksam kalbim görünür
Aklımda gitgide büyüyen yara
Bir ağacın en uzak dalı gibi sessizce çürür
Ölüm, evet ölüm bile geç kaldıktan sonra

Ahmet Erhan


aldatılmış bir kumsaldır zaman
kalbimi çevirip okuduğum.
herkes boğulacak yaştadır orda
herkesin koynunda ıslak bir dal
ve aşk:
parlak dalgaların gelip vurduğu
kendi hâlinde bir sandal

Şeref Bilsel


Ardına bakmaların olmasaydı mahzun,
Bu kadar ağrımazdı belki kalbim…
Ama beni yalnız bırakıp giderken,
Bakışlarınla yıkılmış,
Gidişinle kimsesizim…
Son sahnemiz bu olacaktı demek bizim,
Arada yüksekte bir Kan Kalesi
Ve giderken arkaya bakış atan
İki suskun.

Hüsrev Hatemi


Ah! Ne mutlu kalbi yumuşayanlara
Ve sonunda bağışlananlara!
İnsan başka türlü nasıl yolunu bulabilir.
Ve ruhunu Günah'tan arındırabilir?
Efendimiz nasıl girebilir ruha.
Kırık kalplerin çatlaklarından başka?

Oscar Wilde


Bana sevdiğim yeter de artar
Ayrılınca kalbim peşinden koşar

Ummu’l-kirâm bint el-Muʻtasım 


bilmiyor,
o geride kalan
benim kalbimdir.
oraya tüneyip uzaklara bakan
geçmişle gelecek arasında çizilmiş bir hat olan o telde
durup evi hisseden.

Bejan Matur


elbette gül bahçeleri gömülü kalbimizde.
paslanmış beşiklere yaslanıp açan
inatçı güllerden bir neşe.

Bejan Matur


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İntihar Şiirleri Bercestem & Edebiyatta İntihar

İntihar, bilinçli bir tercih sonucu             uygulamaya konulduğunda, insanın              mutlak anlamda "birey" olması,              bireyselliğini mutlaklaştırmasıdır.             Bir tür "tanrı"lıktır... Hüsamettin Arslan “İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan;… …Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; … O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… …Panter merdivende Yukarı çıkıyor.” Sylvia Plath Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker bizim için İsmet Özel İntihar diye bir şey Yok bu dünyada. Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta Ahmet Erhan dün gece bir kadın doğurdu haliç bir kuş havalandı galata kulesi’nden m...

Allah’a sarılıp ağlamak istiyorum bazen

tükendi dad kelimelerim artık dokunmasalar da ağlıyorum Murat Kapkıner Şehrin ve meydanların ve kalabalığın ve herşeyin İçimde yalnız ve yapraksız Bir kavak ağacı büyüyor -Çıplak ve göğe doğru- Ama küskün ama yalnız ama yapraksız ve uzun Bir ağlama duvarı bu. Erdem Bayazıt sesinden tanıdım defterde sesi kalmış göz kırpıyordu bana gözlerimi kapadım buymuş dedim ağladım bir daha ağlamadım İçimdeki bir yerde kaybolmuş bir çocukluk kubbesi tamamlanmış o türbede yatıyor Hüseyin Alacatlı Çocuklar gibi bağıra çağıra ağlamak isterdim… Çekiniyorum işte olmuyor, Çıkmıyor sesim… İbrahim Kiras belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize Turgut Uyar Yüzyılların tortusundan yaratılmış gibiydi. Yüzüyse her çağa uygun bir yüzdü. İç çekişi ilkel bir gülüm- semeyle kucaklaşırdı, ağlaması çok eski bir şarkıyla. Edip Cansever Allah’a sarılıp ağlamak istiyorum bazen Dilek Karta...

Tırpanladığım Ölüm Şiirleri

İşte iki adım daha atıyorum Artık söylenecek hiçbir sözüm kalmadı dilimde İçimde kar yüklü geçit vermez anılar Ve her şiir biraz ölüm Bir bir çekilip gidince dostlar. Tuğrul Tanyol Yedi adam biri bir gün bir aşk bir gün gereğini belledi ölüm girse koynuna Ayırmaz aşkı yanından Cahit Zarifoğlu Açar solar türlü çiçek Kimler gülmüş, kim gülecek Murat yalan, ölüm gerçek, Dostlar beni hatırlasın. Aşık Veysel Yaşam yok, ölümse bir türlü gelmiyor. Anlaşılmaz değin uzun Uzun, katlanılmazcasına kişinin alınyazısı. Ivo Andrich dört ayrı ölümle ölmeyi öğren demişlerdi bana dört bucakmış anlattıklarına bakılırsa dünya omzun güneş kokuyor demişti kısa eteklikli kız o da omzuma bir şey konduracak mutlaka. İsmet Özel işte o gün ve ondan sonra çok önemli bir sözü unutmanın şaşkınlığıyla oturup bir şiir yazarsın ve ışık ölümü bekleyen bir ruh gibi titrer başucunda Tuğrul Tanyol kimi görsem dilim buruk, kelimeler ölümlü, sesim anadan üryan. Ali Ayçil bir...

Uçarken de ölür mü kuşlar

Elif'e Ölen bir kuş uçuşu unutmamayı öğütledi bana Füruğ Ferruhzad Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına? ’Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna’ bir çocuk demiş.” Nilgün Marmara Dünyada ne kadar kuş varsa Bir fazlası senin soluğunda Ülkü Tamer Geçti artık göğsümde kuş barınmaz anladım Metin Altıok Dön bana ve dinle, Kuşlar uçuşuyor içimde Erdem Beyazıt İsterim ki; Yanmasın kanadın, gökyüzünde süzülsün ve her kitabın yanında dağılsın  hüznün Elif'çe Durgunsa kahvelerin masalarında hava Kuşsuz kalmışsa ağzım gözlerim gülmemekten Dostumdan, gökyüzüne sürmeye kuş isterim Gülten Akın Âh beni vursalar bir kuş yerine! Sezai Karakoç Bu çılgın eğlentinin karşıtı bir yürek hangi kuşun sesinde dinlensin?  Nilgün Marmara Bir kıyısız zamana kanat vuruyor,  Üzer...

Şiir her okumada farklı gösterir kendisini

Şiirin, ağırlıklı olarak elitlerin etkinlik alanında bulunduğu Batı dünyasının aksine hayli uzun dizeleri ezberlemiş okuma yazma bilmeyen İranlılar vardır. İran, şairlerin mezarlarının süslendiği, televizyon kanallarında ezbere okunan şiirlerden başka bir şeyin gösterilmediği bir ülkedir. Büyükannem ne zaman bir şeyden şikâyet etmek istese veya bir şeye beslediği sevgiden bahsetse bunu şiir yoluyla yapardı. İran’ın nispeten sıradan insanları beraberlerinde hayat felsefelerini de taşırlar, bu da şiirdir. İş film yapmaya geldiğinde, teknik noksanlarımızı telafi edecek bir hazinedir bu.  Bir defasında, İran sanatının temelinin şiir olup olmadığını sormuşlardı bana. Ben de bütün sanatların temelinin şiir olduğunu söyledim. Sanat, açığa çıkarmadır, yeni bilgilerin yorumlanmasıdır. Gerçek şiir de benzer şekilde, bizi yüceltir. Her şeyi alaşağı eder ve bizim müzmin, alışılmış ve mekanik rutinlerimizden kaçmamıza yardım eder; bu da keşfe ve ilerlemeye giden ilk adımdır. Aksi durumda, insa...

VAN GOGH'DAN THEO'YA DOSTLUKLA BİTEN MEKTUPLAR

Hayatımızı bir yolculuğa benzetebiliriz; doğduğumuz yerden çok uzaktaki bir sığınağa gideriz. Gençlik yıllarımız bir nehirde yelkenli tekneyle gitmeye benzetilebilir; ama çok geçmeden dalgalar kabarır, rüzgâr sertleşir; neredeyse göz açıp kapayıncaya kadar kendimizi denizde buluruz - ve yürekten Tanrı'ya seslenen yakarış kopar: Koru beni ey Tanrım, zira teknem çok küçük, Senin denizin ise çok büyük. İ nsan yüreği denize çok benzer; fırtınalar barındırır, dalgalar barındırır ve diplerinde inciler de barındırır. Tanrı'yı ve Tanrı yolunda bir hayatı arayan yürek diğerlerinden daha fırtınalı olur. Zebur'da denizdeki bir fırtınanın nasıl tasvir edildiğini görelim; yazan kişi bu tasviri yapmak için fırtınayı yüreğinde hissetmiş olmalıdır. *** Bugün birlikte olmak istiyoruz. Acaba hangisi daha iyi olur, yeniden görüşmenin sevinci mi, yoksa ayrılmanın üzüntüsü mü? Şimdiye kadar sıkça ayrılmış olsak da bu sefer, her iki tarafta da eskisinden daha fazla hüzün vardı ama aynı zamanda...

HIRAETH: VAR OLMUŞ VE ARTIK OLMAYACAK BİR ŞEYE DUYULAN ÖZLEM

Hiraeth, tek bir kelimeye sığmayan bir özlemdir. Galler dilinden gelir; ama haritası yoktur. Bir yere, bir zamana ya da bir kişiye duyulan sıradan hasret değildir bu. Hiraeth, artık var olmayan—belki de hiç var olmamış—bir eve duyulan iç sızısıdır. İnsan bazen çocukluğuna, bazen yarım kalmış bir ihtimale, bazen de sadece “orada bir yer olmalıydı” duygusuna özlem duyar. İşte o boşluğun adıdır hiraeth. Bu kelime, geri dönmenin imkânsızlığını de içinde taşır. Özlenen şeyin kapısı kilitli değildir; kapının kendisi yoktur. O yüzden hiraeth acıtır ama bağırmaz, sessizce içte kalır. Bir şarkının son notasından sonra havada asılı kalan titreşim gibidir: Ses bitmiştir ama yankı hâlâ kalptedir. Hiraeth, aidiyetin gecikmiş hâlidir. İnsan kendini dünyada biraz misafir hissettiğinde ortaya çıkar. “Ben aslında nereye aittim?” sorusunun cevapsızlığında büyür. Belki bu yüzden en çok şairlerin, göç edenlerin, kayıp yaşayanların ve içi sözcüklere sığmayanların diline yakışır. Kısacası hiraeth, hatırl...

Sigara Şiirleri Bercestem

İnsan seni sevince iş-güç sahibi oluyor Şair oluyor mesela Meyhaneden cayıyor bir akşamüzeri Caysın be güzel Caysın be iyi Tütünü bırakıyor, tütün neyime zarar Keseme zarar, ciğerime zarar, sevdama zarar Metin Eloğlu ey serseriliğim, ey anılarımın ahşap kraliçesi şarabı sev, tütünü incitme, beni de unut artık. Refik Durbaş Beni bu güzel havalar mahvetti, Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada aşık oldum; Orhan Veli başkalarının yaşadıklarına tütün ve tuz olan kelimeler aşkların telef ettiği kalp susuzluğuna düşen pay kendine kazdığın kar kuyusundan su taşır herkese kısık çeşmeler Murathan Mungan yürek değil çocuklar içimdeki tütün közü yakar yakar ısıtmaz Hamdi Özyurt Eleni’den önce Daha ben çocuktum daha tütüne daha kahveye alışmamıştım Sabahları, akşamları bilmiyordum daha İlhan Berk acı şeyler o evde üzgün günleri çağırıyor ağlıyor bağırıyor sessizce soluk alıyor her soluktan bir demet, amfi...

2012 Şiir Yıllığı

29 1764 25.Haz.81 "ankara iç savaşında üç hainin portresi" "Onu nasıl unutabilirim?" "Vaktimiz bitti. Ben artık gitmeliyim" (1) Number One ..Düş’mek ve “Düşen Kız”.. ..'ya “Aşk mı? Sık sık yaparım ama hiç sözünü etmem.” “Ha yanıp söndü ha yanıp sönmedi bir ateşböceği” “Pişmanlık hikâyenin sonu değil, ortasıdır.” 1.mektup; sen büyüye dokunmak gibisin 15 MART 1985 İÇİN 17 yaşım çıldırmışdı 1994 Eliyle, Samanyolu'na 3. Cemre 5. Şarkı 94. Sone Abartılar -Abdülhamid düşerken- Abelard ve Heloise Mektuplar Acaba Acı Acı acı bir şarkı Acılı Gecenin Bitiminde Acımadı ki! Acındırma Şiiri Acınmıyorum, Seslenmiyorum, Ağlamıyorum, Acıyor Aç Kollarını Açelya Çiçegi açık açık çağırır aşkını Açık Kalp Ameliyatı ...

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yabani Unutma sana bergüzarım var İntizarım yoktur, inkisarım var. Bahaettin Karakoç Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp baktım arkama. * Ne büyük bir suç, Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor, Kyoto’nun bayanları. * Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. * Dökülen kiraz çiçeklerini, Durdurmanın bir anlamı Yok ki. * Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. * Kiraz çiçeği işte, Kolumun üstüne Telaşla dökülen de. Takahama Kyoshi kiraz bahçelerinden geliyordum yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri seni sevmekten geliyordum bir çeşit yalansızından sevda cümleleri tren yolculuklarında kiraz bahçelerinin resmi geçitleri Betül Dünder büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder İtiyorum onu, iti...