Ana içeriğe atla

Kavminden ayrıldığı için kalbinde onun kederler var de

kim bana kalbimin menzilini soracaksa sorsun artık

Didem Madak


Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekiği gibi kalbim
İşleyip durdu bu yitikliği yeniden.

Edip Cansever


Kalbimde bir şeyler var, ışıktan bir meşelik tek, tan atarken uyku gibi!
Öyle dur duraksız kaldım ki canım ister
Koşayım vadinin taaa sonuna, dağın taaa ucuna
Uzaklarda beni çağıran bir ses var!

Sohrab Sepehri



-İlkbahar düşü-
Ah..Kaçamak bir şarkı
kalbimden gelen.

Aoki Getto


kalbindeki bütün arzu
bütün nefret
söğüde emanet

Basho


‘aşkı dövmek lazım
kalbe terbiyesizlik ettiğinde! ..’

Küçük İskender


dünyaya selam durarak yürüdüm her adımda
yutkundukça kalbi acıyan bir ben kaldım

Kemal Varol


ah! kalbim kir tuttukça kin döktüm

tanrım öldür!

Kemal Varol


kirpiklerimde pusu, kalbimde mushaf,
avuçlarımda eylül
kırılmış bir güz ayazı kime dönerim..

Kemal Varol


Hayat affet! Kalbim hoş gör beni
Çünkü artık mümkün değil aşk
Çünkü artık mümkün değil şiir

Ali Asker Barut


- Günde kim bilir kaç defa –
Ha doğdu ha doğacak
Diye diye beklediğim güneş
Karşılayabilir mi sahi
İçimdeki beklentimi
Ben ki ömrübillah at görmemiş bir nalbant
Bir ara bir sevdayla az kımıldanır gibi oldu kalbim
Gidip çarşıdan sulayacak bir çiçek satın aldım o zaman
- Ne içindi şimdi hatırlamam –
Yüzüm, ilk satırı çoktan unutulmuş
Bir kentin anı defteri
Rakı başında – istemem –
Anmayın bidaha denizi menizi.

Ali Asker Barut


Bir gün boşalır içi bir sesin, mâlum olur,
Artık kalbimiz kutup denizinde ve yalnız.

Hüsrev Hatemi


Kalbim. Bir ayrılığı çalıyor kampana. Tren.

Ahmet Erhan


Oysa seninle her an karşılaşmanın o çıldırtan şarkısı
çalınıyor kalbimde, yapayalnızım, bunu anlayacak kadar uzaktan dinliyorsun

Cihan Oğuz


yaşarken mumyalanmak gibi bazen
çarpan bir kalbim varken hala

Müşir Fuat


savaşmak kadar zarifdir yaşamak
sevişmek kadar arzulu
seni yeniden tohumun çatlaması gibi yeniden
teyellenmiş bir elbise gibi yeniden
mushaf gibi yeniden

seni kalbimin ağrısı gözümün karası
bileğimin gücü seni

Kenan Çağan


Bir akşam-üstü pencerenden bakıyordun
Ağır ağır, yollara inen karanlığa.
Bana benzeyen biri geçti evinin önünden.
Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya..
O geçen ben değildim.

Özdemir Asaf


kalbine batan kahırlı bir kıymık gibi yaşıyor içinde kadının gözleri
çürüyen ruhunu kemiren çıyanlar ve beynini yiyen iblisler doğuyor kadının yokluğundan
kadının sessizliği nefretini savuruyor adama
kadının kalbine bağladığı ümidi kesiyor artık adam
erken rezervasyon yaptırıyor kimsesizliğin yurduna

Fulya Codal


ve gördük gözlerdeki ışık
sesten daha hızlı değiyor kalbe

Serkan Yıldırım


Çünkü seni ben
En mahrem yerinden öptüm
Yani kalbinden
Ve terkediyorum
Alıyorum kendimi yeryüzünden

Hüseyin Atlansoy


Ağaçlar soyunurken birer-ikişer
Tam kalbinin üstüne bir yaprak düşer.

Gültekin Sâmanoğlu


Ve dönerken senden yana kalbimle… ah!..

Cafer Turaç


Kalbim bir kapı gibi çarpar

Louis Aragon


aşk herşeyi daha yavaş yapmaktır diye yürüdüğüm bir sokak
kalbinde tef ve delik
kalbinde dünya lekesi taşıyan bir çocuk resmi demişti
madem günde beş vakit kalkıp sana baktım

Seyyidhan Kömürcü


yakın aşklar! siz kalbim
dersiniz, ama o,
aslında kalbim değil, … çağrışım!

Hilmi Yavuz


ezilmiş erguvanlar! siz
benim kalbimin
söylemiydiniz

Hilmi Yavuz


Şiirlerle örselenmiş’yüzü
ve kalbi güllere belenmiş
biriydim ben… ve hangimize
doğru akar suydum,
ey hayal hanım?

Hilmi Yavuz


hiçbir şeyde yok gibi ve herşeyde var;
sıkışmış birileri ara yerde;
kalbim! durma yetiş eski yazlara!
nedense bir durgunluk var saatlerde…

Hilmi Yavuz


Aşırı derecede küçük hissettiğim zaman kendimi
seyrekleşir kalbim
bir bulut tutamı gibi;
tehlikesindedir
dağılıp yok olmanın
en önemsiz
üfürüğüyle rüzgârın.

Yukio Tsuji


Koca bir ömür girse de aramıza.
masal gibi sevdim ben seni
hayal gibi
ilmek ilmek hasretini ördüm kalbime
hep seni andım, seni yaşadım
usanmadı içimdeki düş martısı
kalbimdeki kar beyazı kirlenmedi
hep seni düşündüm

Nuri Can


kurduğum-
bu küçük-
tuzaklara kalbim takıldıkça…
fesleğenler geliyor aklıma

Cevdet Karal


Kalbim düşünmeyi bıraksa
çabuk biter gece.

Süreyya Berfe


Kalbinle bak.
Göreceksin, çiçekler bile kurumaz.

Süreyya Berfe


Üzüntülü ve kederli bir adamdan onlara selâm söyle
Kavminden ayrıldığı için kalbinde onun kederler var de

İbn Arabî


Kalbim ümit içinde yüzer

Necati Cumali


Aslında bir su damlası kadar hafiftir insan
Bir söz kadar uçucu, bir reyhan kadar yabani
Ve kırlangıçların gözleri kadar ürkek
Eğer cesaretle doldurmamışsa kalbini

Abdülkadir Bulut


Altın ancak yığınların oylarına değer,
Ama tek bir kalbi kazanamaz da.
Sen ki bir kız almak istersen eğer,
Git ve ver kendini, onun için ona.

Johann Wolfgang von Goethe


Artık hiçbir şey kalbe dokunmaz
Ne fanusunda büyüyen kum
Ne beklenen uzun kervan
Gelecek hiçbirşey
Onu avutmaz.

Unut
O kadını
Düşü
Gölgeyi
Teni unut.

Bejan Matur


İnanıyorum buna.
Bir insan kalbinin güzelliğine
Çocukluğuna
Sonsuz cesaretine, olanaklılığına
İnandığım kadar.

Ataol Behramoğlu


Şimdi bu erken sabah saatinde
Acıtıyor kalbimi özlemle
O sabah vaktin görüntüleri
Babamın güzel, ağır başlı yüzü
Annemin azıcık hüzünlü
Ve hep azıcık telaşlı gölgesi

Ataol Behramoğlu


dünya geniş
         pergeliyle
yer
açıyordu, onunla koşanların
kalbinde ve bir gül ağacının
tomurcuğunda yeniden açıyordu.

Behçet Aysan


sana ne oldu?
bu tınıyı bir yerden tanır gibiyim
gecenin bıçakları kalbime saplanırken
sözlerinden sesime dökülen yorgunluğu

Ayten Mutlu


Issız bir şehrin yağmalanmış kalbinde
yitik parçasını arıyor ruhum
yok artık diyorlar, o kırık gülümseme
bu şehrin silinmiş adreslerinde

Ayten Mutlu


Ruhu rüzgârın ıslığında bir ney
kalbi ise soluk bir kan-taşı olur

Dilek Değerli


boşlukta kalbine mi tutunur insan
unutabilir mi adını yarı yolda
öznesi olmayan bir hayata armağan.

Tozan Alkan


kalbin neye mi benziyor, kalbin belli değil hiç

Tozan Alkan


size bakmanın tarihi! Bir
kalbime güvensem sizi hep
okurdum ben.. . ama nedense
hep aynı hüzün ve
hep aynı tutkuyla
bakmayı bilmediğimden, ne yapsam
bir ilenç, bir kargış
gibi ardımsıra geliyor şairliğim
o solgun yolculuğa adanmış

Hilmi Yavuz


Birisi karanlık gecelerimin
Düşlerinde bile can evimdedir
Öbürü kalbimin önünde bekler
Bekler durur ama açılmaz kapı.

Tove Ditlevsen


yaz bitti, dedi, kalbim seninle çarparken yaz yaz bitti…

Zerrin Taşpınar


Geri dönmedi bir ömür boyu açılan kalbim
kuşlar dönmedi. Bulutlar ve sonbahar değişti ama
aşk eskimedi, beklemek eskimedi
özlemek eskimedi hiç.

O günden beri bir begonya sesi.

Veysel Çolak


kalbin en gizli bilgisini ısmarlamıştım sana
parıldayan sisini bir sabah dervişinin
yalnayak sesini
aşk mutlu bir akşam gibi siniyordu ruhuna

Sıtkı Caney


Bu nâs ile yorulma
Kalbinden ırağ olma
Nefsinle dahi kalma
Mevlâ görelim neyler.Neylerse güzel eyler

Erzurumlu İbrahim Hakkı


Kalbim bir telgraf çek kendi kendine
Seni bekliyor son yolculuğun
Tenha bir istasyonda

Ergin Günçe


Özenle kırılırken kalbim… kefilim yok
Aradan çıksın dedim bu yüzden yaşıyorum

Bülent Parlak


Cesâret kalbim, cesâret!
...
Hiç üzülme seni elemin,
Emin ellerine terk ederek,
Gidiyorum.

Hüsrev Hatemi


yüzün ki ne kadar da şiir
- kalbim n’apsın!

Hüseyin Alemdar


İnsanlık zincirinin ebediyet halkası;
Çocukların kalbinde işler zaman rakkası…

Necip Fazıl


patlar kalb

Akif Kurtuluş


Bir davulun derisi kadar gergin yaşamımız. Ve
karlar altında kalan bir mücevher kadar soğuk belki kalbin.

Özkan Mert


Her ayağın bastığı yerde sanki kalbim var,
kalbim ki vahşi bir zevk alır ezilişinden.
ömrümün geçtiği yolda bana sorsalar,
gidiyorum bir kadın bacağının peşinden.

Necip Fazıl


Bu şehir, melâikenin çeyizi;
Ulemânın, hüdavendin, sipehsalârın kalbgâhı idi..
Ağuyu şir-u şerbet,
Şâirini şiir eyleyen,
Ebu’l şehr, ümmü’l şi’r idi..

İbrahimî Feyzullah Yalçın


kalbinin derinliklerine dokunsam anne bir tanrı olabilirim
bir tanrı…
geri dönersem bir gün anne
tandırının ateşine bir odun olarak koy beni…
as evinin avlusunda bir çamaşır ipi gibi.
direncimi yitirdim anne
duaların olmaksızın

Mahmut Derviş


tanrım…kalbim yetmez oldu
kimi sevsem….dünyalara bedel
bir başkasını koy yerime
dünyaları alsın içine

Nizar Kabbani


Kalbimin üstünde kalbin vardı senin

Cafer Turaç


Kalbim dedim sonra, aşk da
Bozkırdaki yangınlar misali
Yeşerse de arsız otlar yeniden
Ne dağların eflatun ufku ne de
Kırlangıçların esmerliği görülür

Ahmet Telli


kalbimin eşkalini verdim
aşklar hemen tanıdı beni

tâ, sîn, mîm

Hilmi Yavuz


böyle çıktıkça dünyadaki yerimden
gölgeler neden kısalıyor içimde
bilen yok ne yapacağımı kaygı belirdiğinde
kefilim yok! yok kelimelerden başka
yok olan bu güneş tutulmasında
şimdi tekrar nasıl dönerim ben kendime
Bu cıvayı kim koydu kalbimize Necati?

Yücel Kayıran


Buluşma vakti yaklaşıyor
Yine çılgınım, sarhoşum ben
Yine sarsılıyor hem kalbim, hem ellerim
Yine bir başka dünyadayım sanki.

Mehdi Akhavan Sales


Kalbim, güzel başlangıç
O resimli mağara
Bir göçükte ağzı kapanır mı onun da

Mahmut Temizyürek


Bitti kalbin suçu
Suya su demeyi öğrendim

Şükrü Erbaş


Beni bir yaza gömdülerdi bir zaman
Annem olan bir sessizlikte
Belki de onun kalbidir açan
Derin bir gülün içinde

Ataol Behramoğlu


Kalpler suçlanamaz
Yoktur kendi kalbini yaratan kimse

Mevlana İdris


Sanma ey hace ki senden zer ü sim isterler
Yevme la yenfau da kalb-i selim isterler

Bağdatlı Rûhî


Söküyorum şimdi sözleri birer birer
Kalpten kalbe giden yolu kapayan
Kalbim, anlatılmaktan usanmış,
Yıldızı sönmüş bir komedyendir artık,
Dilencinin önünde kahkahalar atıyor,
Kirli bir mendille çıkınlanmış şimdi dünya.

Didem Madak


Kalbime dokunuyorum bir kelebeğe dokunur gibi

Didem Madak


buymuş dedim
aşk akrep taşırmış kalbin otağına
ömre dökülen sözler sahipsiz kalıncaya kadarmış
bitermiş başkasının koynuna bırakılan bir rüya
ceninde susan her su ölürken celladını beklemezmiş
ve gül, şüpheymiş; gitmezmiş kalbi olmayana!

şimdi git!
kalbini kaybetmiş bir şüpheyle bak bana!

Veysi Erdoğan


Kalbimde yeise yer yok, leylaklar sarkar
Şapkamın kenarından, akşamüstleri kahır
Dolaşırım habire sokaklar kalbime çıkar

İlhami Atmaca


ben onu beklerken gece, gömüldü içime
şiir buğusuyla puslandı kalbim
aydınlığı getirde melekler pencereme
ben onu beklerken gece, kuş sesleriyle süslenince
sokaklar bir nehir gibi aktı kalbime
olup bitenleri farketmediler
ben onu beklerken gece, tinerci bir çocuk
sığında koynuna kalbinin
melekler şefkatle ayışığını örttüler üstlerine

İlhami Atmaca


Şahdamarımdan yakın olana
Yakınımdan da yakın olana
Sevgilinin kalbindeki yalnızdır
Her çift tektir
Her tek eksiktir aslında
Sevenin kalbinde yer yoktur başkasına
Sevilen de yalnızdır

            Sizin şiiriniz size benim şiirim bana.

Adige Batur


eski güzel kadınlar gelip sende durdu
kalbin saatini kurma vakti

imdaaat, kalbim
sen nerdesin ben nerde nerdeyim

Mahmut Avcı


Kâküllerini şâneye çektikçe seherler
Yadına getür, kalb-i dil-efgârı unutma

Esrâr Dede


Uç git, kuş, söyle ezgini
Issız çöl kuşlarının sesiyle!
Göm, gizle, ey çılgın, kanayan kalbini
Buzların, alayların içine!

Friedrich Nietzsche


Çoğu kimse kayıp güzellik hakkında yazar,
aniden başa gelen ve terk edilmiş suskun bir kalbin
içine sürünen talihsizlik hakkında.

Zvonko Maković


Soruyorum toplayıp bütün sorularımı
Bu şehrin kalbi var mıdır senden başka.

Gidersem bir ince silüettir hatıraların kalbi
Gelmek gitmemektir derim
Gidememektir bakışının düşmediği yere
Geceye, gündüze ve güneşin doğduğu yere.

Erdal Çakır


ben ki itiraf ve gizemin koynunda yattım
peşpeşe gençlik sancıları geldikte
göğsümü ve kalbimi o itirafla kanattım

Sıtkı Caney


Babam tok sesiyle birden çağıracak: ‘Ziya!’
Kalbimde eski sevinç, dallarda eski bahar.

Ziya Osman Saba


“ellerine şeker yerine şiir tutuşturulmuş
bir çocuksun. vazgeç sözcüklere kalbini eklemekten.

Murathan Çarboğa


ne zaman yorulsam kalbime göl derim
gitsem de kalsam da her şey mesafedir ya
koynuma kaçırdığım saçlarıma bakar da
ânı sen yakala derim aşkı sen kalbim
aşk ve kalbim ki he ya benle yatar da
ikisi de benim değildir aslında

âh, aşk yanlış ân yalnız Allah!

Serap Aslı Araklı


Aşk karanlığını bağışlar insana
kalbini sen toplarsın ona
kederi sen yakıştırırsın
ve sendeki yağmuru paylaştırırsın
kimin gözyaşından kaldıysa

Haydar Ergülen


İnanıyor kalblerimiz, o doğruyu söyler kesinlikle,

Abdullâh Bin Revaha (r.a.)


aşklar bile sindiler, saklanıp köşe bucak;
kalbimiz aksadata, âh, hazlar alım satım…

ve giderek aynada nedensiz kırılmalar;
dil bitti!.. söz susuyor!.. bende bulutlanmalar…

Hilmi Yavuz


Kendini yalnızlıkla açıklama yalnızlık bitti
yaşın kırkı devirmişse kalbin de bir kedidir unutma

Hüseyin Alemdar


içinde kalbi olan ağlar ancak başka ne deyim!

Hüseyin Alemdar


Bütün eskilerim kaldı üzerimde
Arar oldum kalbime değen ilk kurşunu

Ahmet Günbaş


Öldük durduk, toz olduk, kalbimize kim sordu, neden çabuk öldüğümüzü?

Hüseyin Peker


sana da yağdı mı kar
gözlerine usul usul
ince bileklerine kirpiklerine
son yapraklarına
kalbindeki umutsuz dalların
usul usul
sallandı mı senin

sana da yağdı mı kar

Mehmet Can Doğan


kalbim acının altında
eksi iki derece
şehrin göğsüne kadar ulaştı
kar kalınlığı
sözcük mesafesi sıfır !

Nur Saka


kar yüklü yağmur yüklü

kalbim gibi
keder yüklü
bir tren

durmaksızın geçer

Behçet Aysan


bir başka ama bilemem
bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
kalbim, bu zulümlü sevda,
kar altındadır.

Ahmed Arif


Cesâret kalbim, cesâret!

Hüsrev Hatemi


Yorgun gelmiş bir kedidir insan
hayatı yinelemekten.
Kalbine koy, uyuyakalır
Tırnakları gevşer,
mırıltısı damlar damardan

Mahmut Temizyürek


Resm-i hüzn-âlûduma atfeyle gâhi bir nazar,
Muhterik bir kalbi yâd et, rûh-i zârı şadman.

Yaman Dede


Kabrimin topraklarında bûy-ı müskir yükselir;
Bitse ömrüm, dursa kalbim, hâksâr olsam da ben…

Yaman Dede


Fi’l hâl sorup diyâr-ı Kalbi
Tutdu reh-i reh-güzâr-ı Kalb-i

Şeyh Galip


söylüyorum, iki cihanda mutsuzum, insanım
tenhalaşıyorum bir yılan ıslığına dönüşüyor sesler
pencerem kırılıyor,işte, armağan diyorum sana
savrulup düşen kan taneleri, konuk olduğun kalbim

Tuğrul Keskin


kalbim, usan artık bu acıdan ve öldür kendini…

Tuğrul Keskin


Kalbim çocuklaşır ansızın

Else Lasker-Schüler


Bir hüzün sisi sarmış ne yazık ki çepçevre,
Kalın bir kefen gibi, etrafını kalbimin.

Charles Baudelaire


Durmadan arıyor yüreği üzgün,
Sesinden dağlara kaçan gazalı.
Durmadan rüzgârla koşuyor ölgün,
Gözleri dumanlı, kalbi yaralı.

Baki Süha Ediboğlu


Kalbin atışlarına benzeyen düşten kalan
Bütün incelikleri aklımda tutuyorum

Ahmet Ada


ve kalbinde allah yazan çocuk

Cahit Zarifoğlu


Yapsanız daha
büyük bomba
sığar kalbime
gömersiniz ölülerinizi

Nuri Pakdil


kalbim acının altında eksi iki
derece
karda sevişmek gibi bir şeyiz
ikimiz de
soluklarımızın bile çatlayarak
soğuktan
incecik kanadığı

Nur Saka


Hemşireye kalbimi plastik bir tabakta versem
Desem ki şu genç kıza versinler

Mahmut Özkızıl


kalbinde üşüyen her kelime
bir sessizlik olup çöküyor göğsüme
kıyamet gibi

Umman Şahiner


Birgün bir yağmurla garip garip
-Çoluğu çocuğu terk edeceğim-
Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım
Alıp başımı gideceğim.

Turgut Uyar


Günah defterim kadar ağır bir sıkıntı var kalbimde

Mehmet Baş


Hayat affet! Kalbim hoş gör beni
Çünkü artık mümkün değil aşk
Çünkü artık mümkün değil şiir

Ali Asker Barut


kim dinler kalbimin kırık sesini artık

Nuri Can


Gümbür gümbür atıyordu kalbim.
Hüzün vardı atışında.
Kadın senden soğumuşsa, unut gitsin.
Seni severler, sonra içlerinde bir şey söner…”
Beklemiş he şey adına
Dinle.
Çatırdayan dal
Kırılan kalp
Ve sırrı neyse rengin
Pencereden göründüğü kadarmış hayat.

Bejan Matur



Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok.
...
Çoktandır yabancı bir cismin kalbime sürtünmekte olduğunu biliyorum.

Cahit Zarifoğlu


herkesin kalbinin söküldüğü bir an vardır
yoksa
olmalıdır
en azından kalbinin söküldüğünü hissettiği bir an

Mehmet Can Doğan


Pil

"pil takacaklarmış" dedi, "kalbime
bir dönemi daha ömrümün
kapanmış olacak böylece
ne futbol artık ne güreş ne dağcılık"

"cemil" dedim (çocukluk arkadaşım
doğumu benimkinden beş gün önce)
"ne güreşle ilişkin var ne dağlarla
ne de bir topa vurdun bunca yıldır bir kere"

"olsun" dedi, "önemli olan o değil ki
ya yarın birden canım çekerse?"

Roni Margulies


Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma
Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından
Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından

E. Beyazit


Kalbinden kalbime akan bir sesti
Akşam gölgesinde çağlıyan o su;
Sesini en tatlı yerinde kesti,
Bizi sonsuzluğa bağlayan o su.

Şükufe Nihal Başar


İndir bayraklarını, kalbim
Yeter çarpıştığımız,
Ömrümü noktala artık

Henri Michaux


Herkes kalbi kadardır.

Güneş Bor


Ölüme hazır olmak benim arzum
   sadece aklımın ölümüne değil,
yorgun kalbimin, incelen kemiklerimin de.
Asıl korkum hep daha fazlasını isteyen bedenim,
   boğuşacak alevlerle
bırakmayacak beni çıkayım
   zaten açık duran kapıdan.

Ursula K. Le Guin


Kalpte saklı olan sırrı
İfşa etmeyeceksin
Darağacında söyleyebilirsin,
Fakat minberde asla!

Mirza E. Galib 


Ben mutsuz Atlas! Taşımak zorundayım
Acılar dünyasını sırtımda;
Yüklenmişim katlanılmaz şeyi,
Kalbim kopacak âdeta.
Ey mağrur kalp, sen istedin!
Mutlu olmak diledin, sonsuz mutlu,
Ya da mutsuz alabildiğine, ey kalp!
İşte buldun mutsuzluğu

Heinrich Heine 


öyle ya,
sessizlik de bir cevaptır,
sessizlikte bilsen ne gerçekler gizli.
şimdi üzgünüm,
henüz durmamış kalbimle
karanlıkta başka bir dil konuşuyorum.

Bejan Matur


Metruk kalbim. O suda, o upuzun suda eksik bir damla
Gitgide eksilen bir damla gibi. Metruk kalbim. Kalıyor
Koca bir halkın gün yüzü görmemiş aynasında metruk
Kalbim, çoğaldıkça yeniliyor tarihin kadranında...

Ahmet Erhan



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İntihar Şiirleri Bercestem & Edebiyatta İntihar

İntihar, bilinçli bir tercih sonucu             uygulamaya konulduğunda, insanın              mutlak anlamda "birey" olması,              bireyselliğini mutlaklaştırmasıdır.             Bir tür "tanrı"lıktır... Hüsamettin Arslan “İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan;… …Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; … O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… …Panter merdivende Yukarı çıkıyor.” Sylvia Plath Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker bizim için İsmet Özel İntihar diye bir şey Yok bu dünyada. Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta Ahmet Erhan dün gece bir kadın doğurdu haliç bir kuş havalandı galata kulesi’nden m...

İstanbul Şiirleri Bercestem

      İstanbul'a meftûn olanlara Deniz bazan susup bazan homurdanıyor; Üsküdar ’da birkaç ışık sönüp yanıyor: Eşelenen kıvılcımlı bir mangal gibi... Sabahattin Ali Karaköy'den kalkan vapurlar bilir Yıllardır nasıl yangın Galata Kulesi Kız Kulesi'ne Ali Asker Barut Bugünse artık Görmek için denizi Sağa sola oynatması gerekecek Betonarme binaların arasında Üzgün duran boynunu Ali Asker Barut İstanbul’da bir sevdiğim vardı Keçi yavrusuna benzer, Rüzgar eserdi hafiften gözlerinde Halden anlardı. Cahit Külebi Selimiye'nin arkası Karacaahmet Az gerilesem sırtım selvilere değecek Tüylerim diken diken Ne var bunda ürkecek Halim Şefik Güzelson Vay canına tükürdüğümün İstanbul’u ... Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarı Ne gittim ne gördüm gitmek de istemem Taze ekmek bir parça beyaz peynir Şimdi olsa şuracıkta rakı içer Denize mi bakar kim bilir Oktay Rifat Kayacık'ta mekik atarken Penelope Düşü...

Zilif

Şimdi — Zilif için 14 Temmuz [-------] Sevgili Kızım, zorlukla yazıyorum. Elim rahatsız, titriyor.  Onun için, yazım çarpık-çurpuk oluyor. (Bu küçük defteri de kendim yaptım; sayfalan keserken o da biraz eğri-büğrü oldu.) Kusura bakma.  Yazdıklarımı şimdi okurken, beni iyice anlayabilecek konumda olacaksın — yıllar geçecek; büyüyeceksin. O zaman, bana küçükken beslediğin duygular, belki bir-iki anıya sıkışıp kalmış olacak; belki de, kocaman bir boşluğun incecik çeperleri durumuna gelecek; ama bu cılız anılardan onların anlamını çıkarabilecek yaşa gelmiş olacaksın; yıllar boyunca da, düşüne düşüne, çıkaracaksın. Bunu umuyor değil, biliyorum; çünkü sende, daha o yaşında bile, o anlamı kavrayacak gücü görmüştüm — yani, şimdi, görüyorum... Anımsıyorsundur: Senin için, “Benim kızım insan olacak” demiştim. Sen, benim bu sözümü o anda beynine kazımış, ama yüzüme de hayretle bakmıştın — o hayretini anımsıyorsun, değil mi?  Evet, gururla, biraz da övünçle söylemiştim o sözü (bab...

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yabani Unutma sana bergüzarım var İntizarım yoktur, inkisarım var. Bahaettin Karakoç Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp baktım arkama. * Ne büyük bir suç, Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor, Kyoto’nun bayanları. * Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. * Dökülen kiraz çiçeklerini, Durdurmanın bir anlamı Yok ki. * Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. * Kiraz çiçeği işte, Kolumun üstüne Telaşla dökülen de. Takahama Kyoshi kiraz bahçelerinden geliyordum yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri seni sevmekten geliyordum bir çeşit yalansızından sevda cümleleri tren yolculuklarında kiraz bahçelerinin resmi geçitleri Betül Dünder büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder İtiyorum onu, iti...

Güvenli Bölge

MART 2012 Boşversene biz aşık olmayalım birbirimize. Olvido Heykel günahlar da dönüyor tövbe edildikleri yere Ayrılık Sevdaya Dahil Gözlüklü Şiir Yarın Güzeldir Fulyaların mevsimi geldi geçiyor En çok, gözlerinden korkuyorum senin.. Bir Nokta Hem Hiç Hem Dünya Gercekten diyaloglar Ah Fulya Resulullahla Benim Aramdaki Farklar Taş Parçaları Bahçeye Acıyorum O Kara Kırlangıçlar Dönecek Yine Seninle Kundakladım Sensizliğimi Alengirli Şiir yazma.. o zaman bekliyor insan Ağaran Bir Suyum Soğuk Mevsimin Başlangıcına İnanalım Satranç Dersleri Yenilgi anne beni merak et kanat çırpı(nı)şlarıdır ; adı AŞK... Unutmak Azize Açıkla beni kardeşim Sormuyorsun ama iyi değilim ben Kalbim, Kovulmuşlar Bahçesi Gitme demiyorum, hobi olarak gene git Ayrılık Nargile Kocaman Bir Çocuğu Öpüyorsun Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları Merak Kediyi Öldürür Yedi Beyaz Güvercin Sen türkü yak ben mermi Yaşamak Son Bir Kez Uyku Kardeşim - Fikret Kızılok Hiç Sevmedim (Neslihan)...

DİVAN ŞİİRİNDE ÖLÜM KARŞISINDA ÂŞIKLARIN İSTEKLERİ

Divan şiirinin temel mazmun çerçevesini âşık-maşuk arasındaki ilişki şekillendirir. Şiirlerde en fazla işlenen konuların başında, sevgili ve ona ait güzellik unsurlarıyla bunlara karşı âşıkların yaklaşımı gelmektedir. Divan şiirinde âşık, daima şairin kendisidir. Bu yüzden her şey sonuçta aşk ile ilgili görülür. Onun aşkı, mücerret güzelliğe duyulan bir aşktır. Âşığın gıdası üzüntüdür. Sevgiliden daima lütuf bekler. Sevgilisiyle asla bir araya gelemez. Onunla olan beraberliği daima hayalîdir. Âşık sevgilisinden beklediği ilgiyi görmek şöyle dursun, ondan daima işkence ve eziyet görür . Bu durum karşısında bile sıkıntılara tahammül etmesini bilen, hâline şükreden âşığın sevgilisine karşı olan aşkı daha da artar. Hatta sevgilinin sahip olduğu güzellik karşısında canını, ona verecek kadar cömerttir. Ancak o, bir türlü sevgiliden beklediği ilgiyi göremez. Sevgiliden daima ayrı kalır. Bu da âşık için bir ölümdür. Bu nedenle hayat ile ölüm arasında bir bocalayış içindedir. Ölüm, insanoğlun...

GÖREN SANIR Kİ SAFĀDAN SAFĀDAN SEMĀ'-I RĀH EDERİM

MÜSEDDES I 'Aceb mi baht-ı siyahım-çün āh u' vāh ederim  Anıñ şikayetini yāre dād-hāh ederim  Hücum-ı hasreti gör bense gah gah ederim  Gehi ġarik-i tahayyür gehi şināh ederim "Gören şanır ki şafādan semā'-ı rāh ederim  Döner döner baķarım kūy-ı yāre āh ederim" II Benim firākıñ ile dil-şikest olan 'āşık  Hāyal-i hüsnün ile büt-perest olan 'aşıķ Mişāl-i secde düşüp hāke pest olan 'aşıķ  Fenā-yı aşk ile bi-pā vü dest olan 'aşıķ "Gören şanır ki şafādan semā'-ı rah ederim  Döner döner baķarım kūy-ı yāre āh ederim" III Firāz-ı 'arşa çıkar āh vāhımız her şeb  Nedir bu 'alem-i firķatde çekdigim yā Rab Bu muydu hilķatimizden bizim 'aceb matleb  Göñül gezer ser-i kūyunda muzțarib kāleb  "Gören şanır ki şafādan semā'-ı rāh ederim  Döner döner baķarım kūy-ı yāre āh ederim" IV Firāķı canıma geçdi o şūh-ı gül-bedenin  Figānım ile pür oldu derūnu meykedeniñ Ķarārı kalmadı hayfā dil-i elem-zedeniñ  Ne özge çillesi var [hecr...

HAKLI OLMANIN KORKUNÇLUĞU

çarenin de insanı dermansız bıraktığı anlar vardır  delilerin yazları giydiği o serin palto gibi  peruktan, örtünmek icat eden bir general gibi mesela çarparak  kapısını gittiğim evlerin vahşetine benzemiyor  terk edilmek.  Üstelik bu saatte çıbanlar  "karşında kekelemeden konuşmak gibi" kudretli bir isteği anlamıyor  keşke diyorum  zalime dönüşüyor bütün kelimeler haklı olmak ne kadar korkunç  ağrıyan sırtlarıyla daktilo kadınlar takılıyor aklıma  evden çıkarken bir öğune yetmeyecek bıraktığım para.  gramofon avratlar telaşla söylerken şarkıları gülsem, karşımda gülmeyecek kimse yok çünkü ben ardından üzülecek değil  unutulacak adam olarak yaratılımış bir aşiretin  uzak şehirlerdeki başı dik şubesiyim  içim, karla karışık bir gece ki ne karanlık, ne sabah  başımda çok satacak bir endişenin müşterileri  gözlerimi kapatıp bağırıyorum  beni öldürenler bir adım öne çıksın! diye  duvardaki tablo susuyo...

Kİ AZRAİLE BĀRİ EYLE FERMĀN BU ARADAN BİZİ GELSÜN ÇIĶARSUN

Ķuluŋ işi güci dāǿim ķuśūrdur Senüŋ ismüŋ ile şānuŋ ġafūrdur Baġışla śuçumuzı luŧfuŋ ile Daħı ķurtar Ǿaźābdan fażluŋ ile Ǿİnāyet ķıl bize sensin teālā Ħalāś eyle belādan yüce Mevlā Żaįf ü dil-şikeste ħasteyem ben Naĥįf ü beste vü dem-besteyem ben Dükendi gözlerümden yaş ile ķan Gözüme uyħu gelmez oldı bir ān Dün ü gün zārilıķla dirüm Allāh Giçüpdür ömrimüz āh ile her gāh Bilüm bükildi kaddüm nūn oldı Gözüm giryān ü baġrum ħūn oldı Bilürsin yā İlāhį sen firāķum Dil ile şerĥ olınmaz iştiyāķum Nedür bilmem ki bu derdüŋ Ǿilācı Ki hįç yoķdur cihānda bundan acı Cihāna ķopısar bir gün ķıyāmet Bizüm başumıza her gün ķıyāmet Adūnun cevri žulmi cāna giçdi Daħı ķahrı vü zehri ĥadden aşdı Ne cevr itdi cihānda baŋa düşmen Ħuśūśā kim bilürsin saŋa düşmen Benüm ĥālüm saŋa rūşen degül mi Benüm seyrānuma il şen degül mi Disem ġayrılara ĥālüm ĥikāyet Ki ķorķaram idem senden şikāyet MuǾįn ismüŋ bize dāfiǾ degül mi Ġażabdan raĥmetüŋ vāsiǾ degül mi Eger derdimüze olmazsa dermān Ki Azrāile bāri eyle fermān ...

KEMAL SAYAR: RUHA CANLILIK VEREN ŞEY AZAR AZAR KAYBOLUR

İnsanın ruhu bazen kırılmaz; ama yine de eksik yaşar. Sessizce eksilir canlılık, varlık yavaşça solar.  ‘Yaşamıyor gibi’ yaşarsın. Bu, büyük acıların, derin çöküşlerin hikâyesi değildir. Daha sinsi, daha gündelik bir kayboluştur. Ruha canlılık veren şey azar azar kaybolur. Sabah uyanırsın hayat devam eder. Yapılması gerekenler yapılır, konuşulması gerekenler konuşulur. Fakat bütün bunların ortasında insan, kendi varlığına dokunamaz hâle gelir. Ne dibe vurmuşsundur, ne de suyun yüzüne çıkabilmişsindir. Bir araf, bir arada kalma hâli: Nehirde sürüklenen bir dal parçası gibi, yönsüz, ağırlıksız. Ruh sağlığı yalnızca hastalıkların yokluğu değildir. İnsanın iç dünyasında yeşeren bir “iyi oluş” hâli vardır ki, onu beslemediğimizde hayat sessizce solmaya başlar. Varlığın cevherini daima diri tutmak gerek. Modern zamanların en büyük yanılgısı da burada: Kötü hissetmiyorsak iyi olduğumuzu sanıyoruz. Oysa insan, sadece acı çekmeyerek değil; anlam bularak, bağ kurarak, bir şeye kalbini verere...