O kadar sık ölüm gördükten sonra hastanızın geleceğini öngörebiliyorsunuz. Muhtemelen hayatını kaybedecek. Hastayla konuşup durumu anlatıyorsunuz, biraz dinlenmesi gerektiğini yoksa kalbinin duracağını. Kendisi de çok yorulduğu için size yardım isteyen gözlerle bakıyor. Çok zor da olsa o hastaya gülümseyip, hadi bakalım, güzelce dinlen, iyileş de seni çıkaralım yoğun bakımdan teyzecim, amcacım diyorsunuz. İşleme başlayıp uyutuyorsunuz. O an muhtemelen son sözlerini duyduğunuzu, son anlamlı bakışları olduğunu içten içe biliyorsunuz. Bunu defaatle yaşamak nedir, yaşamayan anlayamaz.
Hekimlik sadece uzun nöbetler tuttuğunuz, fiziksel olarak yıprandığınız bir meslek değildir. O son sözler, son bakışlar hayatınızdan çok şey alıp götürür. Çok arkadaşım bu süreçte anti depresan kullanmak zorunda kaldı. Sürekli bu ortamda olduğundan yakınlarına da bulaştırmaktan, aynı süreci kendi yakınlarıyla yaşamaktan korktuk hepimiz. Bazılarımız yaşamak zorunda kaldı. Şimdi bize giderlerse gitsinler diyenlerse, şiddet gösterenlere, aşısızlara verdiğimiz tepkileri belki daha iyi anlarsınız. Bu süreci yaşamış, yakınlarını kaybetmişlere başsağlığı dilerim. Uzunca yazıp vaktini aldıklarımdan özür dilerim. Hepimiz için zor bir süreçti. Bir de bizim açımızdan görün istedim. Umarım tekrar böyle süreçler yaşamak zorunda kalmayız. Sağlıcakla kalın.