Ana içeriğe atla

Övülmüş Ahlakı ve Beğenilen Amelleri İsteme Duası

Sahife-i Seccâdiye'den' Yirminci Dua


Övülmüş Ahlakı ve Beğenilen Amelleri İsteme Duası


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. İmanımı, imanın en olgun derecelerine ulaştır. Yakinimi, yakinin en faziletli mertebelerine eriştir. Niyetimi, niyetlerin en iyisine; amelimi, amellerin en güzeline yükselt. Allahım! Lütfunla niyetimi kâmil ve halis eyle. Kesin inancımı sabit kıl, kudretinle benden sadır olan kötülükleri islah eyle.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Gönlümün meşgul olmasına neden olan önemli işlerime sen kâfi ol. Beni, yarın sorguya çekeceğin işlerle vazifelendir. Zamanımı, beni yapmam için yarattığın şeylerle geçirmemi sağla. Beni senden başkasına muhtaç eyleme. Bana rızkını genişlet. Beni zenginlerin malına mülküne, makamına ve haşmetine özlemle bakanlardan eyleme. Beni aziz eyle. Beni kibre giriftar eyleme. Kendi kulluğunda bana boyun eğdir. İbadetimi kendini beğenmişlik yüzünden heder eyleme. Benim elimle insanları hayra yönelt. Salih amellerimi bâtıla minnettarlığa çevirme. Bana en yüksek ahlakı bağışla. Beni övünmekten ve gururlanmaktan koru.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Beni, kendi nefsimin önünde alçaltmadıkça insanlar arasında yüceltme. Beni kendi nefsime karşı değersiz kılmadıkça, bende açık seçik bir izzet var etme.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Beni maksadıma doğru götüren faydalı bir hidayetle hidayetlendir ki kendime ondan başka bir yol seçmeyeyim; hak yolundan sapmayayım; o doğru niyetten kuşkuya düşmeyeyim. Beni, ömrüm sana hizmet elbisesi içinde ibadet yolunda olduğu müddetçe yaşat. Ömür yaylamda şeytanın otlama korkusu ortaya çıktığında, gazabının ve öfkenin şiddeti bana yönelmezden ve üzerime birikmezden önce beni kendi katına çağır.


Allahım! Senin düzelteceklerin dışında benim için kusur sayılabilecek hiçbir huyu bende bırakma. Senin güzelleştireceklerinden başka hiçbir yerilmiş sıfatı bende bırakma. Senin kemale erdireceklerin hariç hiçbir güzel ama eksik hasleti bende bırakma.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Kin tutanların benim hakkımdaki şiddetli kinini muhabbete, azgınların kıskançlığını meveddete, salâh ehlinin suizanlarını güvene, yakınlarımın düşmanlığını dostluğa, akrabalarımın kötü davranışlarını iyiliğe, yakınlarımın umursamazlığını nusrete, benimle iyi geçinenlerin dostluğunu gerçek dostluğa, sohbet arkadaşlarımın ihanetini güzel geçime, zalimlerin korkusunun acılığını emniyetin tatlılığına çevir.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Bana zulmedene karşı elimi, bana düşmanlık edene karşı dilimi, benimle inat- laşana karşı da inancımı muzaffer eyle. Bana tuzak kurana karşı tuzağımı, beni kahretmek isteyene karşı gücümü, beni kınamak ve kötü söz söylemek isteyene karşı tekzibimi sağlamlaştır. Beni tehdit edene karşı bana esenlik bahşet. Beni doğru yola ileten kimseye itaat etmeyi ve beni irşat eden kimseye tâbi olmayı bana nasip et.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Bana karşı hile ve düzen kurana nasihat ve ihlasla mukabele etmeyi, benden uzaklaşana iyilikle karşılık vermeyi, beni mahrum bırakana ihsan etmeyi, benden ayrılana ona bağlanarak mūkafat vermeyi, gıybetimi yapana onu hayırla anarak muhalefet etmeyi, iyiliğe karşı şükretmeyi ve kötülüğe karşı göz yummayı nasip eyle.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Beni salihlerin süsüyle süsle. Beni, adaleti yaymada, öfkeyi yutmada, fitne ve düşmanlık ateşini söndürmede, dağılmışları bir araya gētirmede, insanların arasını düzeltmede, iman sahiplerinin iyiliklerini açığa vurup kusurlarını gizlemede, yumuşak huylulukta, alçakgönüllülükte, güzel davranışta, ağırbaşlılıkta, güzel geçinmede, faziletle ileri geçmede, ihsanı ve yüceliği seçmede, kınamayı ve eleştirmeyi bırakmada, ehil olmayanlara ihsan etmeyi terk etmede, ne kadar zor gelirse gelsin hakkı söylemede, çok da olsa sözümdeki ve davranışımdaki iyiliği az saymada, az da olsa sözümdeki ve davranışımdaki kötülüğü çok görmede, muttakilerin bütün bu güzel sıfatlarının elbisesine sarıp sarmala. Bu sıfatları, ibadete devam etme, cemaate uyma ve bidat ehlini terk etme vasıtasıyla kendi görüşüne uygun hale getir ve mükemmelleştir.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Bana, yaşlandığım zaman rızıklarının en genişini, yorulup hastalandığım zaman güçlerinin en sağlamını ver. Beni, sana ibadette tembelliğe, yolunu teşhis etmede körlüğe, dostluğundan başkasını seçme kusuruna, senden ayrılana bağlanma ve sana bağlanandan ayrılma belasına müptela etme. Allahım! Beni öyle bir hale getir ki zaruret vaktinde senin yardımının silahıyla saldırıya geçeyim, hacet zamanı yalnız senden isteyeyim, meskenet zamanı ağlayıp inleyerek huzuruna geleyim. Beni, çaresiz kaldığımda senden başkasından yardım isteyecek, yoksul düştüğümde alçakgönüllülükle senden başkasından dilenecek, korktuğumda senden başkasına yalvaracak hale getirme ki bu yüzden senin karşında zillete ve hakarete düşerek senin tarafından görmezden gelinmeyeyim ey merhametlilerin en merhametlisi!


Allahım! Bana, şeytanın arzulardan, zanlardan ve hasetlerden yana gönlüme ilka ettiği şeylere, azametini anarak, kudreti tefekkür ederek, düşmanına karşı tedbir alarak karşı koymayı nasip et. Şeytanın dilime düşürdüğü kötü sözleri, çirkin ifadeleri, ırza kûfretmeyi, batıla tanıklık etmeyi, yanımda olmayan bir mümine gıybet etmeyi veya yanımdaki biri için kötü söylemeyi, senin hamd sözüne, övgünde mübalağaya, ululanmanda dikkate ve çabaya, nimetine şükre, ihsanını itirafa ve nimetlerini saymaya dönüştür.


Allahım! Muhammed'e ve aline rahmet gönder. Sen beni korumaya kadir olduğun halde beni zulme uğrayanlardan eyleme. Beni engellemeye gücün yettiği halde başkasına zulmedenlerden eyleme. Beni hidayet etmen mümkün olduğu halde sapkınlardan eyleme. Hayatımın refahı senin elinde olduğu halde beni fakirlerden eyleme. Gücüm kuvvetim senden olduğu halde beni asilerden eyleme.


Allahım! Senin bağışlamana doğru hicret ettim. Senin affına doğru yöneldim. Senin affediciliğine müştakım. Beni mağfiret etmeni gerektirecek bir şeyim olmadığı, amelimde senin affina layık bir işim bulunmadığı halde senin fazlına ve keremine güvendim. Kendi hakkımda vardığım bu hükümden sonra, senin fazlından ve ihsanından başka bir şeyim ve umudum yok. Öyleyse Muhammed'e ve âline rahmet gönder ve bana fazlınla muamele et.


Allahım! Beni hidayetin diliyle konuşanlardan eyle. Bana takva yolunu yordamını ilham et. Beni en temiz huya ve ahlaka ulaşmada başarılı kıl. Beni en beğenilen işlerle görevlendir. Allahım! Beni en iyi yola ilet. Senin dinin üzere ölmeyi ve o dinle yeniden hayat bulmayı nasip eyle.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Beni işlediğim amellerin yollarında ve güç yetirebildiğim hallerde itidal nimetiyle nasiplendir. Sözlerimde ve işlerimde doğruluk ehlinden, hidayet kılavuzlarından ve salih kullar zümresinden eyle. Bana kıyamet gününde kurtulmayı ve azap pususundan sağ salim çıkmayı nasip et. Allahım! Nefsimin özgürleşmesine ve arınmasına vesile olacak güçleri kendi üzerine al ve nefsimin ihtiyaçlarını derecek ve onun ıslahına vesile olacak güçleri oraya koy. Çünkü sen korumazsan nefsim helâk olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Allahım! Gamlar üzerime askerlerini salacak olursa, tek silahım sensin. Herkesten ve her şeyden mahrum kalacak olursam, umudum sadece sanadır. Olaylar ve zorluklar üzerime saldıracak olursa yardım çağrım yalnızca sanadır. Kaybettiğim her şeyin karşılığı sendedir, yok olup giden her şeyin çaresi senin katındadır. Beğenmediğin her şeyi değiştirmek senin elindedir. Öyleyse bana belâdan önce afiyeti, talep etmeden önce zenginliği, yolumu kaybetmeden önce hidayeti ihsan eyle. Beni, insanların ayıbını araştırma derdinden kurtar. Kıyamet gününün azabından emin eyle. Bana kâmil bir rehber nasip eyle.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Lütfunla kötülükleri benden gider. Beni nimetinle besle, kereminle islah et, ihsanınla tedavi et, rahmetinin gölgesine koy. Bana hoşnutluğunun elbisesini giydir. Beni, işlerim zorlaşıp karıştığında en doğru olana, ameller birbirine benzediğinde en temiz ve en yararlı olana, yollar birbiriyle çatıştığında en beğenilmiş olana ilet.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Başımı kimseye muhtaç olmama tacıyla taçlandır. Beni işlerimde güzel tedbirler almaya yönelt. Hidayetinin devamlılığını nasip et. Bana huzurlu ve sade bir hayat bağışla. Hayatımı daimi bir meşakkate ve günden güne artan bayağı bir çileye döndürme. Dualarımı bana geri çevirme. Çünkü ben, sana karşı durabilecek hiçbir güç tanımıyor ve seninle birlikte sana eş olan ve benzeyen başka hiçbir şeye tapmıyorum.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Beni israf etmekten alıkoy. Rızkımı telef olmaktan koru. Malımı ihsanının bereketiyle çoğalt. Malımı hayır işlerine infak etmede beni doğru yola ilet.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Beni, çok kazanma ve rızık elde etme derdinden kurtar. Bana esirgenmemiş bir rızık ver ki sana ibadet ederken senden rızık istemekle meşgul olmayayım ve rızık kazanma yükünün ağırlığını omzumda taşımayayım.


Allahım! İstediğim şeyleri kendi kudretinle karşıla ve beni korktuğum şeylerden yana izzetinin civarına sığındır.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Şerefimi zenginlikle koru; makamımı yoksullukla alçaltma ki senin rızkını yiyenlerden rızık talep edip kötü yaratılışlı kimselerden ihsan dilenmeyeyim. Bana ihsan edeni övüp bana bir şey vermeyeni kınama derdine düşmeyeyim. Çünkü gerçek ihsan edici olan sensin, onlar değil.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Bana ibadet için sağlık, takva ve ilmimle amel etmek için huzur, yumuşaklık ve itidal üzere bir takva nasip et.


Allahım! Ömrümün süresini affınla sona erdir. Rahmetine duyduğum umutla arzumu gerçekleştir. Rıza menziline ulaşmak için gereken yolları bana aç. Her halimde amelimi iyilik üzere eyle.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Gaflete düştüğüm anlarda seni zikredebilmem için beni uyar ve uyandır. Bana verdiğin mühlet zamanlarında sana itaate ve ibadete yönelt. Bana senin sevgine doğru giden apaçık bir yol göster. O yol sayesinde bana dünyada ve ahirette hayır ihsan eyle.


Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Tıpkı ondan önce kullarından bazılarına gönderdiğin, ondan sonra da göndereceğin en güzel rahmeti gönder. Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi rahmetinle cehennem azabından koru.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İntihar Şiirleri Bercestem & Edebiyatta İntihar

İntihar, bilinçli bir tercih sonucu             uygulamaya konulduğunda, insanın              mutlak anlamda "birey" olması,              bireyselliğini mutlaklaştırmasıdır.             Bir tür "tanrı"lıktır... Hüsamettin Arslan “İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan;… …Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; … O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… …Panter merdivende Yukarı çıkıyor.” Sylvia Plath Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker bizim için İsmet Özel İntihar diye bir şey Yok bu dünyada. Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta Ahmet Erhan dün gece bir kadın doğurdu haliç bir kuş havalandı galata kulesi’nden m...

İstanbul Şiirleri Bercestem

      İstanbul'a meftûn olanlara Deniz bazan susup bazan homurdanıyor; Üsküdar ’da birkaç ışık sönüp yanıyor: Eşelenen kıvılcımlı bir mangal gibi... Sabahattin Ali Karaköy'den kalkan vapurlar bilir Yıllardır nasıl yangın Galata Kulesi Kız Kulesi'ne Ali Asker Barut Bugünse artık Görmek için denizi Sağa sola oynatması gerekecek Betonarme binaların arasında Üzgün duran boynunu Ali Asker Barut İstanbul’da bir sevdiğim vardı Keçi yavrusuna benzer, Rüzgar eserdi hafiften gözlerinde Halden anlardı. Cahit Külebi Selimiye'nin arkası Karacaahmet Az gerilesem sırtım selvilere değecek Tüylerim diken diken Ne var bunda ürkecek Halim Şefik Güzelson Vay canına tükürdüğümün İstanbul’u ... Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarı Ne gittim ne gördüm gitmek de istemem Taze ekmek bir parça beyaz peynir Şimdi olsa şuracıkta rakı içer Denize mi bakar kim bilir Oktay Rifat Kayacık'ta mekik atarken Penelope Düşü...

Beşinci Mevsim

Fırtınalı bir günün sonunda bir dal istedi kadın, tutunmak için dostane Bir mum yaktı adamın biri, elini uzattı beyaz bir gül geldi karşılığında Böylece bir muhabbet başladı gözlerde aylarca devam etti bu dostluk sessizce Bir mum daha yaktı adam yüreğini açacaktı kadına ellerini avuçlarına alıp korkusuzca bakacaktı kadının gözlerine ve birlikte yaslanacaklardı geceye Gözlerinde aşk koynunda ihtirasla düşler! Dedi kısaca Geldim dedi kadın ama yer bulamadım kendime Korkuyla geriledi adam ya bir daha gelmezse, ya onu hepten kaybedersem diye geçirdi aklından bir kez daha erteledi düşlerini her seferinde olduğu gibi Dört mevsim yaşadı kadın çelişkiler içinde son mevsimin son gününde, aklı yenik düştü yüreğine beyaz bir gül ile misafir oldu adamın düşlerine sana geldim götür beni gözlerindeki karanlığın ötesine Dalgındı, fark etmedi adam bozulmasını istemediği bir rüyanın içindeyi kendince Utandı kadın çok utandı çırılçıplak hissetti kendini o an söndürdü mumu beyninde hoşça kal. Dedi adama ...

İnsanlıktan kaçmayan imam!

En son nefret söylemi kurbanı olan Beylikdüzü’nde kafasının arkasından tek kurşunla öldürülen trans arkadaşımızı duyduğumda şöyle bir geriye gittim... Seks işçiliği yaptığım 90’lı yıllarda bir trans cinayeti serisi başlamıştı. Travestiler bazen tornavida ile öldürülüyordu, bazen kurşunla, bazen de polisten kaçarken araba çarpıyordu. Arabalar yardım etmek için duruyordu, trans olduğunu görünce tekrar üstünden geçiyorlardı. Tabii ki aileleri tarafından reddedilen transeksüel bireylerin cenazelerinde de kimse sahiplenmiyor ve almaya gelmiyorlardı. Biz morga gidiyorduk. Bazen yalvarıyorduk, bazen durumumuzu anlatıyorduk. “Ailesi reddetmiş, kimse gelip cenazesini almayacak. Aynı soyadından kimse gelip imza atmayacak bu çok net” diyorduk. Bazı morg görevlileri pozitif ayrımcılık yapıyordu. Cenazeyi biz alıyorduk. Bazen ailelerin de sahip çıktığı oluyordu. Cenazelere hep katılıyorduk. Kimi zaman da belediye gömüyordu. Yine Kulaksız Mezarlığı’nda belediyenin gömeceği bir cenazeye katılmıştık. ...

Ben hergeleyi görmüşümdür

BENDEN DE BİR KALİNİKHTA SANA BALIKÇI 23 Kasım 1906’da Adapazarı’nda dünyaya geldi. İstanbul'da 11 Mayıs 1954’te sirozdan yaşamını yitirdi. İlköğrenimini Adapazarı Rehber-i Terakki Mektebi'nde yaptı. İki yıl Adapazarı İdadisi'nde öğrenim gördü. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra ailesi İstanbul'a yerleşince İstanbul Sultanisi'ne girdi. Onuncu sınıfta bir öğretmene yapılan şaka yüzünden sınıfı dağıtılınca Bursa Erkek Lisesi’ne geçti, 1928'de mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde bir süre eğitim gördü. 1931 yılında ekonomi öğrenimi için gittiği İsviçre'den kısa süre sonra ayrılıp Fransa'nın Grenoble kentine geçti ve orada üç sene yaşadı. Sonraki yıllarda, Grenoble Üniversitesi'ne de devam ettiği şehirde, aslında başıboş gezerek edebî şahsiyetini bulmaya çalıştığını açıkladı. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle “kökü kendisinde olan” bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini y...

Gelecek Yıl İlkbahar Yokmuş

Yüzünü bir kedi tırmalayacak ona deli deme sakın Sonra trenin önüne bir oğlan atlayacak Zayıf, uzun bacaklı, çetrefil, kendine kahraman Raylarda kırmızı şarap şişeleri patlamışçasına Bu gece yağmur yağacak ona dur deme sakın Su yaramazdır, toprağın yorgunluğundan ne anlayacak İçini sürüklediğin bu korkunç mermi yuvasında En büyük dansa kalkmaya hazır ağır dallarınla Ninnilerle değil, vedalarla uyut kendini Dışarıdaki cemre sana düşmez uyma hayata Bu gece herkesin hafızası silinecek itinayla Buna kader deme sakın Zaten üç beş kişiyiz gürültümüz tuhaflığımızdan Sevişsek içkiler bitiyor sandık Ağlaşsak hüzünler harfiyen sıradan Hangimiz hainiz hangimiz hırpalandık Hangimiz kuvvetli yalnızlıklarıyla böyle olağan Sonra trenin önüne bir oğlan atlayacak Zayıf, uzun bacaklı, çetrefil, kendine kahraman Bu gece kökler yeryüzüne yürüyecek neden deme sakın Acı arsızdır, bedenin direncinden ne anlayacak küçük iskender

Bence Malumdur

dikenin kalbime battığı bir sonbahar günüdür sen elini bulutların içinde gezdirirsin bulutlar senin gözlerinin üstünde yürürler içini kurtlar kemirir bence malumdur buğulanmış camların arkasında masmavi yüzün senin ateşler içinde olduğun bence malumdur ellerin muhakkak çocuk elleridir hep kimsenin bilmediği türküler düşünürsün onlar neden daima okul türküleridir süleymancıktan bahseder kara toprakta açık yeşil bir yıldız gibi akıp giden süleymancıktan ve karınca yuvalarından bahseder ışıksız kömürsüz karınca yuvalarından gökyüzünde kızıl bir hilalin kaydığını görürsün sen ansızın gökyüzünde görünürsün gözlerinin rengi bence malumdur elinde değildir akşam serinliğinde üşüsün eylül'den itibaren geceler hazindir uzundur sokaklar yorulur uykuya varıp gelirler sokakların üstüne bulutlar gelirler bulutların üstüne yıldızların gözleri gelir bir yıldız bir yıldızın ardınca gider yıldızların kayboldukları yer bence malumdur  karanlıkta bir şeyler kopar dağılır...

Aşk gibidir şiir

Aşk gibidir şiir de: Söyleriz, söyleriz, çok şeyler söyledik gibi gelir bize, bir de bakarız ki bir şey söyleyememişiz, hep çevre de dolaşmış da öze değememişiz. Nurullah Ataç

MUTLULUĞUN TABİRLE İNŞASI

Bir padişah rüyasında bütün dişlerinin döküldüğünü görmüş. Sabah olunca bunu yorumlatmak üzere müneccimbaşını çağırtmış. Rüyayı dikkatle dinleyen müneccimbaşı üzülerek " Sultanım, bu rüya bütün sevdiklerinizin ölümünü göreceğinize işarettir ." demiş. Bu uğursuz yoruma öfkelenen padişah, müneccimbaşını görevinden azletmiş. Bunun üzerine huzura müneccimbaşının yardımcısı getirilmiş. Padişah, ona da aynı rüyayı anlatmış ve " Peki, sen ne diyorsun bu işe ?" diye sormuş. Genç yardımcı ise -biraz da çekinerek- " Efendim, bu rüya sizin, bütün sevdiklerinizden daha uzun yaşayacağınızı müjdelemektedir ." diye cevap vermiş ve yaptığı bu yorum sebebiyle ödüllendirilmiş. Kıssadaki her iki yorum da aslında aynı anlama gelmektedir. Ancak kelime seçimi ve üslup, sonucu tamamer değiştirmiştir: İlk yorum karamsarlık doğururken ikincisi umut ve güzellik aşılamıştır. Hayattaki olayların çoğu böyle iki türlü de yorumlanmaya müsait olarak kapımızı çalar. Kötüye de iyiye de yor...

Erteleme

Öbür gün, evet, yalnızca öbür gün... Yarın öbür günü düşünmeye başlayacağım, Belki her şey olup bitecek; ama bugün değil... Hayır, bugün değil; bugün yapamam. Öznel nesnelliğimin şaşırtıcı inadı, Gerçek yaşamımın uykusu, araya girmesi, Sezinlemesi, bitimsiz bezginlik- Bütün dünyam bir tramvaya yetişme çabası- Öyle bir ruh o... Yalnızca öbür gün... Bugün hazırlanmak istiyorum... Hazırlanmak istiyorum kendi yarınım için, öbür günü düşünmek için... Sonucu belirleyecek olan bu. Halihazırda planlarım var, ama hayır, bugün planlama yok... Yarın plan yapma günüdür. Yarın dünyayı fethetmeye masama oturacağım; Ama ancak öbür gün fethedeceğim dünyayı... Ağladığımı hissediyorum, Apansız ağladığımı hissediyorum, derinden içime doğru... Bugün ne olup bittiğini bilmeyin, bu bir giz, söyleyemem. Yalnızca öbür gün... Çocukken her hafta Pazar günü sirki beni eğlendirirdi. Bugün bütün eğlencem çocukluğumdaki tüm hafta süren Pazar günü sirki... Öbür gün, bambaşka biri olacağım, Yaşamım zaferle taçlanaca...