Sus
Kaldır at şu yıpranmış sözcükleri
Ellerimde ellerinle büyüsün düşündüklerin
İlk yaratıldığın güne dön
Sus
Ne bulduk iki yüzlülüğünde seslerin
Sus büyüsün bu derinlik
Büyüsün öğreneceklerin
Sus
Bu gürültü yıkacak evreni günün biri
Sus tükeniyoruz soluk soluğa
Buğu gibi
Sennur Sezer
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
Sanki Yokum
Beni böyle uzun sev
Gölü delirt
Tutuştur suyun kanını
Gitmeni yalanlayan kuşlar bul
Bir küflü yorgunluk
Zamansız bir deniz kaldı
Gecenin avuçlarında
Hem varım sanki yokum
Beni böyle ıslak sev
Gizimi dağıt
Kuşlar demiştik kuşlar
Kal öyle
Öyle rüzgarlı
Ahşap bir kapı
Açılıyorum sana
Gonca Özmen
Gölü delirt
Tutuştur suyun kanını
Gitmeni yalanlayan kuşlar bul
Bir küflü yorgunluk
Zamansız bir deniz kaldı
Gecenin avuçlarında
Hem varım sanki yokum
Beni böyle ıslak sev
Gizimi dağıt
Kuşlar demiştik kuşlar
Kal öyle
Öyle rüzgarlı
Ahşap bir kapı
Açılıyorum sana
Gonca Özmen
Bana Beklet
Bana beklet yontusunu ayıklarının
Bana beklet saksında o mahçup çiçeği
Ben ki beyaz bir sayfanın sıkıntısındayım
Yüzümde suskun ev tenhaları
Yüzümde geçkin bir elmanın kurtları
Ah hanginize baksam bir bahçe dağınıklığı
Geçsem içinizden geçsem
Kaderimdeki faytonun ağır aksaklığı
Bana beklet bu yara bilincini
Ve üşürüm ürpertisini ölümlü olmanın
Ben ki kuşlann göç zamanıyım
Büyüttüğünüz kötülük yılanı
Hüzünle uyandığınız yatakta
Ah bilmemenin geniş huzuru
Korkuyu getirdi rüzgâr
Öylece koydu aramıza
Bitir sessizi ve yeniden başla
Gonca Özmen
Bana beklet saksında o mahçup çiçeği
Ben ki beyaz bir sayfanın sıkıntısındayım
Yüzümde suskun ev tenhaları
Yüzümde geçkin bir elmanın kurtları
Ah hanginize baksam bir bahçe dağınıklığı
Geçsem içinizden geçsem
Kaderimdeki faytonun ağır aksaklığı
Bana beklet bu yara bilincini
Ve üşürüm ürpertisini ölümlü olmanın
Ben ki kuşlann göç zamanıyım
Büyüttüğünüz kötülük yılanı
Hüzünle uyandığınız yatakta
Ah bilmemenin geniş huzuru
Korkuyu getirdi rüzgâr
Öylece koydu aramıza
Bitir sessizi ve yeniden başla
Gonca Özmen
Yalnızlığı Denemek
Sonra yalnızlığı denemek oluyor herşey..
Üç beş sandalye yetiyor hüznü ağırlamaya..
Akşamları getirdiğim yorgunluk beni anlatmıyor..
Durmadan okşuyorum tüylerini gecenin..
Çiçekler büyük bir yokluğa bakıyor..
Gitsem..
Gitsem bir solgunluğa gidiyorum;
yüzümde kelebekler ve tebessümler ölüyor...
Gonca Özmen
Üç beş sandalye yetiyor hüznü ağırlamaya..
Akşamları getirdiğim yorgunluk beni anlatmıyor..
Durmadan okşuyorum tüylerini gecenin..
Çiçekler büyük bir yokluğa bakıyor..
Gitsem..
Gitsem bir solgunluğa gidiyorum;
yüzümde kelebekler ve tebessümler ölüyor...
Gonca Özmen
Çok Üşümek
Bir Kalır uzun resimlerde anısı sakallarımızın
Urban içinde Üşüyüp Üşüyüp kaldığımızın
Bir Kalır yanık yağlar yataklarda o oteller
Meydanlar heykeller sizin olmadığınız o her yer
O çok yalınç gerçekli gelip gitmeler
Bir Kalır uzun duvarlar ve onların dipleri
Bir Kalır Yılgın Adamların hep "Evet" dedikleri
Çok üşürdük hep üşürdük üşümekti bütün yaşadığımız
Üşürdü ellerimiz aşkımız sonsuz uzun sakallarımız
Tükenir dağınık diriliği kaşıntımızın bir gün
Bir Kalır uzun kitaplarda anısı çok Üşüdüğümüzün ...
Turgut Uyar
Urban içinde Üşüyüp Üşüyüp kaldığımızın
Bir Kalır yanık yağlar yataklarda o oteller
Meydanlar heykeller sizin olmadığınız o her yer
O çok yalınç gerçekli gelip gitmeler
Bir Kalır uzun duvarlar ve onların dipleri
Bir Kalır Yılgın Adamların hep "Evet" dedikleri
Çok üşürdük hep üşürdük üşümekti bütün yaşadığımız
Üşürdü ellerimiz aşkımız sonsuz uzun sakallarımız
Tükenir dağınık diriliği kaşıntımızın bir gün
Bir Kalır uzun kitaplarda anısı çok Üşüdüğümüzün ...
Turgut Uyar
San
Kırmızı bir kuştur soluğum
Kumral göklerinde saçlarının
Seni kucağıma alıyorum
Tarifsiz uzuyor bacakların
Kırmızı bir at oluyor soluğum
Yüzümün yanmasından anlıyorum
Yoksuluz gecelerimiz çok kısa
Dörtnala sevişmek lazım.
Cemal Süreya
Kumral göklerinde saçlarının
Seni kucağıma alıyorum
Tarifsiz uzuyor bacakların
Kırmızı bir at oluyor soluğum
Yüzümün yanmasından anlıyorum
Yoksuluz gecelerimiz çok kısa
Dörtnala sevişmek lazım.
Cemal Süreya
Eda Karaytuğ - Tükendi Nakdi Ömrüm
Tükendi nakdi ömrüm dilde sermayem bir âh kaldı
Nevası âridir dilden ne yarandan nigâh kaldı
Derûni derdimi lokmana gösterdim,dedi eyvâh
Bu derdin dermanı yok çare ancak bir ilâh kaldı.
Kara günlerde mi halk eylemiştir kim beni mevlâm
Tutuldu şemsi bahtım gonca güllerim siyah kaldı
Perişan halime hiç kimselerden olmadı imdad
Halim arzetmediğim şâh-ı vezir padişah kaldı
Bu Rıf’at varını yaran uğruna eyledi yağma
Elimde sade bir keşkül başımda bir külah kaldı.
Rıf'at Efendi
Rıfat Efendi (1798 / 1864)
Adıyaman’da doğmuş ve Adıyaman'da vefat etmiştir. Ailesi Şeyh Gil diye tanınmıştır. Çocukları
İstanbul'a yerleşmiştir. Halen torunlarının İstanbul’da ikamet ettikleri söylenmektedir.
Hayatını uzun süre Anadolu'da seyahatla geçirmiş,bir müddet de İstanbul'da kalmıştır. Hayatı
boyunca geçim sıkıntısı çektiği, çilekeş ve sabırlı olduğu bilinmektedir.
Tahsili olmamakla birlikte kendisini çok iyi yetiştirdiği, geniş bir kültüre sahip olduğu şiirlerindeki
akıcılığında ve anlam derinliğinde görülmektedir.
Rıfat Efendi şiirin her dalında örnekler vermiştir. Müfredleri, gazelleri, na’t ve ilahileri onun ne
kadar içli bir şair olduğunu göstermektedir.
Şemseddin Sami’nin Kâmusü’l A’lam’ına şu müfrediyle geçmiştir.
Kaşın gözün ki hakkıyle Tîr-i kemanlıdır
Tut ki aşkınla o sehme nişanlıdır
Yukarıda belirtildiği üzere geçim sıkıntısı çeken şair şu mısraları terennüm etmektedir.
Ne kadar kadirşinas olmasa da Adıyaman
Rıfat’a çare ne? Yahşi vatanındır vatanın
Dilberlerinin misli Stanbul’da bulunmaz
Rıfat o sebepten terk edemez vatanın
Rıfat Efendi (1798 / 1864)
Adıyaman’da doğmuş ve Adıyaman'da vefat etmiştir. Ailesi Şeyh Gil diye tanınmıştır. Çocukları
İstanbul'a yerleşmiştir. Halen torunlarının İstanbul’da ikamet ettikleri söylenmektedir.
Hayatını uzun süre Anadolu'da seyahatla geçirmiş,bir müddet de İstanbul'da kalmıştır. Hayatı
boyunca geçim sıkıntısı çektiği, çilekeş ve sabırlı olduğu bilinmektedir.
Tahsili olmamakla birlikte kendisini çok iyi yetiştirdiği, geniş bir kültüre sahip olduğu şiirlerindeki
akıcılığında ve anlam derinliğinde görülmektedir.
Rıfat Efendi şiirin her dalında örnekler vermiştir. Müfredleri, gazelleri, na’t ve ilahileri onun ne
kadar içli bir şair olduğunu göstermektedir.
Şemseddin Sami’nin Kâmusü’l A’lam’ına şu müfrediyle geçmiştir.
Kaşın gözün ki hakkıyle Tîr-i kemanlıdır
Tut ki aşkınla o sehme nişanlıdır
Yukarıda belirtildiği üzere geçim sıkıntısı çeken şair şu mısraları terennüm etmektedir.
Ne kadar kadirşinas olmasa da Adıyaman
Rıfat’a çare ne? Yahşi vatanındır vatanın
Dilberlerinin misli Stanbul’da bulunmaz
Rıfat o sebepten terk edemez vatanın
Sen Gidince
sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
saçlarını, gözlerini, ellerini
neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
termometrede yükselen çizgi
kimbilir nerelerde soğuyorsun
senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
insan insan bakan gözbebeklerin
beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder
ne gelirse onlardan gelir bana
çalışma gücü yaşama direnci
mutluluk gibi kazanılması zor
mutluluk gibi yitirilmesi kolay
bir açarsın ki mutluyum
bir kaparsın ki herşey elimden gitmiş
Rıfat Ilgaz
saçlarını, gözlerini, ellerini
neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
termometrede yükselen çizgi
kimbilir nerelerde soğuyorsun
senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
insan insan bakan gözbebeklerin
beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder
ne gelirse onlardan gelir bana
çalışma gücü yaşama direnci
mutluluk gibi kazanılması zor
mutluluk gibi yitirilmesi kolay
bir açarsın ki mutluyum
bir kaparsın ki herşey elimden gitmiş
Rıfat Ilgaz
Mahzun Tarafım
Benim mahzun bir tarafım vardır.
Bakmayın neşeli olduğuma;
Sanki bir başkası içimde;
Pişman dünyaya geldiğine.
Bağ, bahçe ,deniz kenarı,
Güzel manzara faydasız;
Ben hazdan bitiyorum,
O daima neşesiz
Alışamadım yıllardır.
Bu ikinci varlığıma
Bakmayın neşeli olduğuma
Benim mahzun bir tarafım vardır.
Oktay Rıfat Horozcu
Bakmayın neşeli olduğuma;
Sanki bir başkası içimde;
Pişman dünyaya geldiğine.
Bağ, bahçe ,deniz kenarı,
Güzel manzara faydasız;
Ben hazdan bitiyorum,
O daima neşesiz
Alışamadım yıllardır.
Bu ikinci varlığıma
Bakmayın neşeli olduğuma
Benim mahzun bir tarafım vardır.
Oktay Rıfat Horozcu
Ölmüş Bir Arkadaştan Mektup
Eskisi gibi yaşıyorum
Gezerek, düşünerek
Yalnız biletsiz biniyorum vapura, trene
Pazarlıksız alışveriş ediyorum
Geceleri evimdeyim, rahatım yerimde
(Bir de sıkılınca pencereyi açabilsem)
ah... Başımı kaşımak, çiçek koparmak
El sıkmak istiyorum arada bir.
Melih Cevdet Anday
Gezerek, düşünerek
Yalnız biletsiz biniyorum vapura, trene
Pazarlıksız alışveriş ediyorum
Geceleri evimdeyim, rahatım yerimde
(Bir de sıkılınca pencereyi açabilsem)
ah... Başımı kaşımak, çiçek koparmak
El sıkmak istiyorum arada bir.
Melih Cevdet Anday
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Bir yağmur damlasına çizdim o küçük gölün kıyısında bana verdiğin ilk öpücüğü… Şemsiyenin ucu yırtıyordu bulutları Özkan Mert Her yağ...
-
Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yab...
-
Elif'e Ölen bir kuş uçuşu unutmamayı öğütledi bana Füruğ Ferruhzad Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına niye izin...
-
Dostlarım, burası Azze’nin meskeni bağlayın develerinizi ve bir vakit kaldığı konaklara ağlayın Dokunun bir dem teninin değdiği toprağa Kon...
-
Yok senin kendi hayatın. Benim ölümümdür sadece senin hayatın. Ne yaşarsın ne de ölürsün bu yüzden… Hiçbir kadın tutmaz seni göğsüne. Hiçbir...
-
Jale Parla, Tanzimat romanından yola çıkarak yazdığı “Babalar ve Oğullar “adlı kitabında, Türk romanının kaynağındaki önemli bir boşluğa vur...
-
Cyrano de Bergerac’tan “İstemem eksik olsun” Tiradı. Seslendiren Rüştü Asyalı: — Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu...
-
249 Qual paura o quando mi torna a mente Nasıl korku duyarım anımsadığımda o günü, kederli ve kaygılı bıraktığım kadınımı ve yüreğim...
-
sarıp sarmaladı bizi kanatlarıyla bezginlik; beşikten mezara başımızın ucundan ayrılmadı hiçlik * kadınlar az şey beklemiyor sizden ...
-
Rahman ve rahîm Allah'ın adıyla. "Bütün hamdler, övgüler âlemlerin Rabbi Allah'adır. O Rahmandır, Rahîmdir. Din gününün, hesap ...









