Düştanbul “Siz kâinatın etrafınızda dönmesini istiyorsunuz. Düşünmüyorsunuz ki hayat sizi mahrekinin dışına atmış. Hayat kimsenin etrafında dönmez, herkesle beraber yürür.” I “Serin kuşu sabahın, acılı ve tekdüze, açılan sessiz bir yaprak gibi gündüze.” Her kentten içeri, sarı gündüzler çıldırtıyor insanları. Bir gece gelir her gündüzle, bitimsiz düşler; bir kentten içeriye hep girince. O yaralı ece, çıldırmış gündüz, İstanbullu o orospu; kirpiğin her kapanması o, ıslanmış bir düş— acısıdır haça gerilmiş kentin. Soluksuz bir gecededir arası yağmurla düşün; ağacaktır o da ağmışsa dünyaya ruhu arınmış İ(n)sa(n); çarmıhlı kentimin acısı, düşümde gördüm, sarı bir gündüzde bitmiş. Uyandım, baktım, güneş doğmuş. II Ne san. Bir kentte bir gündüzde bir düşte. Sarı Japon fincanlarını diz içine üstüste. Fincan içre bir iç bu. Fincan içre bir can. Alttakini çekince, şan— gırr! İnsan! Ne san. ...
Yorumlar
Yorum Gönder