Ana içeriğe atla

Bir Günün Dökümü


1.saat

otur dizimin dibine ıssızlık tanrısı
ben sana yarım kalmış aşklardan bahsedeyim
sen bana yaratamadığın güzelliklerden bahset

otur dizimin dibine ıssızlık tanrısı
gözyaşın var mı senin, varsa dök de git

*

2.saat

severim yarıgeceleri
yarıgeceler suskundur, konuşkandır yerinde
hüzünler yağdırır hüzünler yağdırır hüzünler yağdırır
derinlerden hissetmesini bilenlerin üstüne

*

3.saat

bünyamin, nerde senin belâ çiçeğin
sen onsuz yaşayamazsın, düşük kalır sol omzun
içine yağan karın haddi hesabı olmaz
giremezsin bir şiire ferahfeza giremezsin
kurtlar basar ormanını, boynundan devrilirsin

bünyamin, nerde senin belâ çiçeğin

*

4.saat

taş yerinde ağırdır
onu bilirim

her yerde ağırdır aşk
onu da

*

5.saat

bir damlasısın sen yaşamak ırmağının
yaşamak ırmağının diyorum anlıyor musun?

*

6.saat

tek yıldız yok gecenin sonsuzluğunda
dışarda çıt yok
kalbim dayanamaz bunlara
üstelik uykum kaçmış
can çekişen aşklara kaçmış
ağır bir yenilginin dumanı üstünde sıcaklığına
allah yorulmaz demeyin, allahın yorgunluğuna kaçmış

ben senin sözcüklerden arınmış aykırılığına kaçmışım

*

7.saat

ağlayacağım
başka çarem yok
dostlarımın beni birer ikişer terk etmesi var
ağlayacağım

ağladığımı sonbahar ağaçlarına anlatacağım

*

8.saat

kimi güzellikleri savsaklasam da
iyi kötü yaşadım işte yaşıyorum
kazık atmadım kimseye
harama uçkur çözmedim
didiştim dövüştüm seviştim

en çok kendi karanlığımla öpüştüm

*

9.saat

gece
fokur fokur kaynayan bir cehennemdi
gözlerimi kapatsam gövdemin üstünde binlerce zebani

*

10.saat

ey acı, beni bekle
sana yaz yağmurlarından selâm getireceğim
çocukluğumun akide şekerlerinin ayartıcı kokusunu
leblebi tozlarını ve panayır şenliklerini
sana guguk kuşlarının ötüşlerini

ey acı, beni bekle
beklemezsen söker atarım kalbimi

*

11.saat

senin ömrün:
yağsa bir türlü yağmasa bir türlü bir uzun yağmur
devlet ricâli tarafından soldurulmuştur

*

12.saat

gidersin, giderken dağları da sürüklersin ardından
kelimelerin gücünü de götürürsün, güçsüzlüğünü de eli böğründe kalmaların)
ben anlarım ya, başka kimseler anlamasa olmaz mı

ben anlarım ya, başka kimseler anlamasa olmaz mı
senin ayrılıklardan ziyade kavuşmalarda yandığını

*

13.saat

ben bu kadar üşümezdim
ölümden ve şiirden düşmeseydim hayat’a
hayat beni mukayese etmeseydi yolların
yolların telâşıyla
ben bu kadar üşümezdim

*

14.saat

saklandığın yerden sen kolay kolay çıkmazsın
kelebekleri sıkmazsın parmaklarının arasında
terörle mücadele şubesi’nin önünde ağlak ağlak oturmazsın
aman sevgilim, yaman sevgilim, zaman sevgilim
-takla attırıyorum bak kelimelere-
armut dersem çık, elma dersem çıkma!

*

15.saat

ne vakit havalandırmaya kalksam odamı
bir serçe sürüsü içeri hurraaa
bir söyleşiye koyuluyoruz ki canıma minnet:
karl marks’ın öğretisini konuşuyoruz
muhammed ali cinnah'ı, deniz gezmiş'i
sevişmesi bir cehennem kadınları da
elitist erkekler cumhuriyeti'ni unutmuyoruz
kralları ve dalkavukları, dolayısıyla

dolup dolup taşıyoruz, gülten akın'ın mısralarıyla

*

16.saat

aşk:
o ne mümkünsüz diyar!
içi de, dışı da, yaz’ı da, kış’ı da
kapanına kıstırdığını yakar

*

17.saat

jean paul sartre ne demiş:
“çiçek çiçekliğini kendi oluşturmaz
insan insanlığını kendi oluşturur”

jean paul sartre, demiş de ahmaklar dünyasında
iyi halt etmiş

*

18.saat

her eşitlik bir özdeşliktir ama
her özdeşlik bir eşitlik değildir
ben sana özdeş olayım
razıyım buna da

*

19.saat

internetten hazzetmez de, ne etsin ahmet erhan
tutmuş bir e-posta göndermiş geçende
şöyle yazmış irikıyım bir incelikle:
(başka bir şeycik de yazmamış zaten)
“bünyamin, doğru kardeşim benim”

gözlerine perde inmiş: ben imalât hatasıyım
ah ahmet erhan, yanlış kardeşim benim!

*

20.saat

hep söylerim de kim dinler beni:
bu dünya, aşk mekânı değildir dostlar

çenemi tutsam biraz iyi olacak:
-babam, doğum günümde ölmüştü benim-
ibret-i âlem için göreceksiniz
beni doğum günümde vuracaklar

*

21.saat

bir bok gelirmiş gibi sanki elimden
dert küpü kesildim başkalarının
kendi söküğümü dikemem oysa

iki kadeh rakıyı bir kenara bırakın
sevdaya tutulmuşsam bir damla su içemem

*

22.saat

muhayyilem bitpazarı örneği
üçüncü cihan harbi saçım-sakalım
tırnaklarım uzadıkça uzuyor

benden adam olmayacak, anladım
can bu tenden çıkmadıkça

*

23.saat

çiçekçi bir çingene kızının söylediği türküden
düzelecektir dünya

düzelecektir düzelmesine
ben göremem ya!

*

24.saat

sevgilim, ölmek istiyorum, ört beni
söylencesel “otuz kuş”un kanat çırpışlarıyla.

bünyamin durali

Bu blogdaki popüler yayınlar

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yabani Unutma sana bergüzarım var İntizarım yoktur, inkisarım var. Bahaettin Karakoç Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp baktım arkama. * Ne büyük bir suç, Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor, Kyoto’nun bayanları. * Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. * Dökülen kiraz çiçeklerini, Durdurmanın bir anlamı Yok ki. * Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. * Kiraz çiçeği işte, Kolumun üstüne Telaşla dökülen de. Takahama Kyoshi kiraz bahçelerinden geliyordum yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri seni sevmekten geliyordum bir çeşit yalansızından sevda cümleleri tren yolculuklarında kiraz bahçelerinin resmi geçitleri Betül Dünder büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder İtiyorum onu, iti...

BENİMSE GÖZLERİM AKAN SULARDA

ben ve ellerim uzaklarda senden kelimeler gözyaşlarında asılı  bilirim yollanımı gözetleyedururda  otururken köşesinde yalnızlığın iğreti  yüreğin ezik ezik olmasın anne. sensiz sanadır içimde akşamlar  suskunluğun süren sorgusunda  az biraz morcadır ellerim anne. ak bir yazmadır gece /örter başını  düşmüştür yollara yana yakıla  yürekleri itrek karanlıklara sarkıtılır parmaklar  seherlere düşen ayrılıktır  kuşluklar kıyılardan avuçlanır anne benimse gözlerim akan sulardan. Ahmet Veske Ahmet Veske her yerli şair gibi, beslendiği memelerin hakkını yemeyen biri. Bizim medeniyetimizin temellerinden olan hüzün, burada adı ikide bir ulu orta anılmadan uç veriyor şiirinde: “ben ve ellerim uzaklarda senden kelimeler gözyaşlarında asılı bilirim yollarımı gözetleye durur da otururken köşesinde yalnızlığın iğreti yüreğin ezik ezik olmasın anne” Anneden uzaklık öyle el değmemiş bir hasret ifadesi değildir. Anne her dokunuşta canımızın beslendiği toprağa...

Babalar ve Yazarlar

Jale Parla, Tanzimat romanından yola çıkarak yazdığı “Babalar ve Oğullar “adlı kitabında, Türk romanının kaynağındaki önemli bir boşluğa vurgu yapar. Tanzimat romanlarındaki kahramanların çoğunun yetimliğine dikkat çeken Parla, bu romanlardaki kahramanların çoğunun yetim olması kadar belirleyici bir unsura değinir. Bu romanların kendisini de birer yetim metin olarak tanımlar Parla. Tanzimat romancıları bir yandan Batı’dan alınan bu yeni edebi türde ürün verirken, bir yandan da Osmanlı’dan kalan eski ahlak ve değerler manzumesini de sürdürmeye çalışırlar. Daha da ilginci, Türk romanının, bir baba-oğul çatışmasından çok, babadan yoksun kalmanın telaşı içinde, bir baba arayışının içine doğduğunu vurgulayacaktır Parla. Nasıl ki, Tanzimat romanındaki “baba arayışı” belirlemesini Jale Parla’ya borçluysak, modern Türk romanındaki “çocuk kalmışlık” imgesini de şüphesiz Nurdan Gürbilek’e borçluyuz. Gürbilek’in “Kötü Çocuk Türk” kitabında yer alan “ ”Azgelişmiş Babalar” başlıklı incelemesi mode...

Hâtim Duası

Rahman ve rahîm Allah'ın adıyla. "Bütün hamdler, övgüler âlemlerin Rabbi Allah'adır. O Rahmandır, Rahîmdir. Din gününün, hesap gününün tek hakimidir. (Haydi, öyleyse deyiniz): 'Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Senden medet umarız.' Bizi doğru yola, Sana doğru varan yola ilet. Nimet ve lütfuna mazhar ettiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapkınlarınkine değil." "Elif, Lâm, Mîm. İşte Kitap! Şüphe yoktur onda. Rehberdir müttakîlere! O müttakîler ki görünmeyen âleme inanırlar. Namazlarını tam dikkatle îfâ ederler. Kendilerine ihsan ettiğimiz nimetlerden de infakta bulunurlar. Hem Sana indirilen kitabı, hem de Senden önce indirilen kitapları tasdik ederler. Âhirete de kesin olarak onlar inanırlar.” "Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti; mü'minler de. Onlardan her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resûllerine iman etti. 'O’nun resûllerinden hiç birini diğerinden ayırt etmeyiz.' dediler (ve e...

Çekilme

Çocuğum benim, dalsızım, kanatsız hayal rüzgârım İnce içlenmelerle kıvrıla kıvrıla Tenimde düğümlenen duygu çıkmazım. Öpmesi gibi büyük suların engin kıyıları titreyerek Tutkular köpükler içinde İncitmeden tek bir kum taneni sürüklemeden Çekileyim ömrünün ak örtüsü üzerinden Usulcacık, saygılı Derin kuyularına büyük yalnızlığın İzler bırakarak geride yürek çarpıntılarından İyimser, kederli Bir özge zaman arması gibi Andıkça sevgiyle Yalnızca sevgiyle ışıklanan… Yanlış kıyılarda çırpınıyor bu yaşlı deniz Bu ağır suyu bu ince kum kaldıramıyor… Şükrü Erbaş

şano

Kuyruğumda arkadaş ölülerinden bir mahya Alkolik bir babadan ıslaklık Polis korkusundan bir çelenk Askerlik şubelerinden bir son yoklama Boynumda işsizlikten bir kement Oğlumun sorularından bir yanıtsızlık Karımın sabahlarından bir suçlama Annemin hafta sonlarından bir hayırsızlık kaldı... - Bu oyun burada bitti mi amca? - Hayır, yönetmen yeniden başa aldı. Yenilgimin oyuncularını ıslıklıyorum Hücrelerimi haykırıyor: Bir yerde yanıldın sen! Belki de her yerde yanıldım ben Şunun şurasında kaç yıl yaşadım Bağışlayın beni Çünkü bağışlanabilecek pek çok şey yaptım... 1990 Ahmet Erhan

AŞIRI DÜŞÜNMEK

Aşırı düşünme (overthinking) günümüzde çoğumuzun muzdarip olduğu, bizi adeta bir bataklık gibi içine çeken, enerjimizi tüketen ve içsel huzurumuzu bozan, işlevsel olmayan bir eylemdir. Araştırmalarında özellikle kadınların aşırı düşünmeye erkeklerden daha yatkın olduğunu bulan Susan Nolen-Hoeksema “Aşırı Düşünen Kadınlar” adlı kitabında, yıllarca yaptığı bu araştırmalara dayanarak kadınlar özelinde bu eylemi derinlemesine incelemekte ve çözüm yolları sunmaktadır.  1.BÖLÜM: BİR SALGINA DÖNÜŞEN AŞIRI DÜŞÜNME EYLEMİ Aşırı düşünme çoğu zaman bize bir fayda sağlamayan, aksine olumsuz duygu ve düşüncelerin altında ezildiğimiz bir haldir. Bu düşünüp durma hali, problem çözme becerimizi ve motivasyonumuzu olumsuz etkilediği gibi ilişkilerimizin ve ruhsal sağlığımızın bozulmasında da rol oynar. Nitekim kadınların depresyon ve kaygı gibi problemleri yaşama olasılığı erkeklere göre iki kat fazladır ve aşırı düşünme eğiliminin bu durumun nedenlerinden biri olarak gösterilmesi mümkündür. Yaza...

Övülmüş Ahlakı ve Beğenilen Amelleri İsteme Duası

Sahife-i Seccâdiye'den' Yirminci Dua Övülmüş Ahlakı ve Beğenilen Amelleri İsteme Duası Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. İmanımı, imanın en olgun derecelerine ulaştır. Yakinimi, yakinin en faziletli mertebelerine eriştir. Niyetimi, niyetlerin en iyisine; amelimi, amellerin en güzeline yükselt. Allahım! Lütfunla niyetimi kâmil ve halis eyle. Kesin inancımı sabit kıl, kudretinle benden sadır olan kötülükleri islah eyle. Allahım! Muhammed'e ve âline rahmet gönder. Gönlümün meşgul olmasına neden olan önemli işlerime sen kâfi ol. Beni, yarın sorguya çekeceğin işlerle vazifelendir. Zamanımı, beni yapmam için yarattığın şeylerle geçirmemi sağla. Beni senden başkasına muhtaç eyleme. Bana rızkını genişlet. Beni zenginlerin malına mülküne, makamına ve haşmetine özlemle bakanlardan eyleme. Beni aziz eyle. Beni kibre giriftar eyleme. Kendi kulluğunda bana boyun eğdir. İbadetimi kendini beğenmişlik yüzünden heder eyleme. Benim elimle insanları hayra yönelt. Salih ameller...

Kuseyyir Azze’nin Tâiyye Kasidesi

Dostlarım, burası Azze’nin meskeni bağlayın develerinizi  ve bir vakit kaldığı konaklara ağlayın Dokunun bir dem teninin değdiği toprağa Konaklayın, geçirdiği yerde gündüzünü ve gecesini Allah günahlarımızı örter mi diye ümitsizliğe düşmeyin Namazınızı onun kıldığı yerde kıldığınızda Ağlamak nedir bilmezdim Azze'den önce Bilmezdim terk edişine dek, kalbin acılarını İnsaf etmedi; hem kadınlardan kalbimizi soğuttu Hem de ihsanında pek cimri davrandı Kureyş'in kurban kesip, namaz kıldıkları (İlaha) Me'zimân sabahında büyük yeminler etti (Şöyle dedi): "Eşlik etmem sana; hacılar haccettiği Yolcular Feyfâ Âl'de tekbir ve telbiye getirdiği sürece Rukbe tepesinde tekbir getirdikleri ve Zû Gazâl'de hac şiarını eda edip tehlil getirdikleri sürece" Aramızdaki bağı koparmaktı niyeti; adak adayan biri gibi Adağını yerine getirince (görüşmemize) izin verdi Dedim: “Ey Azze, yoktur nefsin alışınca boyun eğmediği bir felaket Ve görülmemiştir insanı aşkta kaplayan coşkunun ...

kurumuş ve ağacından ayrılmış bir yaprak gibi

sana her geldiğimde ölüm hissiyle kurumuş ve ağacından ayrılmış bir yaprak gibi geri veriyorsun hayata beni saçlarımdan ve gözlerimden öperek ayrılığın oğulusun sen ağacın toprakta gördüğüsün seni ben ufalayamam sen ben dağıtamam ben sana hiç kıyamam seni toprak çürütsün ağacın toprakta gördüğüysem bilirim dal ile toprak arasını da Mehmet Can Doğan