Ana içeriğe atla

Murphy Yasaları

· Tabiat ana daima hatanın yanındadır.

· Çözülen her problem yeni problemler yaratır.

· Aptalların dahi yapamayacağı şey yoktur, çünkü onlar da kendi çapında birer dahidir.

· Smith-Wesson kare as'tan daima iyidir.

· Tek boynuzlu gergedanla birde bir oynanmaz.

· Düşürdüğün ekmeğin yağlı yüzünün halıya gelme olasılığı, halının yeniliğiyle doğru orantılıdır.

· Asla Mrs. Murphy ile ilişki kurma.

· Tünelin ucunda görülen ışık üzerinize gelen trenin farı olabilir.

· Otomobil tamir ederken düşürdüğünüz alet, daima aracın en ulaşılmaz yerine kaçar.

· Bozuk bir alet tamire geldiğinde çalışır.

· Kendinden daha çılgın biri ile asla yatma.

· Emin değilsen mırıldan, başın dertte ise birine yık.

· Kendinden emin olmadığın zaman ikna edici konuş.

· Endişelenme, kısırlık kalıtımsal değildir, çocuğuna geçmez.

· Bir şeyin yanlış gitme olasılığı varsa, yanlış gider.

· 1500 liralık ampul daha önce patlayarak 10 liralık sigortayı kurtarır.

· Kestirme, iki nokta arasındaki en uzun yoldur.

· Her şey yolunda gidiyor gibi görünüyorsa, senin dünyadan haberin yok.

· Dostlar gelip gider, düşmanlar birikir.

· Murphy'nin altın kaidesi : Altını olan kuralı belirler.

· Hayattaki en güzel şeyler : Ya kanun dışı, ya ahlak dışı ya da şişmanlatıcıdır.

· Kaz ise kazıkla.

· Enayilerin parasını yanına bırakmak ahlaka aykırıdır.

· Elindeki kuşa, başının üzerindekinden daha çok güven.

· Güzellik derinin altına kadar işler, çirkinlik ise kemiğe dayanır.

· Hiyerarşide kişiler yeteneksizlikleri ölçüsünde yükselir ve orada kalırlar.

· Daima yarışta hızlı ve savaşta kuvvetli olan kazanmaz, ama sen yine onların tarafını tut.

· Bir işi tam yapmak için vakit bulunmaz, ama düzeltmek için daima zaman bırakırlar.

· Çok üstüne düşme, bozarsın.

· Pipo akıllıya düşünme şansı verir, aptala eğlencelik olur.

· Öyle bir sistem getir ki, bir budala bile kullansın. O zaman da onu sadece bir budala kullanır.

· Herkesin zengin olmak için yürümeyen bir planı vardır.

· Hiçbir iyilik cezasız kalmaz.

· Borç alabilmek için önce ona ihtiyacının olmadığını kanıtlaman gerekir.

· Tamire kalktın mı bil ki, daha çok zaman ve daha pahalıya çıkar.

· Her şeyin %90'ı posadır.

· Üniversite hocaları başkalarının sorunlarına en liberal, üniversitenin sorunlarına ise en muhazafakar çözümleri getiren kişilerdir.

· Yasama organı çalışma halindeyken, insanların hayatı gibi, mülkiyet hakkı ve özgürlükler de tehlike altındadır.

· İnsanlar gerçekleri arar, fakat hep kendi görüşleri doğrultusunda ilerler.

· Atı suya götürmek iş değildir. Marifet atı suda sırtüstü yüzmeye razı etmektir.

· Aynı taksiyi birden fazla gazete muhabiri paylaştığı zaman, taksi ücretini önde oturan öder.

· Aynı taksiyi kaç muhabir paylaşırsa paylaşsın ve taksi ücretini kim öderse ödesin, bütün muhabirler taksi ücretini masraf listelerine yazarlar.

· Bir siyasi partinin kuruluşu, bir siyasi hareketin sona ermesi demektir.

· Yeni kanunlar, yeni kanun boşlukları doğurur.

· İnsanlar diledikleri gibi davranabilecekleri özgür bir ortama kavuşunca, birbirlerini taklit ederler.

· Popüler olan kişi, sevilmemeye mahkumdur.

· Çok denenmiş yollar, hiçbir yere çıkmaz.

· Direnen, yücelir.

· Aşırılar buluşur.

· Yeni kravat, çorba çeker.

· Dükkanda ayağa uyan ayakkabı, en çirkin olan ayakkabıdır.

· Vitrinde gördüğün hiçbir mal, sizin alabileceğiniz kadar ucuz değildir.

· Seyahate çıkarken, ihtiyacınız olan elbiselerin yarısını ve ihtiyacınız olan paranın iki mislini yanınıza alınız.

· Radyoyu ne zaman açarsanız açın, en sevdiğiniz şarkının son melodilerini duyarsınız.

· Tereyağının sertliği ile üzerine sürülecek ekmeğin yumuşaklığı doğru orantılıdır.

· Vücut banyoya girmeden, telefon çalmaz.

· Yanlış numara hiç meşgul çalmaz.

· Yeni alet almadan, kaybettiğiniz eski aleti bulmanız mümkün değildir.

· Dakikanın uzunluğu, umumi hela kapısının hangi tarafında olduğunuza bağlıdır.

Murphy iyimser bir insandı.....!

· Eğer bilgisayarınızda bitirilmesi ölüm kalım meselesi olan bir iş varsa yemeğe çıkmanın tam vaktidir, çünkü elektrik kesilecektir.

· İşler yolunda gitmediği zaman gülümseyen bir kullanıcı, üzerine suç atacağı bir programcı olduğunu biliyordur.

· Kendinizi iyi hissediyorsanız kaygılanmayın, geçer.

· Birine bir iyilik yaparsanız, o iyilik göreviniz haline gelir.

· Konuşmanızda bir yanlış yapana kadar kimse dinlemiyordur.

· Birine bir makinenin çalışmadığını kanıtlamaya kalkarsanız, makine çalışır.

· İki monolog bir diyalog oluşturmaz.

· Başarı daima yalnızken, başarısızlık ise herkesin içinde vuku bulur.

· Ne hakkında konuştuğunuzu bilmiyorsanız, her şey mümkündür.

· Olumsuz beklentiler olumsuz sonuçlara götürür. Olumlu beklentiler de olumsuz sonuçlara götürür.

· Uzman, bulunduğunuz yere dışarıdan gelen herhangi bir kişidir.

· Gizli evraklar fotokopi makinasında unutulur.

· Bir berbere asla saç kesimine ihtiyacınız olup olmadığını, bir satıcıya fiyatlarının iyi olup olmadığını sormayın.

· Başa çıkamayacağınız bir hata durumunu asla test etmeyin. Düzeltemeyeceğiniz yanlışı aramayın.

· Bir deney sonuç veriyorsa bir yanlışlık olmuştur.

· Bir proje üzerinde çalışırken işi bittiğine inandığınız bir aleti yerine kaldırırsanız ona derhal ihtiyacınız olacaktır.

· Her yol başarısızlıkla sonuçlandığında talimatları okuyun.

· Araba kullanmayı öğrenene kadar gerçekten küfretmeyi öğrenemezsiniz.

· Beklenmedik bir anda ele geçen boş vakit, mutlaka boşa harcanır.


Murphy'nin İş Yasaları

· Ne anlama geldiği belli olmayan her şeyi 'miscellaneous' klasörü altında toplayın.

· Bir toplantının bitiş saatini ve bir kokteylin başlama saatini ASLA GEÇİKTİRMEYİN.

· Hata yapmak kula mahsustur, bağışlamak Allah'a mahsustur yönetim kuruluna değil.

· Bir şeyi ilk seferde doğru yapmaya asla zaman yetmez. Ama baştan yapmak için hep yeterince zaman vardır.

· İşinizde iyiyseniz bütün işler başınıza kalır. İşinizde çok iyiyseniz nasılsa altından kalkarsınız.

· İşyerinde bir insanın otoritesi, gömlek cebinde taşıdığı kalem sayısıyla ters orantılıdır.

· İşi nasıl halledeceğinizi bilemiyorsanız, hızlı hızlı yürüyün ve endişeli görünün.

· Cuma günleri bir şirkette hasta adam bulamazsınız.

· Şirkette birinin ünvanı ne kadar uzunsa yaptığı iş o kadar önemsizdir.

· Şirkette bozulan bir makine, tamirci kapıdan içeri girdiği sırada aniden çalışıverir.

· İş bir kere çorba olmuşsa, düzeltmek için yapacağınız her şey durumu daha da berbat eder.

· Başarı sadece şans meselesidir. İnanmazsanız çuvallamış birilerine sorun.

Murphy'nin Savaş Yasaları

"Ters gidebilecek bir şey mutlaka ters gidecektir. Hatta bu tersliğin en az mümkün göründüğü anda bile". Mühendisler bu sözü çok severler ve Murphy yasası olarak isimlendirirler. Oysa askerlerin "Murphy bir iyimserdir" diyen O'neil yasasını benimsemek için geçerli sebepleri vardır. Savaşma, doğası gereği karmaşık ve sonu belirsiz bir görevdir. Savaş ve bitip tükenmeyen savaş öncesi hazırlıklar önceden kestirilemeyen bir çok sorunla doludur. Bu sorunlar, mücadelenin başlangıç safhasında, yani kullanılan silahlar, taktikler, doktrinler ve orduların kalitesi arasındaki farklar ortaya çıktığında daha belirgin hale gelirler. Savaş her iki taraftan da insan öğütmeye başlayınca herşey daha iyi anlaşılır. Artık daha hassas planlar yapılabilir. Bütün bunlar olup bitmeden önce, önemli faktörler bir türlü doğru olarak tespit edilemez.

Murphy yasasının en çok kurbanı olan piyadeler, ortak gözlemlerini "Murphy savaş yasaları" olarak bir liste haline getirmişlerdir. Farklı piyade birliklerinde, ayrıca yabancı birkaç orduda da bu listeyi değişik şekillerde gördüm. Kötü haber tez ulaşırmış. Aşağıdaki liste bunların bir derlemesidir. Listedekiler, kara muharebesinin ilginç taraflarını sergilemektedir.

· Siz süpermen değilsiniz.

· Geritepmesiz tüfekler geri teperler.

· Baskı ateşi baskı altına almaz.

· Aptalca görünen bir şey işe yarıyorsa o şey aptalca değildir

· Göze çarpan (belirgin) bir görünümde olma, hasmının ateşine maruz kalırsın.

· Gereksiz yere silahını çekip ateş etme, çevrendekileri sinirlendirirsin.

· Şayet emin değilsen silahını dolu kabul et, muhtemel her hedefi ateş altına al.

· Avcı boy çukurunu asla senden daha cesur biri ile paylaşma

· Asla unutma ki silahın en düşük fiyat veren firma tarafından yapılmıştır.

· Eğer hücumun iyi gidiyorsa, pusuya düşmüşsündür.

· Nereye döşediğini hatırlamıyorsan, mayının seni hedef alıyor demektir.

· Bütün beş saniyelik el bombası fünyeleri üç saniyeliktir.

· Önemsiz görünmeye çalış. Düşmanın cephanesi azalmış olabilir. (hedef olarak seni seçmesin)

· Mevziden daha ileride isen, dost topçunun daha yakına ateş edeceğini unutma.

· Önemsemediğin düşman şaşırtma harekatı esas taarruzdur.

· Kolay yol her zaman mayınlanmıştır.

· Önemli olan şeyler daima basittir.

· Basit olan şeyler her zaman zordur.

· Bir bölgeyi güvenlik altına aldıysan, bunu düşmana söylemeyi unutma.

· Üstüne gelen ateşin geçiş önceliği vardır.

· Muharebeye hazır hiçbir birliğin denetlemeden geçtiği görülmemiştir.

· Denetlemeye hazır hiçbir birliğin muharebeden başarı ile çıktığı görülmemiştir.

· Takım çalışması esastır. Bu, düşmanın üzerine ateş edeceği diğer kimselerin (hedeflerin) varlığını sağlar.

· Eğer düşman menzil içinde ise sende öylesindir.

· Dost ateşi, dostun ateşi değildir. (seni de vurabilir)

· Yapabildiğin her şey vurulmana yol açabilir. Hiçbir şey yapmaman dahil.

· Düşmanın içeriye giremeyeceği kadar mevziini mukavim (güçlü) yaparsan, sende içinden çıkamayabilirsin.

· İzli mermilerin izi iki yönlüdür, senin de yerini belli ederler.

· Üstüne gelen düşman ateşinden daha isabetli olan tek şey, üstüne doğru gelen dost ateşidir.

· Bir şeye aşırı ve çaresiz bir şekilde ihtiyacın olduğu anda, telsizler çalışmayacaktır.

· İki taraf da kaybetmeye başladığına inandığı anda, ikisi de haklıdır.

· Profesyonellerin ne yapacağını kestirebilirsiniz, ama dünya amatörlerle doludur.

· Her hava koşulunun yakın desteği kötü havada işlemez.

· Bir elbombasının tesirli yarıçapı, her zaman senin sıçrayabileceğin mesafeden bir ayak boyu daha fazladır.

· Gerçekten kontrol altında tutulan tek arazi, üzerinde ayakta durduğun toprak parçasıdır.

· Süngü kanunu der ki, mermisi olan kazanır.

· Arka kademedekiler yani muharip olmayan birlikler her yerdedirler.

· En yeni tank tahrip silahı bir diğer tanktır. Bu nedenle tanklar hep birbirleri ile savaşır ve piyadeye yardım edecek vakit bulamazlar. Asıl amaçları bu olduğu halde.

· Hassas bombardıman normalde artı/eksi bir mil içinde isabetli olur.

· B52 ve C130 uçakları ile yapılan misket bombardımanı çok isabetlidir. Bombalar her zaman yeri bulur.

· Murphy bir 11b idi. (11b Amerikan Kara Kuvvetleri'nde piyade avcı eri için kullanılan kod no'sudur.)

· Kusursuz planlar kusursuz değildir.

· Kolay yol genellikle ölümünüze yol açar.

· Üniforması daha gösterişli olan taraf kaybeder.

· Zırhlı araçlar mermileri üzerine toplayan mıknatıslar ve dikkat çeken hareket halindeki avcı boy çukurlarıdır.

· Eğer düşman dışında her şey azalıyorsa, savaştasınız demektir.

· Muharebenin ilk bir kaç saniyesi içinde hiç bir planın geçerliliği kalmaz.

· Cephane pahalı, hayatınsa ucuzdur.

· Muharebede malzeme harcamak mezar kayıt formu doldurmaktan daha kolaydır.

· Eğer düşmanı göremiyorsan, o seni hala görüyor olabilir.

· Son koruma ateşi, koruma sağlamaz.

· Savaşmadan kazanabilirsin, fakat bu çok daha zor olur. Üstelik düşman işbirliği yapmayabilir.

Murphy'nin Evlilik Yasaları

· Evliliğe başlamak, bitirmekten daha kolaydır. Ve suçlu daima eşinizdir.

· Eğer size evlilikten söz eden yalnızca anne ve babanızsa durum sizin için son derece mutsuzdur.

· Sakın para için evlenmeyin. Çok daha uygun koşullarda borç bulabilirsiniz.

· Eğer evlilik eğlenceli bir şey olsaydı, nikahı belediye memuru kıymazdı.

· Evli bir çiftin aynı konuda "evet" dediği son yer nikah masasıdır.

· Evlilik güzel bir ilişkiyi bitirmenin en kısa yoludur.

· "Aşk ve Evlilik, tıpkı at ve araba gibi birlikte yürür." En son ne zaman at arabası gördünüz?

· Aşkın gözü kör olabilir ama evlilik insanın gözünü açıverir.

· Eşlerden ilk uyuyan her zaman en yüksek sesle horlayandır. Suçlu her zaman eşinizdir.

· Eğer erkekler kur yaptıkları dönemdeki davranışlarını evlilikte de sürdürürlerse boşanmalar azalır, iflaslar artar.

· Ne zaman ve nerede evlendiğinizi anımsarsınız ama niçin evlendiğinizi anımsayamazsınız.

· Erkek, eğer karısında artık bir hata bulmuyorsa, boşanmış demektir.

· Her başarılı erkeğin arkasında edepsiz bir kaynana vardır. Her başarılı kadının arkasında aşağılık kompleksiyle kıvranan bir erkek vardır.

· Televizyonda 27863 bölümlük Brezilya dizilerini izledikçe "evliliğinizin iyi gittiği" inancınız artar.

· İyi bir kavga en başarılı doğum kontrol yöntemidir. Anlık barışlarda bunun tersi olur.

· Eğer birisi eşinizi elinizden alırsa, ona yapacağınız en büyük kötülük, birlikte yaşamalarına izin vermenizdir.

· Masallarda çiftler aşık olurlar, evlenirler ve yaşamlarının sonuna kadar mutlu yaşarlar. Bunlara masal denmesinin nedeni de budur zaten...

Murphy Kimdir?

1917 doğumlu Edward A. Murphy Jr. ABD Hava Kuvvetlerinde 1949'da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biriydi. İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini inceliyordu (USAF proje MX981). Deneylerden biri pilot üzerinde 16 değişik noktaya akselometre takılması gerekiyordu. Sensör bir yapıştırıcı ile ancak iki türlü takılabiliyordu ve birisi 16 sensörün tamamını da yanlış takmayı becerdi. Bunun üzerine Murphy, daha sonra kanun olarak nitelendirilecek ilk söylemlerini bir basın toplantısında açıkladı. Bir kaç ay içinde "Murphy'nin Kanunları" mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958'de de nihayet Webster'in sözlüğüne girdi.

Murphy Kanunu:

Murphy kanunları ilk olarak 1949 yılında Captain Ed Murphy tarafından "Anything that can go wrong will go wrong" "yanlış gitme olasılığı bulunan bir şey, yanlış gider" olarak emrindeki proje yöneticisi George Nichols'un yarattığı bazı durum ve tersliklerden mülhem olarak vazedilmiştir. Zaman içinde pek çok kişi benzer terslikleri Murphy kanunu adı altında listeye eklemiş, kurallar anonim bir hal almıştır.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sigara Şiirleri Bercestem

İnsan seni sevince iş-güç sahibi oluyor Şair oluyor mesela Meyhaneden cayıyor bir akşamüzeri Caysın be güzel Caysın be iyi Tütünü bırakıyor, tütün neyime zarar Keseme zarar, ciğerime zarar, sevdama zarar Metin Eloğlu ey serseriliğim, ey anılarımın ahşap kraliçesi şarabı sev, tütünü incitme, beni de unut artık. Refik Durbaş Beni bu güzel havalar mahvetti, Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada aşık oldum; Orhan Veli başkalarının yaşadıklarına tütün ve tuz olan kelimeler aşkların telef ettiği kalp susuzluğuna düşen pay kendine kazdığın kar kuyusundan su taşır herkese kısık çeşmeler Murathan Mungan yürek değil çocuklar içimdeki tütün közü yakar yakar ısıtmaz Hamdi Özyurt Eleni’den önce Daha ben çocuktum daha tütüne daha kahveye alışmamıştım Sabahları, akşamları bilmiyordum daha İlhan Berk acı şeyler o evde üzgün günleri çağırıyor ağlıyor bağırıyor sessizce soluk alıyor her soluktan bir demet, amfi...

Tırpanladığım Ölüm Şiirleri

İşte iki adım daha atıyorum Artık söylenecek hiçbir sözüm kalmadı dilimde İçimde kar yüklü geçit vermez anılar Ve her şiir biraz ölüm Bir bir çekilip gidince dostlar. Tuğrul Tanyol Yedi adam biri bir gün bir aşk bir gün gereğini belledi ölüm girse koynuna Ayırmaz aşkı yanından Cahit Zarifoğlu Açar solar türlü çiçek Kimler gülmüş, kim gülecek Murat yalan, ölüm gerçek, Dostlar beni hatırlasın. Aşık Veysel Yaşam yok, ölümse bir türlü gelmiyor. Anlaşılmaz değin uzun Uzun, katlanılmazcasına kişinin alınyazısı. Ivo Andrich dört ayrı ölümle ölmeyi öğren demişlerdi bana dört bucakmış anlattıklarına bakılırsa dünya omzun güneş kokuyor demişti kısa eteklikli kız o da omzuma bir şey konduracak mutlaka. İsmet Özel işte o gün ve ondan sonra çok önemli bir sözü unutmanın şaşkınlığıyla oturup bir şiir yazarsın ve ışık ölümü bekleyen bir ruh gibi titrer başucunda Tuğrul Tanyol kimi görsem dilim buruk, kelimeler ölümlü, sesim anadan üryan. Ali Ayçil bir...

SEVİNÇLER BİZİMLE GELMEZ

Sevinçler, yaşandıkları günlerin Taşınmazlarıdır, hepsi  Hepsi ardımızda kalır. Kimi sevinçler daha yüksektir  Ne zaman başımızı çevirsek  Eski siyah beyaz bir film gibi titrek, Geçmiş günlerin doruklarında  Bir anıt misali görünür.  Sevaplar, yol arkadaşlarımız  Hayat yolunda yan yana yürürüz  Vicdan azapları başımızın belası,  Çıkış kapısı yolunda bu âlemin  Bizden hızlı yürürler önümüzde;  Ölüm kapısına bizden önce varır,  Alaycı bir bakışla beklerler bizi...  Ne sevinçler, ne kitaplar  Yanımızda sadece  Sevaplarla azaplar. Hüsrev Hatemi 

İntihar Şiirleri Bercestem & Edebiyatta İntihar

İntihar, bilinçli bir tercih sonucu             uygulamaya konulduğunda, insanın              mutlak anlamda "birey" olması,              bireyselliğini mutlaklaştırmasıdır.             Bir tür "tanrı"lıktır... Hüsamettin Arslan “İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan;… …Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; … O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… …Panter merdivende Yukarı çıkıyor.” Sylvia Plath Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker bizim için İsmet Özel İntihar diye bir şey Yok bu dünyada. Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta Ahmet Erhan dün gece bir kadın doğurdu haliç bir kuş havalandı galata kulesi’nden m...

2012 Şiir Yıllığı

29 1764 25.Haz.81 "ankara iç savaşında üç hainin portresi" "Onu nasıl unutabilirim?" "Vaktimiz bitti. Ben artık gitmeliyim" (1) Number One ..Düş’mek ve “Düşen Kız”.. ..'ya “Aşk mı? Sık sık yaparım ama hiç sözünü etmem.” “Ha yanıp söndü ha yanıp sönmedi bir ateşböceği” “Pişmanlık hikâyenin sonu değil, ortasıdır.” 1.mektup; sen büyüye dokunmak gibisin 15 MART 1985 İÇİN 17 yaşım çıldırmışdı 1994 Eliyle, Samanyolu'na 3. Cemre 5. Şarkı 94. Sone Abartılar -Abdülhamid düşerken- Abelard ve Heloise Mektuplar Acaba Acı Acı acı bir şarkı Acılı Gecenin Bitiminde Acımadı ki! Acındırma Şiiri Acınmıyorum, Seslenmiyorum, Ağlamıyorum, Acıyor Aç Kollarını Açelya Çiçegi açık açık çağırır aşkını Açık Kalp Ameliyatı ...

DERTLİ YILLAR

I Demiryolu kenarı, o ahşap evde  Oturduk bir süre ve bundan böyle  Hayat uzayıp gidecek gibiydi  Demiryolu misali önümüzde.  Neydi o garın adı, sen girdin...  Kapısına dayanmıştım yağmurda  Sen içeride, terk edilmiş, boş  Korkunç ve ürpertici vitraylı  Paslanmış raylı garda kaldın. Musiki sevkiyle bu gölgelikteyim  Burda biraz vakfe mümkün mü beyim? Güzel de olsa güz hüzünlüdür;  Haydi bu sararmış tomarı sar da,  Beni en dertli yırlarla çağır.  Çünkü çirkâb ve çamur çoğalmıştır. II İnceldi keder, inceldi inceldi...  Geçti iğnesine günlerin  Ve oyasını işledi kalbimize.  Tez silindi tezhibi, laciverdi,  Sevincin, neşenin, bahtın  Bilmem saadeti resmetti mi Abidin Bey, Hayyam! Sen elemin takvimini yapar mısın? III Uzaklaş ama yavaş, bu ne telaş?  Bana bir yaklaşan var sen giderken...  Bana dönük olmalı gözlerin,  Uzaklaş ama yine bana dönük...  En sönük ışık bile fazla artık. Ardımda ...

Sen kalbi kırıkların Rabbisin Yani önce, en çok benim

Terk ettim aklımı, her yerde kalbim vardı! Engin Turgut Kalbim sırrını buldu, manalandı hayatım. Felix Arvers Bu öpüş gül gibi soldurdu kızı. Soldu, günden güne sessiz, soldu! Dediler hep: “Kıza bir hâl oldu!” Tâ içindendi gelen hıçkırığı, Kalbinin vardı derin bir kırığı. Yahya Kemal Kalbime, kalbimi kanıtlamaktan Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum. Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum!.. Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum. Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık Ki seni sorgulamamasını nasıl beklerim?!.. Çisel Onat Parmaklıklar ardına konmalı laleler tehlikeli hayvanlar misali; Açılmışlar bazı dev Afrika kedilerinin ağzı gibi, Ve farkındayım kalbimin: açılır ve kapanır Kızıl goncalar kâsesinin bana duyduğu saf sevgiden. Sylvia Plath duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç dokunmuyorsun bana sen gibi bir şimşek çakıyor tam kalbime düşüyor yıldırımı ben gidiyorum Özdemi...

Bir gün yalnızlıktır bekleyen sizi

Bense bir yalnızlık tarihini örüyorum ustaca. Ve gelecekteki Bir önseziyi kuruyorum şimdiden. Edip Cansever Yalnızlığa alıştım ama sonsuza dek yabancı kalmak nasıl da yabancı bir acı Ursula K. Le Guin Harap olmuş evimize içiyorum. Hayatımın kederine, O bizim beraber yalnızlığımıza. Sana kaldırıyorum kadehimi: O yalan söyleyen dudaklara, Bize ihanet eden, acımasız gözlere. Ve can yakan gerçeğe: Dünyanın zalim ve kalpsiz oluşuna Tanrı’nın bizi kurtarmayışına. Anna Ahmatova Kalbimde sana yer yok! Çek yalnızlık, elini Kederdir yüreğimin değişmez postnişini Hüsrev Hatemi Sonra insan bir gün Yalnızlığını gösterecek kimseyi bulamıyor. Ah ey zaman ölüleri Var mıydınız, yaşadık mı Şimdi herkes nerede… İnsan bir gün yalnızlığın da dışına düşüyor. Şükrü Erbaş Namusum üzerine yemin ederim Bu şehri bu evleri bu sokakları sevmiyorum Tiksiniyorum bu iğrenç kalabalıktan Yalnızlığı özlüyorum Ümit Yaşar Yalnızlığın da ucuna geldim, sırtımda kederin han...

Allah’a sarılıp ağlamak istiyorum bazen

tükendi dad kelimelerim artık dokunmasalar da ağlıyorum Murat Kapkıner Şehrin ve meydanların ve kalabalığın ve herşeyin İçimde yalnız ve yapraksız Bir kavak ağacı büyüyor -Çıplak ve göğe doğru- Ama küskün ama yalnız ama yapraksız ve uzun Bir ağlama duvarı bu. Erdem Bayazıt sesinden tanıdım defterde sesi kalmış göz kırpıyordu bana gözlerimi kapadım buymuş dedim ağladım bir daha ağlamadım İçimdeki bir yerde kaybolmuş bir çocukluk kubbesi tamamlanmış o türbede yatıyor Hüseyin Alacatlı Çocuklar gibi bağıra çağıra ağlamak isterdim… Çekiniyorum işte olmuyor, Çıkmıyor sesim… İbrahim Kiras belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize Turgut Uyar Yüzyılların tortusundan yaratılmış gibiydi. Yüzüyse her çağa uygun bir yüzdü. İç çekişi ilkel bir gülüm- semeyle kucaklaşırdı, ağlaması çok eski bir şarkıyla. Edip Cansever Allah’a sarılıp ağlamak istiyorum bazen Dilek Karta...

ÇÜNKÜ ER YA DA GEÇ ALIR AŞK ÖCÜNÜ KENDİSİNDEN

199  Yazık! Kadınların aşkı! Sevgili  Ve korkulu bir şey olduğu bilinir ya  Çünkü bu kumara sokarlar varlarını yoklarını  Ve yitirdiklerinde onlara anımsatmaktan başka  Bir işe yaramaz yaşam geçmişin acılarını,  Bir kaplan sıçrayışı gibidir öç almaları da,  Ölümcül, çabuk ve yırtıcıdır, ancak çektikleri işkenceyi  Unutamadıkları için, duyarlar içlerinde, verdikleri cezayı. 200 Haklıdır da kadınlar, çünkü dürüst değildir erkekler  Erkeklere karşı sık sık, kadınlara karşıysa her zaman,  Kadınların değişmez yazgısı hep aldatılmaktır  Ağlayan kalpleri yitirir umudu tanrılaştırdıkları erkekten  Ve sonunda para tutkusu onları satın alır  Bir evlilikte - nedir ki geriye kalan?  Değer bilmez bir koca, vefasız bir sevgili sonra  Dikiş nakış, bakıcılık ve dua ederken biter her şey sonunda. 201 Kimi bir sevgili edinir, kimi içkiye, kimi dine  Vurur kendini, kimi eviyle barkıyla ilgilidir, dağıtır kimi,  Kimi kaçar...