Ana içeriğe atla

Her ölüm bize kendi ölümümüzü hatırlatır

Rahmet yağıyor sicim gibi… Dökülüyor gökten sayısız hazineler üzerime…

Acaba bir şey mi var? Bir yerden bir haber mi?

Evet, çok sevdiğim Şener ve Şeref kardeşlerimizin babaları vefat etmiş.

Haberini alıyorum. Dilim, kalbim duâya duruyor.

Çok değil, daha geçen hafta odasına girip elini öpmek ve onun halinde kendi halimi görmek nasip olmuştu. İşte olup olacağımız böyle bir hal. Yerinden kalkamayan nuranî bir ihtiyar. Ama bakışlarıyla gözlerimi radar gibi tarayan mübarek bir adam… Belli ki ömrü güzel yaşamış, belli ki hayatı belli bir çizgide yürütmüş. Hürmet görüyor çocuklarından, torunlarından. Ne olacak halimiz diye onun hayat aynasında kendi hayatımı seyrettim.

Ayna tuttu özüme,

Özüm göründü yüzüme…

Mübarek ihtiyarın ellerinden öptüm. Göz göze geldiğimizde anlamaya çalıştım ne demek istediğini. Karşılıklı mektuplaştık, haberleştik gözlerle. “Anlıyorum seni” dedim. “Ruhun konuşuyor, hissediyorsun, söylemek istediklerimizi, söylediklerimizi de.”

Varsın, olsun. Böyle vefatlar da olsun, böyle göçüşler de olsun. Hem de şöyle hicretin ve Muharremin ilk günlerinde, varsın, böyle gidişler de olsun…

Ayrılıyoruz dostlarımızdan. Bir ümidimiz var. Sevgililer sevgilisinin, o büyük dostun yanına gönderişimizden dolayı bir tesellimiz var. Hepsi bu kadar.

Bir bakıma seviniyoruz kurtuldular dünya meşakkatinden diye. Bir yandan üzülüyoruz bir şeyler alıp götürüyorlar bizden diye. İnsan için, beraber yediği içtiği, elinde büyüdüğü, başının okşandığını gördüğü ve çocukluğunun ilk adımlarını attığı, “baba” diye çağırdığı, “anne” diye seslendiği birilerini uğurlamak kolay değil. Bunu yaşayanlara ve derinden hissedenlere gönülden katılıyorum. Rabbim onlara kolaylıklar ihsan eylesin, sabırlar ihsan eylesin. Maddî ve manevî bereketler ihsan eylesin.

Hz. Peygamber (asm) “Ölüm mü’minin hediyesidir.” (Beyhakî; Hâkim) buyuruyor. İşte, emanet olan hayatı güzelce yaşayıp sahibine ve malikine bir vefatla verivermek, bir nefesle verivermek, şahadetle bağlamak hayatı, imanla bağlamak ömrü, ömrün son sayfasını böyle kapamak ne güzel…

Rabbim razı olsun yaşadığı hayattan. Şahadetle kapamıştır inşallah hayatını. Temennimiz bu. Rabbim geride kalanlara yar ve yardımcı olsun, onlara da maddî, ve manevî bereketler ihsan eylesin.

***

Ölüm ne ki?

Kavuşmak olduktan sonra…

Hayat ne ki?

Sonunda ölüm olduktan sonra…

Ölüm ne ki?

Ebedî bir vuslata çıkan bir yol olduktan sonra…

***

Rabbim! Hayatı güzel verdin, güzel sundun her nimeti. Şüphesiz hayat güzelse ölüm de güzeldir. Sevgili Peygamberimizle (asm) bildik. Kâinatın medar-ı iftiharı olan Hz. Peygamber (asm) ile bildik.

Sevgililer sevgilisi bile vefat ettikten sonra, bizlere ne oluyor ki? Bizden ne kalacak ki geriye?

Gidişler, varışlar Allah’a olduktan sonra, feda olsun can bu yolda… Gidişler, yönelişler ve varışlar Rabbime olduktan sonra, cana ne oluyor ki? Can kimin ki? Canı isteyen kim ki? Alan kim ki? Mademki o istiyor… Emanetin sahibi alıyor… Veren neden nazlansın ki?

Rabbim rızadade olanlardan eylesin. Hayatını hayatının sahibine çekinmeden veren gönül erlerinden eylesin.

Amcamız ümit ediyorum ki onlardan biriydi. Ders arkadaşımdı, sohbet arkadaşımızdı. Oğullarıyla ailecek bu dâvâya sarılmış insanlardı.

Ya Rabbi, işte bu dâvâya omuz verenlerin, el atanların, maddî ve manevî katkıda bulunanların hayatını böyle güzelleştiriyorsun. Ölümü de onlar için ebedî bir yolculuk olarak gösteriyorsun gözlerimize. Gönlüm böyle gördü, gözüm böyle gördü. Kalbim böyle hissetti. Duygularıma tercümen olmaya çalıştım nâçizane satırlarımla… Rabbim mübarek eylesin seferimizi, mübarek eylesin hicri yılımızı.

Bizim de çok değil, belki bu yıl, belki bu ay, belki bu günler içindedir yolculuğumuz. Kim bilebilir ki?

Her ölüm bize kendi ölümümüzü hatırlatır.

Ayna tutar. Aynadır her ölüm…

Bize kendi ölümümüzü hatırlatan bir aynadır…

Ölümü de verene hamd olsun.

Hayatı verene hamd olsun.

İman nimetini veren Rabbimize hamd olsun.

Göçebeler gibi bir yayladan bir yaylaya bizi konduran Rabbimize hamd olsun.

Cennetten dünyaya hicret ettiren, dünyan ölümle ebedî hayata tekrar hicret ettiren Rabbimize hamd olsun.

Hicretiniz, yolculuğunuz, hayatınız, mematınız mübarek olsun. Son nefesiniz Kelime-i Şahadet olsun.

Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhü ve resûlü…

Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasûlallah…


Not: Hicri yeni yılınızı, Muharrem ayınızı tebrik ediyoruz.


Selim Gündüzalp

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstanbul Şiirleri Bercestem

      İstanbul'a meftûn olanlara Deniz bazan susup bazan homurdanıyor; Üsküdar ’da birkaç ışık sönüp yanıyor: Eşelenen kıvılcımlı bir mangal gibi... Sabahattin Ali Karaköy'den kalkan vapurlar bilir Yıllardır nasıl yangın Galata Kulesi Kız Kulesi'ne Ali Asker Barut Bugünse artık Görmek için denizi Sağa sola oynatması gerekecek Betonarme binaların arasında Üzgün duran boynunu Ali Asker Barut İstanbul’da bir sevdiğim vardı Keçi yavrusuna benzer, Rüzgar eserdi hafiften gözlerinde Halden anlardı. Cahit Külebi Selimiye'nin arkası Karacaahmet Az gerilesem sırtım selvilere değecek Tüylerim diken diken Ne var bunda ürkecek Halim Şefik Güzelson Vay canına tükürdüğümün İstanbul’u ... Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarı Ne gittim ne gördüm gitmek de istemem Taze ekmek bir parça beyaz peynir Şimdi olsa şuracıkta rakı içer Denize mi bakar kim bilir Oktay Rifat Kayacık'ta mekik atarken Penelope Düşü...

İntihar Şiirleri Bercestem & Edebiyatta İntihar

İntihar, bilinçli bir tercih sonucu             uygulamaya konulduğunda, insanın              mutlak anlamda "birey" olması,              bireyselliğini mutlaklaştırmasıdır.             Bir tür "tanrı"lıktır... Hüsamettin Arslan “İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan;… …Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; … O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… …Panter merdivende Yukarı çıkıyor.” Sylvia Plath Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker bizim için İsmet Özel İntihar diye bir şey Yok bu dünyada. Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta Ahmet Erhan dün gece bir kadın doğurdu haliç bir kuş havalandı galata kulesi’nden m...

DÜNYA MİKHAİL'İN ADINI BİLMELİ

                   Mikail Mirdoraghi Eğer İran İsrail’de bir okulu vurup çoğu çocuk 170 kişiyi öldürseydi, bu haber aylarca manşet olurdu. Çocukların isimlerini öğrenirdik. Ama Mikail için bu olmadı . O fotoğrafı biliyorsunuz. Herkes biliyor. Yolda koşan çıplak bir kız çocuğu… Kollarını iki yana açmış, sanki kirlenmiş gibi, sanki kendi bedenine dokunmaktan korkuyormuş gibi. Onu unutulmaz yapan sadece çıplaklığı değil yüzü. Acı içinde olduğu çok açık. Çığlık atıyor ve doğrudan kameraya bakıyor. İzleyiciye, bize, sanki yardım etmemizi istiyormuş gibi. Sanki bir şey yapmamızı talep ediyormuş gibi. Elbette bugün adının Phan Thị Kim Phúc olduğunu bildiğimiz o kız aslında bunların hiçbirini istemiyordu. O sadece korkmuş bir çocuktu. Ama böyle fotoğraflara bizim yüklediğimiz anlamlar, bize hissettirdikleri ve bizi harekete geçirip geçirmedikleri önemli. Çünkü gazetecilik ne içindir ki, insanları öfkelendirmekten başka? 1972’de Vietn...

Tırpanladığım Ölüm Şiirleri

İşte iki adım daha atıyorum Artık söylenecek hiçbir sözüm kalmadı dilimde İçimde kar yüklü geçit vermez anılar Ve her şiir biraz ölüm Bir bir çekilip gidince dostlar. Tuğrul Tanyol Yedi adam biri bir gün bir aşk bir gün gereğini belledi ölüm girse koynuna Ayırmaz aşkı yanından Cahit Zarifoğlu Açar solar türlü çiçek Kimler gülmüş, kim gülecek Murat yalan, ölüm gerçek, Dostlar beni hatırlasın. Aşık Veysel Yaşam yok, ölümse bir türlü gelmiyor. Anlaşılmaz değin uzun Uzun, katlanılmazcasına kişinin alınyazısı. Ivo Andrich dört ayrı ölümle ölmeyi öğren demişlerdi bana dört bucakmış anlattıklarına bakılırsa dünya omzun güneş kokuyor demişti kısa eteklikli kız o da omzuma bir şey konduracak mutlaka. İsmet Özel işte o gün ve ondan sonra çok önemli bir sözü unutmanın şaşkınlığıyla oturup bir şiir yazarsın ve ışık ölümü bekleyen bir ruh gibi titrer başucunda Tuğrul Tanyol kimi görsem dilim buruk, kelimeler ölümlü, sesim anadan üryan. Ali Ayçil bir...

Bercestelerim

Ağlamak   Anne Aşk Ayrılık Baba Babalar ve Oğullar Bellek Cahit Zarifoğlu Cemal Süreya Çay Çocuk/luk 1 Çocuk/luk 2 Çocuk/luk 3 Çocuk/luk 4 Çocuk/luk 5 Çocuk/luk 6 Dargınlık/Küslük Elif   Ev Fihrist Gam Gitmek Gelincik Gülüş Güneş Güvercin Hande Hatırla/mak Hüsrev Hatemi Hüzün İbrahim Tenekeci İhtiyarlık İmam-ı Şafiî İntihar İskele İstanbul Kader Kar Kalp 1 Kalp 2 Kalp 3 Kalp 4 Kalp 5 Kenan Çağan Kiraz Kulbe-i Ahzân Kuş Mahmud Derviş Mezar Mum ile Pervane Müntehirler Ölüm Pencere 1 Pencere 2 Rakı Sandal Seçtiklerim 1 Seçtiklerim 2 Sigara 1 Sigara 2 Sonbahar Suskunluk ...

A'dan Z'ye Şiir

436 1918 1949 1.Oca ... 1.mektup; sen büyüye dokunmak gibisin 128 Dikişli Şiir 3. Cemre 30 Şubat 4000 Şiirin yer aldığı 7500 sayfalık PDF formatında şiir arşivim... 5. Şarkı 5555. Paylaşım 6000. Paylaşım 6666. Paylaşım 7 Tane Erik Ağacı 80'lerde İstanbul'da 99. Sone Âb-ı hayât-ı lâ'lüne ser-çeşme-i cân teşnedür ablanın yokluğunu en çok sen hissedeceksin Acı Acı Acı Bahriyeli acı bir şarkı Acı desem Acılara Tutunmak Acılarınıza Dönün Şiir Oradadır Acılı Bahar Acılı bir yürek Acılı Gecenin Bitiminde Acınmıyorum, Seslenmiyorum, Ağlamıyorum, Aç Kollarını açık açık çağırır aşkını Açık Deniz Açıkla beni kardeşim Açıklama Açıklamalar Açılup bir dem bu bâğ-ı dil bahâr olmaz mı hìç Ada Ada Adad...

geride kalan kalbinizse, mutlaka geri dönersiniz.

Kalbim: kalbinde misafir kalsın bu gece Refik Durbaş Yerinden oynayan kopan bir fırtına gibi Kalbim sağ yanımda. Alaeddin Özdenören Ey! Dünden bugüne taşınmış eşsiz kederiyle kabul gören geçmiş. Yazdım, harf harf yazdım yeryüzünün kalbine, acıdı kalbim. Oya Uysal Eğer anılacaksam, kalbimle anılmak isterim. Murat Tokay Yanlış daha baştan yanlış Bir şiirdi bu, biliyorum Ye belki ömrümüzün yakın geçmişi Bu kadar doğruydu ancak, kimbilir Kalbim unut bu şiiri Ahmet Telli En son evin önünde, Gözlerini açıyor delikanlı Ve kapıyor sonra hüzünle, Elini koyuyor kalbinin üzerine. Johann Ludwig Uhland bir tren makas değiştiriyor kalbimde bir vapur yan yatarak eğleniyor denizle Altay Öktem Sen kalbime dokunmuş bir dostumsun, bu kalp daima seni anacak. Kalbine iyi bak. Şair görünüşlü adam. Unutulmak korkusuyla tedirgin Tükeniyor kalbimin direnci Aykırı sularda bungun Bir çürük tekne gibi Rüzgarını özlüyorum. Şükrü Erbaş Katılaşır onun kal...

Çocuk

Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk; Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk… Çocukta,uçurtmayla göğe çıkmaya gayret; Karıncaya göz atsa ‘niçin, nasıl?’ ve hayret… Fatihlik nimetinden yüzü bir nurlu mühür; Biz akıl tutsağıyız, çocuktur ki asıl hür. Allah diyor ki:’Geçti gazabımı rahmetim!’ Bir merhamet heykeli mahzun bakışlı yetim… Bugün ağla çocuğum, yarın ağlayamazsın! Şimdi anladığını, sonra anlayamazsın! İnsanlık zincirinin ebediyet halkası; Çocukların kalbinde işler zaman rakkası… Necip Fazıl

Güvenli Bölge

MART 2012 Boşversene biz aşık olmayalım birbirimize. Olvido Heykel günahlar da dönüyor tövbe edildikleri yere Ayrılık Sevdaya Dahil Gözlüklü Şiir Yarın Güzeldir Fulyaların mevsimi geldi geçiyor En çok, gözlerinden korkuyorum senin.. Bir Nokta Hem Hiç Hem Dünya Gercekten diyaloglar Ah Fulya Resulullahla Benim Aramdaki Farklar Taş Parçaları Bahçeye Acıyorum O Kara Kırlangıçlar Dönecek Yine Seninle Kundakladım Sensizliğimi Alengirli Şiir yazma.. o zaman bekliyor insan Ağaran Bir Suyum Soğuk Mevsimin Başlangıcına İnanalım Satranç Dersleri Yenilgi anne beni merak et kanat çırpı(nı)şlarıdır ; adı AŞK... Unutmak Azize Açıkla beni kardeşim Sormuyorsun ama iyi değilim ben Kalbim, Kovulmuşlar Bahçesi Gitme demiyorum, hobi olarak gene git Ayrılık Nargile Kocaman Bir Çocuğu Öpüyorsun Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları Merak Kediyi Öldürür Yedi Beyaz Güvercin Sen türkü yak ben mermi Yaşamak Son Bir Kez Uyku Kardeşim - Fikret Kızılok Hiç Sevmedim (Neslihan)...

En'am 59: "O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez."

Güneş'e aşk sevgilim ayın yüzüne yazılmış güzel bir şiirdir aşk ağacın tüm yapraklarına resmedilmiştir kazınmıştır aşk… serçelerin kanatlarına, yağmur damlalarına lakin benim ülkemde sevgilim bir kadın ne zaman bir erkeği sevse taşlara tutulur Nizar Kabbani Islak mı ıslak bir dalda kalmak için çırpınan yaprak Ahmet Necdet Döküldü fesleğenin yaprakları: Sesleri hâlâ kulağımda. Süreyya Berfe Nasıl da yaprak gibi.. Düştüm Göğüslerinin arasına ... Keşke sevgilim Yapraklarım dökülmeden önce Ulaşsaydı bana Selâmın Selâmın Ebdulrehman Mizûrî Her yıl bir yaprak daha düşüyor çınardan Yaşlı bir aslanın boynu bükük dönmesi gibi ormana Dibine kadar mağlûp, dibine kadar mağrur, dibine kadar munis Cihan Oğuz Annemin dargın Yaprağıydım ben… Arif Damar yaprak dökümü elli bin şiir roman filan okudum yaprak dökümünü anlatır elli bin film seyrettim yaprakların dökümünü gösterir elli bin kere gördüm yaprak dökümünü düşüşlerini ,sürünüşlerini, çür...