Güvercin Gerdanlığı Twitter Arşivi - Ağustos 2013
Sabah erkenden su yürüdü arklara.
Sarı üzüm dişleriyle gülümsüyor bağ.
Süreyya Berfe / Ufkun Dışında
"Aşkın yorucu yıpratıcı birşey değil de, daha çok dinlendiren huzur veren birşey olduğunu gördüm; şibumi gibi."
Bir keresinde bedeninde üç zıpkınla yüzmeye devam eden bir balina görmüştüm. Ölmesi bir gün sürmüştü. King of Devil's
Hayâl, ipleri elden kaçırmaktır. İsmet Özel
Zahirinizi dağınıklıktan kurtarın. Zahiri dağınık olanın batını ve gönlü daha da dağınık olur. Hâce Yusuf-i Hemedânî
Ya sen… Sen… Nasılsın? Göğsündeki ağrılar nasıl? İyi misin? "Kim Bağışlayacak Beni"
Bir hikâyeden düşüyorum… Bir şiirin ilk mısrasına tutunamayıp son dizeye düşmek gibi bir şey bu… Fehat Uludere
Huzur camide
Şimdi biz neyiz biliyor musun? Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz. ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/yalniz…
"Okuduğum, sevdiğim, sahip olduğum ve hâlâ kokusunu hatırladığım ilk kitap odur."
Yüzleri, yüzleri ve maskeleri
Silik kopyaları bırak yaşayanlara
Sen sessiz ölümlerle zırhlanan gerçeği yaz
Cahit Koytak
- Kapıda tanrı olduğunu söyleyen biri var, han'fendi! ... - Dün gece yatarken yardıma çağırmışsınız onu. İsminizi söylüyor; Cahit Koytak
Kumandayı fırlatıp spiker kızın yüzüne
Bir şeyler yapmalı, diyorum - Ama ne?
Afrika'ya gidelim, diyor, karım içerden
Kahve içelim muhallebi yiyelim
Der gibi iyi niyetli
Günlük vurguyla
Cahit Koytak
Elini uzatıp baktın mı yas var komşular ülkesinde
Bülbül neden kenetlenmiş
Sorman oldu mu hiç İskeleti havlar mı bir insanın.
Gördüm
CK
Gecenin bir yarısı oturup ağlıyorum bir çocuk parkında
Ulumak gibi ağlıyorum
Köpekler koşuyor sağımda solumda
Tanrım!
Diyorum sadece
DM
bir güvercinin boynunu koparmayı düşünürken Güvercin Gerdanlığı’nı ah evet belki bunu için sevdim ben ahmetkytrk.blogspot.com/2012/10/uckagi
İki türlü acı var, biri güncelden doğar
Acıdır günbegün kararan gazete haberleri;
İnsanı çözümsüzlüğün acziyle boğar.
Metin Altıok
bir sandalyenin yerini değiştiriyormuş gibi
“Ölüp gidiyoruz işte!” dedi, kaldırmadan başını.
Günlük işlerdenmiş gibi ölüm.
İlhan Berk
arayerde bir hüzün büyür gider. Turgut Uyar
Uyan kızım! diye feryad eden babanın sarıldığı bedenlere, çocuklarımın ismiyle seslenip bakınca...
Aşktan erkekler bir netice beklerler, fakat kadınlar ancak o hissin devamı ile bahtiyar olurlar. Madame de Stael
Kadınlar aşklarını kimsenin öğrenmemesini, sevdiklerini ise herkesin bilmesini ister. Andre Maurois
Bir pencere açıldı kitabımın sayfasında
El sallayarak sen göründün,
...
Anlattıklarına karışıyor kitabın anlattıkları...
Nahit Ulvi Akgün
Kötü huylu adam, söz arasında çirkinliğini sezdirir.
Çingenenin merdi yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler.
Ragıp Paşa
Miyân-ı güft u gûda bed meniş iham eder kubhun
Şecaat arz ederken merdi Kıpti sirkatin söyler
Ragıp Paşa
Siz gittiğinizden beri kendimi balkonda unutulmuş bir bitki gibi hissediyorum. Kurumadan dönün lütfen. 24 ağustos 2013
Dostumla telefonla konuşurken üzülmemesi için satır arasında, 'sigara param bile yok' dedim. Sevindi. Dostlarında gönlünü almak lazım arada.
Unutmadan sağı solu biraz dağıtayım; hanım geldiğinde evin perişanlığını görüp sevinsin. Mutluluk hepimizin hakkı.
"Bir kız, babası ölene kadar büyüyemez ve bir Arcihe'yi terkedene kadar."
gün gelir tütmez olursa ocağım acılar var bende duvağı açılmamış bekle sana onları adayacağım… Mustafa İslamoğlu
Îçinde ne zûr var ne telbis
Şi’re ne için yalan diye halk
Yalan ise de tefâvütü var
Hiç ola mı bir zinâ ile calk Necâtî
Bi-akl-ü-bî-sitâre vü meflüs û mendebûr
Yoktur cihânda bir dâhi ehl-i kalem gibi
Necâtî
Kim bilirdi şu’arâ olmasa ger sabıkda
Dehre devletle gelip yine giden şahânı
Nef’î
Okuma nâdâna ey Yahyâ sakın eş’ârını
Şi’rden yekdir hâr-ı lâyefheme zirâ şair
Şeyhülislâm Yahyâ
Mecmû’larda şi’rim arar ehl-i tab’ olan
Hâce gibi şehrde ıkd-ı leâl arar
Şeyhülislâm Yahyâ
Pazarcının canı burnunda.
Sisi'nin Generali Amr; Hepsini tasfiye etmek altı ayımızı alır. Bu sorun değil, 1990'lı yıllarda yapmıştık bunu.
Ben kelimelerin de birer savaşçı olduğuna inananlardanım... Şu durumda ağzımı açmamı bir tavır sayıyorum demektir. Hayriye Ünal
İşte bak, ben hâlâ avludaki güvercinlere yem vermekle meşgulüm.
Ateşin illa da ocağımıza düşmesi gerekiyor,sorunlarım(ız) kişiselleşmiş. Ümmet bilincine evrilmemiz zaman alacak. Kısaltansın.
"Mısırlı oğlan çocuğunu izlediniz mi televizyonda? Ben ilk defa bir çocuğun yüzünü yolarak ağladığını gördüm."
İnsanlik nüfusunun yarısı kadındır, diğer yarısını da kadın yetiştirir. Şehit Hasan el Benna
Ülkemizde, çok uzun zamandır gurbetteydik. Yani gurbetlerin en acısında. Markar Esayan
Türkiye değişiyor, bunu herkes kabul ediyor. Ama nasıl? İşte burası araştırmaya değer. Mustafa Kutlu
Sosyal medyaya girmeden evvel, sevgisizliğin bu denli ürkütücü boyutlara ulaştığını bilmiyordum. İbrahim Tenekeci
Bütün hikâyeler sondan geriye doğru yazılır. Uzaklaştıkça görüş mesafesi artar. Fatma Barbarosoğlu
"Böylesi bir yenilgiyi beklemiyordum bilin" mısrasını sorguluyorum, futbol sonuçları veriyor. Güya akıllı telefon.
Levy, "Onların iktidar olmaması için her türlü yola başvururum,"
Kalp bir aşktan ötekine göç ederken az-çok zedelenir: Tam aşk, ilk aşktır. Cenap Şahabeddin
Meriç:İçki içtim, fahişelerle düşüp kalktım, hapse girdim çıktım. Ne dersiniz? Benimle evlenir misiniz? Fevziye;Cesaretimi takdir edersiniz.
Cemil Meriç'e: "Zindanıma geldiğin zaman iki yol vardı önümde...Sen üçüncü oldun" dedirten Lâmia Hanım'ı kendi kaleminden okumak isterdim.
İşin ilginç yanı, kitaplarda insanların acılarından bahsediyordu. M.Ulusoy
...satır aralarında insan acılarını yatıştıracak kelime, cümle ve paragraflar arıyordu. M.Ulusoy
Takip ettiğim kişilerin duruşları, kendimi taşlanan bir günahkar gibi hissettiriyor. Demek ki doğru kişileri takip ediyorum: Sorun bende!
Ne büyük bir suç,
Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor,
Kyoto’nun bayanları.
Takahama Kyoshi
Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır 6/99
git dersen kuşlar da dönmez, güz kuşları yanıma kiraz hevenkleri alırım Behçet Aysan
seyrediyorum, olgun kiraz gibi önüme düşüyor acılar, yalnızlık bu kadar kötü dolanmamıştı dilime, Mehmet Sadık Kırımlı
Şehre tepeden bakmak gibiydi onu sevmek
Uykulu sesinde bahçelerle tanış olmak gibiydi
Kirazlar kadar
Süleyman Unutmaz
Bir kuş ötecek şimdi…
Havada bir durgunluk,
Mermeriyle konuşan açık kalmış bir musluk,
Beyaz çiçeklerini tektük düşüren kiraz.
Ziya O. Saba
Sokak başlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu.
Sait Faik
Yaklaş, yüzünü örse de acılar
Ve nasıl yakalarsa toprağı kök
Suları renk, dalları kiraz
Sen de öyle yakala hayatı
Abdülkadir Bulut
O küçücük odada soluğun
Mavi resimler çizer havaya
Avludaki kiraz içini çeker
Elma, armut, akasya
Ahmet Erhan
Kiraz dalına asılmış bir mendil gibi kaldım bekliyorum tarihin kaçınılmaz fırsatlarını Yok. Sevgilim. Duasız bir din arıyorum. Yok. A.Erhan
şu kiraz çiçekleri bırakıp beni hayran gittiler bu dünyadan Issa
Ah sevgilim!
Ah merhametsizim benim İçin el verse.
Kirazdır yaban çileğidir
Kızıl ve lâl taşı dudağın.
Tudor Arghezi
Kiraz ve kamıştan kavalımızın
Sesleri
Dağılıyor havada
Bir kuyu ağzından geçiyor gibi
Onat Kutlar
büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder
Kiraz devşirmeye gitmiştin hani
Çilek kokuyorsun vakte yabani
Unutma sana bergüzarım var
İntizarım yoktur, inkisarım var.
Bahaettin Karakoç
Ah, kiraz çiçekleri
Keşke sizin gibi
Düşebilseydim.
Masaoka Shiki
«Kiraz ağaçları arasında benimle yürüyerek. Sessizliğe dayanamadığım anlarda seninle konuşmama izin vererek.» Şibum
«Onlara veda etmeme yardım edecek misin, Nikko?» Nikko hafifçe öksürerek boğazını temizledi. «Bunu nasıl yapabilirim efendim?» Şibumi
Senden bana bir mısra yolla. Ahmet İnam
Babamın ağaca uyguladığı aşı yöntemi aklımda; ağacı keser ve küçücük bir sürgün yerleştirirdi. Buna ihtiyacım var.
Ama üzgün bakıyordu. Umutsuzca üzgündü.ahmetkytrk.blogspot.com/2012/12/umutsu…
O gece belki de ilk defa mutluluk denen şeyin nasıl bir duygu olduğunu sezdim, ahmetkytrk.blogspot.com/2013/04/son-oy…
Geceden beri başucundayım..
İşte, sabaha dayandı gün!
Aşsız, işsiz, kuruşsuz bir ıssız bayırdayım. ahmetkytrk.blogspot.com/2013/08/elleri…
Müslümanların -aynı dine ve millete mensup idarecileri tarafından- katledildiği bu gün, fotoğrafını paylaştığım incirden utanıyorum.
"...tek bir damla kan bile akmadan Halepçe ölüm uykusuna daldı. Ebabil kuşları da öldü'"
Şiir sevilmez ki, öyle duyulur, öyle bakılır, hastalanır, zehirlenilir, ölünür. Şiir sonunda öldürür. Şule Gürbüz
Üzülerek öğrenilmiş bilgiler var. En sahih bilgi türü budur, çünkü insan bunu kendi kaderinden öğrenir. Şule Gürbüz
dedim ya belki göremem dönüşünü göçer hayta yüreğim birkaç sıcak yazın ardından beyaz bulutlar tarlasına Emre G.
- anılar açık kalmış zaman cereyan yapıyor kapatıyorum belleğimi... - Emre Gümüşdoğan
Hayatla mızıkçılık olmaz. Bir sıkıntı varsa buna neden biri vardır. Buna kendimizde neden olabiliriz; şükretmeyi unutarak.
İlk kaptan uyumaya gitmeden sordu: Bu yolu daha önce kullandın değil mi? Bir süre sessiz kalan 2.kaptan; hep otobandan gideceğiz değil mi?
Otobüste ikinci şoför direksiyona geçti. ilk kullanışı, seyir halinde vitesin yerlerini öğretiyorlar. İkinci sorusu;bu tam otomatik öyle mi?
Küçük sehrin en kalabalık caddelerinde iki saat yürüyor ve tek tanıdık selamı gelmiyorsa; o şehrin yabancısı olmuşsun adamım.
İnsanın küçük sehirde ömrü uzar arkadaş.
Ağlama
Ölmeyeceğim
Eskimo Şiiri
Bu da yeni rekor; 30 dk yemek kuyruğunda bekleyip aldığım yemekleri 3 dakikada bitirmek.
Otogardan çıkmadan uyuyarak yeni rekorumu kırdım.
Pes sühan kûtâh bâyed vesselâm youtu.be/ayZivshVNgA
İnce yazıyla yazılan bu şiir
Kalın duyarlıklara seslenecektir
Kimse yaşarken bir şey okumasın artık
Ölümün şiir herkese yetecektir.
A.E
Elleri artık titriyor eski gibi değil
Başını sanki dünyayı taşıyormuşçasına yorgun tutuyor.
Burda bir Ahmet Erhan var uzakta
Ahmet Erhan
Akşam olurdu;eşiklerde durur boyası dökük kapıları aralardım
Aklımda binlerce kitap adı ve binlerce şiirle.
Ahmet Erhan
Hızla yaşadım genç ölmedim
Bir koşuymuş yaşam geç anladım
Otuzu geçiyorken saate baktım
Ben yanlız bir adamım tırnaklarım uzamaz
A. Erhan
Ne aradığımı biliyorum ne bulduğumu
Bilmem neresinde yanıldım ben bu hayatın?
ahmetkytrk.wordpress.com/2012/05/25/coz…
Bu kadar mutluluk çok bana
Onu günlere
Onu aylara bölmeliyim
Ve bir tek gülüşünü senin
Kutlamalıyım yıllarca.
Ahmet Erhan
nasıl unuturum ki gülüşü gül olanı sevgilimdi, ya da ben öyle sanırdım o gitti, elimde bir çiçek dağınıklığı Ahmet Erhan
gene şiirlere dönmeliyim, yenilmiş binlerce kez taşlanmış bir adam olarak şiirde kazanan aşkta yitirirmiş zar tutanlar gülebilirmiş ancak AE
Anne ben geldim, ağdaki balık
Bardaktaki su kadar umarsızım
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın..
A. E.
Dünya bir yara olmuşken beni kim sağaltacak?
Ki, kendiyle bile uzlaşmayan biriryim
Ateş bende yanar, su yine bendedir
Ahmet Erhan
Yaşlı incir ağacının dallarına yürüyen Sütün sesini duyabiliyorum Deniz az uzakta İç geciriyor boyuna. ahmetkytrk.wordpress.com/2012/11/11/bir…
Bana böylesi garip duygular
Bilmem niye gelir ,nereye gider?
Döndüm işte; acı, yüreğimden beynime sızar
Bu gün de ölmedim anne. A. Erhan
Buz üstüne yazmak isterdim
Bütün bu şiirleri
Ve sonra çekip gitmek
Dalgın bir cırcır böceği gibi.
Ahmet Erhan
Şaire ölmek yaraşır, filiz sürerken şiirleri
Tufanların alıp götürdüğü bu toprakta bir tek
Birkaç sözcük mutlak kalacaktır.
Ahmet Erhan
Bütün dinleri böyle kandırarak dinimi buldum Öldüğüm gün davula üç kez vurulacak. Tören. Yok. Kalbim. Bir ayrılığı çalıyor kampana. Tren. AE
Özlerim bir dostu kucaklama duygusunu
Onunla ağlaşmayı sessizce
Özlerim bir çiçeği öperken
Toprağı öpüyormuşçasına sevinmeyi
Ahmet Erhan
Ve şairlerin selaları yükselir meyhanelerden
Çünkü otuzlu yaşlar intihar yaşlarıdır
Ahmet Erhan
Bir cenin umuduna aldandım Yalnızım sapına kadar… ya erenler Hüznümün alnımda münhal bir arsası var Ölüm iki parsel… hayata kandım A. Erhan
Şimdi bir ölsem ve artık hiç konuşulmasam
Çocuğumun belleğini kefenimle silsem
Ahmet Erhan
Beni oğlum, beni oğlum diye
Saracaksın ne zaman
Radikal bir çiçeğim ancak kendi saksısında açan
Annesini seven
Ahmet Erhan
Yağmurda öleyim, su çeksin bedenim
Sokağın ortasında serseri bir ağaç gibi
Ahmet Erhan
Bir ağacın en uzak dalı gibi sessizce çürür
Ölüm, evet ölüm bile geç kaldıktan sonra
Ahmet Erhan
Mahalle baskısının en acımasızı bizim solcularda var. Halil Ergün
Anam evdeyken her gece Hatipoğlu izlemesinden sıkılırdım, şimdi o yok evde ve ben Hatipoğlu izliyorum.
Sabah erkenden su yürüdü arklara.
Sarı üzüm dişleriyle gülümsüyor bağ.
Süreyya Berfe / Ufkun Dışında
"Aşkın yorucu yıpratıcı birşey değil de, daha çok dinlendiren huzur veren birşey olduğunu gördüm; şibumi gibi."
Bir keresinde bedeninde üç zıpkınla yüzmeye devam eden bir balina görmüştüm. Ölmesi bir gün sürmüştü. King of Devil's
Hayâl, ipleri elden kaçırmaktır. İsmet Özel
Zahirinizi dağınıklıktan kurtarın. Zahiri dağınık olanın batını ve gönlü daha da dağınık olur. Hâce Yusuf-i Hemedânî
Ya sen… Sen… Nasılsın? Göğsündeki ağrılar nasıl? İyi misin? "Kim Bağışlayacak Beni"
Bir hikâyeden düşüyorum… Bir şiirin ilk mısrasına tutunamayıp son dizeye düşmek gibi bir şey bu… Fehat Uludere
Huzur camide
Şimdi biz neyiz biliyor musun? Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz. ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/yalniz…
"Okuduğum, sevdiğim, sahip olduğum ve hâlâ kokusunu hatırladığım ilk kitap odur."
Yüzleri, yüzleri ve maskeleri
Silik kopyaları bırak yaşayanlara
Sen sessiz ölümlerle zırhlanan gerçeği yaz
Cahit Koytak
- Kapıda tanrı olduğunu söyleyen biri var, han'fendi! ... - Dün gece yatarken yardıma çağırmışsınız onu. İsminizi söylüyor; Cahit Koytak
Kumandayı fırlatıp spiker kızın yüzüne
Bir şeyler yapmalı, diyorum - Ama ne?
Afrika'ya gidelim, diyor, karım içerden
Kahve içelim muhallebi yiyelim
Der gibi iyi niyetli
Günlük vurguyla
Cahit Koytak
Elini uzatıp baktın mı yas var komşular ülkesinde
Bülbül neden kenetlenmiş
Sorman oldu mu hiç İskeleti havlar mı bir insanın.
Gördüm
CK
Gecenin bir yarısı oturup ağlıyorum bir çocuk parkında
Ulumak gibi ağlıyorum
Köpekler koşuyor sağımda solumda
Tanrım!
Diyorum sadece
DM
bir güvercinin boynunu koparmayı düşünürken Güvercin Gerdanlığı’nı ah evet belki bunu için sevdim ben ahmetkytrk.blogspot.com/2012/10/uckagi
İki türlü acı var, biri güncelden doğar
Acıdır günbegün kararan gazete haberleri;
İnsanı çözümsüzlüğün acziyle boğar.
Metin Altıok
bir sandalyenin yerini değiştiriyormuş gibi
“Ölüp gidiyoruz işte!” dedi, kaldırmadan başını.
Günlük işlerdenmiş gibi ölüm.
İlhan Berk
arayerde bir hüzün büyür gider. Turgut Uyar
Uyan kızım! diye feryad eden babanın sarıldığı bedenlere, çocuklarımın ismiyle seslenip bakınca...
Aşktan erkekler bir netice beklerler, fakat kadınlar ancak o hissin devamı ile bahtiyar olurlar. Madame de Stael
Kadınlar aşklarını kimsenin öğrenmemesini, sevdiklerini ise herkesin bilmesini ister. Andre Maurois
Bir pencere açıldı kitabımın sayfasında
El sallayarak sen göründün,
...
Anlattıklarına karışıyor kitabın anlattıkları...
Nahit Ulvi Akgün
Kötü huylu adam, söz arasında çirkinliğini sezdirir.
Çingenenin merdi yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler.
Ragıp Paşa
Miyân-ı güft u gûda bed meniş iham eder kubhun
Şecaat arz ederken merdi Kıpti sirkatin söyler
Ragıp Paşa
Siz gittiğinizden beri kendimi balkonda unutulmuş bir bitki gibi hissediyorum. Kurumadan dönün lütfen. 24 ağustos 2013
Dostumla telefonla konuşurken üzülmemesi için satır arasında, 'sigara param bile yok' dedim. Sevindi. Dostlarında gönlünü almak lazım arada.
Unutmadan sağı solu biraz dağıtayım; hanım geldiğinde evin perişanlığını görüp sevinsin. Mutluluk hepimizin hakkı.
"Bir kız, babası ölene kadar büyüyemez ve bir Arcihe'yi terkedene kadar."
gün gelir tütmez olursa ocağım acılar var bende duvağı açılmamış bekle sana onları adayacağım… Mustafa İslamoğlu
Îçinde ne zûr var ne telbis
Şi’re ne için yalan diye halk
Yalan ise de tefâvütü var
Hiç ola mı bir zinâ ile calk Necâtî
Bi-akl-ü-bî-sitâre vü meflüs û mendebûr
Yoktur cihânda bir dâhi ehl-i kalem gibi
Necâtî
Kim bilirdi şu’arâ olmasa ger sabıkda
Dehre devletle gelip yine giden şahânı
Nef’î
Okuma nâdâna ey Yahyâ sakın eş’ârını
Şi’rden yekdir hâr-ı lâyefheme zirâ şair
Şeyhülislâm Yahyâ
Mecmû’larda şi’rim arar ehl-i tab’ olan
Hâce gibi şehrde ıkd-ı leâl arar
Şeyhülislâm Yahyâ
Pazarcının canı burnunda.
Sisi'nin Generali Amr; Hepsini tasfiye etmek altı ayımızı alır. Bu sorun değil, 1990'lı yıllarda yapmıştık bunu.
Ben kelimelerin de birer savaşçı olduğuna inananlardanım... Şu durumda ağzımı açmamı bir tavır sayıyorum demektir. Hayriye Ünal
İşte bak, ben hâlâ avludaki güvercinlere yem vermekle meşgulüm.
Ateşin illa da ocağımıza düşmesi gerekiyor,sorunlarım(ız) kişiselleşmiş. Ümmet bilincine evrilmemiz zaman alacak. Kısaltansın.
"Mısırlı oğlan çocuğunu izlediniz mi televizyonda? Ben ilk defa bir çocuğun yüzünü yolarak ağladığını gördüm."
İnsanlik nüfusunun yarısı kadındır, diğer yarısını da kadın yetiştirir. Şehit Hasan el Benna
Ülkemizde, çok uzun zamandır gurbetteydik. Yani gurbetlerin en acısında. Markar Esayan
Türkiye değişiyor, bunu herkes kabul ediyor. Ama nasıl? İşte burası araştırmaya değer. Mustafa Kutlu
Sosyal medyaya girmeden evvel, sevgisizliğin bu denli ürkütücü boyutlara ulaştığını bilmiyordum. İbrahim Tenekeci
Bütün hikâyeler sondan geriye doğru yazılır. Uzaklaştıkça görüş mesafesi artar. Fatma Barbarosoğlu
"Böylesi bir yenilgiyi beklemiyordum bilin" mısrasını sorguluyorum, futbol sonuçları veriyor. Güya akıllı telefon.
Levy, "Onların iktidar olmaması için her türlü yola başvururum,"
Kalp bir aşktan ötekine göç ederken az-çok zedelenir: Tam aşk, ilk aşktır. Cenap Şahabeddin
Meriç:İçki içtim, fahişelerle düşüp kalktım, hapse girdim çıktım. Ne dersiniz? Benimle evlenir misiniz? Fevziye;Cesaretimi takdir edersiniz.
Cemil Meriç'e: "Zindanıma geldiğin zaman iki yol vardı önümde...Sen üçüncü oldun" dedirten Lâmia Hanım'ı kendi kaleminden okumak isterdim.
İşin ilginç yanı, kitaplarda insanların acılarından bahsediyordu. M.Ulusoy
...satır aralarında insan acılarını yatıştıracak kelime, cümle ve paragraflar arıyordu. M.Ulusoy
Takip ettiğim kişilerin duruşları, kendimi taşlanan bir günahkar gibi hissettiriyor. Demek ki doğru kişileri takip ediyorum: Sorun bende!
Ne büyük bir suç,
Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor,
Kyoto’nun bayanları.
Takahama Kyoshi
Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır 6/99
git dersen kuşlar da dönmez, güz kuşları yanıma kiraz hevenkleri alırım Behçet Aysan
seyrediyorum, olgun kiraz gibi önüme düşüyor acılar, yalnızlık bu kadar kötü dolanmamıştı dilime, Mehmet Sadık Kırımlı
Şehre tepeden bakmak gibiydi onu sevmek
Uykulu sesinde bahçelerle tanış olmak gibiydi
Kirazlar kadar
Süleyman Unutmaz
Bir kuş ötecek şimdi…
Havada bir durgunluk,
Mermeriyle konuşan açık kalmış bir musluk,
Beyaz çiçeklerini tektük düşüren kiraz.
Ziya O. Saba
Sokak başlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu.
Sait Faik
Yaklaş, yüzünü örse de acılar
Ve nasıl yakalarsa toprağı kök
Suları renk, dalları kiraz
Sen de öyle yakala hayatı
Abdülkadir Bulut
O küçücük odada soluğun
Mavi resimler çizer havaya
Avludaki kiraz içini çeker
Elma, armut, akasya
Ahmet Erhan
Kiraz dalına asılmış bir mendil gibi kaldım bekliyorum tarihin kaçınılmaz fırsatlarını Yok. Sevgilim. Duasız bir din arıyorum. Yok. A.Erhan
şu kiraz çiçekleri bırakıp beni hayran gittiler bu dünyadan Issa
Ah sevgilim!
Ah merhametsizim benim İçin el verse.
Kirazdır yaban çileğidir
Kızıl ve lâl taşı dudağın.
Tudor Arghezi
Kiraz ve kamıştan kavalımızın
Sesleri
Dağılıyor havada
Bir kuyu ağzından geçiyor gibi
Onat Kutlar
büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder
Kiraz devşirmeye gitmiştin hani
Çilek kokuyorsun vakte yabani
Unutma sana bergüzarım var
İntizarım yoktur, inkisarım var.
Bahaettin Karakoç
Ah, kiraz çiçekleri
Keşke sizin gibi
Düşebilseydim.
Masaoka Shiki
«Kiraz ağaçları arasında benimle yürüyerek. Sessizliğe dayanamadığım anlarda seninle konuşmama izin vererek.» Şibum
«Onlara veda etmeme yardım edecek misin, Nikko?» Nikko hafifçe öksürerek boğazını temizledi. «Bunu nasıl yapabilirim efendim?» Şibumi
Senden bana bir mısra yolla. Ahmet İnam
Babamın ağaca uyguladığı aşı yöntemi aklımda; ağacı keser ve küçücük bir sürgün yerleştirirdi. Buna ihtiyacım var.
Ama üzgün bakıyordu. Umutsuzca üzgündü.ahmetkytrk.blogspot.com/2012/12/umutsu…
O gece belki de ilk defa mutluluk denen şeyin nasıl bir duygu olduğunu sezdim, ahmetkytrk.blogspot.com/2013/04/son-oy…
Geceden beri başucundayım..
İşte, sabaha dayandı gün!
Aşsız, işsiz, kuruşsuz bir ıssız bayırdayım. ahmetkytrk.blogspot.com/2013/08/elleri…
Müslümanların -aynı dine ve millete mensup idarecileri tarafından- katledildiği bu gün, fotoğrafını paylaştığım incirden utanıyorum.
"...tek bir damla kan bile akmadan Halepçe ölüm uykusuna daldı. Ebabil kuşları da öldü'"
Şiir sevilmez ki, öyle duyulur, öyle bakılır, hastalanır, zehirlenilir, ölünür. Şiir sonunda öldürür. Şule Gürbüz
Üzülerek öğrenilmiş bilgiler var. En sahih bilgi türü budur, çünkü insan bunu kendi kaderinden öğrenir. Şule Gürbüz
dedim ya belki göremem dönüşünü göçer hayta yüreğim birkaç sıcak yazın ardından beyaz bulutlar tarlasına Emre G.
- anılar açık kalmış zaman cereyan yapıyor kapatıyorum belleğimi... - Emre Gümüşdoğan
Hayatla mızıkçılık olmaz. Bir sıkıntı varsa buna neden biri vardır. Buna kendimizde neden olabiliriz; şükretmeyi unutarak.
İlk kaptan uyumaya gitmeden sordu: Bu yolu daha önce kullandın değil mi? Bir süre sessiz kalan 2.kaptan; hep otobandan gideceğiz değil mi?
Otobüste ikinci şoför direksiyona geçti. ilk kullanışı, seyir halinde vitesin yerlerini öğretiyorlar. İkinci sorusu;bu tam otomatik öyle mi?
İnsanın küçük sehirde ömrü uzar arkadaş.
Ağlama
Ölmeyeceğim
Eskimo Şiiri
Bu da yeni rekor; 30 dk yemek kuyruğunda bekleyip aldığım yemekleri 3 dakikada bitirmek.
Otogardan çıkmadan uyuyarak yeni rekorumu kırdım.
Pes sühan kûtâh bâyed vesselâm youtu.be/ayZivshVNgA
İnce yazıyla yazılan bu şiir
Kalın duyarlıklara seslenecektir
Kimse yaşarken bir şey okumasın artık
Ölümün şiir herkese yetecektir.
A.E
Elleri artık titriyor eski gibi değil
Başını sanki dünyayı taşıyormuşçasına yorgun tutuyor.
Burda bir Ahmet Erhan var uzakta
Ahmet Erhan
Akşam olurdu;eşiklerde durur boyası dökük kapıları aralardım
Aklımda binlerce kitap adı ve binlerce şiirle.
Ahmet Erhan
Hızla yaşadım genç ölmedim
Bir koşuymuş yaşam geç anladım
Otuzu geçiyorken saate baktım
Ben yanlız bir adamım tırnaklarım uzamaz
A. Erhan
Ne aradığımı biliyorum ne bulduğumu
Bilmem neresinde yanıldım ben bu hayatın?
ahmetkytrk.wordpress.com/2012/05/25/coz…
Bu kadar mutluluk çok bana
Onu günlere
Onu aylara bölmeliyim
Ve bir tek gülüşünü senin
Kutlamalıyım yıllarca.
Ahmet Erhan
nasıl unuturum ki gülüşü gül olanı sevgilimdi, ya da ben öyle sanırdım o gitti, elimde bir çiçek dağınıklığı Ahmet Erhan
gene şiirlere dönmeliyim, yenilmiş binlerce kez taşlanmış bir adam olarak şiirde kazanan aşkta yitirirmiş zar tutanlar gülebilirmiş ancak AE
Anne ben geldim, ağdaki balık
Bardaktaki su kadar umarsızım
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın..
A. E.
Dünya bir yara olmuşken beni kim sağaltacak?
Ki, kendiyle bile uzlaşmayan biriryim
Ateş bende yanar, su yine bendedir
Ahmet Erhan
Yaşlı incir ağacının dallarına yürüyen Sütün sesini duyabiliyorum Deniz az uzakta İç geciriyor boyuna. ahmetkytrk.wordpress.com/2012/11/11/bir…
Bana böylesi garip duygular
Bilmem niye gelir ,nereye gider?
Döndüm işte; acı, yüreğimden beynime sızar
Bu gün de ölmedim anne. A. Erhan
Buz üstüne yazmak isterdim
Bütün bu şiirleri
Ve sonra çekip gitmek
Dalgın bir cırcır böceği gibi.
Ahmet Erhan
Şaire ölmek yaraşır, filiz sürerken şiirleri
Tufanların alıp götürdüğü bu toprakta bir tek
Birkaç sözcük mutlak kalacaktır.
Ahmet Erhan
Bütün dinleri böyle kandırarak dinimi buldum Öldüğüm gün davula üç kez vurulacak. Tören. Yok. Kalbim. Bir ayrılığı çalıyor kampana. Tren. AE
Özlerim bir dostu kucaklama duygusunu
Onunla ağlaşmayı sessizce
Özlerim bir çiçeği öperken
Toprağı öpüyormuşçasına sevinmeyi
Ahmet Erhan
Ve şairlerin selaları yükselir meyhanelerden
Çünkü otuzlu yaşlar intihar yaşlarıdır
Ahmet Erhan
Bir cenin umuduna aldandım Yalnızım sapına kadar… ya erenler Hüznümün alnımda münhal bir arsası var Ölüm iki parsel… hayata kandım A. Erhan
Şimdi bir ölsem ve artık hiç konuşulmasam
Çocuğumun belleğini kefenimle silsem
Ahmet Erhan
Beni oğlum, beni oğlum diye
Saracaksın ne zaman
Radikal bir çiçeğim ancak kendi saksısında açan
Annesini seven
Ahmet Erhan
Yağmurda öleyim, su çeksin bedenim
Sokağın ortasında serseri bir ağaç gibi
Ahmet Erhan
Bir ağacın en uzak dalı gibi sessizce çürür
Ölüm, evet ölüm bile geç kaldıktan sonra
Ahmet Erhan
Mahalle baskısının en acımasızı bizim solcularda var. Halil Ergün
Anam evdeyken her gece Hatipoğlu izlemesinden sıkılırdım, şimdi o yok evde ve ben Hatipoğlu izliyorum.





