…
mesele dostum
yenilirken yenmiş gibi durabilmekte
yenerken de yenilmiş gibi olabilmekte
kuru tahtaya düşen toprağın
son diye fısıldadığı güne kadar
toprak anamızın
bütün yenilgileri
yenmeleri
kanı da
göz yaşlarını da
sevinç çığlıklarını da
örteceği güne kadar
…
***
mesele dostum
yenilirken yenmiş gibi durabilmekte
yenerken de yenilmiş gibi olabilmekte
kuru tahtaya düşen toprağın
son diye fısıldadığı güne kadar
toprak anamızın
bütün yenilgileri
yenmeleri
kanı da
göz yaşlarını da
sevinç çığlıklarını da
örteceği güne kadar
…
***
Yalnızım.
Bir manastır gibi yalnız ve günahkar,
ıssız bir telgraf direği gibi başında dağın,
bugün
dünyaların, kentlerin sonsuz gürültüsü içinde
Aram Pehlivanyan
Bir manastır gibi yalnız ve günahkar,
ıssız bir telgraf direği gibi başında dağın,
bugün
dünyaların, kentlerin sonsuz gürültüsü içinde
Aram Pehlivanyan
“Son günlerde bazı Türk gazetelerinin Ermenilere karşı topyekün taaruza geçtiğine şahit olmaktayız. Buna Ermeni matbuatı gücü yettiği nisbette mukavemet etmektedir. Fakat maalesef şunu kabul etmek zorundayız ki, Ermeni gazeteleri memleketin efkarı umumiyesinde ancak ufak bir tesir sahasına maliktirler. Bu sebeple müdafaa kılıçla döğüşen birine karşı toplu iğne ile mukavemet etmek kadar beyhude ve hatta gülünç olmaktadır."
26 Ocak 1946 tarihli, “Hakikat” başlıklı yazısından

Yorumlar
Yorum Gönder