31 Ağustos 2012

Acı

Acı, hassasiyetini kabuklaştırıyor insanın.
Ölmek galiba bu.
Ayrılığa alışmış gibiyim.
Tevekkül, teslimiyet.
Ve heyecanların gün geçtikçe kararan pırıltısı...
...Alışkanlıkların insanı pestile çeviren çarkı.
Artık yanarak değil, tüterek yaşıyorum.
Nemli bir tomar gibi.
Kanatlarım her gün bir parça daha ağırlaşıyor.
Galiba ihtiyarlıyorum...

Cemil Meriç

Ağlamak bir şey değil

Eylül gölgesi düşmüş güneşe
Ağlamak bir şey değil
Hançer sokuyorlar adamın sırtına

Murat Kapkıner

Hiç Kimse Beni Beklemiyor

beni gören
alelacele dolaşan ayaklarımla sokaklarda
bir yerlerde birileri bekliyor
bir yerlere gidiyorum sanır
halbuki hiçbir yerde
hiç kimse beni beklemiyor

'artık bu solan bahçede'
ne gül kaldı nede gülistan
aşk yalnız bende sadık
yalnız ben kaderle yaşamışım
benim dışımda aşk mutlak yalan
rüzğar bende nasılda gerçek
fırtına bora
yüzüm bu aleme ait degil
sesimin büyüsü
ahretten
hem sığmıyorum
hem dünya tutması var
imansa işte müminim
çile ise işte eyyub
dayanmaksa
dayanamıyorum işte dayanamayarak
/aklımı alan
neden almadı canımı/

şeytan haleye boğar
gerçegi degiştiremezsin
geriye kalan beklemek

halbuki hiç bir yerde
hiç kimse beni beklemiyor
bilmek istiyorum
kimin için ölemiyorum

Murat Kapkıner


Kundak

davacı değilim
savcıyı geri gönderin

geri durun şöyle
alışmadığımız şeyler bunlar
ne ilk öldürülüşüm bu
ne ilk yıkılışı evimin
cesetleri yan yana koyun
büyüğümü küçüğümün yanına
ayrılmasınlar

/her dönemeçte bir eşkıyaya
kendim veriyorum gömleğimi
gönül rızasıyla/

sizin gurbetinizde ilk vuruluşum bu
sanırım bundan telaşlandınız
ne var bunda
bir Robinson öldürülüyor
şunun şurasında
yahut Tarzan
yani bir çocuk

/kabahat kendisinindi
tam kırk kez öldürüldüğü halde
büyümedi/

savcıyı geri gönderin
davam yok

fazla malum olduğu için ebediyen meçhul kalacaktır
bu cinayetin faili


Murat Kapkıner

Gözlerimi kim kapayacak?

Ölüm kapımıza hızla yaklaşan
Alaca kanatlı bir atlıdır şimdi
Nal sesleri içimizde yankılanan..

Oysa vakit çok erken
Öpünce seni gözlerinden
Yolculuk başlayacak..

Sen de yoksun başucumda
Gözlerimi kim kapayacak?

Şinasi Özden


Bu ne biçim sonbahar

Bu ne biçim sonbahar
Ben anlamadım
Yapraklar yeşillenmek istiyor…

Nakata

Düş ve Şiir

Hep bilinen yaşantılar,
Hep bilinen imgeler.
Nasılsa bir düşte birleştiler,
Sonsuz yeni biçimlerle.

Hep bilinen duygular,
Hep bilinen sözcükler.
Nasılsa bir şairle buluştular,
Sonsuz yeni şiirlerle.

Sarhoş olunca anlar insan şarabın gücünü,
Aşka düşünce aşkı:
Siz benim şiirlerimi yazamazsınız
Ben sizin düşlerinizi göremem.


Hu Şö

Çeviren : Halil Bener