13 Aralık 2012

Babam Öldü

Babam öldü
koptu çalar saatlerin
gergin yayı
babasız evlerde
kim susturacak
çığlıktan doğan fırtınayı

Bahar gibi verirmiş babam
annemin ellerine dünyayı

Yoksulluk da ölüm gibidir
çevreden kuşatır evi
gök nasıl kucaklarsa dolunayı

Herkes öğrenebilir balık tutmayı
bana denize bakmayı öğret anne

Sevinçli bir şarkı söyle
koşmaya alıştır babasız tayı

Mustafa Ruhi Şirin


Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh

Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh yaz tüketmiş yaprak gibi dağıldım senden sonra
(hilal her zaman yalnız)
abdülhamit

yaz tüketmiş yaprak gibi dağıldım senden sonra.
piknik mendiline sürünürüm diye
henüz çürümedim.
hiç bir aşk çıraklık dönemini tamamlayamıyor nedense
aşkın kaderi bu olsa gerek.
teninden aşkın kadın haline evirdiğim anlamsız cümlelerimi çok özledi şairin
-keşkeler bitmeden gitme, demiştim .
-keşkeler hiç bitmez. demeni yeni yeni anlıyorum daha..
sahafa düşmüş tahrif bir kitap gibiyim. kime
konteynıra atılmış ekmek .
kimin açlığına
sahipsiz bir selam,kimden
şiirden anlayan bir karinin allah etmesini.
yurdunun Cem’i
Beatrice’nin Dante’si
kazma vuruldukça heybetlenen ayrılık dağlarının
ferhatı
gibiyim
sensiz bu sensizlikte
ününü yitirmiş ünlü bir harf gibiyim
sensiz
bu sessizlikte.
nerdeyim şimdi.
çayın altını unutuyormuyum .
sigara dumanı rimelimi akıtıyormu,
törpülerken tırnağımı kırıyormuyum mesela.
yeşil eteğim yakışıyormu hala.
hala düşünüyormuyum beni..
.ense kökünde bir efilti hissedince mesela
.mesela bir park akşamında
konser çıkışı dondurmacılarında
oltaya takılmış balıkların horonlarında
kahve fallarında
türbe bahçelerinde çaput bağlanan ağaçların dallarında
mı arasam yitirdiğim eczamı
kimselere açmasam
içimin kuyularına mı atsam hicranımı.
”Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız ”
kurtların kemirdiği asa kaldım süleyman yurdunda süleymansız.
”pusatsız duldasız üryan kaldım”
sensiz bu sensizlikte


köksal özyürek

12 Aralık 2012

Anne Çocuk ve Yalnızlık

"Yalnızlık nedir?" diye sordu çocuk
Gülümsedi kadın
"Memeden kestiğimde seni
İçimde doğan boşluk gibidir" dedi.

"Kokundan uzak kaldığım an gibi mi?" dedi çocuk
"Ses sağnağında yüreğine tek bir tınının değmemesi gibi,
Düşsüz uyku gibi,
Renksiz düş gibi,
Çocuksuz ana kucağı gibi" dedi kadın.

"Yalnızlık nedir?" diye yeniden sordu çocuk
"Aşksız bahar gibi,
Kokmayan çiçek gibi,
Arı konmayan renk gibi" dedi kadın.
Hüzünlendi çocuk,
Gamzelerine iki büyük çaresizlik doldurarak
"Yalnızlık yavrusunun gözlerindeki çaresizlik gibidir" dedi kadın.

"Ağlatacak kadar güçlü müdür?" dedi çocuk,
Sarıldı kadın çocuğa
"Sana akan bu sevdam kadar keskindir" dedi
"Gülümsemene büyüttüğüm umudum kadar güçlü.."

"Acıtır mı insanın canını?" dedi çocuk
"Seni kaybetmenin korkusu kadar acı,
Senin gözyaşlarının ateşinden daha yakıcı" dedi kadın.

"Hep yalnız mıydın?" dedi çocuk
Daldı anılara kadın,
Eski bir aşkın kalıntılarında dolaştı biraz,
Biraz eski mutluluklara dokundu.
Çekingen.. Biraz da özlemli
Bugündeki yalnızlığını yaratan büyük aşkını düşündü.

"Hiç bitmez mi yalnızlığın?" dedi çocuk
O'nun gibi bakmayan
O'nun gibi gülümsemeyenler geldi aklına.
O'nun sarmalarındaki sıcaklığı yaşatamayanları düşündü.
"Büyük aşklar büyük yalnızlıklar doğurur` dedi kadın
Sarıldı çocuğa kadın
Umuda sarılır gibi
Yalnızlığını yıllara gömer gibi
Sarıldı sevdasının en güzel meyvesine...

Gassan Satar

Sonsuz Aşk

Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?
Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.
Dalga, seven - kıyı, sevilendir.
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca
İşte, ben de seni böyle severim yar.
Yar, bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?
Bilirler görünmeyeceklerini...
Sevilmeyeceklerini...
Koklanmayacaklarını...
Okşanmayacaklarını...
Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle.
Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını
İşte, ben de seni böyle beklerim yar.
Yar, ipek böceğini bilir misin?
Onun kozasının içinde ördüğü o ipliğe olan aşkını
Bilir o, ördüğü ipliğin kendisinin ölümü olacağını
Ama aşkına feda eder kendini.
Öyle verir kendini yarenine korkusuzca
İşte, ben de kendimi böyle veririm sana yar.
Yar, ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin?
Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için
Öyle zorludur ki ayrılmaları
Verir meyvesini ağaç
Meyve tohum olur, tohum kök olur
Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden
İşte bende böyle yar;
Yok olmayı göze aldım, tekrar sende doğmak icin.

Gassan Satar


Masum Şiir

Sabah nefes alıyor
ve bağrı kabarıyor toprağın

Bana geliyorsun

Kanatları
sedef yağmur damlalarından
beyaz kelebekler salıyor
ruhuma
dudakların

Yüreğimden koparak ışıldayan
yüzündeki o gülümseyiş
sanki kırlarda koşuşmaktan
sağrısı sancılanan
beyaz bir tay gibidir
terli
narin
sokulgan
Sabahın ilk nefesiyle
damla damla çözülürken kırağı
ağzın geceden kozalanmış
ay tadıyla uyanır;
sisli köpüğü gibi ırmakların
ağarır omuzların

Aralanan gökyüzü sana
kıvır kıvır alnından oğlakların
ipek beyazı bir parıltı bırakır

Ah, yanan yüreğin taç yaprağı
açıl
alevinle durula beni

Sabah nefes alıyor
ve bağrı
şen şarkılarla kabarıyor kuşların

Bana geliyorsun.

Serpiştiren kar değil artık,
papatyalardır..


Nihat Behram

SABAH SÖYLENEN AŞK ŞARKISI

Sen gidince akşam gelir
Yitirir kuşlarını bahçe

Sen gelince aydınlık gelir
Açar bütün su çiçekleri

İşte sen, parlıyor güneş
Yakıyor ateşini mavilik

Aşkın sayısız yıldızıdır
Gökte altın tanelerinden

Seni seviyorum: taze tomurcuklar
Can veriyor sabaha

Işıldayan altını mutluluğun
Üstümde yanıyor

Yarın geleceksin bana
Sen yaratılmışsın çiçekten

CHE LAN VIEN
Çeviren: Eray Canberk


Beni Bu Yeryüzünde

Beni hep severler bu yeryüzünde
Severler, tutarlar elimden beni korurlar.

Sen başkasın aşkım, Sen onlar değilsin
Sen büyüksün, yücelten büyüten aşkındır
Sensin beni özgür tutan onlar değil.

'Ya unutursa...' derler, 'Ya unutursa bizi'
'Bir unutursa bizi...'derler, yakamdan düşmezler
Bunu yapmazlar bir türlü, beni bırakmazlar.

An geçer bir dolu, gün geçer ay geçer
Geçen geçer ardı sıra, bir sen geçmezsin

Adın yok dudaklarımda, seni çağırmıyorum
Seni yüreğimden söküp atıyorum usulca.

Bir bakıyorum aşkın bekliyor eşikte
Aşkın elpençe divan durmuş
Bir bakıyorum aşkımı bekliyor

Tagore